Sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılamak için sınırlı kaynakların bölüştürülmesini sağlayan, taşıma ve dağıtım işlevlerini içeren bir süreçtir. Örnek: Bir fabrikadaki üretimin pazara ulaştırılması.
Afetzedelerin ihtiyaçlarını gidermek için mal ve bilginin ilk noktadan son noktaya verimli akışını sağlayan süreçtir. Örnek: Deprem sonrası çadırların afet bölgesine sevki.
Ulaştırma talebinin, mal ve hizmetlerin başka bir yerde tüketilme ihtiyacından doğmasıdır. Örnek: Bir bölgede üretilen malın başka bir şehirde tüketilmek istenmesi.
Afet anında tedarik edilen yardım malzemelerinin afet bölgesine doğru gönderilmesidir. Örnek: Afet sonrası yardım ekiplerinin bölgeye gıda sevkiyatı yapması.
İyileştirme aşamasında afetzedelerden gelen talebe göre ihtiyaçların karşılanmasıdır. Örnek: Afetzedelerin özel ilaç taleplerinin karşılanması.
Farklı ulaştırma modlarının birbirini tamamlayacak şekilde kullanılmasıdır. Örnek: Konteynerlerin gemiden alınıp kamyona aktarılması.
Afet öncesi kayıp ve zarar azaltma, hazırlık ve erken uyarı çalışmalarıdır. Örnek: Deprem öncesi yolların kapasitesinin analiz edilmesi.
Afet sonrası müdahale, iyileştirme ve yeniden yapılanma çalışmalarıdır. Örnek: Afet sonrası enkaz kaldırma ve yardım dağıtımı.
Taşımacılık sektöründeki yük ve yolcu taşımacılığına ilişkin tüm olanakların kapasitesidir. Örnek: Bir havayolu şirketinin uçuş kapasitesi.
Firmanın üretim için gerekli girdileri temin etme sürecidir. Örnek: Bir otomobil fabrikasına parça taşınması.
Üretilen ürünlerin son kullanıcıya ulaştırılması sürecidir. Örnek: Fabrikadan çıkan ürünlerin bayilere gönderilmesi.
Acil durum çalışmalarının bitiminden sonra uzun dönemli iyileştirmenin zeminini oluşturan faaliyetlerdir. Örnek: Geçici barınma alanlarının kurulması.
Ulaşım araçlarının güvenli bir şekilde yönlendirilmesi ve trafik akışının düzenlenmesidir. Örnek: Hava limanlarında uçakların iniş-kalkış trafiğinin yönetilmesi.
Ulaştırma faaliyetlerinin çevreye verdiği zararların maliyetidir. Örnek: Egzoz gazlarının yarattığı hava kirliliği.
Afetin türüne ve ölçeğine göre ölçeklenebilen esnek organizasyon yapısıdır. Örnek: TAMP'ın küçük veya büyük çaplı olaylara göre farklı birimler içermesi.
İnsan ve eşyanın yer ve zaman faydası sağlamak amacıyla hızlı, ekonomik ve güvenli yer değiştirmesidir. Örnek: Üretim faktörlerinin üretim ortamına akışını sağlar.
Ulaştırma hizmetinin gerçekleştirildiği farklı yollardır (kara, deniz, demir, hava yolu). Örnek: Yükün en düşük maliyetle taşınması için mod seçimi yapılır.
Birden fazla taşımacılık modunun birbirini tamamlayacak şekilde kullanılmasıdır. Örnek: Yükün kara yolu ile limana, oradan deniz yoluyla taşınması.
Afetzedelerin ihtiyaçlarının karşılanması için materyallerin güvenli tedariği, taşınması ve depolanmasıdır. Örnek: Enkaz kaldırma makinelerinin afet bölgesine sevki.
Afet anında stratejik noktalara ve yardım merkezlerine ulaşabilme olanağıdır. Örnek: Kriz komuta merkezine ulaşımın kesintisiz sağlanması.
Afet sonrası kurtarma ve yardım ekiplerinin kullanımına ayrılan stratejik yollardır. Örnek: Ambulans ve itfaiye geçişi için ayrılan şeritler.
Yükün bir taşıma aracından diğerine aktarılması veya depolanması işlemidir. Örnek: Konteynerlerin gemiden trene aktarılması.
Ana demir yolu hattını fabrika veya sanayi bölgelerine bağlayan özel hatlardır. Örnek: Bir fabrikanın içine kadar giren demir yolu hattı.
Yoldaki trafik koşullarının sürücü ve yolcular için memnuniyet derecesidir. Örnek: A düzeyi en akıcı, F düzeyi en sıkışık trafiği temsil eder.
Yol yapımında zorunlu olan köprü, tünel, menfez gibi mühendislik yapılarıdır. Örnek: Vadi geçişini sağlayan viyadükler.
Karşılıklı trafik akımlarının orta ayırıcı ile ayrıldığı yollardır. Örnek: Otoyollardaki gidiş-geliş yönlerini ayıran refüjlü yollar.
Eğimli yollarda ağır taşıtların trafiği yavaşlatmasını önlemek için yapılan ek şerittir. Örnek: Dağlık yollarda kamyonlar için ayrılan sağ şerit.
Yarma şevlerini yağış sularından korumak için tepede yapılan kanaldır. Örnek: Yamaçtan gelen suyun yola zarar vermesini önleyen kanal.
Kent içi yollarda kaplama ile kaldırım arasına konulan kenar taşıdır. Örnek: Yolun kenarını belirleyen beton bloklar.
Demir yolu raylarının altına serilen, yükü yayan kırma taş malzemesidir. Örnek: Traverslerin altına serilen 30-60 mm ebadındaki taşlar.
Dolgu şevlerini desteklemek için yapılan dayanma yapısıdır. Örnek: Yolun çökmesini engelleyen beton duvar.
Açıklığı ve yüksekliği büyük olan vadi veya yolların geçişini sağlayan köprüdür. Örnek: Derin bir vadiyi geçen yüksek ayaklı köprü.
Havaalanında uçakların pist ile apron arasında hareket ettiği yoldur. Örnek: Uçağın pistten hangara giderken kullandığı yol.
Uçakların yolcu ve yük indirme-bindirme yaptığı park sahasıdır. Örnek: Uçağın terminal önünde park ettiği alan.
Bölgesel yüklerin toplandığı ve diğer limanlara aktarıldığı ana limandır. Örnek: Mersin limanının bölgesel aktarma merkezi olması.
Trafik akışını düzenleyen ışıklı veya elektronik sistemlerdir. Örnek: Kavşaklarda trafiği yöneten ışıklar.
Hava araçlarının güvenli iniş-kalkış yapmasını sağlayan sistemdir. Örnek: Kule ile pilot arasındaki koordinasyon.
Bir ülkeden geçip başka bir ülkeye giden trafik akışıdır. Örnek: Kapıkule'den girip başka bir sınır kapısından çıkan tırlar.
Yola giriş ve çıkışların belirli noktalardan yapılmasıdır. Örnek: Otoyollara sadece gişelerden girilebilmesi.
Altyapıyı dış etkenlerden (sel, çığ, kaya düşmesi) koruyan yapılardır. Örnek: Akarsu kenarına yapılan kıyı duvarları.
Açık denizden gelen dalgaların liman içindeki gemilere zarar vermesini önlemek için inşa edilen, karayla bağlantısı olmayan yapılardır. Örneğin, liman dış sınırını belirlemek amacıyla deniz tarafına inşa edilirler.
Limanları hâkim rüzgârlardan ve deniz etkilerinden korumak için karayla bağlantılı olarak denize doğru inşa edilen yapılardır. Dalgakıranların aksine karaya bağlıdırlar.
Gemi yanaşma yerlerinden olup kıyı çizgisi boyunca inşa edilen yapılardır. Açık (kazıklı) veya kapalı (bloklu, keson) tipte olabilirler.
Yükleme/boşaltma için gemilerin yanaşabilmesi amacıyla karadan denize doğru uzanan, kazıklar üzerine veya yüzer olarak inşa edilen yapılardır.
Gemilerin bağlandığı ya da yaslandığı, karayla doğrudan bağlantısı olmayan deniz yapılarıdır.
Yüklerin elleçlendiği, depolandığı ve yüklendiği, yük tipine göre planlanmış kara alanlarıdır. Örneğin, Ro-Ro terminali veya kruvaziyer terminali gibi türleri vardır.
Yükün liman içerisinde boşaltılması, yüklenmesi ve taşınması işlemidir. Liman kapasitesini belirleyen en önemli operasyonel süreçtir.
Deniz dalgalarının kıyı çizgisinde yarattığı tahribatı önlemek için inşa edilen yapılardır. Kıyı duvarları ve iksalar bu sınıfa girer.
Kara yolu ve demir yolu altyapısında köprü, tünel, menfez, istinat duvarı gibi mühendislik yapılarına verilen isimdir. Afet durumunda bu yapıların dayanıklılığı ulaşımı belirler.
Yolun esas taşıyıcı kısmıdır; toprak işi sonunda belirlenmiş kot ve en kesit şekline getirilen kısımdır. Sanat yapıları da bu kapsamda değerlendirilir.
Trafik yüklerini taban zeminine dağıtmak üzere altyapı üzerine inşa edilen alt temel, temel ve kaplama tabakalarından oluşan kısımdır.
Demir yolu üstyapısında rayların altına serilen, sert ve sağlam taşlardan oluşan malzemedir. Yükün dağıtılmasını ve drenajı sağlar.
Havaalanlarında uçakların park ettiği, yolcu bindirme/indirme veya yükleme/boşaltma işlemlerinin yapıldığı hava tarafı alanıdır.
Havaalanında uçakların pist ile apron arasında hareket etmesini sağlayan yoldur. Uçuş emniyeti ve kapasitesi için kritiktir.
Uçuş harekâtı ile ilgili görevlilere havacılık hizmetleri, yöntemler veya tehlikeler hakkında bilgi vermek için yapılan ilandır. Örneğin, kapalı bir pist NOTAM ile duyurulur.
Türkiye Afet Müdahale Planı'dır. Afet ve acil durumlara etkin müdahale için kamu, özel sektör ve STK'ları kapsayan modüler bir sistemdir.
Afet meydana geldiğinde hasarı minimuma indirmeyi amaçlayan, dayanıklılığı artırmaya yönelik çalışmalardır. Örneğin, limanların depreme dayanıklı tasarlanmasıdır.
Sabit bir dengeyi tüm afet ve acil durumlara karşı muhafaza etmektir. Sınır güvenliği ve kritik altyapının korunması bu kapsama girer.
Potansiyel bir tehdidi bertaraf etmektir. Örneğin, bir bulaşıcı hastalık riski varsa sınır kapılarında özel sağlık prosedürlerinin uygulanmasıdır.
Afet anında arama-kurtarma, sağlık ve lojistik yardımların bölgeye ulaştırılmasıdır. Ulaştırmanın en kritik rol oynadığı safhadır.
Afet sonrası yaraların sarıldığı ve daha güvenli bir toplumun inşası için öğrenilen derslerin uygulandığı safhadır.
Doğal afet veya terör saldırısı gibi durumlarda korunması gereken fiziksel sistemlerdir. Limanlar ve ana yol ağları bu kapsamdadır.
Yükün birden fazla ulaşım modu (kara, deniz, demir yolu) kullanılarak taşınmasıdır. Afet durumunda alternatif rota oluşturmak için önemlidir.
Kara yolu araçlarının yükseklik, genişlik ve uzunluk gibi dış boyut sınırlarıdır. Yükleme planlamasında sanat yapılarının geçişine göre hesaplanır.
Geminin su altında kalan kısmının derinliğidir. Liman yanaşma yerlerinin derinliği ile geminin draftı uyumlu olmalıdır.
Ulusal Nakliye Koordinasyon Ekibi'nin kısaltmasıdır. Afet ve acil durumlarda ulaştırma taleplerini ulusal düzeyde değerlendiren, mod seçimine karar veren ve lojistik operasyonları yöneten üst kuruldur.
İl Nakliye Koordinasyon Ekibi'dir. UNKE'nin yerel düzeydeki karşılığı olup, il bazındaki afet ulaştırma taleplerini karşılar ve yerel ulaşım ekiplerini yönetir.
Afet ve acil durumun hemen sonrasında hazırlanan, bölgedeki ulaştırma altyapısının ve mevcut araç envanterinin durumunu ortaya koyan ilk raporlama belgesidir.
Gerçekleştirilen her bir nakliye operasyonuna ilişkin detayları içeren rapordur. Hangi yükün, hangi araçla, ne zaman ve nereye taşındığını belgeleyerek mali ve operasyonel denetimi sağlar.
Tüm afet operasyonu sona erdikten sonra hazırlanan, süreçten çıkarılan dersleri, yaşanan aksaklıkları ve gelecekteki operasyonlar için önerileri içeren kapsamlı değerlendirme raporudur.
Afet bölgesinde yerel personelin yetersiz kaldığı durumlarda görevlendirilen, ulusal ve yerel birimlerden eş zamanlı talimat alan ve sevkiyatı yerinde denetleyen görevlidir.
Afet oluşmadan önce tehlikelerin belirlenmesi ve ulaştırma altyapısının bu tehlikelere karşı dayanıklı hale getirilmesi sürecidir. Müdahaleden ziyade önleyici tedbirleri kapsar.
Afet anında ve hemen sonrasında, önceden planlanmış tedbirlerin uygulamaya konulması sürecidir. Müdahale ve iyileştirme safhalarını içerir.
Türkiye Afet Müdahale Planı'nın kısaltmasıdır. Afet anında hangi kurumun, hangi görevi, nasıl yapacağını belirleyen hiyerarşik ve operasyonel bir çerçevedir.
Afet lojistiğinde kullanılan taşıma yöntemleridir (karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu). Her modun kendine has kapasite ve kısıtları vardır.
Afetzedelerin tıbbi malzeme, gıda ve ekipman gibi ihtiyaçlarını karşılamak üzere kaynakların ve bilginin orijin noktasından tüketim noktasına etkin akışını sağlayan süreçtir. Örnek: Bir deprem sonrası çadırların lojistik merkezinden afet bölgesine sevki.
Bir kurumun sahip olduğu varlıkların (araç, tesis, personel) nicelik ve nitelikleriyle kayıt altına alınmasıdır. Örnek: Bir belediyenin afet anında kullanabileceği tüm iş makinelerinin plaka ve kapasite listesi.
Kurumların ürettikleri mal ve hizmetlerin, arandığında bulunmasını sağlamak amacıyla belirli ölçütlerle listelenmesidir. Örnek: Bakanlığın seferberlik planlarında kullanılacak özel nakliye firmaları listesi.
Afet ve acil durumlara müdahalede görevli kurumların rollerini ve koordinasyon esaslarını belirleyen ulusal plandır. Örnek: Ulaştırma Bakanlığı'nın nakliye hizmet grubundaki ana çözüm ortağı olarak görevlerini tanımlar.
Afet öncesinde risklerin hesaplandığı ve müdahale kapasitesinin geliştirildiği evredir. Örnek: Afet bölgesine ulaşım için en kısa güzergâhların önceden haritalanması.
Afet gerçekleştikten sonra kaynakların olay bölgesine sevk edildiği ve operasyonel faaliyetlerin yürütüldüğü evredir. Örnek: İhtiyaç duyulan gıda maddelerinin afet bölgesine ulaştırılması.
Afet sonrası normal hayata dönüş için yapılan faaliyetlerdir. Örnek: Hasarlı yolların onarılması ve lojistik araçların bakıma alınması.
Afet müdahale hizmet gruplarında koordinasyondan ve planlamadan sorumlu olan temel bakanlık veya kurumdur. Örnek: Haberleşme hizmet grubunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı.
Ana çözüm ortağına personel, araç ve ekipman desteği sağlayan kurumdur. Örnek: Nakliye hizmet grubunda lojistik destek sağlayan STK'lar.
Devletin tüm güç ve kaynaklarının barış durumundan savaş durumuna geçirilmesidir. Örnek: 90/500 sayılı Tüzük ile düzenlenen kaynakların tahsis süreci.
Tedarik zinciri içindeki hareketin en düşük maliyet ve en yüksek verimle planlanmasıdır. Örnek: Afet bölgesindeki ihtiyaç listesine göre araç yükleme planlarının hazırlanması.
Afet anında ihtiyaç duyulacak malzemelerin kritik seviyenin altına düşmeden depolanmasıdır. Örnek: Kızılay'ın afet bölgeleri için battaniye ve çadır stoklarını hazır tutması.
Hizmet gruplarının afet anında ihtiyaç duyacakları mal ve hizmetleri belirten formdur. Örnek: Sağlık grubunun nakliye grubundan talep ettiği tıbbi malzeme taşıma kapasitesi.
Bilişim teknolojisi kullanmadan, manuel olarak yapılan veri toplama ve işleme biçimidir. Örnek: Kaynakların kâğıt üzerinde listelenmesi.
Ulaştırmanın kara, deniz, hava veya demiryolu gibi gerçekleştirilme biçimidir. Örnek: Acil tıbbi malzemenin havayolu ile, ağır iş makinelerinin karayolu ile taşınması.
Ulaştırma hizmetine duyulan ihtiyacın nicel ve nitel olarak belirlenmesidir. Örnek: Afet bölgesine kaç ton gıda taşınacağının hesaplanması.
Karşılanmadığında sıkıntı yaratan, karşılandığında tatmin sağlayan biyolojik veya ekonomik gereksinimdir. Örnek: Afetzedelerin barınma ihtiyacı.
Afet durumunda olağanüstü yetkilerle donatılmış vali ve kaymakamlar. Örnek: Afet bölgesinde acil el koyma yetkisini kullanan vali.
Yüklerin yüklenmesi, boşaltılması ve depoya yerleştirilmesi faaliyetleridir. Örnek: Yardım tırlarının depolarda yüklenmesi.
Mal ve hizmetin kaynaktan tüketiciye kadar olan tüm hareket sürecidir. Örnek: Gıda maddelerinin üreticiden afetzedeye ulaşımı.
Afetin gerçekleştiği ilk an ve yapılan ilk ön değerlendirme sürecidir. Örnek: Afet sonrası ilk durum tespiti.
Afet gibi kesintilere rağmen kritik hizmetlerin devam ettirilmesidir. Örnek: Haberleşmenin alternatif sistemlerle sürdürülmesi.
Afetlere karşı kurumların elindeki imkânları artırma çalışmalarıdır. Örnek: Ulaştırma Bakanlığı'nın nakliye filosunu genişletmesi.
Afet bölgesine ulaşım için en kısa ve güvenli yolun belirlenmesidir. Örnek: Yıkılan köprüler nedeniyle alternatif yol haritası oluşturulması.
Birincil afetin tetiklediği diğer felaketlerdir. Örnek: Deprem sonrası çıkan yangınlar.
Bir kaynağın belirli bir kurum veya hizmet için rezerve edilmesi ve görevlendirilmesidir. Örneğin, Kızılay'ın afet anında kullanmak üzere bir nakliye firmasıyla önceden anlaşması bir tahsis işlemidir.
Afet sonrası hayat kurtarma açısından kritik öneme sahip olan ilk 48 ila 72 saatlik zaman dilimidir. Bu sürede ekonomiklikten ziyade hız ön plandadır.
Afet ve acil durumlarda görev alacak kurumlar ile özel firmalar arasında hazırlık evresinde yapılan, ancak afet anında devreye giren sözleşmelerdir. Görev esaslarını ve mali hususları belirler.
Eldeki mevcut kaynakların yerinde ve zamanında kullanılmasını sağlayan planlama, organizasyon, yönetim ve kontrol süreçlerinin bütünüdür. Afet yönetim merkezi başkanının doğru karar vermesini sağlar.
Verilerin depolanması, güncellenmesi ve analiz edilmesi için kullanılan bilişim sistemidir. Kaynakların harita üzerinde konumlanmasını ve mekânsal analizini sağlar.
Afet ve acil durumlarda ulaştırma ve haberleşme kaynaklarının dijital ortamda izlenmesini sağlayan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geliştirilen projedir. Karar destek mekanizmasıdır.
Yük ve yolcu taşınmasında kullanılan kara, hava, deniz, demir yolu gibi farklı ulaşım yöntemleridir. Her modun hız, maliyet ve kapasite gibi karakteristik özellikleri vardır.
Ürün, araç-gereç ve hizmetlerin fiziksel hareketini bir noktadan diğerine taşıma sürecidir. Bilişim teknolojileri ile süreçlerin verimliliği artırılır.
TAMP kapsamında hizmet gruplarının afet bölgesindeki nakliye ihtiyaçlarını (cins, miktar, öncelik vb.) ana çözüm ortağına bildirdiği standart formdur.
Afet anında görevli ekiplerin hiyerarşik bir düzen içinde, belirlenen kurallar çerçevesinde müdahale etmesini sağlayan yönetim sistemidir.
Afet riskinin belirlenmesi sonrası, olası bir tehlikenin gerçekleşmesi halinde yaşanacakların tahmin edildiği bilimsel anlatımdır. Tatbikatların temelini oluşturur.
Acil durum planlarının geçerliliğini test etmek ve personelin karar verme kapasitesini artırmak için yapılan gerçeğe yakın uygulamalardır. 'Yaptım öğrendim' felsefesine dayanır.
Katılımcıların gerçek hayattaki rollerini üstlenerek, bir senaryo üzerinde masa başında karar verme süreçlerini simüle ettikleri tatbikat türüdür. Zaman atlama tekniği kullanılır.
Gerçek materyal, personel ve ekipman kullanılarak, gerçek zaman diliminde yapılan operasyonel uygulamadır. Güvenlik riskleri nedeniyle dikkatle yönetilmelidir.
Deprem, uçak kazası veya patlama anında yapısal olmayan risklerden korunmak için uygulanan evrensel bir davranış şeklidir. Refleksleri güçlendirir.
Kimyasal, biyolojik veya nükleer (NBC) sızıntı gibi durumlarda, dışarı çıkılana kadar içeride kalarak güvenli bir ortam oluşturma prosedürüdür.
Yakın çevrede silahlı saldırı veya keskin nişancı riski olduğunda uygulanan, kapıların kilitlenip yere yatılmasını içeren koruma yöntemidir.
Yangın, sel veya bomba tehdidi gibi durumlarda, tehlikeli bölgeden insanların güvenli bir alana nakledilmesi işlemidir.
Afet öncesi, anı ve sonrası tüm süreçlerin, tüm tehlikeleri kapsayacak şekilde ekip çalışmasıyla koordine edildiği yönetim modelidir.
Gelecek senaryoları üzerine düşünen ve geleceğe dair öngörülerde bulunan, senaryo hazırlama ekiplerinde yer alması gereken uzmanlardır.
Tatbikatın planlanan hedeflere ulaşma sürecindeki ilerlemelerin ve yetersizliklerin sürekli olarak takip edilmesi sürecidir.
Tatbikat sonunda amaçlanan hedef ile gerçekleşen uygulama arasındaki farkın ortaya konulması ve geliştirme ihtiyaçlarının belirlenmesi sürecidir.
Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü, beklenmedik, ani ve kasıtsız olay veya olaylar zinciridir. Örnek: Bir trenin raydan çıkması veya bir geminin karaya oturması.
Ulaşım türüne göre değişen, ölüm, ağır yaralanma veya yüksek miktarda maddi hasar ile sonuçlanan olaylardır. Örnek: Demiryolunda en az 5 kişinin ağır yaralanması veya 6 milyon TL üzeri hasar.
Problemlere güvenilir çözümler bulmak için sistemli bir şekilde veri toplama, analiz etme ve değerlendirme sürecidir. Örnek: Bir uçak kazasının nedenlerini anlamak için verilerin toplanması.
Kazaların tekrarını önlemek için bilgi toplanması, analiz edilmesi ve emniyet tavsiyelerinde bulunulması sürecidir. Örnek: Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi'nin kaza sonrası teknik analiz yapması.
Bir gerçeği ortaya çıkarmak veya olayı aydınlatmak için kullanılan her türlü bilgi, belge veya maddedir. Örnek: Kaza mahallindeki fotoğraf, not defteri veya kayıt cihazı verileri.
İlgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan, kaza tanımı dışında kalan durumlar veya hadiselerdir. Örnek: Demiryolu sisteminde bir sinyalizasyon arızası yaşanması.
İnceleme ve araştırma sonucunda tespit edilenlerin, düşüncelerin ve önerilerin yazılı olarak sunulmasıdır. Örnek: Kaza sonrası hazırlanan ve Bakanlığa sunulan teknik inceleme raporu.
İki aracın veya bir aracın bir engele/yapıya şiddetle vurmasıdır. Örnek: Bir trenin hemzemin geçitte bir kara yolu aracıyla çarpışması.
Demiryolu araçlarının tekerleklerinin raydan ayrılması durumudur. Örnek: Bir yük treninin ray bozukluğu nedeniyle raydan çıkması.
Demiryolu aracı ile karayolu aracı veya yayaların geçit noktasında çarpışmasıdır. Örnek: Bir otomobilin trenin geçişi sırasında geçide girmesi.
Kazanın oluşumunda enerji kaynakları veya tehlikeli maddeler gibi en yakın etkenlerdir. Örnek: Bir kazada elektrik sistemindeki kısa devre.
Emniyetsiz hareketler veya durumların kazaya olan katkısıdır. Örnek: Bir personelin bakım prosedürüne uymaması.
Yönetim, insan ve çevre faktörlerinin kazaya zemin hazırlamasıdır. Örnek: Şirket yönetiminin yetersiz bakım programı uygulaması.
Kaza raporlarını inceleyip karara bağlayan, uzmanlardan oluşan kuruldur. Örnek: Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi'nde 7 kişiden oluşan heyet.
Özel uzmanlık gerektiren durumlarda kaza incelemesine destek veren yetkin kişidir. Örnek: Bir uçak kazasında motor uzmanının görüşüne başvurulması.
Kaza raporlarında benzer olayların önlenmesi için kurumlara yapılan önerilerdir. Örnek: Bir kaza sonrası yeni bir sinyalizasyon standardı önerilmesi.
Deniz kazalarında 72 saatten fazla süren iş göremezlik halidir. Örnek: Bir gemi kazasında bir mürettebatın 4 gün boyunca hareket kabiliyetini yitirmesi.
Can kaybı, geminin tam zıyaı veya ciddi çevre kirliliği içeren kazalardır. Örnek: Bir petrol tankerinin batarak denizi kirletmesi.
Suda hareket etme özelliği bulunan, tahsis edildiği amaç için kullanılan her türlü araçtır. Örnek: Yük gemisi, yolcu teknesi veya tanker.
Gemi üzerinde istihdam edilen, seferde yer alan kişidir. Örnek: Kaptan, makineci veya güverte personeli.
Emniyeti tehlikeye sokan ancak kaza tanımı dışında kalan olaylardır. Örnek: Geminin manevra sırasında bir iskeleye hafifçe sürtmesi.
Demiryolu hattındaki rayların veya kaynak yerlerinin kopmasıdır. Örnek: Ray genleşmesi sonucu hattın bütünlüğünün bozulması.
Trenlere verilen sinyal bildirimlerinin hatalı olması veya iletilememesidir. Örnek: Bir trenin durması gereken yerde sinyalin yeşil yanması.
Kaza sonrası kaza türü, zamanı, yeri ve nedenlerini içeren resmi dokümandır. Örnek: AF447 uçuş numaralı Air France kazasının teknik raporu.
Kazaların mekanik ve insanla ilgili nedenlerini bulmak için yapılan sistemli inceleme sürecidir. Örneğin, bir tren kazasından sonra olay kaydedici cihazların incelenmesi bu sürece girer.
Uçuş harekâtı esnasında hava aracının fiziksel yapısının bozulması veya kişilerin ciddi yaralanmasıyla sonuçlanan olaylardır. Örneğin, bir uçağın iniş sırasında ağır hasar alması.
Uçuş harekâtı dışında, bakım veya yerde çekilme esnasında meydana gelen hasarlardır. Örneğin, hangarda bakım sırasında bir hava aracının yangın sonucu hasar görmesi.
Uçuş emniyetini etkileyen ancak kaza tanımına girmeyen hadiselerdir. Örneğin, uçuş esnasında motora kuş çarpması ancak uçağın güvenle iniş yapması.
Uçuş ekibinin araca bindiği andan motorların durdurulup aracın teslim edildiği ana kadar geçen süredir. Bu süre kaza sorumluluklarının belirlenmesinde kritiktir.
Ulaşım türüne göre değişen, can kaybı veya yüksek maddi hasar içeren kazalardır. Örneğin, demir yolunda 2 milyon Euro üzeri zarara yol açan kazalar.
Geminin tamamen kaybı, ölüm veya şiddetli kirlilikle sonuçlanan kazalardır. Örneğin, bir tankerin batarak denize petrol sızdırması.
Demir yolu ve karayolunun aynı seviyede kesiştiği noktalardır. Bu noktalar, sürücü hataları nedeniyle kaza riskinin en yüksek olduğu yerlerden biridir.
Makinistin kumanda ve uyarı sistemlerini nasıl kullandığını kaydeden cihazdır. Kazaların aydınlatılmasında kara kutu görevi görür.
Geminin demirlediği halde kötü hava koşulları nedeniyle yerinde duramayıp sürüklenmesidir. Örneğin, Adrasan koyunda bir geminin fırtına nedeniyle demir tarayarak kayalıklara oturması.
Kötü hava koşullarında geminin dalgaları karşılayacak şekilde manevra yaparak seyretmesidir. Makine gücü yetersiz gemiler için bu manevra zordur.
Geminin yük taşımadan, sadece denge sağlamak için su alarak seyretmesidir. Örneğin, bir kuru yük gemisinin yükünü boşalttıktan sonra limana boş dönmesi.
Gemilerin birbirleriyle çarpışmasını engellemek için uyulması gereken kurallar bütünüdür. Kaza raporlarında kaptanların bu kurallara uyup uymadığı sorgulanır.
Deniz araçlarının çevresini radar ve görsel olarak sürekli izlemesidir. Kaza raporlarında ihmal edilen en yaygın güvenlik kurallarından biridir.
Geminin teknik durumunun, sertifikalarının ve emniyet donanımlarının uzmanlarca incelenmesidir. Kazaların önlenmesi için sörveylerin eksiksiz yapılması şarttır.