İslam ordularında başkomutan veya ordu komutanı anlamında kullanılan askerî unvandır. Hz. Peygamber döneminden itibaren seferlere çıkan komutanları uğurlarken onlara verilen unvanlar arasında yer almış, sonraki dönemlerde de en üst düzey komutanlıklar için kullanılmıştır.
Liva ve Râye
İslam ordularında kullanılan bayrak ve sancakları ifade eder. Gazve ve seriyyeler için genellikle liva denilen beyaz bayraklar ile rãye denilen siyah sancaklar bağlanmış, kabileler de kendi renk ve şekillerindeki bayraklarını mızraklara bağlayarak taşımışlardır.
Mancınık
Milattan önce V. yüzyılda Çin’de icat edildiği ve Türkler aracılığıyla Batı’ya tanıtıldığı bilinen en önemli kuşatma silahıdır. Topun olmadığı dönemlerde kale ve surlara çeşitli ebatta taş, gülle ve yanıcı maddeler atmak için kullanılmıştır.
Debbâbe
İslam ordularında kale kuşatmalarında kullanılan ilkel ve basit bir zırhlı kuşatma aracıdır. Kalın ahşaptan tekerlekli olarak yapılır, surlardan atılan taş ve ateşten korunmak için üzeri köseleyle kaplanarak askerlerin surlara yaklaşması sağlanırdı.
Mürtezika
Emevîlerden itibaren İslam ordularının esasını oluşturan, devletten düzenli maaş alan düzenli ve sürekli statüdeki muvazzaf askerlerdir. Hastalananların maaşları aksatılmaz, ölenlerin hakları ise varislerine intikal ederdi.
Mütetavvıa
İslam ordularında devletten maaş almayıp cihadın faziletinden faydalanmak ve ganimet elde etmek amacıyla kendi arzularıyla cepheye giden gönüllü askerlerdir. Bunlar genellikle sınır boylarında inşa edilen rıbâtlarda yaşarlardı.
Talîa (Mukaddeme)
İslam ordularında İranlılardan alınan beşli ta’bî usulüne göre ordunun en önünde yer alan süvarilerden oluşan öncü birliklerdir. Düşmanın durumunu keşfetmek ve orduya güven sağlamak amacıyla görev yaparlardı.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sugûr ve Avâsım
Ortaçağda Müslüman devletler ile Bizans İmparatorluğu arasında sınır teşkil eden, askerî maksatlarla tahkim edilmiş şehir ve kalelerin bulunduğu uç bölgelerdir. Sugûr en dış hattı, Avâsım ise bunun güneyindeki askerî teşkilatlı bölgeyi kapsardı.
Memlûk (Kölemen)
Genellikle Türk asıllı gençlerin köle olarak satın alınıp askerî ve idarî alanda yetiştirilmesiyle oluşturulan özel askerî sınıftır. Abbâsîler döneminde Me’mûn ile temelleri atılmış, Eyyûbîler ve Memlük Devleti döneminde ordunun ve iktidarın temel gücünü oluşturmuştur.
İktâ
Devlet başkanı veya yetkili merci tarafından arazi, taşınmaz mal veya vergi gelirlerinin işletme, mülkiyet veya faydalanma haklarının uygun görülen kimselere tahsis edilmesidir. Hz. Peygamber ve halifeler döneminden itibaren yaygınlaşmış, daha sonra askerî iktâ sistemine dönüşmüştür.
Dîvânü’l-ceyş
İslam devletlerinde askerî işlerin, defter kayıtlarının, maaş ödemelerinin ve askere alınanların sicillerinin tutulduğu en önemli askerî idari kurumdur. Hz. Ömer döneminde atılan temellerle kurulmuş, sonraki devletlerde de adını korumuştur.
Grek Ateşi (Âteş-i Rûmî)
Su üzerinde de yanabilme özelliğine sahip olan, yanıcı, yakıcı ve patlayıcı bir savaş silahıdır. Daha çok Bizanslılarca kullanıldığı için bu adla anılmış, sonraları Müslüman denizciler tarafından da benimsenmiştir.
Zâtü’s-savârî
655 yılında Mısır Valisi Abdullah b. Sa’d kumandasındaki İslam donanmasının Finike açıklarında Bizans donanmasını büyük bir yenilgiye uğrattığı ilk büyük deniz zaferidir. Bu savaşla Bizans’ın Doğu Akdeniz’deki hâkimiyeti sona ermiştir.
Rıbât
Sınır boylarında askerlerin atlarını bağlayıp nöbet tuttukları, gönüllü mütetavvıa askerlerinin yaşadığı müstahkem askerî yapılardır. İslam coğrafyasının sınırlarının korunmasında kritik rol oynamıştır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Evlâdü’n-nâs
Memlük Devletinde memluklerin oğullarından oluşan yedek askerî birliklerdir. Sultan ve emirlerin çocukları olan bu grup, ordunun insan kaynağını destekleyen önemli unsurlar arasında yer almıştır.