Teknolojik değişimin toplumsal değişimin temel kaynağı olduğunu savunan anlayıştır. Innis ve McLuhan tarafından savunulan bu görüşe göre, iletişim araçları insanın uzantısıdır ve toplumun yapısını doğrudan belirler.
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı
Medyanın bireyler üzerinde ne yaptığına değil, bireylerin medyayla ne yaptığına odaklanan yaklaşımdır. Alıcıların medya araçlarını hangi ihtiyaçlarını karşılamak için kullandıklarını inceler.
Gündem Belirleme Kuramı
McComb ve Shaw tarafından geliştirilen bu kuram, medyanın izleyicilere ne düşüneceklerini söylemekten ziyade, ne hakkında düşüneceklerini belirlediğini savunur. İletişim araçları, konuların önem derecesini izleyiciye aktarır.
Ekonomi-Politik Yaklaşım
İletişim sistemlerini kapitalizm, pazar ilişkileri, tekelleşme ve mülkiyet yapısı bağlamında inceleyen eleştirel yaklaşımdır. Medyanın egemen güçlerin çıkarlarına nasıl hizmet ettiğini sorgular.
Yapısalcılık
Anlamın kültür yoluyla üretildiğini ve dilin yapısının gerçekliği inşa ettiğini savunan yöntemdir. Pozitivizmin 'tek bir doğru' anlayışına karşı çıkarak mitlerin ve ikili karşıtlıkların çözümlemesine odaklanır.
Kültürel İncelemeler Yaklaşımı
Birmingham Okulu olarak da bilinen bu yaklaşım, kültür ve ideolojinin popüler kültür ürünleri üzerinden çözümlenmesini savunur. Hall ve Hoggart gibi isimler, medyanın gerçeği inşa etme sürecini inceler.
İletişimsel Eylem Kuramı
Habermas tarafından ortaya atılan, çarpıtılmamış iletişimin ve özgür tartışma ortamının olduğu bir kamusal alanın yeniden yaratılmasını savunan kuramdır. Demokratik kamuoyunun ancak bu şekilde oluşabileceğini öne sürer.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yetiştirme Kuramı
Gerbner'in televizyon üzerine geliştirdiği kuramdır. Televizyonun merkezileşmiş bir öykü anlatıcısı olarak, izleyicilerin gerçeklik algısını zamanla şekillendirdiğini ve tutumlarını etkilediğini savunur.
Bilgi Açığı Kuramı
Sosyo-ekonomik düzeydeki farklılıkların, bilgiye erişim ve özümseme konusunda gruplar arasında bir uçurum yarattığını savunan kuramdır. Bilgi arttıkça, düşük sosyo-ekonomik düzeydeki grup ile yüksek düzeydeki grup arasındaki fark genişler.
Medya Propaganda Modeli
Chomsky ve Herman tarafından önerilen modeldir. Medyanın mülkiyet yapısı ve sermaye ilişkileri incelenmeden, onun egemen değerleri ve devlet politikalarını nasıl propaganda aracı olarak kullandığı anlaşılamaz.