Ünite 3: Kültürel, Politik ve Teknolojik Çevrenin Küresel Pazarlamaya Etkileri — Önemli Kavramlar
Yüksek Bağlamlı (Kontekst) Kültürler
İletişimde sözlü mesajlardan ziyade beden diline, imalara, dolaylı anlatımlara ve sosyal ilişkilere önem verilen kültürlerdir. Japonya ve Orta Doğu ülkeleri bu gruba girer; örneğin Japonların doğrudan 'hayır' demek yerine 'evet' diyerek sadece anladıklarını belirtmeleri bu duruma örnektir.
Düşük Bağlamlı (Kontekst) Kültürler
Düşüncelerin, isteklerin ve mesajların açık, doğrudan ve net bir şekilde ifade edildiği, yazılı sözleşmelere ve yasal güvencelere dayandığı kültürlerdir. ABD ve Kuzey Avrupa ülkeleri bu kültüre sahip olup, iletişimde belirsizliğe yer bırakılmaması esastır.
Kendini Referans Alma Kriteri
Uluslararası pazarlamacıların yabancı bir pazardaki sorunları veya tüketici davranışlarını değerlendirirken, kendi kültürel değer yargılarını ve normlarını temel almaları durumudur. Bu durum, yabancı kültürdeki farklılıkların göz ardı edilmesine ve pazarlama hatalarına yol açar.
Bireysellik - Kollektivizm
Hofstede'nin kültür boyutlarından biri olup, bireyin toplum içinde bağımsız hareket etme veya bir gruba bağlı olma derecesini gösterir. ABD bireysel bir toplum örneğiyken, ekip ruhunun ve topluluk başarısının ön planda olduğu Çin kollektivist bir toplumdur.
Güç Uzaklığı
Bir toplumda hiyerarşinin, eşitsizliğin ve gücün adaletsiz dağılımının üyeler tarafından ne ölçüde kabul edildiğini gösteren boyuttur. Güç uzaklığının yüksek olduğu Hindistan'da kast sistemi bulunurken, düşük olduğu Japonya'da nüfusun çoğunluğu orta sınıfta yer alır.
Erillik - Dişilik
Toplumda rekabet, başarı, hırs ve maddi kazanç gibi eril değerlerin mi, yoksa korumacılık, uyum, arkadaşlık ve yaşam kalitesi gibi dişil değerlerin mi baskın olduğunu gösteren boyuttur. Reklam mesajlarının tonu bu boyuta göre şekillendirilir.
Belirsizlikten Kaçınma
Toplum üyelerinin risk almaktan, belirsiz durumlardan ve hiyerarşik düzensizlikten duydukları rahatsızlık derecesidir. Belirsizlikten kaçınma oranı yüksek olan kültürler kurallara sıkı sıkıya bağlı kalırken, düşük olanlar daha hızlı karar alıp risk alabilirler.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Totaliter Rejim
Hükümetin kamu ve özel sektörün tüm alanlarını sıkı bir şekilde kontrol ettiği, genellikle tek bir diktatör veya siyasi parti tarafından yönetilen antidemokratik sistemdir. Eski Sovyetler Birliği ve Kaddafi dönemi Libya bu rejim türüne örnektir.
Mülkiyet Riski
Uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren bir işletmenin, ev sahibi ülkedeki siyasi kararlar veya istikrarsızlıklar nedeniyle mülkiyet haklarının tehdit edilmesi durumudur. Devletin işletme varlıklarına el koyması bu riskin en somut örneğidir.
Faaliyet Riski
Ev sahibi hükümetin uyguladığı ithalat kısıtlamaları, fiyat kontrolleri veya ek vergiler gibi müdahalelerle işletmenin günlük operasyonlarını yürütmesini zorlaştıran politik risk türüdür.
Transfer Riski
Sermayenin, karların veya finansal fonların ev sahibi ülke ile işletmenin merkezinin bulunduğu ülke arasında serbestçe akışını engelleyen döviz kontrolleri ve kısıtlamalardır.
El Koyma (Expropriation)
Yabancı bir işletmenin varlıklarına ve mülkiyetine, ev sahibi ülke hükümeti tarafından zorla ve genellikle tazminatsız olarak el konulması durumudur. Genellikle milliyetçi akımların güçlü olduğu ülkelerde görülür.
Millileştirme (Nationalization)
Belirli bir sektörün (örneğin madencilik veya enerji) yabancı firmaların elinden alınarak tamamen ev sahibi ülkenin yerel veya devlet firmalarının kontrolüne geçirilmesi sürecidir.
Yerelleştirme (Domestication)
Yabancı bir işletmenin yönetiminin, hisselerinin veya kontrolünün yavaş yavaş ve zorunlu olarak ev sahibi ülke vatandaşlarına veya yerel otoritelere devredilmesi sürecidir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Elektronik Veri Değişimi (EDI)
İşletmeler arasında standart formatta veri ve belge paylaşımını sağlayan, tedarik zinciri yönetimini hızlandırarak stok maliyetlerinde önemli tasarruflar sağlayan teknolojik altyapıdır.