← Ünite 5

Ünite 5: Araştırma Geliştirme Fonksiyonu — Konu Anlatımı

1Yenilik, Yaratıcılık ve İç Girişimcilik Kavramsal Çerçevesi

Günümüzün yoğun rekabet ortamında işletmelerin hayatta kalabilmesi, pazar paylarını koruyabilmesi ve kârlılıklarını sürdürebilmesi için sürekli kendilerini güncellemeleri gerekmektedir. Bu güncelleme ve gelişim sürecinin merkezinde yenilik (inovasyon), yaratıcılık ve iç girişimcilik kavramları yer alır. Yenilik, işletmelerin araştırma-geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri sonucunda ulaşmak istedikleri nihai çıktıyı temsil eder. Oslo Kılavuzu'na göre yenilik, ürün ve iş süreçlerinde değer yaratan bir farklılık olarak tanımlanmakta olup, işletmenin mevcut ürünlerinden ve iş süreçlerinden önemli ölçüde farklı olan yeni veya geliştirilmiş çözümleri ifade eder.

Yaratıcılık ise yeniliğin ön koşulu ve düşünsel boyutudur. Belirli problemleri çözmek amacıyla hâlihazırda var olan bilgi ve teknolojilerin değişik kombinasyonlarını yaparak yeni mal, hizmet ve süreçler tasarlama potansiyelidir. Yaratıcılık soyut bir düşünsel çaba iken, yenilik bu yaratıcı fikirlerin ticarileştirilerek ya da süreçlere entegre edilerek uygulamaya geçirilmesidir. İşletmelerin yenilik performansı, yaratıcı fikirlerin ne kadarının başarıyla hayata geçirilebildiğine bağlıdır. Bu süreçte hata yapmayı doğal karşılayan, sürekli öğrenmeyi benimseyen ve farklı birimler arası iletişimi destekleyen bir örgüt kültürü yaratıcılığı besleyen en önemli unsurdur.

İç girişimcilik, çalışanların hâlihazırda çalıştıkları işletme bünyesinde girişimcilik faaliyetlerini yerine getirmesidir. Girişimcilikten en temel farkı, iç girişimcilerin gerekli finansal, teknolojik ve fiziki kaynakları kendi mülkiyetlerinden değil, çalıştıkları işletmenin kaynaklarından temin etmeleridir. Ayrıca iç girişimcilikte başarısızlık durumunda finansal risk bireysel olarak üstlenilmez ve elde edilen kârlar doğrudan işletmeye ait olur. İşletmeler iç girişimciliği destekleyerek çalışan bağlılığını artırır, örgüt içi dinamizmi tetikler ve yeni faaliyet alanlarına yayılarak büyümeyi hızlandırırlar.

2Yenilik Türleri ve Yarattıkları Etkiler

Yenilikler gerçekleştirildikleri alanlara göre ürün yeniliği ve süreç yeniliği olmak üzere ikiye ayrılır. Ürün yeniliği, işletmenin önceki mal veya hizmetlerinden önemli ölçüde farklı olan ya da mevcutların geliştirilmesiyle piyasaya sunulan çözümlerdir. Süreç yeniliği ise üretim, pazarlama, dağıtım, yönetim veya finans gibi en az bir işletme fonksiyonunda gerçekleştirilen, iş süreçlerini daha verimli, kaliteli veya düşük maliyetli hale getiren yeni ya da iyileştirilmiş yöntemleri kapsar.

Yenilikler yarattıkları etkilere göre de radikal, artımsal ve yıkıcı yenilikler olarak sınıflandırılır. Radikal yenilikler, toplumu ve iş yapma biçimlerini kökten değiştiren, eski teknolojileri geçersiz kılan ve tamamen yeni pazarlar oluşturan büyük adımlardır. Artımsal yenilikler ise mevcut ürün veya süreçleri küçük adımlarla iyileştiren, verimliliği ve performansı kademeli olarak artıran sürekli çalışmalardır. Genellikle tüketici geri bildirimleri ve üretim deneyimleriyle şekillenirler.

Yıkıcı yenilikler ise başlangıçta pazarın küçük ve önemsiz bir kesimi için cazip olan, performans bakımından düşük ancak farklı değer önerileri sunan teknolojilerle başlar. Zamanla artımsal iyileştirmelerle performansını hızla artırarak yerleşik büyük işletmelerin pazar payını ellerinden alır ve eski iş yapma biçimlerini tamamen tasfiye eder. Büyük işletmelerin yıkıcı yenilikleri gerçekleştirmekte zorlanmasının temel nedeni, mevcut ana akım müşterilerinin taleplerine odaklanmaları ve geleceği belirsiz olan küçük pazarlara kaynak aktarmakta gönülsüz olmalarıdır.

3Araştırma-Geliştirme Fonksiyonunun Özellikleri, Türleri ve Önemi

Araştırma-geliştirme (Ar-Ge), insanlığın bilgi stokunu artırmak ve bu bilginin yeni uygulamalarını tasarlamak amacıyla yürütülen yaratıcı ve sistematik çalışmalardır. Bir çalışmanın Ar-Ge niteliği taşıması için yeni bulgular üretmeyi amaçlaması, sistematik olarak yürütülüp kayıt altına alınması ve elde edilen bilgilerin transfer edilebilir olması gerekir. Ar-Ge fonksiyonu işletmelerin bilgi ve teknoloji üretme kapasitesini doğrudan belirleyerek sürdürülebilir rekabet avantajı sağlar.

OECD Frascati Kılavuzu'na göre Ar-Ge faaliyetleri üç ana türe ayrılır: Temel araştırma, uygulamalı araştırma ve geliştirme. Temel araştırma, görünürde belirli bir pratik uygulaması olmayan, olguların temellerine dair yeni bilgiler edinmek için yapılan teorik çalışmalardır. Uygulamalı araştırma, belirli bir pratik amaca yönelik olarak yeni bilgi edinmek amacıyla yürütülür ve temel araştırmanın bulgularına işlevsellik kazandırır. Geliştirme ise araştırma ve deneyimlerden elde edilen mevcut bilgilerden yararlanarak yeni malzemeler, ürünler, cihazlar veya süreçler üretmeye ya da mevcutları önemli ölçüde iyileştirmeye yönelik sistemli çalışmalardır.

Ar-Ge faaliyetleri doğası gereği yüksek belirsizlik ve risk barındırır. Ayrılan kaynakların boşa gitmesi ya da geliştirilen ürünün pazarda kabul görmemesi olasıdır. Ancak başarısız projeler bile gelecekteki çalışmaların başarı şansını artıran değerli deneyimler kazandırır. Günümüzde Ar-Ge sadece kârlılık için değil, çevre dostu ambalajlar, geri dönüşüm teknolojileri ve enerji tasarrufu gibi küresel çevre sorunlarının çözümüne katkı sağlayarak olumlu bir kurumsal imaj yaratmak için de kritik bir öneme sahiptir.

4Ar-Ge Fonksiyonunun Tarihsel Evrimi ve Yönetim Süreçleri

Ar-Ge faaliyetlerinin bağımsız bir fonksiyon olarak örgüt yapısında yer alması 19. yüzyılın sonlarında Almanya'da kimya endüstrisinde başladı. Teknolojinin bilimsel niteliğinin artması ve kitle üretimine geçilmesiyle birlikte yenilikler ustabaşıların elinden çıkarak laboratuvarlara taşındı. Zaman içerisinde Ar-Ge yönetimi beş farklı nesil halinde evrilmiştir. Birinci nesilde Ar-Ge tamamen bilimsel buluş odaklı ve diğer birimlerden yalıtılmışken, beşinci nesilde küresel bilgi havuzlarına bağlı, rakipler, üniversiteler ve tedarikçilerle iş birliği içinde yürütülen açık bir ağ yapısına dönüşmüştür.

Ar-Ge fonksiyonunun yönetimi planlama, organize etme, yürütme ve kontrol aşamalarından oluşur. Planlama aşamasında hangi projelerin destekleneceği, kaynakların nasıl dağıtılacağı ve teknolojinin içeride mi geliştirileceği yoksa dışarıdan lisanslama/satın alma yoluyla mı temin edileceği kararlaştırılır. Organize etme aşamasında esnek ve informal proje ekipleri tasarlanırken, yürütme aşamasında liderlik, motivasyon ve etkili iletişim ön plana çıkar.

Kontrol aşaması ise Ar-Ge yatırımlarının geri dönüşünü ve etkinliğini değerlendirmeyi amaçlar. Ar-Ge faaliyetlerinin başarısını ölçmek için patent sayıları, yeni ürünlerin ciro içindeki payı ve Ar-Ge harcamalarının işletme cirosuna oranı gibi somut göstergeler kullanılır. Ar-Ge yatırımları uzun vadeli geri dönüş sağladığından, kontrol süreçlerinde sadece kısa vadeli finansal sonuçlara odaklanmak yanıltıcı olabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250