Ders Raporu
Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Tarih Lisans Programı » Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 1
← Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 1
Ders Raporu

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi 1

Edebiyat Fakültesi » Tarih Lisans Programı » Anadolu Üniversitesi AÖF · 7 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: Osmanlı Devleti’nde Yenileşme Çabaları

Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyıldan itibaren içine düştüğü derin buhranı ve gerileme sürecini kavramak için, aynı dönemde Avrupa'da yaşanan köklü dönüşümleri incelemek kaçınılmazdır. Avrupa, Roma İmparatorluğu'nun yıkılışından sonra uzun süre feodalite (derebeylik) düzeniyle yönetilmiş, ancak 14. yüzyıldan itibaren hızla merkezileşmeye başlamıştır. 16. yüzyılda mutlak hükümdarlık rejimlerinin güç kazanmasıyla birlikte sömürgecilik hareketleri başlamış ve bu durum Avrupa devletlerine muazzam bir zenginlik akışı sağlamıştır.

Ünite 2: Türkiye’de Reform Arayışları (1839-1908)

1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu), Osmanlı modernleşmesinin en kritik dönemeçlerinden birini temsil eder. Bu fermanın en dikkate değer yönü, devletin yeni kanunlara ihtiyaç duyduğunu açıkça ifade etmesi ve meclisler eliyle karar alma mekanizmasını benimsemesidir. Padişah ve hükümet, kendi istekleriyle kendi mutlak güçlerini sınırlandırmayı kabul etmiş, böylece Osmanlı Devleti kanun hakimiyeti altında yönetilen bir siyasi yapı olmayı hedeflediğini dünyaya ilan etmiştir.

Ünite 3: Türkiye’de Meşrutiyet Dönemleri

II. Abdülhamid Dönemi’nde uygulanan İslamcılık (Panislamizm) politikası, hem iç politikadaki bütünlüğü sağlamaya hem de dış siyasette Batılı devletlerin emperyalist baskılarına karşı bir denge unsuru oluşturmaya yönelik çok yönlü bir stratejidir. Batılı devletler (özellikle İngiltere ve Fransa), Osmanlı Devleti’nin elindeki hilafet ve dinî makamların gücünü kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istemişlerdir. Örneğin Fransa, Sultan Abdülmecid’den Orta Afrika’daki misyonerlerin korunması için yardım talep etmiş; İngiltere ise 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında II. Abdülhamid’e Rusya ve Afganistan Müslümanları üzerindeki nüfuzunu kullanmasını telkin etmiştir.

Ünite 4: Avrupa ve Türkiye (1838-1918)

19. yüzyılda Sanayi İnkılabı'nı tamamlayan Avrupalı devletler, ürettikleri mamul maddelere pazar bulmak ve fabrikaları için ucuz ham madde temin etmek amacıyla Yakın Doğu'ya ve özellikle Osmanlı coğrafyasına yönelmişlerdir. İngiltere, Avrupa pazarlarının kendisine kapanması üzerine Osmanlı ülkesindeki ticari kısıtlamaları kaldırmak istemiştir. Osmanlı Devleti ise Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı nedeniyle girdiği siyasi buhran ve hazinenin gelir ihtiyacı sebebiyle 1838 yılında İngiltere ile Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır.

Ünite 5: Mondros’tan Lozan’a Türkiye

Mondros Mütarekesi, Osmanlı Devleti için bir çaresizlik ve teslimiyet belgesi niteliğindeydi. Anlaşmayı imzalayan Rauf Bey (Orbay), İngiliz Amiraline duyduğu aşırı güvenle teselli bulmaya çalışırken, Sadrazam İzzet Paşa mütareke sonrası memnuniyetini telgraflarla bildirmişti. Padişah Vahdettin ise şartların ağırlığını kabul ederek, İngilizlerin ileride göstereceği 'hoşgörüye' sığınmayı bir kurtuluş yolu olarak görüyordu.

Ünite 6: Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Siyasi Yapılanma (1920-1923)

23 Nisan 1920'de Ankara'da en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey'in konuşmasıyla açılan Meclis, Türk siyasi tarihinde yeni bir dönemi başlatmıştır. Şerif Bey'in açılış konuşmasında 'Büyük Millet Meclisi' ibaresini kullanması, kurulan yapının milli niteliğini ilk andan itibaren ortaya koymuştur. Mustafa Kemal Paşa, açılışın ertesi günü yaptığı uzun konuşmada Mondros Mütarekesi'nden o güne kadar yaşanan gelişmeleri özetlemiş ve 'milli bir siyaset' izlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Ünite 7: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ekonomik Gelişmeler

Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde nüfusun %80'inden fazlası tarımla uğraşmasına rağmen, ülke temel gıda maddelerinde dışa bağımlı hale gelmiştir. 1878-1913 yılları arasında her yıl ortalama 75 bin ton un, 65 bin ton pirinç ve 10 bin ton buğday ithal edilmiş; bu durum hazineden yıllık yaklaşık 12 milyon altın liranın dışarı çıkmasına neden olmuştur. Anadolu halkı, ilkel tarım teknolojileri ve kuraklık gibi doğa olayları karşısında savunmasız kalmış, kıtlık yıllarında büyük açlık felaketleri yaşanmıştır.

Öne Çıkan Kavramlar

Tereddî ve TagayyürOsmanlı Devleti'nde 16. yüzyılın sonlarından itibaren başlayan idari, askerî ve sosyal bozulmayı tanımlamak için dönemin aydınları ve âlimleri tarafından kullanılan, 'yozlaşma ve başkalaşım/bozulma' anlamına gelen kavramdır.
LayihaOsmanlı Devleti'nde özellikle gerileme döneminde padişahların talebi üzerine devlet adamları, diplomatlar veya âlimler tarafından hazırlanan, devletin yapısal sorunlarını ve bunlara yönelik çözüm önerilerini içeren detaylı raporlardır.
SefaretnameOsmanlı elçilerinin görev yaptıkları yabancı ülkelerin idari, askerî, sosyal ve kültürel yapısı hakkında hazırlayıp saraya sundukları, batılılaşma hareketlerine yön veren gözlem ve rapor niteliğindeki eserlerdir.
Nizam-ı CeditSultan III. Selim tarafından başlatılan, sadece batı tarzı yeni bir ordunun kurulmasını değil; idari, mali, iktisadi ve sosyal alanlarda devlet yapısını tamamen modernize etmeyi amaçlayan geniş kapsamlı reform hareketidir.
İrad-ı CeditSultan III. Selim döneminde kurulan Nizam-ı Cedit ordusunun her türlü silah, üniforma ve maaş giderlerini karşılamak amacıyla oluşturulan, lüks tüketim mallarından alınan vergilerle finanse edilen bağımsız hazinedir.
Sened-i İttifak1808 yılında Sultan II. Mahmut ile taşrada güçlenmiş yerel otoriteler (ayanlar) arasında imzalanan, padişahın yetkilerini sınırlandıran ve Osmanlı'da anayasallaşma sürecinin ilk adımı kabul edilen ittifak belgesidir.
Vaka-i HayriyeSultan II. Mahmut tarafından 17 Haziran 1826 tarihinde, yeniliklerin önündeki en büyük engel olan ve devlete zarar veren Yeniçeri Ocağı'nın kanlı bir şekilde tamamen ortadan kaldırılması olayına verilen isimdir.
Asakir-i Mansure-i MuhammediyeYeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından Sultan II. Mahmut tarafından kurulan, tamamen Avrupa askerî yöntemlerine göre eğitilen ve donatılan modern Osmanlı kara ordusudur.
Yed-i VahitOsmanlı Devleti'nde iç piyasayı korumak ve hazineye gelir sağlamak amacıyla uygulanan, belirli stratejik ürünlerin alım satımında devletin tekel oluşturması usulüdür.
Mültezimİltizam sistemi kapsamında, devletin belirlediği bir bölgenin vergilerini açık artırma yoluyla peşin ödeyerek satın alan ve daha sonra bu vergileri halktan kendi adına tahsil eden vergi memurlarıdır.
Hendesehane1736 yılında Humbaracı Ahmet Paşa'nın öncülüğünde topçu ve humbaracı askerlerinin eğitimi için kurulan, batı tarzı matematik ve geometri eğitimi veren ilk modern askerî okuldur.
MütegallibeMerkezî otoritenin zayıflamasıyla taşrada ortaya çıkan, halk üzerinde zorbalık ve baskı kurarak güç kazanan, yasa dışı yerel nüfuz sahipleri ve derebeyi benzeri yapılardır.
EsamiYeniçerilere üç ayda bir maaş (ulufe) almak üzere verilen, ancak zamanla asker olmayan siviller arasında bir hisse senedi gibi alınıp satılarak suiistimal edilen maaş cüzdanlarıdır.
Gedik UsulüOsmanlı esnaf teşkilatında dükkan açma, tekel ve imtiyaz hakkını düzenleyen geleneksel sistemdir; III. Selim döneminde serbest rekabeti sağlamak amacıyla kaldırılmıştır.
AyanOsmanlı taşra teşkilatında toprak mülkiyeti ve vergi toplama imtiyazı sayesinde güçlenen, zamanla merkezî hükümete kafa tutacak seviyede askerî ve idari güce ulaşan yerel elitlerdir.
BaşvekâletSultan II. Mahmut'un devlet teşkilatını modernize etme çalışmaları kapsamında, 30 Mart 1838'de geleneksel sadrazamlık makamına verdiği yeni isimdir.
Gülhane Hatt-ı Hümayunu3 Kasım 1839'da Gülhane Parkı'nda okunarak ilan edilen, tüm Osmanlı tebaasına eşit vatandaşlık hakları tanıyan ve hukukun üstünlüğünü kabul eden Tanzimat Fermanı'nın diğer adıdır.
Tanzimat Fermanı3 Kasım 1839'da ilan edilen, padişahın kendi yetkilerini kanun gücüyle sınırlandırdığı ve tüm tebaaya can, mal, namus güvenliği ile kanun önünde eşitlik tanıyan tarihi belgedir.
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye1838'de yeni kanun tasarıları hazırlamak ve devlet memurlarını yargılamak amacıyla kurulan, Tanzimat döneminde yasama ve yargı yetkilerini bünyesinde barındıran üst düzey kuruldur.
Meclis-i Âlî-i Tanzimat1854 yılında Meclis-i Vâlâ'nın yükünü hafifletmek amacıyla kurulan, sadece reformları saptamak ve yasama işlerini yürütmekle görevlendirilen uzmanlık meclisidir.
Şûra-yı Devlet1868 yılında kurulan, kanun ve tüzük tasarılarını hazırlamak ve idari uyuşmazlıkları çözmekle görevli, günümüz Danıştay'ının temelini oluşturan kurumdur.
Divan-ı Ahkâm-ı Adliye1868'de Şûra-yı Devlet ile birlikte kurulan ve sadece yüksek yargı işlerine bakmakla görevlendirilen, günümüz Yargıtay'ının temelini oluşturan yüksek mahkemedir.
Muhassıllık Meclisleri1840 yılında sancaklarda vergi miktarını belirlemek ve düzenli toplanmasını sağlamak amacıyla kurulan, üyelerinin bir kısmı seçimle belirlenen ilk yerel meclislerdir.
Vilayet Nizamnamesi1864 yılında taşra idaresini vilayet, sancak, kaza ve köy olarak yeniden yapılandıran ve yerel meclislerde Müslüman-gayrimüslim eşitliğini getiren idari düzenlemedir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda 'ilk daimi elçilikler' sorulursa cevabın III. Selim dönemi (Londra, 1792) olduğunu unutma; Lale Devri'ndeki elçilikler geçici elçiliklerdir.
  • Osmanlı tarihinde padişahın yetkilerini ilk kez sınırlandıran belgenin Sened-i İttifak (1808) olduğunu mutlaka aklında tut, bu anayasallaşmanın ilk adımıdır.
  • Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması olayına 'Vaka-i Hayriye' denildiğini ve bu kararın II. Mahmut döneminde (1826) alındığını sınavda sıkça sorarlar.
  • Osmanlı ekonomisini baltalayan ve yarı sömürge haline getiren ticaret antlaşması 1838 Balta Limanı Antlaşması'dır; yed-i vahit (tekel) sistemini kaldırmıştır.
  • Tanzimat Fermanı'nın (1839) padişahın kendi rızasıyla kanun gücünün üstünlüğünü kabul ettiği ilk belge olduğunu ve 'vatandaşlık' kavramını getirdiğini unutma.
  • Tanzimat Fermanı'nın (1839) padişahın kendi gücünü kanunla sınırlandırdığı ilk belge olduğunu ve anayasal düzene geçişin ilk aşaması sayıldığını unutma.
  • İlk seçim deneyiminin 1840'ta kurulan Muhassıllık Meclisleri ile başladığını, bunun meşrutiyet meclisleri için bir 'staj' niteliği taşıdığını aklında tut.
  • Osmanlı Devleti'nin ilk dış borcunu 1854 Kırım Savaşı sırasında aldığını ve bu sürecin 1881'de Duyun-ı Umumiye'nin kurulmasıyla mali bağımsızlığın kaybına yol açtığını bil.
  • 1876 Kanun-ı Esasi'nin ilanının Tersane Konferansı ile aynı güne denk getirilmesinin amacının, Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmasını engellemek olduğunu unutma.
  • Kanun-ı Esasi'de meclisin padişaha karşı sorumlu olduğunu, padişahın meclisi feshetme ve 113. madde ile sürgüne gönderme yetkisi bulunduğunu, yani meşruti monarşi kurulduğunu bil.
  • II. Meşrutiyet'in (1908) ilanında dış etken olarak Reval Görüşmeleri'nin, iç etken olarak ise İttihatçı subayların (Resneli Niyazi ve Enver Bey) dağa çıkmasının etkili olduğunu unutma.
  • II. Abdülhamid Dönemi İslamcılık politikasının hayalî bir Pan-İslamizm değil, dönemin şartlarına uygun gerçekçi ve birleştirici bir iç/dış denge politikası olduğunu unutmayın; sınavlarda bu ayrım sıkça sorulur.