Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Sosyal Hizmet Lisans Programı » Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri
← Ünite 4
Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri

Ünite 4: Araştırma Modelleri

1991 - Bilimsel Devrimlerin Yapısı
Thomas Kuhn'un bilim felsefesinde çığır açan ve bilimsel ilerlemenin doğrusal değil, paradigma kaymalarıyla gerçekleştiğini anlatan, Türkçe'ye N. Kuyaş tarafından çevrilerek Alan Yayıncılık tarafından İstanbul'da basılan temel eserdir.
1830 - Pozitif Sözcüğünün İlk Kullanımı
Pozitif sözcüğü bilim tarihinde ilk kez 1830 yılında Saint Simon tarafından kullanılmıştır. Ancak bu yaklaşımı sistemleştirerek pozitivizm felsefesini kuran kişi Auguste Comte olmuştur.
1960'lar - Pozitivizm Eleştirisi ve Felsefi Tartışmalar
Pozitivist yönteme yönelik en sert eleştiriler 1960'lı yıllarda Karl Popper, Thomas Kuhn, Imre Lakatos ve Paul Feyerabend'in felsefi tartışmalarıyla zirveye ulaşmış ve post-pozitivizmin önünü açmıştır.
Karl Popper ve Yanlışlanabilirlik İlkesi
Popper, bir teorinin bilimsel değer taşıması için doğrulanmasının yetmeyeceğini, mutlaka yanlışlanabilir olması gerektiğini savunmuştur. Bilimsel ilerleme doğruların birikmesiyle değil, yanlışların ayıklanmasıyla olur.

Anahtar Kavramlar

ParadigmaBelirli bir gerçekliğin, paylaşılan kuram ve yaklaşımlarla anlaşılmasını kolaylaştıran kuramsal ya da düşünsel çerçevedir. Örneğin, pozitivist paradigma bilginin sadece nesnel ve görgül yolla elde edilebileceğini savunur.
Normal BilimBilimsel topluluğun ortak bir paradigma altında uzlaşarak araştırma yürüttüğü, yapboz çözmeye benzetilen kararlı dönemdir. Bu dönemde araştırmacılar mevcut kuramsal çerçevenin eksik parçalarını tamamlar.
AnomaliMevcut paradigma tarafından öngörülemeyen, yerleşik anlayışla açıklanamayan ve zamanla sistemde gerilim yaratan sapma veya eksikliklerdir. Anomalilerin artması bilimde bunalım dönemini tetikler.
Paradigma KaymasıBunalım dönemi sonrasında eski paradigmanın yerine olguları daha iyi açıklayan yeni bir paradigmanın kabul edilmesiyle gerçekleşen köklü ve sıçramalı dönüşümdür. Thomas Kuhn bilimsel ilerlemenin bu yolla olduğunu savunur.
EpistemolojiBilginin elde edilme yolunu, doğasını, biçimlerini, kaynağını, doğruluğunu ve sınırlarını inceleyen felsefe dalıdır. Nicel ve nitel araştırmaların temel ayrışma noktası epistemolojik varsayımlarıdır.
PozitivizmSaint Simon ve Auguste Comte tarafından geliştirilen, bilimsel bilginin yalnızca beş duyuyla algılanabilen görgül (ampirik) verilere dayanması gerektiğini savunan felsefi akımdır. Metafizik düşünceleri tamamen reddeder.
Post-PozitivizmPozitivizmin her şeyi istatistikle açıklayan katı yaklaşımına karşı çıkan, bireyin algılarına, deneyimlerine ve bağlama önem veren eleştirel bilim felsefesidir. Nitel araştırmaların temel dayanağını oluşturur.
TümdengelimGenel kuramlardan ve yasalardan yola çıkarak özel durumlar için denenceler (hipotezler) kurup bunları sınamayı öngören, nicel araştırmalarda egemen olan mantıksal yaklaşımdır.
TümevarımÖzel gözlemlerden ve toplanan verilerden yola çıkarak genel açıklamalara, örüntülere ve kuramlara ulaşmayı hedefleyen, nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan yaklaşımdır.
İndirgemecilikKarmaşık bir bütünün, kendisini oluşturan daha küçük parçalara ayrılarak ve ölçülebilir birimlere bölünerek incelenebileceğini savunan nicel araştırma ilkesidir.
Tarama Modeliİncelenen durumu, olayı veya bireyi kendi koşulları içinde, herhangi bir müdahalede bulunmadan olduğu gibi betimlemeyi amaçlayan nicel araştırma modelidir. Örneğin, bir sektördeki çalışanların yaş ve eğitim dağılımının belirlenmesi.
İlişkisel Taramaİki veya daha fazla değişken arasında bir etkileşimin, bağıntının veya ortak değişimin olup olmadığını, varsa yönünü ve düzeyini belirlemeyi amaçlayan modeldir. Değişkenler arasındaki ilişki -1 ile +1 arasında değer alır.
Nedensel Karşılaştırmalı ModelAraştırmacının müdahalesi dışında önceden kendiliğinden oluşmuş bir bağımsız değişkenin, bağımlı değişken üzerindeki etkilerini gruplar arası karşılaştırmayla belirlemeyi amaçlayan modeldir.
Gerçek Deneysel ModelDeneklerin deney ve kontrol gruplarına tamamen yansız (random) olarak atandığı, bağımsız değişkenlerin araştırmacı tarafından manipüle edilerek neden-sonuç ilişkilerinin sınandığı modeldir.
Yarı Deneysel ModelDeneklerin gruplara yansız olarak atanamadığı, önceden okul sınıfı veya iş departmanı gibi doğal olarak oluşmuş hazır grupların deney ve kontrol grubu olarak kullanıldığı modeldir.
FenomenolojiBireylerin farkında oldukları ancak derinlemesine anlamlandırmadıkları olguları, kendi öznel deneyimleri ve algıları üzerinden betimleyerek olgunun özüne ulaşmayı amaçlayan nitel modeldir.
Dayanaklı KuramGlaser ve Strauss tarafından geliştirilen, önceden belirlenmiş bir hipotezi test etmek yerine, toplanan nitel verilerin sürekli karşılaştırılmasıyla verinin içinden teori üretilmesini sağlayan modeldir.
Eylem AraştırmasıUygulayıcıların kendi çalışma alanlarında (örneğin okulda veya sınıfta) karşılaştıkları pratik sorunlara iş birliği içinde ve sistematik olarak çözümler üretmesini sağlayan süreç odaklı modeldir.
EvrenBir araştırmanın kapsamına giren, benzer özellikleri taşıyan ve hakkında genelleme yapılmak istenen tüm birey, nesne veya öğelerin oluşturduğu bütündür. Örneğin, Türkiye'deki tüm üniversite öğrencileri.
ÖrneklemBelirli kurallara göre evrenin içinden seçilen, evreni temsil etme gücüne sahip olduğu varsayılan ve üzerinde doğrudan veri toplama işlemi yürütülen sınırlı alt gruptur.

Diğer Önemli Bilgiler

Paul Feyerabend ve Bilim-İktidar İlişkisi

Feyerabend, Batı merkezli bilim anlayışının bilimi bir ideolojiye dönüştürdüğünü ve bu ideolojinin iktidara hizmet ettiğini ileri sürerek, bilim politikalarında sıradan insanların da söz hakkı olması gerektiğini savunmuştur.

1960'lar - Dayanaklı Kuramın Doğuşu

Barney G. Glaser ve Anselm L. Strauss tarafından California Üniversitesi San Francisco Sağlık Merkezi'nde ağır ve ölümcül hastalarla yürütülen çalışmalar sırasında geliştirilen, veriden kuram üretme yaklaşımıdır.

1940'lar - Eylem Araştırmasının Başlangıcı

Eylem araştırması ilk olarak 1940'larda sosyal psikolog Kurt Lewin önderliğinde ABD'de başlatılmış, daha sonra 1970'lerde eğitim alanındaki pratik sorunların çözümünde yaygınlaşmıştır.

Adak Filmi (1962-1964 Olayı)

Atıf Yılmaz'ın yönettiği ve Tarık Akan'ın oynadığı film, Erzincan'ın Kargın ilçesi Peritli köyünde 1962-1964 yılları arasında yaşanan, bir babanın adağı yüzünden bebeğini kurban etmesini konu alan gerçek bir olaydır.

Solomon Dört Gruplu Model

İki deney ve iki kontrol grubu olmak üzere dört gruptan oluşan, ön testin denekler üzerindeki etkisini kontrol etmek ve ölçmek amacıyla geliştirilmiş en güçlü deneysel araştırma tasarımlarından biridir.

Yansızlaştırılmış Blok Desen

Deneysel araştırmalarda değişkenlerden en az birinin araştırmacı tarafından manipüle edilemediği (blok değişkeni olduğu), kontrol edilemeyen etkileri dengelemek için kullanılan bir desendir.

Zaman Serisi Modeli

Yarı deneysel araştırmalarda, deneysel işlem veya uygulama yapılmadan önce ve yapıldıktan sonra çok sayıda ölçüm alınarak zaman içindeki değişimin ve sürekliliğin analiz edildiği modeldir.

Charmaz (1990) ve Oluşturmacı Desen

Kathy Charmaz tarafından dayanaklı kuram içinde şekillendirilen, pozitivist yöntemlerin aksine bireylerin hislerine, inançlarına, ideolojilerine ve öznel deneyimlerine öncelik veren desendir.

Nüfus Sayımları ve Tamsayım

Evrenin tamamına ulaşılarak veri toplanmasına en somut örnek nüfus sayımlarıdır. Bu süreçte örnekleme yapılmaz, her bir bireyden tek tek veri toplanarak evren parametreleri kesin olarak çıkarılır.

Seçim Tahminlerinde %5-10 Kuralı

Genel seçimlerde sandıkların sadece %5 ile %10'u açıldığında, temsil gücü yüksek ampirik verilere dayanarak seçim sonuçlarının çok küçük bir hata payıyla doğru tahmin edilebilmesi örnekleme mantığının gücünü gösterir.

Sınavda Dikkat Et

  • Kuhn'un bilimsel ilerleme aşamalarının sırasına dikkat et; 'Bilim öncesi -> Normal bilim -> Bunalım-devrim -> Yeni normal bilim' döngüsü sınavlarda kronolojik olarak sorulabilir.
  • Nicel araştırmanın 'tümdengelici' ve 'indirgemeci', nitel araştırmanın ise 'tümevarımcı' ve 'bütünsel' olduğunu unutma; bu kavramlar paradigmaların karşılaştırılmasında en çok çıkan sorulardır.
  • Nedensel karşılaştırmalı model ile deneysel modelleri karıştırma; araştırmacı bağımsız değişkene müdahale ediyorsa deneysel, önceden oluşmuş grupları müdahalesiz karşılaştırıyorsa nedensel karşılaştırmalıdır.
  • Eşzamanlı ve eşzamansız karma modeller arasındaki farkı veri toplama zamanına göre ayırt et; aynı anda toplanıyorsa eşzamanlı, farklı aşamalarda sırayla toplanıyorsa eşzamansızdır.
  • Evrenden elde edilen değerlere 'parametre', örneklemden elde edilen değerlere ise 'istatistik' denir; bu iki terimin eşleştirmesi sınavlarda doğrudan bilgi sorusu olarak karşına çıkabilir.