İdâre teşkilatı, gerçek kişilerden değil, daima tüzel kişilerden oluşur. Gerçek kişiler bu yapıda ancak kamu personeli sıfatıyla yer alabilirler. Tüzel kişilik, bireylerin ömrünü aşan uzun vadeli amaçların gerçekleştirilmesi ve hukuki ilişkilerde üçüncü kişilere güvence sağlanması amacıyla ortaya çıkmıştır. Hukuk devletinde devlet başkanı dahil herkes geniş anlamda kamu görevlisidir ve hak sahibi olanlar sadece tüzel kişilerdir.
Kamu tüzel kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine göre daha üstün yetki ve ayrıcalıklara sahip olmakla birlikte, daha sıkı bir denetime tâbi tutulurlar. İdâre tüzel kişileri ve kamu hukuku tüzel kişileri aynı kavramı ifade eder. Bu tüzel kişilikler, kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanarak bir idârî işlemle kurulurlar.
Kamu tüzel kişiliklerinin kaldırılması da kural olarak yine kanunla veya kanunun yetki verdiği bir idârî işlemle mümkündür. Bu süreçte 'yetkide paralellik' (işlemi yapmaya yetkili olanın kaldırmaya da yetkili olması) ve 'usulde paralellik' (yapım usulünün kaldırırken de izlenmesi) ilkeleri geçerlidir.
Anayasa'nın 123. maddesine göre idâre, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür. Bu bütünlük, 'sistem bütünlüğü'dür ve kamu yararı ortak paydasında birleşir. Bu bütünlüğü sağlayan hukuki araçlar hiyerarşi, idârî vesâyet ve özerkliktir.
Hiyerarşi, aynı tüzel kişilik içindeki makam ve görevlilerin aşağıdan yukarıya doğru birbirine bağlanmasıdır. Hiyerarşik üst, astı yönlendirme, emir verme, ödüllendirme veya cezalandırma yetkisine sahiptir. Anayasa'nın 137. maddesi uyarınca, konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilemez; hukuka aykırı emir ise yazı ile yenilenmedikçe yerine getirilmez.
İdârî vesâyet ise merkez konumundaki idârenin, yerinden yönetim kuruluşlarının kararlarını denetleme ve bozabilme yetkisidir. Hiyerarşiden farkı; sadece merkez-yerel arasında olması, yasa ile düzenlenmesinin şart olması, kural olarak sadece hukuka uygunluk denetimi içermesi ve sınırlı/bağlı bir yetki olmasıdır.
Devlet idâresi (merkezî idâre), yürütme organını ifade eder ve başkent ile taşra teşkilatı olarak ikiye ayrılır. Başkent teşkilatı, kamu hizmetlerinin planlandığı yerdir ve icracı birimler (Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar) ile yardımcı kuruluşlardan oluşur.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, icracı birimler Cumhurbaşkanı'nın hiyerarşisi altında toplanmıştır. Bakanlıklar, uzmanlaştıkları kamu hizmetlerini yürütmekle görevli olup tüzel kişilikleri yoktur. Bakanlıklar; merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatları ile bağlı/ilgili kuruluşlardan meydana gelir.
Taşra teşkilatı, genel idârenin başkent dışındaki uzantısıdır. İl genel idâresi (Vali, il idâre şube başkanları, il idâre kurulu), ilçe idâresi (Kaymakam, ilçe idâre başkanları, ilçe idâre kurulu) ve bölge teşkilatları bu yapıyı oluşturur. Vali, ilde Cumhurbaşkanı'nın temsilcisidir; Kaymakam ise ilçedeki idari yürütme vasıtasıdır.
Yerel yönetimler (il özel idâreleri, belediyeler, köyler), tüzel kişiliğe sahip, özerk, karar organları seçimle oluşan kuruluşlardır. Merkezî idârenin bunlar üzerinde idârî vesâyet yetkisi vardır. Büyükşehir belediyeleri, sınırları il mülki sınırı olan ve ilçe belediyeleri üzerinde koordinasyon/vesâyet yetkisi bulunan özel yönetim biçimleridir.
Kamu kurumları, belirli bir kamu hizmetini yürütmekle görevli, tüzel kişiliğe sahip idâre birimleridir. Faaliyet konularına göre idârî, iktisâdî, sosyal, bilimsel/teknik/kültürel ve düzenleyici/denetleyici kamu kurumları olarak sınıflandırılırlar.
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar (SPK, RTÜK, BDDK vb.), kamusal yaşamın hassas alanlarında icraî karar alma yetkisine sahip, geniş özerkliği olan kuruluşlardır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ise esnaf ve meslek erbabının zorunlu üye olduğu, kamu kudreti kullanan tüzel kişiliklerdir.