Bilimsel bilginin endüstride belirli amaçları gerçekleştirmek için kullanılması, bir endüstri ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan uygulama bilgisidir.
Joseph Schumpeter tarafından ortaya atılan, eski üretim tekniklerini ve ürünleri sürekli bir şekilde yok ederek yerine yeni, daha verimli üretim teknikleri ve ürünler koyan endüstriyel mutasyon sürecidir.
Tüccarların lonca denetiminden kaçmak için köy ve kasabalardaki evlere hammadde sağlayarak, parça başına düşük ücretlerle evlerde üretim yaptırmasına dayanan sistemdir.
Sadece tek bir sektörü değil, buhar gücü, demir ve elektrik gibi tüm endüstrileri yatay olarak etkileyen, verimlilik artışı ve maliyet düşüşü sağlayan dönüştürücü teknolojilerdir.
Henry Ford tarafından uygulanan, ürünlerin işçilerin ayağına bantlar aracılığıyla gelmesini sağlayarak montaj süresini ve işçilerin hareket alanını minimize eden üretim sistemidir.
Frederick Taylor tarafından geliştirilen, işlerin hareket ve zaman etütleri ile analiz edilerek standartlaştırılmasını ve teşvikli ücret sistemleriyle verimliliğin artırılmasını hedefleyen yaklaşımdır.
Max Weber tarafından önerilen; iş bölümü, uzmanlaşma, hiyerarşik yetki yapısı, yazılı kurallar ve liyakate dayalı personel seçimini içeren ideal örgüt yapısı tasarımıdır.
Taylor, Fayol ve Weber'in çalışmalarından oluşan, işletmeyi teknik ve idari açıdan en yüksek verimliliğe ulaştırmak için kapalı bir sistem olarak ele alan teoridir.
Klasik teorinin aksine işletmeyi sosyal bir sistem olarak gören, insan davranışlarına, çalışanların motivasyonuna, grup ilişkilerine ve iş tatminine odaklanan yönetim teorisidir.
İşletmeyi dış çevreyle sürekli etkileşim halinde olan, girdileri işleyip çıktı üreten ve birbiriyle ilişkili alt birimlerden oluşan açık bir sistem olarak ele alan yaklaşımdır.
Her işletme için tek bir en iyi örgüt yapısı olmadığını, en uygun yapının çevre, teknoloji ve büyüklük gibi iç ve dış koşullara göre değişeceğini savunan yaklaşımdır.
Üretimin kesintisiz sürdürüldüğü, yüksek otomasyon içeren ve az sayıda uzman çalışana ihtiyaç duyan üretim sistemidir; petrol rafinerileri ve kağıt sanayisi buna örnektir.
İşletmedeki tüm süreçlerin, ürünlerin ve çalışanların kalitesini sürekli iyileştirmeyi hedefleyen, müşteri odaklı ve tüm personelin katılımını şart koşan yönetim yaklaşımıdır.
Bir ürünün üretim sürecindeki farklı faaliyetlerin tek bir çatı altında toplanması yerine, uzmanlaşmış farklı işletmelerin iş birliği amacıyla bir araya geldiği esnek örgüt modelidir.
İşletmelerin tüm faaliyetlerinde günümüz bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanmalarına ve kararlarına yön verecek bilgileri bu teknolojilerden elde edilen verilerden üretebilme sürecidir.
Geleneksel veri tabanlarının kaydetme, yönetme ve işleme kapasitelerinin çok üzerinde, sürekli artan miktarda ve çeşitlilikte olan bilgi kümelerini ifade eden kavramdır.
İşletmelerin kendi iç faaliyetleri sonucunda ürettiği verilerdir. Örneğin, işletmenin günlük üretim miktarları, stok devir oranları ve hatalı ürün iadeleri içsel verilere örnek teşkil eder.
İşletmelerin dış çevreden belirli bir bedel ödeyerek ya da bedelsiz bir şekilde temin ettiği verilerdir. Sosyal medya paylaşımları, döviz kurları ve sektörel pazar raporları bu gruptadır.
Belirli bir amaç için veri tabanları veya elektronik dosyalarda satır ve sütunlar halinde düzenli olarak derlenen verilerdir. Zamana göre satış rakamları veya web sitesi ziyaretçi sayıları buna örnektir.
Video, fotoğraf, ses kayıtları ve serbest metinler gibi belirli bir satır-sütun düzenine sahip olmayan, sayısal dışı verilerdir. Günümüzde üretilen verilerin yaklaşık %80'ini oluşturur.
Görevleri yerine getirmek için insan zekasını taklit eden ve topladıkları bilgilere göre yinelemeli olarak kendilerini iyileştirebilen sistemler veya makinelerdir.
Dijital verileri akıllı gözlükler, tabletler ve akıllı telefonlar gibi araçlar yardımıyla gerçek dünyaya yerleştirilmiş görüntü, grafik ve animasyonlara dönüştüren teknolojidir.
Sensörler yardımıyla fiziksel dünyada gerçekleşen olayları sanal dünyada işlenebilecek verilere dönüştüren ve bu verilere dayanarak fiziksel dünyayı etkileyecek otonom kararlar alan sistemlerdir.
Bilgisayarlar ve akıllı telefonlar dışındaki tüm fiziksel araç ve cihazların internete bağlanarak birbirleriyle veri iletişimi ve paylaşımı sağlaması sürecidir.
Makine ve insanların birlikte iş birliği içerisinde çalışarak sinerji oluşturdukları, insanı dışlamak yerine üretim sürecinin merkezine alan insan merkezli (human-centric) üretim sistemidir.
Yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş bir ürün, hizmet, süreç, pazarlama yöntemi ya da organizasyonel yöntemin işletme içi uygulamalarda, dış ilişkilerde veya iş organizasyonunda uygulanmasıdır. Bilginin ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi sürecini ifade eder.
Joseph Schumpeter tarafından ortaya atılan, yeni teknolojilerin, ürünlerin ve üretim yöntemlerinin geliştirilmesiyle eski ve verimsiz olanların piyasadan silinmesini ve bu dinamik yenilenme döngüsünün sürekli devam etmesini ifade eden kavramdır.
Daha önce pazarda veya dünyada mevcut olmayan tamamen yeni bir ürün, hizmet, süreç veya yöntemin geliştirilerek faydaya dönüştürülmesidir. Örneğin, akıllı telefon pazarına öncülük eden ilk iPhone bu inovasyon türüne örnektir.
Mevcut ürün, hizmet, süreç veya yöntemlerde adım adım, kademeli olarak gerçekleştirilen küçük iyileştirmeler ve değişikliklerdir. Tıraş bıçaklarının tek bıçaklıdan çok bıçaklı ve oynar başlıklı hale getirilmesi bu kavrama örnektir.
Mevcut bir sistemin temel yapısını değiştirmeden, sistemi oluşturan bileşenler arasındaki bağların, etkileşimlerin ve ilişkilerin yeniden düzenlenmesiyle ortaya çıkan inovasyon türüdür.
Mevcut ürün, hizmet veya süreçlerin performansını artırarak, mevcut pazardaki ana akım müşterilerin değişen ve gelişen ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen inovasyonlardır.
Başlangıçta alt pazar bölümlerini veya yeni pazarları hedefleyen, mevcut ürünlerden tamamen farklı değer önerileri sunarak zamanla ana akım pazarı ele geçiren ve eski liderleri devre dışı bırakan inovasyonlardır.
İşletmelerin üretim, tedarik, dağıtım, satış veya satış sonrası hizmet süreçlerinde etkinlik, kalite artışı ve maliyet tasarrufu sağlamak amacıyla gerçekleştirdikleri yöntem değişiklikleridir.
Ürün veya hizmetlerin doğrudan toplum yararı, sosyal refah, istihdam, sağlık ve eğitim gibi toplumsal sorunların çözümü hedef alınarak geliştirilmesi ve uygulanması sürecidir.
Doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını, atıkların azaltılmasını ve çevreye verilen zararların en aza indirilmesini sağlayan sürdürülebilirlik odaklı ürün, hizmet veya süreç yenilikleridir.
Daha önce bilinmeyen, keşfedilmemiş yeni bir teknik çözümü veya mekanizmayı bulup ortaya çıkarma eylemidir. Teknik yönü ön plandadır ve ticarileşmediği sürece inovasyon değeri taşımaz.
Yeni, özgün ve uygun fikirler geliştirmeyi hedefleyen bireysel veya örgütsel düzeydeki zihinsel çaba sürecidir. İnovasyonun başlangıç noktasını ve hammaddesini oluşturan zihinsel üretkenliktir.
Bilimsel ve teknik bilgi birikimini artırmak ve bu birikimi yeni uygulamalarda kullanmak amacıyla sistematik bir süreç içerisinde yürütülen yaratıcı ve planlı çalışmalardır.
Çok farklı işletme fonksiyonunu bir arada bulunduran, özel yöntemleri, kuralları ve ilkeleri barındıran ve örgütsel yapıya uygun stratejilerin oluşturulmasını gerektiren sistematik bir süreçtir.
Yeni ürün ve hizmetleri pazara ilk sunan olmayı hedefleyen, yüksek Ar-Ge yatırımları gerektiren ve rekabet oluşmadan yüksek pazar payı elde etmeyi amaçlayan inovasyon stratejisidir.
Pazara yeni bir ürün sunan rakiplere anında ve hızlı bir şekilde karşılık vermeyi amaçlayan, güçlü bir teknolojik altyapı gerektiren inovasyon stratejisidir.
Pazardaki mevcut yeniliklerin benzerlerini, gelişmiş bir teknolojik altyapıya ihtiyaç duymadan, üretim mühendisliği becerileri ve ölçek ekonomisiyle daha ucuza üretme stratejisidir.
Mevcut ürünlerde iyileştirmeler yaparak, büyük pazarlar yerine sadece belirli küçük veya niş pazarlardaki tüketicilerin özel ihtiyaçlarına odaklanan stratejidir.
Bir işi veya faaliyeti hayata geçirebilmek için gerekli kaynakları organize etme becerisidir. Deneyerek öğrenme yoluyla kazanılan ve pratik becerileri gösteren bilgi türüdür.
Doğayı ve toplumu anlama isteğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan, çalışarak öğrenme yoluyla oluşturulan ve kurallar ile bilimsel prensipleri gösteren açıklayıcı bilgi türüdür.
Üreticiler ve kullanıcılar arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıkan, kullanarak öğrenme yoluyla edinilen ve gerçekler ile olgular hakkındaki bilgileri gösteren bilgi türüdür.
Hangi bilginin kimde bulunduğunu ve nerede ulaşılabileceğini ortaya koyan, iş birliği ve bilgi değişimi için paydaşları gösteren sosyal bilgi türüdür.
Bir işletmenin gelişen teknolojinin avantajlarından yararlanma, teknolojik fırsatları tanımlama, farkına varma ve bunları kendi lehine kullanabilme yeteneğidir.
İşletmenin kendi sınırları dışında kalan müşteriler, rakipler, tedarikçiler, üniversiteler, kamu kurumları ve inovasyon toplulukları gibi aktörlerden elde ettiği bilgi, fikir ve teknolojilerdir.
İşletmenin kendi bünyesinde yer alan Ar-Ge, pazarlama, üretim ve finans gibi departmanlar ile çalışanların ürettiği yeni fikir ve bilgi birikimidir.
Belirli şartların gerçekleşmesiyle ortaya çıkan, planlanmış işletme faaliyetlerini, beklenmeyen olayları ve yaratıcı yıkım süreçlerini kapsayan inovasyon kaynaklarıdır.
İnovasyona ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaşmak, tartışmak ve değerlendirmek üzere çeşitli iletişim kanalları vasıtasıyla bir araya gelen birey veya işletmelerden oluşan gruplardır.
Birden fazla işletmenin, risk ve maliyetleri paylaşmak, inovasyon sürecini kısaltmak ve ortak hedeflere ulaşmak amacıyla bilgi ve kaynaklarını birleştirmek üzere yaptığı anlaşmadır.
Joseph Schumpeter tarafından ortaya atılan, yeni bir teknolojinin veya inovasyonun eski teknolojileri ve ürünleri işlevsiz bırakarak sektörel yapıları kökten değiştirmesi sürecidir.
İnovasyon sürecinin Ar-Ge, üretim ve pazarlama faaliyetlerinin birbirini takip eden ardışık ve tek yönlü bir ilişkisi sonucunda gerçekleştiğini varsayan geleneksel yaklaşımdır.
İnovasyonun, işletmenin Ar-Ge, üretim ve pazarlama gibi temel bölümlerinin eş zamanlı olarak bilgi ve yeteneklerini paylaşmasıyla ortaya çıktığını savunan modeldir.
İşletmenin dış çevreyle sürekli iletişim halinde olduğu, süreçteki belirsizlikleri azaltmak için sürekli geri beslemelerle kendini yenileyen ve öğrenen dinamik bir inovasyon yapısını öngören modeldir.
İşletmelerin inovasyon yaparken hem iç hem de dış fikirleri birlikte kullanabileceğini ve pazara ulaşmak için iç ve dış kanalları eş zamanlı değerlendirebileceğini savunan yaklaşımdır.
Bir ülkede inovasyonların üretilmesi, paylaşılması, yayılması ve ticari/toplumsal faydaya dönüştürülmesiyle ilgili tüm kurumsal, yasal ve yapısal faktörleri içeren sistem bütünüdür. Örneğin, devlet teşvikleri, üniversite araştırmaları ve sanayi üretiminin bu sistem dahilinde koordine edilmesi hedeflenir.
Kamu, üniversite ve sanayi aktörlerinin kendi uzmanlık alanları doğrultusunda bir araya gelerek, ekonomik kalkınma ve teknoloji üretimi amacıyla sinerji oluşturdukları iş birliği modelidir. Üniversitenin ürettiği teorik bilginin sanayide katma değerli ürüne dönüşmesini sağlar.
Üniversiteler, araştırma kurumları ve sanayi kuruluşlarının aynı fiziki alanda iş birliği yaparak yeni teknolojiler geliştirdikleri, Ar-Ge odaklı firmaların kümelendiği coğrafi bölgelerdir. Türkiye'de 4691 sayılı kanunla kurulmuşlardır.
Üniversitelerde üretilen bilimsel ve teknolojik araştırma sonuçlarının, patentlerin ve akademik bilginin sanayiye aktarılarak ticarileştirilmesini sağlayan arayüz kuruluşlarıdır.
Girişimcilik ekosistemindeki aktörlerin iş birliğiyle, teknoloji tabanlı yeni işletmelerin kurulmasını ve büyümesini desteklemek amacıyla kuluçka hizmetleri sunan yapılardır.
Yeni kurulan teknoloji tabanlı startupların büyümesini hızlandırmak amacıyla onlara ofis alanı, finansman, mentörlük, danışmanlık ve iş ağı gibi imkanları belirli bir süre (genellikle 6-12 ay) sağlayan yapılardır.
Aynı faaliyet alanında faaliyet gösteren, hem rekabet eden hem de iş birliği yapan şirketlerin, tedarikçilerin ve ilgili kurumların belirli bir coğrafi bölgede yoğunlaşmasıdır. Porter tarafından literatüre kazandırılmıştır.
Belirli bir spesifik alanda yüksek teknolojik altyapı ve nitelikli insan kaynağıyla uzmanlaşarak, o alanın gelişimi için ileri düzey Ar-Ge, eğitim ve danışmanlık hizmeti sunan odaklanmış araştırma merkezleridir.
Teknoloji tabanlı ve büyüme potansiyeli yüksek olan erken aşama startuplara, kendi kişisel sermayeleriyle hisse karşılığında finansal destek ve mentörlük sağlayan bireysel yatırımcılardır.
Bireysel yatırımcılardan farklı olarak, anonim şirket statüsünde faaliyet gösteren ve yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere hisse karşılığında büyük ölçekli kurumsal sermaye desteği sağlayan finansal kuruluşlardır.
Nitelikli iş gücü, yüksek getirili iş olanakları, hızla büyüyen teknoloji firmaları ve girişimcilik faaliyetleriyle karakterize edilen, bilgi ve yeniliğe dayalı modern ekonomik yapıdır.
Doğrudan belirli bir endüstriyel sektöre özel olarak yapılandırılmış, o sektörün teknolojik altyapısını, bilgi akışını ve özgün problemlerini çözmeyi hedefleyen özelleştirilmiş inovasyon ağıdır.
Coğrafi yakınlığın sağladığı avantajları kullanarak, belirli bir bölgedeki yerel aktörlerin (üniversite, yerel sanayi, yerel yönetimler) inovasyon faaliyetlerini koordine eden alt sistemdir.
Girişimcilerin ticari faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla doğa, sermaye ve emek faktörlerini bir araya getirerek kurdukları ekonomik birimdir.
Çevresindeki değişimlerden doğan fırsatları değerlendirmek amacıyla üretim faktörlerini bir araya getiren, risk alan ve organizasyon becerisine sahip olan kişidir.
Daha önce var olmayan yeni bir ürünü, yöntemi veya teknolojiyi ilk kez tasarlayıp yaratan kişidir; girişimciden farkı, bu buluşu ticari bir iş modeline dönüştürme zorunluluğunun olmamasıdır.
Girişimcinin hedeflediği sonuca ulaşabilmek için sahip olduğu bilgi, beceri ve yeteneklerine duyduğu gerçekçi ve içsel güvendir.
Yeni mal, hizmet, hammadde ve yöntemlerin, üretim maliyetlerinden daha yüksek bir fiyatla pazara sunulup kârlı bir şekilde satılabileceği uygun durumlardır.
Bir işletmenin yeni bir pazara gerçekçi ve kârlı bir şekilde giriş yapabileceği, pazarın olgunlaşmasına kadar geçen sınırlı süreyi ifade eden benzetmedir.
Sahibi tarafından tam verimlilikle kullanılmayan varlıkların, teknolojik platformlar aracılığıyla başkalarının kullanımına sunularak ekonomik fayda yaratılması esasına dayanan trenddir.
Az sayıda katılımcıdan oluşan bir grubun, eleştiri ve yargılamadan uzak bir ortamda, çok sayıda yaratıcı ve yeni fikir üretmek amacıyla gerçekleştirdiği etkileşimli süreçtir.
Düşüncelerin, kavramların ve bunlar arasındaki ilişkilerin görsel ve doğrusal olmayan bir şema üzerinde çizgilerle birbirine bağlanarak gösterilmesi yöntemidir.
Bir iş fikrinin ekonomik, teknik, finansal ve hukuki açılardan uygulanabilir ve sürdürülebilir olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan fizibilite çalışmasıdır.
Araştırmayı yürüten girişimci tarafından potansiyel müşteriler, uzmanlar veya odak grupları ile doğrudan görüşülerek ilk elden toplanan özgün verilerdir.
Sektör raporları, TÜİK istatistikleri, akademik yayınlar ve kütüphane kaynakları gibi halihazırda başkaları tarafından toplanmış ve yayınlanmış verilerdir.
Girişimin sunduğu ürün veya hizmetin hitap edebileceği, sınırları çizilmiş en büyük potansiyel müşteri evreninin tamamıdır.
İşletmenin mevcut coğrafi konumu, kapasitesi ve kaynakları dahilinde gerçekçi olarak ulaşabileceği hedef pazar bölümüdür.
Girişimin faaliyetlerine ilk başlayacağı, ürününü ilk olarak sunup test edeceği en spesifik ve öncelikli müşteri grubudur.
Bir işletmenin müşterilerine nasıl değer yaratacağını, bu değeri nasıl ulaştıracağını ve nasıl kâr elde edeceğini tanımlayan operasyonel ve stratejik plandır.
Bir işletmenin müşterilerinin sorunlarını çözmek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sunduğu ürün, hizmet ve avantajların bütünüdür.
İş modelinin sorunsuz çalışabilmesi, risklerin azaltılması ve kaynak temini için girişimcinin işbirliği yaptığı tedarikçiler, yatırımcılar ve harici kuruluşlardır.
Kurulması düşünülen bir işletmenin faaliyet ve finansal detayları ile pazarlama fırsatları, stratejileri ve yönetim becerilerini gösteren yazılı belgedir. Girişimcinin işletmeyi objektif bir şekilde değerlendirmesini ve fon sağlayıcılarla etkili iletişim kurmasını sağlar.
Bir iş fikrinin hayata geçirilmeden önce teknik, finansal, yasal ve pazarlama açılarından uygulanabilir olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan detaylı analiz çalışmasıdır. Girişimcinin iş kurma kararı vermesindeki en temel dayanak noktasıdır.
Sıfırdan yeni bir işletme kurmak yerine, halihazırda faaliyette olan, müşterileri ve nakit akışı bulunan mevcut bir işletmeyi satın alarak yönetme yolunu seçen girişimcilik türüdür. Girişimciye hızlıca pazara girme ve kurulu bir düzeni yönetme avantajı sunar.
Bir işletmenin (franchiser), ürettiği ürünleri satmak veya adını/markasını kullanmak amacıyla başka bir işletmeye (franchisee) belirli standartlar ve sözleşme çerçevesinde lisans vermesi yöntemidir. Franchise alan işletme, hazır bir marka gücüyle işe başlar.
Genellikle yeni kurulan ve küçük ölçekli işletmelerde görülen, bir veya birkaç tepe yöneticisi etrafında merkezileşmiş, işbölümünün ve kuralların belirgin olmadığı organik yapıdır. Kararlar hızlı alınır ve bürokrasi asgari düzeydedir.
Sanayi Devrimi ve kitle üretiminin ortaya çıkardığı, işlevsel bölümlenmenin, emir-komuta ilişkilerinin ve yazılı kuralların son derece katı ve net bir şekilde tanımlandığı örgüt yapısıdır. Büyük ölçekli üretim işletmelerinde yaygın olarak görülür.
Hem ürün odaklı hem de işlevsel örgüt yapılarının bir arada uygulandığı, çalışanların hem bölüm yöneticisine hem de proje yöneticisine rapor verdiği ikili yetki sistemine dayalı yapıdır. Belirsizliğin yüksek olduğu dinamik çevrelerde tercih edilir.
Bir ürün veya hizmeti üretebilmek için gereken tasarım, üretim, finans ve pazarlama gibi ana fonksiyonların, organizatör firma tarafından elektronik ağlar üzerinden yönetilen farklı bağımsız firmalara dağıtılmasıdır. Küresel ölçekte yüksek esneklik sağlar.
Bir işletmenin uzun vadede gelecekte ulaşmak istediği konumu, yönü ve gelecekteki ideal görünümünü ifade eden iddialı ve ilham verici tablodur. İşletmenin tüm çalışanlarına ortak bir gelecek hedefi sunar.
Bir örgütü benzerlerinden ayıran, kuruluş amacını, varoluş nedenini ve öncelikli sorumluluklarını tanımlayan uzun dönemli görev veya amaç bildirgesidir. İşletmenin 'Biz ne yapıyoruz ve kimin için yapıyoruz?' sorusuna verdiği yanıttır.
İşletmenin iç çevresindeki Güçlü ve Zayıf yönleri ile dış çevresindeki Fırsat ve Tehditleri sistematik olarak analiz etmesini sağlayan stratejik yönetim tekniğidir. Karar alıcıların mevcut durumu net bir şekilde görmesine yardımcı olur.
İşletmenin sunduğu ürün veya hizmetlerin, hedef pazardaki müşteriler tarafından rakiplerinkinden farklı ve üstün olarak algılanmasını sağlamaya yönelik rekabet stratejisidir. Ürün tasarımı, marka imajı veya üstün hizmet kalitesiyle gerçekleştirilir.
İşletmenin faaliyet gösterdiği sektörde ürün veya hizmetleri rakiplerinden çok daha düşük maliyetlerle üretip, piyasa ortalamasının altında fiyatlarla sunarak yüksek pazar payı elde etmeyi amaçlayan stratejidir. Ölçek ekonomilerinden yararlanmayı gerektirir.
İşletmenin tüm pazara hitap etmek yerine, pazarın belirli bir bölümüne, dar bir müşteri grubuna veya özel bir coğrafi bölgeye yoğunlaşarak orada maliyet avantajı veya farklılaşma sağlamaya çalıştığı rekabet stratejisidir.