Ders Raporu
Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » İktisat Lisans Programı » Uluslararası İktisat Teorisi
← Uluslararası İktisat Teorisi
Ders Raporu

Uluslararası İktisat Teorisi

İktisat Fakültesi » İktisat Lisans Programı » Anadolu Üniversitesi AÖF · 8 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: Klasik Dış Ticaret Teorisi

Ticaret, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur ve bilim adamlarına göre insanlar yerleşik hayata geçmeden önce bile kendi aralarında ticaret yapmaktaydılar. Binlerce yıl öncesinde çok geniş alanlarda farklı kabileler arasında ticaret yapıldığı, para yerine geyik boynuzu ve deniz kabuğu gibi materyallerin kullanıldığı bilinmektedir. Ancak bu ilk dönemlerde ticaret, günümüze kıyasla çok az miktarlarda ve birbirine yakın mesafelerde, malın malla değişimi olan takas yöntemiyle gerçekleştirilmekteydi.

Ünite 2: Arz ve Talep Koşulları Altında Dış Ticaret

Kayıtsızlık eğrileri orijinden uzaklaştıkça tüketicilerin elde ettiği fayda düzeyi artmaktadır. Bu durum, eğrinin orijinden uzaklaşmasının daha fazla mal tüketimi anlamına gelmesinden kaynaklanır ve tüketicilerin refahının ilk duruma kıyasla arttığını gösterir. Kayıtsızlık eğrileri üzerinde tüketicilerin aşağı veya yukarı yönlü hareket etmesi mümkündür; bu hareketler bir malın tüketimi artırılırken diğer malın tüketiminin azaltıldığını, yani malların birbirine ikame edildiğini gösterir.

Ünite 3: Ekonomik Büyüme ve Dış Ticaret

Ekonomik büyüme, temel olarak bir ülkenin üretim kapasitesinde ve mal-hizmet üretim miktarında yaşanan artışları ifade eder. İktisatta ekonomik büyümenin sağlanmasında iki temel kaynak üzerinde durulur. Bunlardan birincisi işgücü, sermaye, toprak ve girişimcilerden oluşan üretim faktörlerinin miktarındaki artışlardır.

Ünite 4: Faktör Donatımı Teorisi

Dış ticaretin temel nedenlerinden biri ülkelerin üretim yapılarındaki farklılıklardır. Klasik iktisatçılar olan A. Smith ve D. Ricardo, bu farklılıkları tamamen işgücü verimliliğindeki ve dolayısıyla üretim teknolojisindeki farklılıklarla açıklamışlardır. Ancak İsveçli iktisatçılar E. Hecksher ve B. Ohlin, dış ticaretin temelinde ülkelerin sahip oldukları üretim faktörlerindeki farklılıkların yattığını savunmuşlardır.

Ünite 5: Yeni Dış Ticaret Teorileri

Dünya her geçen gün değişmekte, teknoloji gelişmekte ve ülkeler birbirine daha bağımlı hâle gelmektedir. Yaklaşık 100-200 yıl önce ortaya atılmış olan klasik dış ticaret teorileri, günümüzün karmaşık dış ticaret yapısını ve küresel ekonomik ilişkilerini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Örneğin, işgücü verimliliğindeki farklılıklara dayanan Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi, yüksek teknoloji ürünlerinin ticaretini açıklamakta zorlanırken; Faktör Donatımı Teorisi de benzer gelişmişlik düzeyine ve benzer kaynaklara sahip ülkeler arasındaki yoğun ticareti açıklayamamaktadır.

Ünite 6: Küreselleşme ve Dünya Ticaret Örgütü

Küreselleşme kavramı, günümüzde sıkça kullanılsa ve modern bir süreci temsil etse de kökleri 19. yüzyıla kadar uzanan eski bir olgudur. İngiltere'de doğan ve hızla kıta Avrupası ile Kuzey Amerika'ya yayılan Sanayi Devrimi, dünya nüfusunda, hasılasında ve ticaret hacminde 'Hokey Sopaları' adı verilen ani ve keskin sıçramalara yol açmıştır. Bu dönemde ülkelerin merkantilist politikaları terk ederek serbest ticarete yönelmesi, ayrıca iletişim ve ulaşım imkanlarındaki devrim niteliğindeki gelişmeler, ekonomik anlamda ilk küreselleşme dalgasının temellerini atmıştır.

Ünite 7: Bölgeselleşme ve Ekonomik Entegrasyonlar

II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası alanda ticaretin serbestleştirilmesine yönelik GATT ve DTÖ gibi küreselleşme çabalarının yanı sıra, coğrafi olarak birbirine yakın ülkeler arasında özel anlaşmalarla bölgesel bütünleşme hareketleri ortaya çıkmıştır. 'Bölgeselleşme' veya 'Ekonomik Entegrasyonlar' olarak adlandırılan bu süreç, ülkelerin bir araya gelerek ekonomik ve siyasal istikrarı sağlamak, üye ülkeler arasında barışı hakim kılmak ve toplumsal refah düzeyini yükseltmek amacıyla işbirliği yapmalarını ifade eder. Ekonomik entegrasyonlar, firmaların daha geniş pazarlara ulaşmasını sağlayarak ölçek ekonomilerinden yararlanmasına imkan tanır.

Ünite 8: Çok Uluslu Şirketler ve Doğrudan Yabancı Yatırımlar

Küreselleşen dünya ekonomisinde uluslararası sermaye hareketleri ve üretim süreçlerinin merkezi konumunda Çok Uluslu Şirketler (ÇUŞ) yer almaktadır. Bir ülkede kurulup merkezini orada barındıran, ancak birden fazla yabancı ülkede bağlı şirket, şube veya yavru şirketler aracılığıyla faaliyet gösteren bu yapılar, dünya ticaretinin ve yatırımlarının şekillenmesinde kritik rol oynamaktadır. Doğrudan Yabancı Yatırımlar (DYY) ise, bir firmanın kendi ülkesi dışındaki bir ülkede sıfırdan yeni bir üretim tesisi inşa etmesi, mevcut bir tesisi satın alması veya yerli bir şirketin hisselerinin %10'undan fazlasını ele geçirmesi şeklinde gerçekleşen uzun vadeli sermaye akımlarıdır.

Öne Çıkan Kavramlar

Merkantilizm16. ila 18. yüzyıllarda Batı Avrupa'da ulus-devletlerin gelişimiyle ortaya çıkan, milli zenginliğin temel ölçüsünün altın ve gümüş gibi değerli madenler olduğunu savunan iktisadi sistemdir. Temel ilkesi ihracatı artırmak ve ithalatı kısıtlayarak dış ticaret fazlası elde etmektir; örneğin İngiltere bu dönemde yerli sanayiyi korumak için korumacı tarifeler uygulamıştır.
Sıfır Toplamlı OyunMerkantilist iktisat görüşünde yer alan, bir tarafın kazancının diğer tarafın kesin kaybı anlamına geldiğini ifade eden kavramdır. Dış ticaret bağlamında bir ülkenin dış ticaret fazlası vererek altın kazanması, ticaret yapılan diğer ülkenin mutlaka dış ticaret açığı verip altın kaybetmesi demektir.
Pozitif Toplamlı OyunAdam Smith'in merkantilist görüşe karşı çıkarak dış ticaretin her iki ülkenin de kazançlı çıkabileceği bir süreç olduğunu savunduğu kavramdır (kazan-kazan). Buna göre ticaret yapan ülkeler iş bölümü ve uzmanlaşma sayesinde daha fazla mal üreterek refahlarını karşılıklı olarak artırabilirler.
Görünmez ElAdam Smith'in liberal ekonomi teorisinde, bireylerin kendi bireysel çıkarlarının peşinde koşarken piyasadaki mekanizmalar sayesinde toplumsal çıkara da hizmet ettiğini belirten metaforik kavramdır. Piyasada fiyatları ve dengeyi devlet müdahalesine gerek kalmadan kendiliğinden düzenleyen piyasa gücünü ifade eder.
Neo-MerkantilizmEski merkantilist korumacı düşüncelerin günümüz küresel ekonomik koşullarına uyarlanarak savunulmasıdır. Örneğin 2008 Finansal Krizi sonrasında ABD ve Avrupa ülkelerinin serbest piyasa ilkelerine rağmen kendi batan firmalarını koruması ve Çin mallarına yüksek gümrük vergileri koyması bu akımın uygulamalarıdır.
Neo-LiberalizmEski klasik liberal ekonomik düşüncelerin modern döneme uyarlanarak devlet müdahalesinin en aza indirilmesini, serbest piyasa ekonomisinin ve serbest dış ticaretin savunulmasını ifade eden yaklaşımdır. Piyasaların etkin çalışması için kamusal kısıtlamaların kaldırılmasını öngörür.
Emek-Değer TeorisiAdam Smith ve David Ricardo tarafından geliştirilen, bir malın değerinin o malın üretiminde harcanan doğrudan ve dolaylı emek miktarı (emek-zaman) tarafından belirlendiğini savunan teoridir. Örneğin 120 emek-gününde üretilen bir balıkçı kayığı, yine 120 emek-gününde üretilen 18 ton buğday ile değiştirilebilir.
Mutlak Üstünlük TeorisiAdam Smith'in dış ticaret teorisine göre, bir ülkenin diğer ülkelere göre bir malı daha düşük maliyetle (daha az emek harcayarak) üretebilmesi durumudur. Ülkeler mutlak üstünlüğe sahip oldukları mallarda uzmanlaşmalı ve bu malları ihraç etmelidir; örneğin Türkiye'nin elbisede, Almanya'nın televizyonda mutlak üstünlüğe sahip olması gibi.
Karşılaştırmalı Üstünlük TeorisiDavid Ricardo tarafından ortaya atılan ve bir ülkenin her iki malı da diğerinden daha ucuza (veya pahalıya) üretse bile, göreli olarak en avantajlı olduğu malda uzmanlaşarak dış ticaretten kazançlı çıkabileceğini savunan teoridir. Önemli olan mutlak üstünlük değil, üstünlüğün karşılaştırmalı derecesidir.
Tam UzmanlaşmaBir ülkenin kaynaklarının tamamını sadece karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu avantajlı malın üretimine tahsis etmesi, dezavantajlı malın üretimini ise tamamen durdurması durumudur. Örneğin Türkiye'nin sadece elbise üretip televizyon üretimini tamamen bırakması tam uzmanlaşmadır.
Eksik UzmanlaşmaÜlkelerin karşılaştırmalı üstünlüklerine göre avantajlı oldukları malları üretip ihraç ederken, dezavantajlı oldukları mallardan da bir miktar üretmeye devam etmesi durumudur. Gerçek hayatta tam uzmanlaşma yerine çoğunlukla eksik uzmanlaşma görülür.
Karşılıklı Talep KanunuJ.S. Mill tarafından geliştirilen, iki ülkeli ve iki mallı bir modelde uluslararası fiyatların, ülkelerin birbirlerinden ithal ettikleri mallara olan taleplerinin şiddetine bağlı olduğunu belirten kanundur. Ülkenin ihraç malı karşılığında karşı ülkeden ithal edeceği mala razı olacağı miktar bu talebi gösterir.
Teklif EğrisiAlfred Marshall tarafından geliştirilen, bir ülkenin belirli miktarda bir ithal malı karşılığında kendi ihraç malından ne kadar vermeye istekli olduğunu gösteren eğridir. Ülkelerin arz ve talep koşullarını aynı anda yansıtır ve iki ülkenin teklif eğrisinin kesişimi denge ticaret haddini belirler.
Denge Ticaret Haddiİki ülkenin teklif eğrilerinin kesiştiği ve iki ülkenin de karşılıklı ticaret isteklerinin tam olarak örtüştüğü uluslararası fiyat oranesidir. Örneğin Türkiye ve Almanya arasında 1 TV = 8 Elbise oranının her iki tarafı da memnun eden tek denge fiyatı olması gibi.
Önemsiz Olmanın Önemiİki ülkeli bir modelde büyük bir ülke ile çok küçük bir ülkenin ticaret yapması durumunda, denge ticaret haddinin büyük ülkenin iç fiyatına yakın oluşması nedeniyle küçük ülkenin dış ticaretten oransal olarak çok daha fazla kazanç sağlamasını ifade eden iktisadi kavramdır.
Dönüşüm (Üretim Olanakları) EğrisiBir ülkenin elindeki kıt üretim faktörleri (emek, sermaye, hammadde) ve mevcut teknoloji düzeyi ile iki maldan üretebileceği maksimum miktarların sınırını gösteren eğridir. Orijine göre genellikle artan maliyetler nedeniyle iç bükey bir yapıya sahiptir.
Marjinal Dönüşüm OranıBir ülkenin üretim olanakları eğrisi üzerinde bir malın üretimini bir birim artırmak için diğer malın üretiminden ne kadar vazgeçilmesi gerektiğini gösteren orandır (delta T / delta E). Sabit maliyetlerde bu oran sabit kalırken, artan maliyetlerde eğri boyunca sürekli artar.
Toplumsal Kayıtsızlık EğrisiBir ülkedeki tüketicilere tüketilen iki malın çeşitli bileşimleri aracılığıyla aynı toplam faydayı sağlayan ve talep koşullarını yansıtan eğridir. Negatif eğilimlidir, kesişmezler ve azalan marjinal fayda kanunu nedeniyle orijine dış bükeydirler.
Ticaret-Dışı MallarÜretim maliyetleri çok düşük olmasına rağmen, birim başına ulaştırma maliyetlerinin çok yüksek olması sebebiyle uluslararası ticareti ekonomik olmayan mallardır. Örneğin Moğolistan'da çok ucuz olan bir saç tıraşının hava yolu seyahat maliyeti eklendiğinde uluslararası ticarete konu olamaması gibi.
Fırsat MaliyetiBir malın üretimini birim olarak artırmak için vazgeçilmek zorunda kalınan diğer mal miktarını ifade eden maliyet kavramıdır. Tam istihdam koşullarında cari piyasa fiyatları üzerinden nispi fiyatlar hesaplanarak fırsat maliyeti kolayca ölçülebilir.
Azalan Marjinal Fayda KanunuBir malın tüketim miktarını artırdıkça, o malın ilave tüketimlerinden elde edilen ek faydanın (marjinal faydanın) giderek azalacağını ifade eden iktisadi kanundur. Teklif eğrilerinin eğiminin ve kayıtsızlık eğrilerinin orijine dış bükey olmasının temel nedenidir.
Karşılaştırmalı Üstünlük ZinciriÇok ülkeli ve çok mallı dış ticaret modellerinde, malların üretim maliyeti oranlarının büyükten küçüğe veya küçükten büyüğe sıralanmasıyla elde edilen ve ülkelerin ihraç veya ithalat adaylarını gösteren dizidir.
Ticaret Haddi EtkisiTeklif eğrilerindeki kaymalar sonucunda denge ticaret haddinde meydana gelen iyileşme veya bozulmanın ülkenin refahı ve kazancı üzerศัก olan etkisidir. Örneğin ticaret haddinin ülke aleyhine bozulması ithalat kapasitesini olumsuz etkiler.
Ticaret Hacmi EtkisiTeklif eğrilerindeki bir kayma sonucunda ülkelerin toplam ihraç ve ithalat miktarında (ticaret hacminde) meydana gelen artış veya azalışın ülke ekonomisine yansıyan etkisidir.

Sınavda Dikkat Et

  • Merkantilizmin en temel mottosunun 'ihracatı artırmak, ithalatı azaltmak' olduğunu unutmayın; sınavda tam tersi ifadeler çeldirici olarak çok kullanılır.
  • Merkantilizmin dış ticareti 'sıfır toplamlı oyun' (biri kazanırken diğeri kaybeder), Adam Smith ve liberallerin ise 'pozitif toplamlı oyun' (kazan-kazan) olarak gördüğünü mutlaka ayırt edin.
  • Mutlak üstünlükte işgücü maliyeti en düşük olan ülke baz alınırken, karşılaştırmalı üstünlükte mutlak üstünlük olmasa bile göreli (nispi) maliyet avantajının geçerli olduğunu unutmayın.
  • İç fiyatların (nispi fiyatların) ülkelerde birbirine eşit olması durumunda kârlı dış ticaretin ve karşılaştırmalı üstünlüğün ortadan kalkacağını kesinlikle ezberleyin.
  • Teklif eğrilerinin Marshall'a ait olduğunu, arz ve talebi (tüketici tercihlerini ve azalan marjinal faydayı) birlikte yansıttığını sınav sorularında karıştırmayın.
  • Küçük ülkenin büyük ülkeyle ticaret yapmasında 'Önemsiz Olmanın Önemi' kuralı gereği küçük ülkenin oransal olarak daha çok kazanç sağlayacağını unutmayın.
  • Dönüşüm (üretim olanakları) eğrisinin artan maliyetler altında orijine iç bükey, toplumsal kayıtsızlık eğrilerinin ise yine orijine dış bükey olduğunu geometrik olarak aklınızda tutun.
  • Kapalı ekonomi dengesinde Marjinal Dönüşüm Oranı ile Marjinal İkame Oranının birbirine eşit olduğunu (MRPT = MRS) sınavda kesinlikle unutmayın.
  • Dış ticaretten elde edilen kazançların 'üretim kazançları' ve 'tüketim kazançları' olarak ikiye ayrıldığını karıştırmayın.
  • Net trampa ticaret haddinin ihracat fiyat endeksinin ithalat fiyat endeksine oranlanması (PX/PM) olduğunu iyi kavrayın.
  • Ticaret haddindeki yükselmenin ülke lehine iyileşme, düşmenin ise ülke aleyhine bozulma anlamına geldiğini unutmayın.
  • Singer-Prebish tezinin az gelişmiş ülkelerin ticaret hadlerinin uzun dönemde aleyhine bozulduğunu savunduğunu ve bunun hem arz hem talep kaynaklı nedenleri olduğunu hatırlayın.