Ders kitabının araştır–ilişkilendir–anlat etkinlikleri. Konuyu kendi cümlelerinle anlatabiliyorsan öğrenmişsin demektir.
Araştır 1
Şark Meselesi
Şark Meselesi, emperyalist politikalar izleyen büyük devletlerin Osmanlı Devleti’nin başta Avrupa’daki kısmı olmak üzere özellikle Ortadoğu’ya ve diğer yerlere (Afrika) yayılmış geniş topraklarının paylaşımı, devletin egemenlik sahası üzerinde siyasi ve iktisadi hakimiyet kurulması, bu arada gayrimüslim halkların durumlarının istismar edilerek, bağımsızlık mücadelelerine maddi ve manevi destek verilmesi için kendi aralarındaki şiddetli rekabetin geleneksel tanımlamasıdır.
19. Yüzyılın İkinci Yarısında Avrupa (1848-1871)
laşması, kesin sınırlamalar dayattı. Rus kara sınırı Besarabya’ya kadar geri çekilirken antlaşmanın 11. maddesi ile Karadeniz tarafsız hale getirilmekteydi. Buna göre Karadeniz’de donanma bulundurulmayacak ve mevcut tersaneler yıkılacaktı Bunun yanı sıra Boğazların yabancı savaş gemilerine kapalılığı ilkesinin sürdürülmesi ve Eflak-Boğdan ile Sırbistan topraklarındaki yönetimlerin kongreye katılan devletlerin ortak garantisi altına alınmasıyla Rus nüfuzu bu bölgelerde ortadan kaldırıldı. Böylece Karadeniz’in doğusundan Adriyatik Denizi’ne kadar uzanan siyasi bir kuşak meydana getirilerek Rusya’nın güneyinde tampon bir bölge kurulmuştu. Bu da Rusya’nın Balkanlar’da harekete geçmesi halinde, karşısında antlaşmada imzası bulunan devletleri, yani ortak bir
Araştır 2
19. Yüzyılın İkinci Yarısında Avrupa (1848-1871)
İTALYAN VE ALMAN MİLLİ BİRLİKLERİ’NİN KURULMASI
Kırım Harbi, barışın büyüsünü bozmuş, merkezi Avrupa sorunları üzerindeki Rus gücünün gölgesi kaldırılmış ve 1848’den sonraki on yılda Avrupa yol ayrımına gelmişti. Eski Avrupa Uyumu ölmek üzereydi. Güç dengesi yön değiştirmeye başlamış ve gerçekçilik çağı ufukta gözükmüştü. Nüfusu gittikçe artan, sanayileşmiş devletlerden meydana gelen ve fakat savaş korkularının ve güvensizlik duygusunun egemen olduğu bir Avrupa hızla oluşmaktaydı.
Batı Avrupa ülkeleri açısından bu yıllar, sanayi ve ticarette çok hızlı büyüme yıllarıydı. 1850-1870 yılları arasında kentleşme ve sanayileşme yan yana gelişmekteydi. Tekstil sanayii yaygınlaşmış, mühendislik ve ağır sanayi büyümüştü. Sanayi Devrimi’nin etkileri bir yandan toplumlardaki demokratik talepleri artırdığı gibi, ulusal bağımsızlık ve bütünleşme arzularını da tetiklemişti. 1870 yılı itibarıyla Belçika, Fransa ve İngiltere’de demiryolu sistemleri tamamlanmış; Fransa ve İngiltere’nin ihracat ve ithalatı üç katından fazlasına çıkmıştı.
Orta ve Doğu Avrupa’da ise siyasi birliğin sağlanamamış olmasından ve yaşanan toplumsal karmaşalardan dolayı sanayi ve ticaretteki büyüme çok daha yavaştı.
Araştır 3
19. Yüzyılın İkinci Yarısında Avrupa (1848-1871)
72
İhtilali, “egemenliğin millete ait olduğu” anlayışını iktidara getirmiştir. Doğal olarak bu yeni anlayışta anahtar kavram millettir. Temel sloganı “eşitlik, kardeşlik ve özgürlük” olan bu ideolojinin, asıl hedefi Avrupa’nın Kralları olduğundan, “egemenlik milletindir” yargısına varan Fransız düşüncesi, bu Krallara tabi halkların özgürleşmesini arzu eder. Dolayısıyla iktidarın, Tanrı tarafından kendisine bahşedildiğine inanılan kutsal Kral’dan alınarak toplumsal bir bedene yayılması öngörülmektedir.
Milliyetçiliği evrenselleştiren ilk önemli tarihsel adım, bu fikri Fransa’dan Almanya, İtalya, İspanya ve Rusya’ya doğru yayan Fransız İhtilali ve Napolyon Savaşları olmuştur.
Bununla birlikte milliyetçilik iki karşıt eğilimle oluşmuştur. Bunlardan biri, sivil ya da devlet milliyetçiliğiydi ve var olan devletlerin egemen kurumları tarafından destekleniyordu. Diğeri, popüler ya da etnik milliyetçilikti. Temel ayrım ise düşüncelerin ve eylemin kaynağında yatmaktaydı. Devlet milliyetçiliği, değerlerini tüm topluma yansıtmaya çalışan siyasi seçkinler arasında ortaya çıkmıştı. Popüler milliyetçilik ise var olan düzeni yıkmadan önce kitle desteği arayarak tabanda şekillenmişti.
Milliyetçiliğin tutkuları kaçınılmaz olarak çatışmayı da ateşledi. Yıllar ilerledikçe milliyetçilik sık sık daha sert bir tona büründü. Krallara karşı
Araştır 4
19. Yüzyılın İkinci Yarısında Avrupa (1848-1871)
74
öğrenme çıktıları ve bölüm özeti
1 1848 İhtilâlleri’nin Avrupa’ya etkilerini yorumlayabilme
Avrupa’da 1848 İhtilâlleri
1848 İhtilâlleri’nin, Avrupa’nın geri kalanında yarattığı etki ise daha çok liberal anayasaların kabulü şeklinde gerçekleşti. Nitekim 1848 yılında Hollanda ve İsviçre’de, 1849’da da Danimarka’da yeni anayasalar hazırlandı ve bu ülkelerde demokratik yönetimler kuruldu. İngiltere’de ise işçiler daha geniş haklar elde etmek için harekete geçtilerse de başarılı olamadılar. 1848 İhtilâlleri Osmanlı Avrupası’na da etki yaptı. Özellikle Eflak-Boğdan’da ulusal birlik için hareketler başladı. Bu hareketler başarıya ulaşamamış ise de Osmanlı-Rus ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. Bu da Kırım Savaşı’nı hazırlayan nedenlerden biri oldu.
1848 ihtilâllerinin Fransa, Avusturya, Almanya ve İtalya üzerinde doğrudan etkileri oldu. İngiltere, İsviçre, Belçika, Danimarka ve İspanya’yı içeren diğer bölgeler çevresel olarak etkilendiler. Sadece Rusya bu olayların etki alanının tamamen dışında kaldı. 1849 senesi ise tam bir düş kırıklığı ve altüst oluş yılı oldu. Orta Avrupa’da ihtilaller başarısızlıkla sonuçlanmış, 1849 sonunda Avrupa’nın biçimsel yapısı hemen hemen 1847’deki haline dönmüştü. Buna rağmen 1848 İhtilâlleri ile en çok başarıya ulaşan akım, liberalizm oldu. Avrupa’da birçok hükümdar liberal bir yönetimi kabul etmek zorunda kaldı. 1848 İhtilâlleri liberalizmin yanı sıra sosyalizm ve milliyetçiliğin gelişmesine neden olan süreci de hızlandırdı.
2 Kırım Harbi’nde büyük güçlerin rolünü tartışabilme
Kırım Harbi ve Büyük Güçler
(1853-1856)
Kırım Harbi, Rusya’nın yarım asırdan beri devam eden Avrupa politikasındaki etkinliğinin de sonu oldu. Nitekim 30 Mart 1856 tarihli Paris Antlaşması ile Karadeniz’in tarafsızlığının sağlanması, Boğazların yabancı savaş gemilerine kapalılığı ilkesinin sürdürülmesi, Eflâk-Boğdan ve Sırbistan topraklarındaki yönetimlerin kongreye katılan devletlerin ortak garantisi altına alınmasıyla, Rus nüfuzu bu bölgelerde ortadan kaldırıldı. Kırım Harbi’nin galiplerinden biri olmasına rağmen İngiltere, yirmi yıllık bir belirsizliğin içine
Araştır 1
1848 İhtilâli arifesinde Fransa Kralı Louis Philippe’in Fransa’daki yönetimi güçlü bir muhalif grubun oluşmasına zemin hazırlamıştı. Paris sokaklarında halk ile krallık kuvvetleri arasında 22-24 Şubat 1848’de kanlı çarpışmalar yaşandı ve gelişen olaylar karşısında Louis Philippe ülkeden kaçtı. Bunun üzerine 24 Şubat 1848 günü geçici bir hükümet kurularak, 25 Şubat 1848’de Fransa’da İkinci Cumhuriyet ilan edildi. Geçici hükümet, işçilerin zoruyla, çalışma hayatına ve işçilerin durumunun düzeltilmesine yönelik bazı adımlar atmak zorunda kaldı. Buna göre işçilerin günlük çalışma saatleri kısaltıldı ve işsizliği gidermek için ise “Ulusal Atölyeler” kuruldu. Ancak yeni bir anayasa yapmak için gidilen seçimler sonucunda toplanan ve çoğunluğunu cumhuriyetçi-burjuvazinin oluşturduğu Kurucu Meclis’in 22 Haziran 1848 günü Ulusal Atölyelerin kapatılmasına ilişkin aldığı karara işçiler karşı koydular. Bu yüzden Paris’te yeni çatışmalar ortaya çıktı. “Haziran Günleri” diye adlandırılan ve 23-26 Haziran 1848 tarihleri arasında gerçekleşen olaylarda sosyalistlerle cumhuriyetçi hükümet yanlıları 4 gün boyunca çarpıştılar ve Haziran İhtilali bastırıldı.
Yakınçağ Avrupa Tarihi
79
Yanıt
Kırım Savaşı yenilgisi, Rusya’nın yarım asırdan beri devam eden Avrupa politikasındaki etkinliğinin de sonu oldu. Savaşı sona erdiren 30 Mart 1856 tarihli Paris Antlaşması, her şeyden önce Avrupa güçler dengesini yeni baştan düzenlemekteydi. Kongre’ye katılan devletler, bu antlaşma ile Rusya’nın daha önceki tarihlerde kendi lehine bozmaya çalıştığı devletlerarası dengeyi, Avrupa sistemine Osmanlı Devleti’ni de katarak, yeniden kurmayı amaçlamışlardı. Rus kara sınırı Besarabya’ya kadar geri çekilirken 11. madde ile de Karadeniz tarafsız bölge olarak tanımlanmaktaydı. Karadeniz’in tarafsızlığının sağlan-
Araştır 2
Alman Birliği’nin sağlanması, Viyana Kongresi ile kurulmuş bulunan Avrupa güç dengesini temelinden sarstı. Zira Avrupa’nın en güçlü devletlerinden olan Fransa ve Avusturya, Prusya yenilgisi ve ardından güçlü bir Almanya’nın doğmasından sonra güç ve etkinliklerini büyük ölçüde yitirdiler. Yenilen, toprak yitiren ve doğusunda güçlü bir Almanya kurulan Fransa’nın Avrupa’da genişleme imkânı kalmadı. Bu durum, Fransa’yı deniz aşırı bölgelerde genişlemeye itecek ve böylece 1870’lerden sonra sömürge faaliyeti hızlanacaktır. 1866’da Prusya’ya yenilerek Orta Avrupa’da iddiası kalmayan Avusturya ise siyasetini doğal yayılma alanı olarak gördüğü Balkanlar’a çevirdi. Mevcut siyasi ortamı kendi lehine çevirmesini bilen devlet ise şüphesiz Rusya’ydı. 1856 Paris Antlaşması ile Balkanlar’a inm