Ders Raporu
← Tarih Felsefesi 2
Ders Raporu

Tarih Felsefesi 2

Edebiyat Fakültesi » Tarih Lisans Programı » Anadolu Üniversitesi AÖF · 8 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: Aydınlanma ve İlerleme İdeası: Kant ve Herder

Aydınlanma dönemi düşünürleri, özellikle doğabilimlerindeki (Newton fiziksel yasaları) büyük başarıların etkisiyle, tarihte de olayları birbirine bağlayan evrensel ve deneysel yasalar bulunabileceğini savunmuşlardır. Bu bağlamda Voltaire, tarihte olayların arkasındaki gizli yasayı keşfetmeye çalışmış, tarihin son nedenlerle değil deneysel nedenlerle açıklanması gerektiğini belirtmiştir. Ona göre tarih, insan zihninin (esprit) ve düşüncenin gelişme tarihidir; barbarca bir köylülükten günümüze geçişte dünyayı dönüştüren asıl güç düşüncedeki değişimlerdir.

Ünite 2: 19. Yüzyıl Alman İdealizmi ve Tarih Metafiziği 1: Fichte ve Schelling

19. yüzyıl Alman İdealizmi, gerçekliği akıl temelinde açıklamaya çalışan ve bütün varolanları bir akıl tasarımından türetmeyi amaçlayan felsefi bir gelenektir. Bu geleneğin en önemli isimlerinden biri olan Johann Gottlieb Fichte, bir önermeler sisteminin bilim olabilmesi için kesin olması ve diğer bütün önermelere bu kesinliği veren en az bir temel önermenin bulunması gerektiğini savunur. Fichte'ye göre akıldan anlaşılan, kesin bir temel üzerine kurulacak olan bir sistemliliktir ve bu sistemlilik aynı zamanda türetilebilirlik anlamına gelir.

Ünite 3: 19. Yüzyıl Alman İdealizmi ve Tarih Metafiziği 2: Hegel

Hegel’in tarih felsefesi, tarihi erekli ve kendi amacına ilerleyen evrensel bir gelişme süreci olarak tasarlar. Collingwood’a göre Hegel’in tarih tasarımı, tarihi felsefi düşünce aşamasına tam olarak ulaştıran bir yapıttır. Hegel, doğal gerçekliğin karşısına özgürlük dünyası olan tinsel gerçekliği koyar ve İde'nin olayları yönlendiren akla dayalı istencinin Tin olduğunu belirtir.

Ünite 4: Marx’ın Tarih Tasarımı ve Marksist Tarih Kuramı

Marx ve Engels, Hegel'in tinsel ve idealist tarih tasarımını kökten eleştirerek tarihi etten ve kemikten gerçek insanların pratik etkinlikleri üzerine kurmuşlardır. Onlara göre tek bir bilim olarak tanıdıkları tarihin özü insan etkinliğinde, yani praksistedir; dolayısıyla ilk tarihsel eylem insanın kendi geçim araçlarını ve yaşamını ürettiği üretim eylemidir. İnsan doğayı emeğiyle biçimlendirirken aynı zamanda hem kendisi hem de toplum doğanın bir ürünü haline gelir ve bu süreçte tarihe de doğa yasaları egemen olur.

Ünite 5: Pozitivist Tarih Kuramı

Pozitivist tarih kuramı, 19. yüzyılda Auguste Comte öncülüğünde şekillenen ve tarihsel varlık alanını doğa bilimlerinin yöntemleriyle açıklamayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Comte'a göre neyin var olduğu sorusundan ziyade, bir şeyin nasıl oluştuğu sorusu önemlidir ve bu da olguların değişmez doğa yasalarını araştırmak anlamına gelir. Bilimin temel amacı, olguları yöneten bu yasaları keşfetmek ve bu yasaların sayısını en aza indirmektir.

Ünite 6: Tarih Felsefesi Eleştirileri I: İdealizm ve Materyalizm Karşıtı Tarih Felsefeler

Soren Kierkegaard'a göre olmuş olan olmuştur ve değiştirilemez; ancak bu durum tarihin bir zorunluluk ürünü olduğu anlamına gelmez. Geçmişin değiştirilemezliği onun sadece gerçekleşmiş olmasındandır, yoksa geçmişin 'nasıl'ının başka türlü olamayacağı anlamına gelmez. Olmuş olan, nasıl olmuşsa öyle olmuştur; bu da geçmişin zorunlu olduğu safsatasını çürütür.

Ünite 7: Tarih Felsefesi Eleştirileri 2: Pozitivizm Karşıtı Tarih Felsefeleri

Wilhelm Dilthey’a göre insanın tarihsel varlığının kavranabilmesi için gereken temel koşul, saf a priori bilgi olanağının kabulü değil, içinde bulunulan koşulların toplamından çıkan bir gelişim tarihidir. İnsanı felsefeye yönelten tüm soruların yanıtını bu tarihsel gelişme verebilir; çünkü insan kendisiyle ilgili sorular soran tarihsel bir varlıktır. Modern bilgi kuramının iddiasını tersine çeviren Dilthey, doğal olanın bizim için tam olarak kavranamayacağını, ancak tarihsel olanın daha kesin bir veri oluşturduğunu ileri sürer.

Ünite 8: Çağdaş Tarih Felsefesi ve Sorunları

19. yüzyılda Hegel ve Marx gibi filozoflar, tarihi belirli ilke, yasa ve aşkın bir erekle açıklayarak insanlık tarihini mutlaklaştıran bir tarih felsefesi kurmuşlardır. Bu anlayış, tarihin tümünü genel yasalar altında doğabilimsel bir zorunlulukla ele alması nedeniyle sonradan çeşitli düşünürler tarafından eleştirilmiştir. Tarihin koşullarına bağlı olan insanın, kendisini tarihin koşullarından bağımsız görmesi ve geleceğe dair kehanetlerde bulunması büyük bir çelişki doğurmaktadır.

Öne Çıkan Kavramlar

Aydınlanma (Kant tanımı)İnsanın kendi suçu ile düşmüş olduğu ergin olmama durumundan kendi aklını kullanarak kurtulması sürecidir. Kant, bu süreçte insanın aklını doğru kullanma cesaretini göstermesi gerektiğini savunur, örn: 'Aklını kendi kullanma cesaretini göster' (Sapere aude!).
Doğa Planı (Kant)Tarihte olayların kör bir rastlantı olmadığını, aksine insan türünün yeteneklerinin gelişmesini ve dünya yurttaşlığı düzenini amaçlayan gizli bir doğa yasalılığı olduğunu varsayan düzenleyici ilkedir, örn: Kant'ın tarihe bu plan varmış gibi bakmanın zorunlu olduğunu belirtmesi.
Hümanite (Herder)Hem doğanın hem de tarihin en son ereği olan, insanı diğer canlılardan ayıran niteliklerin bütünü ve insanlık tarihinin içkin amacıdır, örn: Tarihte iyi ne başarıldıysa hümanite adına yapılmıştır.
Alman İdealizmi19. yüzyılda ortaya çıkan, aklı mutlaklaştırarak gerçekliğin temeline koyan ve tarihsel oluşu diyalektik yasalarla açıklayan felsefi sistemdir, örn: Fichte, Schelling ve Hegel'in sistem kurma çabaları.
Tarih Felsefesiİnsanın tarihteki gelişimini, ilerlemesini ve tarihsel olayların gerisindeki evrensel yasa veya amaçları inceleyen felsefe dalıdır, örn: Voltaire'in bu terimi ilk kez kullanarak tarihte deneysel yasalar araması.
MutlakKoşullardan bağımsız olarak kendi başına varolan ve diğer her şeyin varlığının kendisine bağlı olduğu nihai gerçekliktir, örn: Alman idealistlerinin tarihi mutlak olanın bir görünüşü olarak ele alması.
DiyalektikKavramların veya tarihsel dönemlerin birbirlerinden mantıksal ve zorunlu olarak türemesini sağlayan gelişme ilkesidir, örn: Alman İdealizmi'nde gerçekliğin diyalektik zorunlulukla açıklanması.
Ergin Olamama Durumuİnsanın kendi aklını başkasının rehberliği olmadan kullanamayış durumu ve akli yetersizliğidir, örn: Kant'a göre Aydınlanma bu durumdan kurtulmaktır.
Dünya Yurttaşlığı DüzeniKant'a göre insan türünün bütün doğal yeteneklerinin eksiksiz gelişebilmesini sağlayacak olan doğanın en üstün ve nihai amacıdır, örn: Tarihin gizli doğa planının yöneldiği son nokta.
Tarihsel OluşTarihin donmuş bir olgular yığını olmayıp sürekli değişen, gelişen ve aşamalar halinde ilerleyen dinamik bir süreç olmasıdır, örn: Herder'in tarih aşamalarının içten içe birbirine bağlanması.
Evrimci Gelişme (Herder)Evrende en basit yaşam biçiminden en karmaşık organizmalara ve en üstün varlık olan insana doğru kesintisiz bir yükseliş ve gelişme teorisidir, örn: Herder'in doğa ile tarihi bir bütün olarak ele alması.
Alman İdealizmiGerçekliği akıl temelinde açıklayan ve doğa ile tarih dahil tüm varolanları bir akıl tasarımından (Mutlak, İde veya Tin) türetmeye çalışan 19. yüzyıl felsefi akımıdır. Fichte ve Schelling bu akımın en önemli temsilcileri arasındadır.
Mutlak (Tin / İde)Bütün varolanların nedenini oluşturan, salt düşünce veya kendinde akıl anlamına gelen kavramdır. Schelling ve Fichte'ye göre tarih, bu Mutlak olanın kendisini açığa vurması ve kendi bilincine ulaşması sürecidir.
Diyalektik YöntemKavramların ve tarihsel süreçlerin tez, antitez ve sentez aşamalarından oluşan üçlü mantıksal yapıyla gelişmesini ifade eden yöntemdir. Çelişkinin akıl tarafından aşılması esasına dayanır.
A Priori TarihTarihin dönemlerinin zamansal ardışıklığının temelinde yatan kavramsal şemanın deneyden bağımsız olarak önceden belirlenebilmesidir. Fichte'ye göre her çağın a priori bir ideası vardır.
Hümaniteİnsanlığın ilerleyen, kendi varlığını yaratan ve ortak bilincinde özgürlüğü gerçekleştiren özsel durumu/kavramıdır. Herder ve Fichte tarafından tarihin ilerleyen amacı olarak ele alınmıştır.
Karşıt Olanların ÖzdeşliğiSchelling felsefesinin temel ilkesidir; doğa ile tarih, özgürlük ile zorunluluk gibi görünüşte karşıt olan alanların aslında Mutlak olanın farklı görünüşleri olarak özdeş olduğunu savunur.
Transcendental FelsefeKant'ta deneyimin olanağının koşullarını incelerken, Schelling'de karşıtların özdeşliğinin olanağının koşulunu ortaya koyan felsefe anlamına gelir.
Trajik DönemSchelling'in tarih felsefesindeki üç dönemden ilki olup, egemen gücün kör bir yazgı olarak ortaya çıktığı ve eski büyük uygarlıkların yıkılışına neden olduğu dönemdir.
Tarihin Nesnesi Olarak TürAlman idealistlerinde ilerlemenin ve özgürlüğün bireylerde değil, yalnızca insan türünün kolektif kapasitesinde ve ortak bilincinde gerçekleşebileceğini ifade eden kavramdır.
Ussal ÖzgürlükFichte ve Schelling'e göre tarihte ulaşılmak istenen en temel kavram ve akıl ereğidir. Bireysel başıboşluk değil, türün ortak bilincindeki özgürlüktür.
Mekanik Devinim ve TarihSchelling'e göre döngüsel ve tekrarlayan mekanik hareketlerin tarihi olamaz; tarih ancak tekrarlayan döngüleri aşarak ileriye doğru giden ilerleyen bir süreçtir.
Tin (Geist)Hegel felsefesinde doğanın karşısına konulan, özgürlük dünyası olan ve İde'nin olayları yönlendiren akla dayalı istenci ifade eden kavram. Tin, tarihin tözü olup, kendisini tarihte nesnelleştirerek özbilince ve mutlak bilgiye ulaşır.
Kaynaktan TarihHegel'in üç tarih yazımı türünden ilki olup, yazarın anlattığı olayların tini ile kendi tininin aynı olduğu, olayları bizzat yaşayan tarihçilerin (örneğin Herodotos ve Thukydides) yazdığı tarih türüdür.

Sınavda Dikkat Et

  • Voltaire ve Condorcet gibi Aydınlanma düşünürlerinin tarihte deneysel yasalar aradığını ve tarihi aklın ilerlemesi olarak gördüğünü unutmayın.
  • Rousseau'nun Aydınlanma ilerleme inancına karşı çıktığını ve tarihi bir gerileme/eşitsizlik süreci olarak gördüğünü sınavda karıştırmayın.
  • Kant'ın tarihte bir doğa planı olduğunu bilimsel olarak kanıtlayamayacağımızı ama tarihe sanki böyle bir plan varmış gibi bakmanın zorunlu olduğunu savunduğunu unutmayın.
  • Kant'ın doğanın en üstün amacı olarak 'dünya yurttaşlığı düzeni'ni gösterdiğini, Herder'in ise en son erek olarak 'hümanite' kavramını savunduğunu iyi ayırt edin.
  • Herder'in Kant'tan farklı olarak tarihe dışarıdan soyut bir ölçüt getirmediğini, tarihin anlamını ve yasalarını yine tarihin içinden çıkardığını unutmayın.
  • Alman İdealizmi'nin (Fichte, Schelling, Hegel) bilgi ilkelerini varlık ilkeleri haline getirdiğini ve tarihi diyalektik mantıkla açıkladığını hatırlayın.
  • Sınavda Condorcet'nin uygarlık tarihini on döneme ayırdığı ve onuncu dönemin gelecekte olduğu bilgisi sıkça soru olarak gelebilir.
  • Fichte'de tarihin ilerlemesini belirleyen temel unsurun 'kavramın üçlü mantık yapısı (tez-antitez-sentez)' ve a priori ilkeler olduğunu unutmayın.
  • Schelling'in felsefesinin kilit kavramının 'karşıt olanların özdeşliği' (özgürlük ile zorunluluk, doğa ile tarih özdeşliği) olduğunu sınavda karıştırmayın.
  • Fichte ve Schelling'e göre tarihte eylemde bulunan temel öznenin tek tek bireyler değil, 'insan türü' olduğunu, bireylerin eylemlerinin sonuçlarını türün belirlediğini daima göz önünde bulundurun.
  • Schelling'in tarih aşamalarını (trajik dönem, doğa/Roma dönemi ve öngörülmüşlük dönemi) sırasıyla ve özellikleriyle iyi ezberleyin.
  • Alman İdealizmi'nde tarihin mekanik veya rastlantısal değil, 'zorunlu ve ereksel' bir ilerleme süreci olarak tasarlandığını unutmayın.