Yönetim en genel anlamıyla, önceden belirlenmiş amaçlara ulaşmak için işbirliğini sağlayarak insanların ve eşyanın verimli, etkili ve iktisadi kullanımı doğrultusunda bir karar verme ve uygulama sürecidir. Bu süreç eldeki kaynakların planlanmasıyla başlar; örgütleme, yöneltme ve koordinasyonla devam eder. Son aşamada ise elde edilen sonuçların planlanana uygun olup olmadığı denetlenir ve elde edilen geri bildirim bilgileri yeniden sürece dahil edilir.
Klasik Yönetim Kuramı, sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan büyük ölçekli işletmelerin yönetim sorunlarına çözüm bulmak ve kurumsal performansı en üst düzeye çıkarmak amacıyla geliştirilmiştir. Bu kuramın temelinde rasyonellik, kurallar, standartlar ve mekanik bir düzen anlayışı yatmaktadır. Klasik kuram, insanı sadece maddi ödüllerle motive edilebilen rasyonel bir varlık (homo rationalis) olarak kabul eder ve işletmeyi dış çevresinden yalıtılmış kapalı bir teknik sistem olarak ele alır.
Modern yönetim kuramları, klasik ve neoklasik yönetim teorilerinin organizasyonları dış çevrelerinden yalıtılmış, kapalı birer sistem olarak ele alan eksik yaklaşımlarına bir tepki ve tamamlayıcı unsur olarak ortaya çıkmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla değişen teknolojik, ekonomik ve sosyal koşullar, işletmelerin hayatta kalabilmek için çevreleriyle dinamik bir etkileşim kurmalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda modern yönetim düşüncesinin ilk temel sütununu oluşturan Sistem Yaklaşımı, biyolog Ludwig von Bertalanffy'nin 1928 yılında öne sürdüğü ve 1950'lerde disiplinler arası bir nitelik kazanan 'Genel Sistem Teorisi'ne dayanmaktadır.
İşletme organizasyonlarında amaçların belirlenmesi, işletmenin gelecekte kendisini pazarda nerede görmek istediğini, hangi konumda ve büyüklükte olmayı hedeflediğini bugünden ortaya koyan kritik bir süreçtir. Amaçlar, işletmenin gelecekte uzun dönemde ulaşmak istediği genel durumları ifade ederken; hedefler ise bu amaçlara ulaşmak için belirlenmiş, daha kısa sürede gerçekleştirilmesi beklenen, somut ve ölçülebilir aşamalardır. Bir amacın gerçekleştirilmesi genellikle birden fazla alt hedefin başarıyla tamamlanmasına bağlıdır.
Örgütleme süreci, işletme yönetiminin planlamadan sonra gelen ikinci temel fonksiyonudur. Planlama aşamasında belirlenen stratejik amaç ve hedeflere ulaşabilmek için hangi işlerin yapılacağının, bu işleri yapacak personelin niteliklerinin ve yetkilendirme sınırlarının belirlenmesi gerekir. Aynı zamanda işlerin yürütüleceği yer, kullanılacak yöntemler ve araç-gereçlerin organize edilmesi de bu sürecin kapsamındadır.
Yöneltme (yürütme), planlama ve örgütleme aşamalarından sonra gelen, yönetim sürecinin üçüncü ve en dinamik fonksiyonunu oluşturur. Planlama ve örgütleme fonksiyonları yapısal ve statik bir özellik gösterirken, yöneltme fonksiyonu örgütün çeşitli basamaklarına yerleştirilmiş olan insanlarla doğrudan ilişki kurmayı, onları harekete geçirmeyi ve amaca doğru yönlendirmeyi içerir. Yöneltme, örgütün saptanan amaçları doğrultusunda çalışanları istenen yönde davranışa sevk etme, motive etme ve onlara iş yaptırma faaliyetidir.
İletişim, en yalın tanımıyla anlamın bir taraftan diğer tarafa transfer edilmesi ve bu anlamın alıcı tarafından doğru bir şekilde anlaşılması sürecidir. Bu süreçte sadece bilginin gönderilmesi yeterli değildir; alıcının mesajı zihninde anlamlandırması ve yorumlaması gerekir. İletişim süreci yedi temel unsurdan oluşur: gönderici (mesajı başlatan kaynak), kodlama (düşüncelerin sembollere, sözcüklere veya işaretlere dönüştürülmesi), mesaj (aktarılmak istenen fiziksel ürün), kanal (mesajın üzerinden aktığı ortam), alıcı (mesajın iletildiği kişi veya kurum), çözümleme (alıcının mesajı yorumlayarak anlamlı hale getirmesi) ve geri bildirim (alıcının göndericiye verdiği karşılık).
Çağdaş yönetim dünyasında bilgi, enformasyonun organize edilerek anlam kazanmış halidir. Bilginin örgüt amaçları doğrultusunda üretilmesi, dağıtılması, depolanması ve etkin kullanımı süreçlerinin bütününe bilgi yönetimi adı verilir. Bilgi yönetimi, bireylerin ve takımların sahip olduğu kolektif birikimi sistematik bir şekilde örgütsel değere dönüştürmeyi hedefler.