Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Sosyoloji Lisans Programı » Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları
← Ünite 3
Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları

Ünite 3: Toplumsal Cinsiyet ve Beden

Toplumsal Cinsiyet ve Beden - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 57
Platon ve Aristoteles'te Beden/Ruh Dualizmi
Antik Yunan düşünce sisteminde Platon ve Aristoteles bedeni ruh karşısında olumsuz, edilgen ve değersiz bir madde olarak ele almışlardır. Platon'da beden ruha istekleriyle yük olan kirletici bir unsurken, Aristoteles'te beden madde, ruh ise ona insan niteliği kazandıran formdur.
Descartes ve Kartezyen Düşünce (17. Yüzyıl)
Aydınlanma Döneminde Descartes'ın 'Düşünüyorum o halde varım' önermesiyle akıl üst konuma yerleştirilmiştir. Beden ise uzamda yer kaplayan, diğer fiziki nesnelerden farksız maddi bir nesne ve akılca kontrol edilmesi gereken koruyucu bir kabuk olarak tanımlanmıştır.
18. ve 19. Yüzyılda Biyoloji Biliminin Yükselişi
18. yüzyılda gelişip 19. yüzyılda olgunlaşan biyoloji bilimi; kadın ve erkek bedenlerinin kromozom sayılarını, seksüel organlarını ve hormonlarını inceleyerek 'biyolojik kadın ve erkek olma normları'nı bilimsel olarak netleştirmiştir.
Biyolojik Determinizm ve Erkek Egemenliği
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında etkili olan biyolojik determinizm, biyolojik normları sosyal alanlara uyarlamıştır. Bu görüş, erkeklere tanınan hakları meşrulaştırmak ve kadınların erkek mesleklerinde çalışamayacağını kanıtlamak için referans alınmıştır.

Anahtar Kavramlar

Biyolojik Cinsiyet (Sex)Kadın ve erkek bedenlerinin kromozom sayıları, seksüel organları ve hormonları gibi somut fiziksel ve biyolojik farklılıklarını ifade eden kavramdır. Metne göre biyoloji bilimi bu normları netleştirerek biyolojik kadın ve erkek olma ölçütlerini belirlemiştir.
Toplumsal CinsiyetBiyolojik cinsiyetin sosyal ve kültürel düzlemde biçimlendirilmesiyle ortaya çıkan 'kadın rolleri' ve 'erkek rolleri'ni ifade eden kavramdır. Biyolojik olanı sosyal olana bağlar ve toplumsal normlar aracılığıyla rollerin dağılımını belirler.
Beden/Ruh DualizmiAntik Yunan felsefesinde (Platon ve Aristoteles) bedenin ruh ile karşıt ele alındığı, bedenin maddi, olumsuz, edilgen ve değersiz tarafı oluşturduğu felsefi ikiliktir. Ruhun bedeni kirleten bir unsur olduğu varsayılır.
Kartezyen Düşünce17. yüzyılda Aydınlanma Döneminde Descartes'ın 'Düşünüyorum o halde varım' önermesiyle temellenen, akıl ile bedeni keskin bir şekilde ayıran felsefi yaklaşımdır. Akıl düşünen ve maddi olmayandır, beden ise uzamda yer kaplayan fiziki bir nesnedir.
Biyolojik Determinizm (Belirlenmecilik)19. yüzyılda etkili olan, kadın ve erkeğin biyolojik ve bedensel farklılıklarını onların sosyal, psikolojik ve davranışsal farklılıklarını açıklamak için kullanan görüş açısıdır. Erkek egemen düzeni meşrulaştırmak için referans alınmıştır.
Homo DublexEmile Durkheim'ın sosyolojisinde yer alan ve bireysel beden ile toplumsal beden arasındaki ikiliği ifade eden kavramdır. Bireyin egoistik arzulara sahip bedensel yönünün, toplumsallaşma süreciyle moral ve toplumsal karaktere dönüşmesini açıklar.
Beden Kullanma TeknikleriMarcel Mauss'un antropolojik yaklaşımında, toplum ve kültürün insanlara bedenlerini kullanmaları konusunda ürettiği spesifik hareket ve becerilerdir. Örneğin, tarlada sırtında bebek veya başında su testisi taşıyan kadının pratikleri birer beden tekniğidir.
Yaşayan Beden (Durum-İçindeki Beden)Toni Moi'nin geliştirdiği, biyolojik kökenli olmayan, belirli bir sosyo-kültürel bağlamda eylemde bulunan ve deneyimleyen fiziksel bedeni işaret eden kavramdır. Bireyin bedeninin öznelliği ile çevresel olguların etkileşimini açıklar.
Beden SosyolojisiBryan S. Turner'ın temellerini attığı, bedeni doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele alan, iç ve dış beden ayrımlarıyla disiplin, tıp, tüketim ve kimlik oluşumlarını inceleyen sosyoloji alt dalıdır.
İç Beden ve Dış BedenBryan S. Turner'ın beden ayrımındaki kavramlardır. 'İç beden' (kendi için beden) canlı, deneyime dayalı, tıp ve eğitimle kontrol edilen bedendir; 'dış beden' (kendi başına beden) ise nesnel, dış görünüşe ait, tüketim ve sınıfsal farklılıklarla şekillenen bedendir.
Disipliner İktidarMichel Foucault'nun kuramında okul, hastane ve hapishane gibi kurumlarda işletilen, temel amacı bireyi normalleştirmek olan, zihinleri ve bedenleri yeniden şekillendirip 'uysal özneler' yaratan iktidar kanallarıdır.
Queer KuramıJudith Butler'ın geliştirdiği, biyolojik cinsiyet ve toplumsal cinsiyet ayrımını sorgulayan, cinsiyetin normatif heteroseksüalite tarafından organize edilmiş bir sosyal performans olduğunu savunan teorik yaklaşımdır.
Abject (İğrenç/Aşağılık)Judith Butler ve Julia Kristeva'nın kuramlarında, normatif heteroseksüel kuralların veya toplumsal beklentilerin dışına çıkan bedenlerin ve cinsel birlikteliklerin (örneğin eşcinsel ilişkiler) toplum tarafından ötekileştirilip adlandırıldığı durumdur.
Semiyotik (Gösterge)Julia Kristeva'nın kuramında bedensel dürtülerin dilin içine girmesini sağlayan, anlamlandırma sürecini oluşturan ve Batı kültürünün sembolik yapısını dönüştürme potansiyeli taşıyan bedensel güçtür.
Toplumsal Cinsiyetlendirilmiş BedenBiyolojik bedenin toplum sahnesine çıkarılması ve sergilenmesi amacıyla, toplumsal cinsiyet normları ve rolleriyle donatılarak toplumsal bedene dönüştürülmüş halidir. Kadın veya erkek olma normlarını sergiler.
Cisimleşme (Embodiment)Bedenleri ve bedensel pratikleri feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin toplum içinde uygulamaya konulması, bireyin bedeni aracılığıyla dünyayla etkileşime geçmesidir.
Patriarşi (Ataerkillik)Erkek egemenliğini, üretim, yeniden üretim ve koruma süreçlerindeki otoriteyi ve kadın bedenine ilişkin cinsiyet rollerinin normatif içeriğini belirleyen sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel çerçevedir.
Namuslu Kadın BedeniPatriarşik yapının koruma/kollama süreci içinde, kadının bedeninin erkeğe ait değerli bir nesne olarak kabul edildiği, cinselliğin (bekaretin) ve doğurganlığın erkek tekelinde denetlenmesini öngören toplumsal bedensel görünümdür.
Çocuk Kadın (Ergen Anne) BedeniMenstrüasyonun başlamasıyla birlikte ergen yaşta (13-17 yaş arası) evlendirilen ve hemen çocuk sahibi olan kız çocuklarının, patriarşik değerlerin baskısıyla anne rolünü üstlendiği toplumsal bedensel görünümdür.
Tüketen Kadın BedeniTüketim toplumunda malların işlevsel kullanımından ziyade haz, arzu, kozmetik ve moda ürünleri aracılığıyla sergilenen, tüketerek toplumla bütünleşen ve seçkinlik kazanan kadın bedenidir.
Sağlıklı / İnce / Güzel Kadın BedeniModern tüketim kültüründe, hasta olmamanın ötesinde ince, dinç, formda ve bakımlı olmayı içeren, diyet ve spor gibi pratiklerle sürekli yeniden üretilen, aksi durumda kişisel yetersizlik olarak damgalanan beden idealidir.
Beden İmajıBedenin fiziksel görünümüne, estetiğine, kilosuna ve boyuna ilişkin 'olması gereken' normları (örneğin 90-60-90 ölçülerini) belirleyen, bireyin kendi bedenini ve başkalarının bedenini değerlendirdiği homojen ölçütler grubudur.
Tasarı BedenModern estetik cerrahi teknolojilerinin yardımıyla üzerinde her türlü değişim ve biçimlendirmenin yapılabildiği, tüketim kültürünün etkisiyle 'kültürel plastik' haline getirilen bedendir.
Kadınlığın Kaybı (Meme Kaybı)Meme kanseri tedavisi nedeniyle meme kaybı yaşayan kadının, tüketim toplumunun memeyi feminenliğin ve cinsel kimliğin en önemli imajsal göstereni olarak tanımlaması nedeniyle yaşadığı travmatik anlamlandırma biçimidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Emile Durkheim ve Homo Dublex Kavramı

Durkheim'ın sosyolojisinde 'homo dublex' (çift yönlü insan), egoistik dürtülere sahip bireysel beden ile toplumsal kategoriler temelinde gelişen toplumsal bedeni ifade eder. Toplumsallaşma sürecinde bireysel beden toplumsal bedene dönüşür.

Max Weber ve Protestan Etiği

Weber, çileci Protestanlık, Puritenizm ve Kalvinizm gibi dinsel mezheplerin çalışkanlık, tutumluluk ve aylaklık yapmama ilkeleriyle dünyevi hazlardan uzak durmayı öğütlediğini incelemiştir. Bu anlayış 'çalışan bedenin aynı zamanda kontrol altında tutulan beden' olduğunu göstermiştir.

Marcel Mauss ve Beden Kullanma Teknikleri

M. Mauss, fiziksel bedenin toplum ve kültür tarafından biçimlendirildiğini savunarak 'beden kullanma teknikleri' kavramını geliştirmiştir. Bu teknikler teknik görünüme sahip, geleneksel ve verimli pratiklerdir; örneğin kadının sırtında bebek veya başında su testisi taşıması buna örnektir.

Michel Foucault ve Disipliner Kurumlar

Foucault, okul, hastane ve hapishane gibi disipliner kurumların iktidar pratikleriyle bireyleri normalleştirdiğini, zihinleri ve bedenleri yeniden şekillendirerek 'uysal özneler' yarattığını; tıp ve klinik söylemlerin hastalıkları beden sınırlarında denetlediğini savunmuştur.

Bryan S. Turner ve Beden Sosyolojisi

Turner, bedeni doğa ile kültürün kesişme noktası olarak tanımlamış; iç beden (canlı, deneyime dayalı, tıp ve eğitimle kontrol edilen) ve dış beden (nesnel, tüketim ve sınıfsal farklılıklarla şekillenen) ayrımıyla Beden Sosyolojisi'nin temellerini atmıştır.

Simone de Beauvoir ve 'Kadın Olunur' Tezi

Feminist düşüncede S. De Beauvoir'ın 'kadın doğulmaz, kadın olunur' cümlesi, biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olmuş ve toplumsal cinsiyet analizlerinin yaygınlaşmasının önünü açmıştır.

Fransız Feminizmi ve Yazın Edimi

H. Cixous, L. Irigaray ve J. Kristeva'nın önderlik ettiği Fransız feminizmi, Batı kültürünün eril dilini ve dikotomilerini eleştirmiştir. Kadınların sessizleştirilmiş bedenlerinden kurtulması ve patriarşik yapıyı dönüştürmesi için 'kadın yazımı'nı ve özne olmayı savunmuşlardır.

Toni Moi ve 'Yaşanan Beden' Kavramı

Toni Moi, biyolojik indirgemeciliğe alternatif olarak 'yaşanan beden' (durum-içindeki beden) kavramını öne sürmüştür. Bu kavram, bireyin yaş, cinsiyet ve sağlık gibi somut maddi nitelikleriyle çevresi arasındaki etkileşimi ve eyleyen öznelliğini ifade eder.

Antik Yunan Üreme Fizyolojisi ve Patriarşi

Antik Yunan'da biçim/formu verenin erkek, maddeyi sağlayanın kadın olduğu anlayışına dayanan üreme fizyolojisi; ruh-beden, aktif-pasif ve sıcak-soğuk dikotomileriyle kadın bedenini erkek norm bedene göre konumlandırmıştır.

Aylin Nazlı'nın Cosmopolitan Dergisi Araştırması (2015)

Türkiye'de Cosmopolitan dergisinin 2013 yılındaki estetik ürün reklamlarının incelendiği araştırmada, genç ve pürüzsüz cildin istendik, kırışmış cildin olumsuz sunulduğu; bedenin sürekli gelişen 'bitmeyen proje' (tasarı beden) olarak ele alındığı ortaya konmuştur.

Meme Kanseri ve Meme Kaybı Araştırmaları

Aylin Nazlı'nın meme kanseri geçiren kadınlarla yaptığı çalışmalarda, memenin feminenliğin en önemli imajsal göstereni olduğu; kanser tedavisi için meme kaybı yaşayan kadınların 'kadınlığın kaybı' travması yaşadıkları ve estetik cerrahiye yöneldikleri tespit edilmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Antik Yunan'daki Beden/Ruh dualizmi ile Aydınlanma Dönemindeki Akıl/Beden (Kartezyen) dualizminin her ikisinde de bedenin olumsuz, edilgen ve aklın gerisinde nesne konumunda tutulduğunu unutmayın.
  • Klasik Sosyolojinin bedeni neden 'görünmez' kıldığını sorularda karıştırmayın; temel neden sosyolojinin makro toplumsal sorunlara (sanayileşme, anomi, toplumsal düzen) odaklanması ve pozitivist kaygılardır.
  • Emile Durkheim'ın 'homo dublex' kavramının bireysel (egoistik) bedenden toplumsal bedene geçişi ve toplumsallaşmayı temsil ettiğini not edin.
  • Marcel Mauss'un 'beden kullanma teknikleri'nin biyolojik değil, eğitimle öğrenilen geleneksel ve verimli pratikler (örneğin su testisi taşıma) olduğunu unutmayın.
  • Bryan S. Turner'ın 'İç Beden' (tıp ve disiplinle kontrol edilen) ve 'Dış Beden' (tüketim ve sınıfsal farklılıklarla şekillenen) ayrımı sınavda sıkça sorulan kritik bir konsepttir.
  • Feminist düşüncenin başlangıçta bedene olumsuz yaklaştığını (biyolojik determinizmin eşitsizlikleri meşrulaştırması nedeniyle), ancak tüketim kültürüyle birlikte ampirik çalışmaların arttığını iyi kavrayın.
  • Toni Moi'nin 'Yaşanan Beden' (durum-içindeki beden) kavramının biyolojik değil sosyo-kültürel ve eyleyen öznelliğe dayandığını kesinlikle karıştırmayın.
  • Patriarşik toplum yapısındaki üç temel sürecin 'üretim, yeniden üretim ve koruma' olduğunu ve kadın bedeninin bu süreçler üzerinden denetlendiğini unutmayın.