Bilimsel bilginin günlük yaşama ve üretim süreçlerine uygulanmasıdır. Bilim evrenselken, teknoloji patentler aracılığıyla koruma altına alınarak işletmelere uzun vadeli rekabet avantajı sağlar.
Kölelerin serbest bırakılarak köylü sınıfına dönüştürüldüğü, üretilen ürünün toprak sahibi ile köylü arasında paylaşıldığı ve zanaatkârların loncalar altında birleştiği Orta Çağ toplumsal yapısıdır.
Geleneksel yöntemlerle üretim yapan ustaların ve işçilerin bir müteşebbis tarafından tek bir çatı altında bir araya getirilmesiyle oluşan, fabrikaların atası kabul edilen üretim yapılarıdır.
Taylor tarafından geliştirilen, bir ustabaşının çok yönlü sorumluluklarının (maliyet, bakım, disiplin vb.) uzmanlık alanlarına göre farklı uzmanlar (ustabaşılar) arasında bölüştürülmesi uygulamasıdır.
Yöneticilerin rutin işlerle vakit kaybetmeyip, sadece standartlardan sapan hem çok iyi hem de çok kötü istisnai durumları saptayarak analiz etmesini öngören yönetim ilkesidir.
Henri Fayol tarafından yönetimin evrensel adımları olarak tanımlanan; tahmin ve planlama, örgütleme, yöneltme, koordine etme ve denetleme aşamalarından oluşan bütündür.
Örgüt hiyerarşisinde kargaşa çıkmasını engellemek amacıyla, her astın yalnızca tek bir üstten emir alması ve ona karşı sorumlu olması gerektiğini savunan Fayol ilkesidir.
Max Weber'in akılcı-yasal otoriteye dayandırdığı, yazılı kurallar, hiyerarşi, uzmanlaşma ve gayrişahsilik ilkeleriyle çalışan, teknik açıdan en etkili örgütlenme biçimidir.
Elton Mayo ve ekibinin Hawthorne fabrikalarında yaptığı, verimlilik artışının fiziksel koşullardan ziyade sosyal ilişkiler ve insani faktörlere bağlı olduğunu kanıtlayan çalışmalardır.
Her bireyin sadece kendi kişisel ve ekonomik çıkarları için çalıştığını savunan, Hawthorne Araştırmaları ile geçerliliğini yitiren faydacı (pragmatik) yaklaşımdır.
Belirli bir bütünü oluşturan, birbiriyle etkileşimli ve uyumlu şekilde faaliyette bulunan alt unsurların (alt sistemlerin) oluşturduğu işlemler bütünüdür.
Doğadaki ve toplumdaki tüm sistemlerin zamanla bozulma, düzensizleşme ve sonunda kendilerini yok etme eğilimini ifade eden fiziksel ve örgütsel olgudur.
Sistemdeki alt parçaların bir araya gelerek kendi toplam güçlerinden daha büyük ve nitelikli bir ortak güç ve değer yaratması durumudur (1+1>2).
Her zaman ve her yerde geçerli tek bir en iyi yönetim uygulaması olmadığını, en uygun yapının teknoloji ve çevre gibi koşullara göre değiştiğini savunan yaklaşımdır.
Durgun ve basit çevrelerde başarılı olan, yüksek derecede uzmanlaşma, merkeziyetçi karar verme, dikey iletişim ve katı kurallarla karakterize edilen örgüt yapısıdır.
Dinamik ve karmaşık çevrelerde başarılı olan, esnek görev tanımları, yatay iletişim, adem-i merkeziyetçi yetki dağılımı ve takım çalışmasına dayanan yapıdır.
Toplam Kalite Yönetimi'nin temelini oluşturan, işletmedeki tüm çalışanların katılımıyla gerçekleştirilen sürekli geliştirme ve küçük adımlarla iyileştirme felsefesidir.
Müşteri memnuniyetini sağlamak amacıyla iş süreçlerindeki hata ve değişkenliği istatistiksel yöntemlerle milyonda 3.4 düzeyine indirmeyi hedefleyen yönetim aracıdır.
İşletmenin vizyon ve stratejilerini finansal, müşteri, iç süreçler ve öğrenme/gelişme boyutlarıyla dengeli ve ölçülebilir kısa dönemli hedeflere dönüştüren sistemdir.
Bir işletmenin kendi iş süreçlerini sektördeki veya dünya çapındaki en iyi işletmelerin süreçleriyle karşılaştırarak aradaki farkı kapatma ve iyileştirme çalışmasıdır.
Bir işletmeyi rakiplerinden ayıran, taklit edilmesi son derece zor olan, müşteriye değer sunan en iyi yaptığı özgün bilgi, beceri ve uzmanlık alanıdır.
İşletmenin kendi temel yetenekleri dışındaki destekleyici faaliyetleri (güvenlik, yemek, lojistik vb.) bu konularda uzmanlaşmış dış firmalardan satın almasıdır.
Mevcut iş süreçlerinin kurumsal performans (maliyet, kalite, hız) doğrultusunda radikal ve kökten bir şekilde sıfırdan tasarlanması ve yenilenmesi sürecidir.
Kurumsallık kuramına göre, aynı kurumsal çevrede yer alan örgütlerin dış baskılar ve beklentiler nedeniyle zamanla yapısal ve yönetsel olarak birbirine benzemesi durumudur.
Örgütsel Ekoloji Kuramı'na göre, çevre koşullarına uyum sağlayamayan verimsiz ve hantal örgütlerin elenmesi, uygun yapıdakilerin ise hayatta kalması sürecidir.
Birey veya grup bağlamında ortaya çıkan yeni bir fikir, ürün, süreç veya uygulamanın ticari ve ekonomik bir değer kazanarak başarıyla uygulanmasıdır.
Daha önce hiç var olmamış yeni bir ürünün, mekanizmanın veya yöntemin ilk örneğinin bilimsel ve teknik olarak ortaya konulmasıdır.
Bir yeniliğin, kullanıcılar ve sistemler tarafından mevcut alternatif çözümlere kıyasla daha üstün, faydalı ve prestijli olarak algılanma derecesidir.
Ortaya çıkan bir yeniliğin, potansiyel benimseyicilerin mevcut değer yargılarına, geçmiş tecrübelerine ve güncel ihtiyaçlarına olan uyum derecesidir.
Bir yeniliğin potansiyel kullanıcılar tarafından anlaşılmasında, algılanmasında ve uygulanmasında karşılaşılan güçlük ve zorluk derecesidir.
Bir yeniliğin, kullanıcılar tarafından büyük riskler ve maliyetler üstlenilmeden önce sınırlı bir ölçekte deneysel olarak test edilebilme derecesidir.
Bir yeniliğin uygulanması sonucunda elde edilen somut ve olumlu çıktıların diğer bireyler veya sistemler tarafından kolayca görülebilme derecesidir.
Fiziksel özellikleri, bileşenleri veya kullanım amaçları bakımından tamamen yeni ya da önemli ölçüde geliştirilmiş bir ürünün pazara sunulmasıdır.
İşletmede yeni veya önemli ölçüde geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yönteminin, ilgili teknoloji ve yazılımlar kullanılarak uygulanmasıdır.
İşletmenin iş yeri organizasyonunda, iş uygulamalarında veya dış ilişkilerinde yeni ve daha etkin bir örgütsel yöntemi hayata geçirmesidir.
İşletmenin yönetim kademesinde, yönetsel süreçlerinde ve organizasyonel felsefesinde Toplam Kalite Yönetimi gibi yeni yaklaşımların benimsenmesidir.
Müşterilere sunulan hizmet süreçlerinde, işlem hızını ve memnuniyeti artırmak amacıyla internet tabanlı veya sesli yönlendirmeli yeni yöntemlerin kullanılmasıdır.
Yeni bir ürün veya hizmetin hangi pazara, ne zaman, nasıl sunulacağı ve nasıl tutundurulacağı üzerine yapılan stratejik planlama çalışmalarının bütünüdür.
Yenilik pazara sunulduktan sonra, kullanıcılardan geri bildirim toplamak, memnuniyet düzeyini ölçmek ve geliştirilecek yönleri belirlemek amacıyla yapılan sistematik veri toplama ve analiz sürecidir.
Bir yeniliğin fikir aşamasından başlayıp pazara sunulmasına kadar geçen tüm süreçteki faaliyetlerin, tekniklerin ve stratejilerin bütünsel olarak yönetilmesidir.
İnsan davranışlarında veya potansiyel davranışlarında, yaşantı ve değişik deneyimlerin sonucunda meydana gelen kalıcı ve izli değişim sürecidir.
Ivan Pavlov tarafından geliştirilen, bir organizmanın normal koşullarda tepki vermeyeceği nötr bir uyarıcıya, doğal bir uyarıcıyla eşleştirilerek otomatik tepki vermeyi öğrenmesi sürecidir.
B.F. Skinner tarafından geliştirilen, davranışların ardından gelen ödül veya ceza gibi sonuçlar vasıtasıyla şekillendiğini ve tekrarlanma sıklığının belirlendiğini savunan öğrenme kuramıdır.
Albert Bandura'nın geliştirdiği, bireylerin sosyal çevrelerindeki rol modellerini, iş arkadaşlarını veya yöneticilerini gözlemleyerek ve taklit ederek gerçekleştirdikleri öğrenme biçimidir.
Deneyimsiz bir çalışanın, çalışma ortamında bizzat işi yaparken deneyimli bir usta, hami veya koç gözetiminde pratik yaparak eğitilmesi sürecidir.
Bir örgütte çalışanların karşılıklı etkileşimleri ve tecrübeleri sonucunda elde edilen, kurumsal süreçlere ve kurallara yansıyan ortak bilgi birikimi ve eylemidir.
Bilinçli yönetsel uygulamalar ve radikal yapısal tasarımlar sonucunda, tüm çalışanlarının öğrenmesini kolaylaştıran ve kendisini sürekli dönüştüren örgüt modelidir.
Örgütün geçmişte elde ettiği bilgi, tecrübe, başarı ve başarısızlıkların kurallarda, veri tabanlarında, iş yönergelerinde ve örgüt kültüründe saklanarak korunmasıdır.
Çalışanların ortak vizyon doğrultusunda inisiyatif kullanabilmeleri, hızlı karar alabilmeleri ve bağımsız hareket edebilmeleri için yetki ve sorumlulukla donatılması sürecidir.
Bir işletmenin veya örgütün gelecekte ulaşmayı hedeflediği, arzulanan durumu ve uzun vadeli yönünü özetleyen ilham verici ifadedir.
Örgütlerin dış çevrede meydana gelen yavaş, kademeli ve tehlikeli değişimleri zamanında fark edemeyerek eylemsiz kalması ve felakete sürüklenmesi durumunu ifade eden kavramdır.
En üst performans düzeyine ulaşabilmek için en iyi uygulamaların, yenilikçi fikirlerin ve en etkili faaliyet prosedürlerinin sistematik bir şekilde araştırılması, uyarlanması ve uygulanması sürecidir. Örneğin Xerox'un 1979 yılında Japon rakiplerinin baskısıyla başlattığı karşılaştırma analizleri bu tekniğin ilk modern örneğidir.
Japonca kökenli bir terim olup, kıyaslama tekniğinin temel felsefesini oluşturan 'en iyinin de iyisi olmak' veya 'en iyiye öykünerek gelişmek' anlamına gelmektedir.
Kıyaslama uygulamalarının tarihsel gelişimindeki ilk aşama olup, rakip işletmelerin ürettiği ürünlerin özelliklerinin, işlevselliğinin ve performansının sökülerek detaylıca analiz edilmesi sürecidir.
Kıyaslama sürecinin sadece başkalarının performansını ölçmek değil, onlarla birlikte ve onlardan sürekli olarak örgütsel düzeyde öğrenme yeteneği kazanması sürecidir.
Özellikle holding yapısındaki büyük işletmelerde, holdinge bağlı farklı iş birimlerinin veya departmanların birbirlerinin en iyi uygulamalarından öğrenmesini teşvik etmek amacıyla kendi içlerinde yaptıkları karşılaştırma faaliyetidir.
İşletmenin kendi sektöründe faaliyet gösteren, pazar payı ve marka imajı güçlü olan doğrudan rakiplerini süreç ve ürün bazında karşılaştırma ortağı olarak seçtiği kıyaslama türüdür.
Bir işletmeyi rakiplerinden farklı kılan, vizyonunu gerçekleştirmesinde hayati önem taşıyan ve rakipleri tarafından kolay taklit edilemeyen bilgi, beceri ve yetenekler bütünüdür. Örneğin işletmenin sahip olduğu özgün üretim teknolojisi veya müşteri ilişkileri yönetimi bu kapsamdadır.
İşletmelerin dış çevredeki fırsatları değerlendirebilmelerini sağlarken, onları çevresel tehditlerden ve risklerden koruyan, temel yeteneğin en önemli ayırt edici özelliklerinden biridir.
İşletmelerin normal şartlarda kendi bünyelerinde gerçekleştirdikleri destekleyici veya değer yaratmayan faaliyetleri, dışarıdaki uzman tedarikçi işletmelerden hizmet alımı yoluyla karşılamasıdır. Örneğin yemek, temizlik veya çağrı merkezi hizmetlerinin dışarıdan sağlanması bu kapsama girer.
Japonya'da stratejik dış kaynak kullanımı ve tedarik zinciri ortaklıklarına dayanan, işletmelerin birbirleriyle uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurduğu ağ tipi örgütsel yapılanmadır.
Dış kaynak kullanımının teorik altyapısını oluşturan, bir işin işletme içinde yapılmasının maliyeti ile dışarıdan tedarik edilmesinin maliyetini karşılaştırarak karar vermeyi öngören teoridir.
İşletmenin etkililik, verimlilik ve rekabet gücünü artırmak amacıyla çalışan sayısının, hiyerarşik kademelerin ve iş süreçlerinin planlı bir şekilde azaltılması sürecidir.
Maliyet, kalite, hizmet ve hız gibi kritik performans ölçütlerinde radikal ve çarpıcı geliştirmeler yapmak amacıyla iş süreçlerinin sıfırdan düşünülmesi ve yeniden tasarlanmasıdır.
İşletmeleri süreçlerini yenilemeye zorlayan üç temel itici gücü (Customers, Competition, Change) ifade eden kavramsal çerçevedir.
Süreç yenileme uygulamalarında, işletme için kritik olmayan veya yanlış süreçlerin seçilmesi sonucu tüm projenin getirisinin ve kaynaklarının yitirilmesi riskidir.
Süreç yenileme veya küçülme uygulamalarında üst yönetimin desteğinin yetersiz kalması, çalışanların değişime direnç göstermesi ve motivasyon kaybı gibi yönetsel engelleri ifade eder.
Gereksiz yönetim kademelerinden, katma değer yaratmayan süreçlerden ve israflardan arındırılmış, çalışanları yetkilendirilmiş esnek ve insan odaklı örgütsel yapıdır.
Örgüt bünyesinde gereksinim duyulmayan, israfa yol açan ve değer üretmeyen her türlü süreç, mevki ve kaynaktan planlı bir şekilde kurtulma sürecidir.
Daha az stok, daha az çalışan ve daha az fiziksel alan kullanarak, üretim sürecindeki tüm değer yaratmayan faaliyetleri ortadan kaldırmayı amaçlayan bütünleşik üretim sistemidir.
Toyota Üretim Sistemi'nde kullanılan, değer yaratan bir işin yapılmasında gereksiz veya fazladan kullanılan malzeme, araç-gereç, zaman ve yer gibi tüm verimsizlikleri ifade eden Japonca terimdir.
Yalın üretim ve Toyota Üretim Sistemi'nin temel bileşenlerinden biri olan, iş süreçlerinin çalışanların katılımıyla sürekli ve küçük adımlarla iyileştirilmesi felsefesidir.
Güney Kore kökenli, aile holdingleri şeklinde örgütlenmiş, ortak iş yapma kültürüne ve stratejik ortaklıklara dayanan büyük endüstriyel ağ yapılanmalarıdır.
Gerçekte mevcut olmayıp insan zihninde tasarlanan, gerçekte olmadığı halde varmış gibi görülen ve hissedilen olguları ifade eden kavramdır.
Gerçekte mevcut olmayan bir olay veya varlığın, bilgi ve iletişim teknolojileri yardımıyla sanki mevcutmuş gibi hissedilmesini ve görülmesini sağlayan simülasyon teknolojisidir.
1960'lı yıllarda bilgisayar bilimlerinde ortaya çıkan ve bilgisayarların sahip oldukları fiziksel bellek kapasitesinin daha fazlasını kullanabilmesine olanak tanıyan teknolojik kavramdır.
Yeteneklerin birleştirilmesi ve maliyetlerin azaltılması amacıyla, bilgi teknolojileri aracılığıyla geçici olarak birbirine bağlanmış bağımsız işletmelerden oluşan coğrafi olarak dağınık bir ağ yapısıdır.
Ülkeler arasında mal, hizmet, sermaye ve teknoloji akımlarının hızlı bir şekilde artmasını, serbestleşmesini ve bunun sonucunda ortaya çıkan dünya ölçeğindeki ekonomik bütünleşmeyi ifade eden kavramdır.
Bir bütünün, kendisini oluşturan parçaların tek tek toplamından daha büyük bir değer yaratmasını ifade eden, yönetimde '2+2=5' formülüyle sembolize edilen ortak güç etkisidir.
Bir organizasyonun önceden belirlediği amaç ve hedeflere ulaşabilme derecesini ortaya koyan performans göstergesidir.
Üretim sürecinde elde edilen çıktı ile bu çıktıyı üretmek için kullanılan girdi arasındaki ilişkiyi ifade eden, amaca en az girdiyle ulaşmayı hedefleyen kavramdır.
Şebeke organizasyonlarında iş yaptırılacak bağımsız işletmeler hakkında bilgi toplayan, işi dağıtan ve bu taşeronların faaliyetlerini uyumlaştıran merkezi birimdir.
Bir işletme bünyesindeki farklı faaliyetlerin yine aynı holding veya organizasyon çatısı altındaki farklı uzman işletmeler tarafından piyasa disipliniyle yürütüldüğü şebeke türüdür.
Belirli bir mal veya hizmeti üretmek için mülkiyet ve yönetim açısından bağımsız olan taşeron işletmelerin, lider bir işletme etrafında toplanarak çalıştığı şebeke yapısıdır.
Lider bir işletmenin bulunmadığı, şebekeye dahil bağımsız firmaların bir broker koordinasyonunda geçici anlaşmalarla faaliyetlerini birleştirdiği en esnek şebeke türüdür.
İki ya da daha fazla bağımsız işletmenin, belirli bir stratejik amacı gerçekleştirmek ve rekabet avantajı sağlamak üzere kaynak ve yeteneklerini birleştirdikleri işbirliği anlaşmalarıdır.
İki veya daha fazla bağımsız işletmenin, kendi öz yeteneklerini birleştirerek belirli bir faaliyeti yürütmek amacıyla kendilerinden ayrı, yeni bir hukuki kimliğe sahip ortak işletme kurmalarıdır.
İşletmenin vizyon ve stratejisini finansal, müşteri, iç işleyiş ile öğrenme ve gelişme olmak üzere dört boyutta ölçülebilir hedeflere dönüştüren stratejik yönetim tekniğidir.
Organizasyonun varoluş amacını, sunduğu ürünleri, hedef pazarını, temel değerlerini ve gitmek istediği yönü genel hatlarıyla ortaya koyan ifadedir.
İşletmenin gelecekte ulaşmayı hayal ettiği durumu ve kendini uzun vadede görmek istediği yeri ifade eden geleceğe yönelik bildirgedir.
Bir işletme organizasyonunun uzun dönemde ulaşmaya çalıştığı genel, geniş kapsamlı ve nihai sonuçlardır.
Amaçlara ulaşmak için belirlenen kısa dönemli, somut, açık, ölçülebilir ve sayısal (niceliksel) aşamalardır.
İşletmenin amaç ve hedeflerine ulaşabilmek için sahip olduğu kaynakları dağıtırken ve kullanırken izleyeceği uzun vadeli yollardır.
İşletmenin genel stratejik amacına bağlı olarak tüm alt birimlerin kendi birim amaçlarını belirlemesiyle oluşan uyumlu amaçlar zinciridir.
Dengeli ölçüm kartının dört boyutu arasındaki neden-sonuç ilişkilerini ve çalışanların işlerinin kurumsal stratejiyle bağlantısını gösteren görsel şemadır.
Hissedarların beklentilerini karşılamak adına kârlılık, büyüme ve varlık kullanımı gibi ekonomik sonuçların değerlendirildiği boyuttur.
İşletmenin hedef pazarındaki başarısını, müşteri memnuniyeti, sadakati ve pazar payı gibi göstergeler üzerinden değerlendiren boyuttur.
Müşteri ve hissedarları memnun etmek için işletmenin hangi kritik iş süreçlerinde (tasarım, üretim, teslimat) mükemmelleşmesi gerektiğini belirleyen boyuttur.
İşletmenin gelecekte de değer yaratmaya devam edebilmesi için insan kaynaklarına, bilgi sistemlerine ve kurumsal kültüre yaptığı yatırımları ölçen boyuttur.
Gerçekleştirilen faaliyetlerin geçmişe yönelik sonuçlarını gösteren, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını belirten göstergelerdir; finansal ölçütlerin çoğu bu niteliktedir.
Gelecekte elde edilecek performans sonuçlarını etkileyen süreç içi performans düzeylerini ve gelişim eğilimlerini gösteren göstergelerdir.
Belirlenen performans hedeflerine ulaşabilmek amacıyla hayata geçirilen özel programlar, aktiviteler, projeler ve eylem planlarıdır.
Mevcut bir müşteriye satın aldığı temel ürünün yanında ilişkili diğer ek ürün veya hizmetlerin de sunulması ve satılması sürecidir.
İşletmenin yeni stratejisini uygulayabilmesi için çalışanlarında bulunması gereken stratejik yeteneklerin mevcudiyet derecesini ölçen göstergedir.
Bir ürün veya hizmetin, belirtilen veya olası ihtiyaçları karşılayabilme yeteneğine dayanan özelliklerinin tümüdür. Gurulara göre kullanıma veya ihtiyaçlara uygunluk olarak da tanımlanır.
Müşteri odaklılığı esas alan, tüm çalışanların katılımı ve sürekli iyileştirme (Kaizen) felsefesiyle organizasyonun tüm süreçlerinde mükemmelliği hedefleyen bütünsel bir yönetim yaklaşımıdır.
Süreçlerin veya ürünlerin standart olmama durumu, tekrarlanan süreçlerde ortaya çıkan farklılıklardır. Deming'e göre varyans kalitesizliğin temel nedenidir.
Kademeli, sürekli ve tüm çalışanların katılımıyla gerçekleştirilen küçük ama istikrarlı iyileştirme faaliyetlerini savunan Japon felsefesidir.
Bir organizasyon içinde, bir sonraki süreçte yer alan ve bir önceki sürecin ürettiği ürün veya hizmeti girdi olarak kullanan çalışan veya departmandır.
Klasik yönetim anlayışında, maliyetleri en düşük seviyede tutabilmek amacıyla belirli ölçüde hataya müsaade eden dengeli kalite düzeyidir.
Bir ürün veya hizmetin belirlenen kalite standartlarını karşılayacağına dair yeterli güveni sağlamak için uygulanan planlı ve sistematik süreç kontrol faaliyetleridir.
Süreçlerdeki değişkenliği azaltarak bir milyon işlemde hata oranını en fazla 3.4 düzeyine indirmeyi hedefleyen, istatistiksel araçlara dayalı yönetim stratejisidir.
Sürekli iyileştirmeyi sağlamak amacıyla kullanılan Planla, Uygula, Kontrol Et ve Önlem Al aşamalarından oluşan sistematik problem çözme ve yönetim döngüsüdür.
Bir işletmenin kendi performansını artırmak amacıyla, alanında en iyi uygulamalara sahip diğer işletmelerin süreçlerini ve yöntemlerini incelediği sistematik kıyaslama sürecidir.
İşletmelerde çalışanların kendi çalışma alanlarındaki problemleri tespit etmek ve çözümler üretmek amacıyla gönüllü olarak oluşturdukları 8-10 kişilik çalışma gruplarıdır.
Bir problemin ortaya çıkmasına neden olan tüm olası faktörleri (insan, makine, malzeme, yöntem vb.) kategorize ederek görselleştiren neden-sonuç analiz aracıdır.
Müşterilerin günlük dilde ifade ettiği soyut beklentileri, tasarım aşamasında kullanılacak somut teknik özelliklere ve mühendislik diline çeviren metodolojidir.
Bir kuruluşun kendi faaliyetlerini ve iş sonuçlarını, iş mükemmelliğini esas alan uluslararası bir modelle sistematik ve düzenli olarak karşılaştırıp gözden geçirmesidir.
Bir veri grubundaki değerlerin ortalamadan ne kadar uzaklaştığını, yani süreçteki değişkenlik ve tutarsızlık miktarını ölçen istatistiksel göstergedir.
Altı Sigma projelerinde kullanılan Tanımlama, Ölçme, Analiz, İyileştirme ve Kontrol aşamalarından oluşan veri odaklı süreç iyileştirme metodolojisidir.
İşletmelerin mevcut durumlarını yeterli görüp değiştirmek için çaba göstermemeleri ve dış çevredeki değişimlere karşı duyarsızlaşmaları durumudur.
NATO üyesi ülkeler arasında askeri teçhizat alımlarında kalite güvencesini sağlamak amacıyla geliştirilen askeri kalite güvence standartları prosedürüdür.
Philip B. Crosby tarafından ortaya konan, her işin ilk seferinde ve her seferinde hatasız yapılmasını hedefleyen kalite yönetim felsefesidir.
Joseph M. Juran tarafından geliştirilen ve kalite yönetimini kalite planlama, kalite kontrol ve kalite geliştirme olmak üzere üç temel süreçte ele alan yaklaşımdır.
Örgütsel amaçların başarılmasını etkileyen veya bu amaçların başarısından etkilenen grup ya da kişilerdir. İşletmeyle ilişkilerinden yarar sağlayan veya zarar gören tüm tarafları kapsar.
Bir işletmenin yasal ve ekonomik zorunluluklarının ötesine geçerek, doğru işleri yapma ve faaliyet gösterdiği toplumun yararını gözeterek davranma niyet ve eylemlerinin bütünüdür.
İşletmelerin sadece belirli ekonomik ve yasal sorumlulukları yerine getirmek amacıyla yapmak zorunda oldukları, yasaların en alt düzeyde karşılanmasını içeren eylemlerdir.
İşletmelerin popüler ve güncel sosyal gereksinimlere yanıt vermek amacıyla pazar yönlü, pratik ve hızlı sosyal eylemler içerisine girmesi özelliğidir.
Carroll'un piramidindeki en temel sorumluluk olup, işletmenin verimli çalışmasını, maliyetleri düşürmesini ve toplumun ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetleri üreterek kâr elde etmesini ifade eder.
İşletmelerin ekonomik amaçlarını gerçekleştirirken kanun koyucunun belirlediği yasal çerçeveye, standartlara, iş ve çevre hukukuna tam uyum gösterme yükümlülüğüdür.
Yasalarda açıkça yazılı olmasa dahi, toplumun genel ahlaki değerleri, dürüstlük ve adalet anlayışı çerçevesinde doğru olanı yapma ve yanlış davranışlardan kaçınma görevidir.
İşletmenin yasal, ekonomik veya etik bir zorlama olmaksızın, tamamen kendi isteğiyle toplumsal refahı artırmak, eğitimi, sağlığı ve sanatı desteklemek için yaptığı faaliyetlerdir.
Bir bireyin ya da grubun ortak yararı ileriye götürmek ve yaşam koşullarını iyileştirmek için yaptıkları tamamen gönüllü ve hayır amaçlı bağışları kapsayan uygulamalardır.
Bir kurumun doğrudan kâr amacı gütmeksizin halk yararına yönelik faaliyetlere, spor veya sanat etkinliklerine ayni ya da maddi yardım sağlayarak kendi imajını güçlendirmeyi hedeflediği iletişim aracıdır.
Şirketlerin yönlendirildiği ve kontrol edildiği; adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine dayanan kurallar, ilişkiler ve sistemler bütünüdür.
Bir işletmenin toplum üzerindeki geniş çaplı etkilerini hem işletme hem de toplum yararına bir bütün olarak anlaması, yönetmesi ve kendisini toplumun sorumlu bir bireyi olarak konumlandırmasıdır.
Toplumun sosyal, kültürel, bilimsel, doğal ve insan kaynaklarının tümünün gelecek nesilleri tehlikeye atmayacak şekilde ihtiyatlı ve saygılı kullanımını sağlayan katılımcı süreçtir.
Gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanaklarından ödün vermeksizin, bugünün insan ihtiyaçlarının karşılanabilmesini öngören küresel kalkınma modelidir.