SolunumYaşam için gerekli oksijeni atmosferden bedene alma ve metabolizma sonucu üretilen karbondioksiti dışarı atma işlemidir. Solunum sistemi burun, ağız, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronşlar ve akciğerlerden oluşur.
Dolaşım SistemiKalbin pompaladığı kanın damarlar içinde dönerek hücrelere besin ve oksijen taşımasını, atıkları ise uzaklaştırmasını sağlayan kapalı sistemdir. Temel yapıları kalp, damarlar ve kandır.
Temel Yaşam DesteğiSolunumu ve kalbi durmuş kişide suni solunum ve kalp masajı ile hayati organlara oksijen gitmesini sağlayan ilaçsız müdahaledir. Tıbbi malzeme kullanılmadan yapılan bu işlem yaşam kurtarıcıdır.
Heimlich ManevrasıHava yolu tam tıkanmış kişilerin diyafram bölgesine aniden basınç uygulayarak yabancı cismin dışarı fırlatılmasını sağlayan yöntemdir. Dr. Henry Heimlich tarafından geliştirilen bu manevra karın basısı esasına dayanır.
Bak-Dinle-HissetBilinci kapalı bir yaralının solunumunun olup olmadığını anlamak için göğüs hareketlerini izleme, nefesini dinleme ve sıcaklığını hissetme yöntemidir. Bu değerlendirme en az 10 saniye boyunca kesintisiz yapılmalıdır.
Baş Çene PozisyonuBilinci kapalı kişilerde dil kökünün geriye kaçarak soluk yolunu tıkamasını engellemek için başın geri, çenenin ileri itilmesi hareketidir. Bu pozisyonla soluk yolu ekseni düzleştirilerek hava geçişi kolaylaştırılır.
Sinoatrial (SA) DüğümKalbin sağ kulakçığında bulunan ve kalbin kendi elektriksel uyarılarını başlatan birincil jeneratör bölgesidir. Dinlenme anında dakikada ortalama 70-80 kez aksiyon potansiyeli üreterek nabız hızını belirler.
NabızKalbin kasılması sırasında atardamarlara fırlattığı kanın damar duvarında oluşturduğu ritmik basınç dalgalanmasının hissedilmesidir. Yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde ise kol atardamarından ölçülür.
AlveolAkciğerlerde bronşçukların uçlarında yer alan, etrafı kılcal damarlarla çevrili ve gaz alışverişinin yapıldığı hava kesecikleridir. İnsan akciğerinde gaz değişim yüzeyini genişleten yaklaşık 300 milyon alveol bulunur.
Kısmi TıkanmaHava yolunun yabancı cisimle tamamen kapanmadığı, az da olsa hava geçişinin sürdüğü tıkanıklık durumudur. Kişi bu durumda öksürebilir, konuşabilir ve nefes alabilir; fiziksel müdahale yapılmamalıdır.
Tam TıkanmaHava yolunun yabancı cisimle tamamen kapanması sonucu kişinin nefes alamaması, konuşamaması ve morarması durumudur. Acil olarak Heimlich manevrasının uygulanmasını gerektiren ölümcül bir tablodur.
BronşSoluk borusunun göğüs kafesi ortasında ikiye ayrılarak sağ ve sol akciğerlere giren ana kollarından her biridir. Yapısal olarak kıkırdak halkalar içerir ve havanın iletiminde görev alır.
DiyaframGöğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran, soluk alıp vermede en aktif rolü oynayan kubbe şeklindeki kastır. Kasılmasıyla düzleşerek göğüs içi hacmini artırır ve nefes almayı sağlar.
HilusAkciğerlerin birbirine bakan orta yüzeylerinde yer alan ve damar, sinir ile bronşların giriş çıkış yaptığı kapı bölgesidir. Akciğerler bu bağlantı noktalarından göğüs boşluğunda asılı dururlar.
Beyin ÖlümüBeyne giden kan akımının kesilmesi sonucu beyin hücrelerinin oksijensiz kalarak geri dönüşümsüz olarak canlılığını yitirmesidir. Solunum ve dolaşım durduktan sonra yaklaşık 5 dakika içinde başlar.
Koruma İlkesiİlkyardımcının müdahaleden önce kendisinin, çevrenin ve hasta/yaralının can güvenliğini sağlamaya yönelik aldığı tedbirlerdir. İlkyardımın ilk ve en kritik aşamasıdır.
Birincil DeğerlendirmeOlay yeri güvenliği sağlandıktan sonra hastanın bilinç, solunum ve dolaşım durumunun (ABC) sırayla kontrol edilmesidir. Herhangi bir aşama tamamlanmadan diğerine geçilemez.
İkincil DeğerlendirmeSolunumu ve dolaşımı olan yaralının baştan aşağı elle ve gözle muayene edilerek diğer yaralanmalarının tespit edilmesi sürecidir. Görüşerek konuşma ve fiziksel muayene aşamalarını içerir.
Koma PozisyonuBilinci kapalı ancak solunumu ve dolaşımı devam eden yaralılara, dil kökünün soluk yolunu tıkamasını önlemek için verilen yarı yan yatar pozisyondur. Yaralı bu pozisyonda 3-5 dakikada bir kontrol edilmelidir.
Şok PozisyonuBeyne ve hayati organlara giden kan akımını artırmak amacıyla yaralının sırtüstü yatırılarak ayaklarının 30 cm yukarı kaldırılmasıdır. Kanama ve dolaşım yetmezliği durumlarında uygulanır.