Metafiziğin en temel uğraşlarından biri varolan, varolabilen ve varolmayan şeyleri incelemek, bunları ontolojik kategoriler adı verilen en üst türler altında sınıflandırmaktır. Bu incelemeyi yaparken önermelerin doğrusal değerleri ve bilgi türleri büyük önem taşır. Bir önermenin a priori doğru olması, o önermenin doğruluğunun gözlem ve deneyden bağımsız olarak yalnız akılla bilinebileceği anlamına gelir.
Özne-yüklem önermeleri; özne, yüklem ve bunları birbirine bağlayan 'dır', 'idi' gibi ek fiil işlevindeki soneklerden ya da yalnızca özne ve yüklem ikilisinden oluşur. Örneğin 'Ahmet bir insandır' önermesinde özne özel ad iken yüklem tür adıdır; 'Ahmet kumraldır' önermesinde ise yüklem bir sıfattır. 'Ahmet koşuyor' gibi önermeler de 'Ahmet koşan bir şeydir' biçimine dönüştürülerek sıfat yüklemli önermeler kategorisine dâhil edilebilir.
Kavramcı tümel kuramları, zihin dışı tümel varlıkları reddeden ancak zihin içinde varolan kavramları kabul eden yaklaşımlardır. Bu kuramların temelini dört temel aksiyom oluşturur. İlk olarak Teklik Aksiyomu, her anlamlı yüklemin bir kavram göstermediğini belirtir; çünkü eğer her yüklem bir kavram gösterseydi, gerçekçilikte karşılaşılan Russell Paradoksu kavramcılıkta da ortaya çıkardı.
Trop kategorisini ontolojik olarak temel kategori sayan kuramlara genel olarak Trop Kuramları adı verilmektedir. Bu kuramlar içerisinde, trop kategorisinin yanı sıra tümel özellikleri de temel kategori kabul eden yaklaşımlar 'Gerçekçi Trop Kuramları' olarak adlandırılırken, tümel özellikleri temel kategori saymayanlar 'Adcı Trop Kuramları' (Trop Adcılığı) olarak sınıflandırılmaktadır. Gerçekçi Trop Kuramları'nda her tümel özellik bir trop türünü temsil eder ve bu türlerin örnekleyenleri troplardır.
Trop kuramlarında somut nesne kategorisinin türetilmesi sürecinde, somut nesnelerin doğası ve özellikleriyle olan ilişkileri merkezi bir rol oynar. Örneğin pembe bir tebeşir ele alındığında, bu nesnenin belli bir pembelik tonu, belirli bir uzunluk ve silindir şekli gibi çok sayıda tropu bulunur. Eğer bağımsız olarak kavranma koşulu dikkate alınırsa, pembelik tonunu taşıyan şeyin pembe olmayan bir şey olması gerekecektir; aynı mantık uzunluk ve diğer tüm özellikler için de geçerlidir.
Somut nesnelerin yapısı ve taşıdığı özellikler ait oldukları türe göre değişiklik gösterir; bu nedenle somut nesnelerin ontolojik yapısını ortaya koyabilmek için somut nesne türlerini göz önünde bulundurmak zorunludur. Gündelik dilde somut nesne türlerinden söz etmek amacıyla 'insan', 'gezegen', 'tunç', 'su', 'hava' gibi tür adları kullanılır. Bu tür adlarından 'insan' ve 'gezegen' sayılabilir birey türü adları iken, 'tunç', 'su' ve 'hava' sayrılamayan kitle türü adlarıdır.
Davidson’un olay kuramı, Sıkı Adcılık’ın tek kabul ettiği somut nesne kategorisine, somut tikel olan olay kategorisinin eklenmesiyle elde edilir ve Sıkı Adcılık'ın bir uzantısı olarak kabul edilir. Bu kuram ilk olarak, yüklemleri belirteçli fiil olan özne-yüklem önermelerinin mantıksal yapısını ortaya koymak ve bu tür önermelerden mantıksal çıkarımlar yapabilmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu tür önermelerin mantıksal yapısı yalnızca somut nesnelere değil, aynı zamanda olaylara da dayanmaktadır.
Metafizikte durumlar ve olgular temel bir yer tutar. Somutçu durum anlayışına göre, her yalın durum ya bir somut nesnenin bir özelliği taşıması ya da birden fazla somut nesne arasında bir bağıntının bulunması biçimindedir. Bu anlayış kendi içinde olanakçı (possibilist) ve varolancı (actualist) olmak üzere ikiye ayrılır.