Yöneticilerin karar alma süreçlerinde kişisel deneyim ve sezgiler yerine, bilimsel yöntemlerle elde edilmiş geçerli ve güvenilir kanıtları sistematik olarak kullanmasını öngören çağdaş yönetim yaklaşımıdır.
Günlük klinik uygulamalarda verilecek kararların, hastaların beklenti ve değerleri ile uzman tecrübeleri ışığında, mutlaka güncel ve geçerli bilimsel kanıtlara dayandırılması anlayışıdır.
Epidemiyolojik kavram ve yöntemlerin, topluma yönelik sağlık hizmetlerinin tasarımı, planlanması, yönetimi ve değerlendirilmesi süreçlerinde etkin bir şekilde kullanılmasıdır.
Hizmet alan ile sunan arasındaki bilgi asimetrisi nedeniyle, hekimin takdir yetkisini kullanarak hastada gerçekte ihtiyaç duyulmayan bir sağlık hizmeti talebi yaratması durumudur.
Sağlık hizmetlerinin finansmanını üstlenen üçüncü bir tarafın (sigorta veya devlet) varlığı nedeniyle, bireylerin sağlık harcamalarında savurganlaşması ve sağlıklarını korumada özensizleşmesidir.
Tıp bilgileri, hastalık özellikleri veya hasta tercihleri ile rasyonel olarak açıklanamayan, bölgeler veya hastaneler arasında görülen tıbbi uygulama ve harcama çeşitlilikleridir.
Bir durumun tanımlanması veya görevin yapılması sırasında kaydedilen, henüz işlenmemiş ve yorumlanmamış ham bulgu, belge, sembol ve gözlemlerin tamamıdır.
Verilerin belirli bir amaç doğrultusunda işlenmesi, sınıflandırılması, özetlenmesi ve anlamlı bir yapıya kavuşturulmasıyla elde edilen bilgi kaynağıdır.
Enformasyonun deneyim, kurumsal değerler, kurallar ve içgörü süzgecinden geçirilerek insan beyninde anlamlandırılması ve eyleme dönüştürülebilir hale gelmesidir.
Elde edilen bilgiyi sezgiler ve derin tecrübelerle birleştirerek en doğru kararları verme, gerçeğe ulaşma ve adil hükümler kurma becerisidir.
Çalışanların, performanslarının veya davranışlarının ölçüldüğünü ve izlendiğini bildiklerinde, ortam koşullarından bağımsız olarak çalışma tempolarını ve verimliliklerini artırması durumudur.
Mevcut rutin enformasyon sistemlerinde bulunmayan, belirli bir yönetsel sorunu çözmek veya yeni bir uygulamayı değerlendirmek amacıyla yapılan amaca özel araştırmalardır.
Sağlık piyasasında hizmeti sunan hekimin, hizmeti alan hastaya kıyasla hastalıklar, tanı ve tedavi yöntemleri konusunda çok daha üstün ve fazla bilgiye sahip olması durumudur.
Belirli bir konuda yapılmış olan tüm bilimsel araştırmaların önceden belirlenmiş kriterlere göre taranarak süzülmesi, özetlenmesi ve güvenilir bir sentez oluşturulması yöntemidir.
Aynı konuda yapılmış birden fazla bağımsız çalışmanın elde ettiği sayısal verilerin istatistiksel yöntemlerle bir araya getirilerek yeniden analiz edilmesi sürecidir.
Birey ve toplumun sağlık durumunda değişiklik meydana getiren, tanımlanabilen her türlü genetik, bireysel, sosyal, ekonomik ve çevresel etkenlerin bütünüdür.
Epidemiyolojik yöntem, beceri ve yaklaşımların, sağlık kurumlarının ve toplum tabanlı sağlık hizmetlerinin tasarımı, planlanması, yönetimi ve değerlendirilmesinde kullanılmasıdır.
Epidemiyolojide hastalık görülme durumunu, sağlıkla ilgili herhangi bir spesifik durumu veya ölüm olayını ifade eden temel analiz birimidir.
İncelenen hastalık veya sağlık sorunu açısından maruziyeti, duyarlılığı veya yatkınlığı bulunan, hastalığa yakalanma ihtimali olan kişilerin oluşturduğu toplam nüfustur.
Belirli bir toplumda, belirli bir zaman dilimi (genellikle bir yıl) içerisinde yeni ortaya çıkan hastalık veya vaka sayısıdır.
Belirli bir anda (nokta prevalansı) veya belirli bir sürede (süre prevalansı) toplumda var olan eski ve yeni tüm vakaların toplam sayısıdır.
Belirli bir toplumda, belirli bir sürede gerçekleşen canlı doğum sayısının aynı toplumun aynı dönemdeki toplam nüfusuna bölünmesiyle hesaplanan kaba ölçüttür.
Belirli bir sürede gerçekleşen canlı doğum sayısının, aynı toplumdaki doğurganlık çağında olan (15-49 yaş) kadın nüfusuna bölünmesiyle elde edilen duyarlı ölçüttür.
Belirli bir hastalığa yakalananlar arasından, o hastalık nedeniyle ölenlerin oranını gösteren ve hastalığın öldürücülük derecesini yansıtan ölçüttür.
Belirli bir toplumda, belirli bir süre içinde meydana gelen toplam ölüm sayısının, genellikle yıl ortası toplam nüfusa bölünmesiyle hesaplanan genel ölçüttür.
Canlı doğan bebeklerden, yaşamlarının ilk 28 günü (0-27. günler) içinde ölenlerin oranını gösteren ve anne sağlığı düzeyini yansıtan temel ölçüttür.
Canlı doğan bebeklerden, yaşamlarının 29. günü ile 365. günü arasında ölenlerin oranını gösteren ve çocuk sağlığı hizmetlerinin kalitesini yansıtan ölçüttür.
Bir kadının doğum yaptığı andan itibaren başlayan ve vücudun gebelik öncesi haline dönmesi için geçen 6 haftalık (42 günlük) kritik süredir.
Yeni doğmuş bir bireyin, yaşamı boyunca o dönemdeki yaşa özel ölümlülük hızlarına maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısıdır.
Nüfusun yaş grupları ve cinsiyet dağılımını dikey ve yatay eksenlerde çubuk grafiklerle gösteren, nüfus yapısını analiz etmeye yarayan görsel araçtır.
Bir hastalığın gelecekteki muhtemel seyri, süresi, iyileşme şansı ve nasıl sonuçlanacağına dair yapılan tıbbi tahmindir.
Araştırılan risk faktörü ile sonuç değişkeninin her ikisiyle de ilişkili olan ve aralarındaki gerçek ilişkiyi maskeleyen veya yanlış gösteren değişkendir.
Araştırmaya dahil edilen deneklerin, her birine eşit şans tanınarak bilgisayar veya rastgele sayılar tablosu yardımıyla gruplara atanması işlemidir.
Analiz aşamasında, karıştırıcı etkileri bertaraf etmek için araştırma grubunun yaş, cinsiyet veya sigara içme gibi belirli alt katmanlara ayrılarak incelenmesidir.
Farklı grupların kaba hızlarını karşılaştırabilmek için, potansiyel karıştırıcı değişkenlerin etkisini hayali bir referans topluluk üzerinden eşitleme işlemidir.
Belirli bir sağlık girişiminin tercih edilmesi nedeniyle vazgeçilen alternatif girişimlerin sağlayacağı olası faydalardan mahrum kalınması durumudur.
Araştırma sorusunu doğru cevaplamak için verilerin ne zaman, kimden ve hangi koşullarda toplanacağını belirleyen genel eylem planıdır. Örneğin, yeni bir ilacın etkisini ölçmek için randomize kontrollü klinik deney tasarımı seçilmesi bu planın bir parçasıdır.
İncelenen bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi maskeleyen, çarpıtan veya yanlış yorumlanmasına yol açan üçüncü bir dış değişkendir. Örneğin, devlet ve özel hastanelerin verimliliğini karşılaştırırken hastaların yaş ortalamasını ifade eden 'vaka karması' bir karıştırıcı değişkendir.
Belirli bir nüfusta, belirli bir zaman diliminde meydana gelen ölüm olaylarının sıklığını ifade eden epidemiyolojik göstergedir. Türkiye'de 2013 yılında ölen her 1000 kişiden yaklaşık 710'unun 65 yaş ve üzerindeki bireylerden oluşması mortalite dağılımına bir örnektir.
Bir toplumda belirli bir hastalık veya hastalıkların görülme, yayılma ve sıklık derecesini ifade eden sağlık göstergesidir. Kadınlarda morbidite (hastalık) hızı genellikle erkeklere göre daha yüksekken, erkeklerde mortalite (ölüm) hızı daha yüksektir.
Epidemiyolojide bir hastalığın veya sağlık sorununun ortaya çıkma sıklığında artış meydana gelmesiyle doğrudan ilişkili olan her türlü etken veya özelliktir. Örneğin, sigara ve alkol tüketimi ile yetersiz fiziksel aktivite, kalp hastalıklarının gelişmesinde önemli risk faktörleridir.
Tek bir hastadan veya aynı hastalığa sahip çok az sayıdaki hastadan elde edilen klinik bulguların detaylı olarak sunulduğu araştırma türüdür. Örneğin, doğum kontrol hapı kullanan bir kadında nadir görülen bir tümörün geliştiğinin bir hekim tarafından raporlanması vaka takdimidir.
Aynı hastalığa sahip olan veya aynı tedaviyi alan hastaların ortak özelliklerini veya tedaviye yanıtlarını belirlemek amacıyla belirli bir süre boyunca izlendiği araştırmalardır. Örneğin, aşılanan çocuklarda aşıya bağlı reaksiyonların gelişimini görmek için çocukların belirli bir süre takip edilmesi vaka serisidir.
İncelenen değişkenlere ilişkin verilerin hedef kitle veya örneklemden zamanda sadece bir kez toplandığı araştırma tasarımıdır. Örneğin, 2013 yılında İstanbul'daki hanelerden anket yoluyla sağlık hizmetleri kullanım verilerinin tek bir seferde toplanması kesitsel bir çalışmadır.
Araştırma evreni içinde, ortak bir deneyime veya belirli bir özelliğe sahip olan ve zaman içinde izlenen alt gruptur. Örneğin, kimyasal maddelere maruz kalan işçiler veya belirli bir kronik hastalığı olan bireyler birer kohort oluşturur.
Belirli bir risk altındaki nüfusta, belirli bir zaman dilimi içinde yeni ortaya çıkan hastalık veya vaka sayısıdır. Kohort araştırmaları, risk faktörlerinin etkisini belirlemek amacıyla bu insidans hızını hesaplamak için kullanılır.
Araştırmaya dahil edilen bireylerin özellikleri ile dahil edilmeyenlerin özellikleri arasında sistematik farklar olması ve örneklemin evreni temsil edememesidir. Bu durum, bulunan farkların müdahaleden değil, grupların yanlış seçilmesinden kaynaklanmasına yol açar.
Verilerin bireysel düzeyde toplanmadığı ekolojik araştırmalardan elde edilen grup düzeyindeki bulguların, hatalı bir şekilde birey düzeyinde yorumlanmasıdır. Örneğin, hava kirliliği yüksek bölgelerde SARS ölümlerinin fazla olmasından yola çıkarak, kirli havaya maruz kalan her bireyin kesinlikle öleceğini iddia etmek ekolojik yanılgıdır.
Araştırmaya katılan kişilerin deney ve kontrol gruplarına atanmasında herkese tamamen eşit ve tesadüfi şans tanıyan yöntemdir. Bu yöntem, seçim yanlılığını önler ve karıştırıcı değişkenlerin gruplar arasında dengeli dağılmasını sağlar.
Bireylerin kendileri üzerinde bilimsel bir araştırma yapıldığını ve izlendiklerini bildiklerinde, normalde davranacaklarından daha farklı ve genellikle daha olumlu performans göstermeleridir. Bu durum, deneysel araştırmalarda müdahalenin gerçek etkisinin ölçülmesini zorlaştırır.
Kişi ya da nesnelere ilişkin, ölçülebilen, gözlenerek tanımlanabilen her türlü özellik ya da durumdur. Örneğin, bir hastanın yaşı, cinsiyeti veya hastanenin yatak sayısı birer değişkendir.
Olayları, nesneleri, olguları veya değişkenleri ölçerek, gözleyerek tanımlamak ve bu tanımlamaları bir düzene sokarak ifade etmek için kullanılan araç veya kavramdır. Termometre dereceleri veya hasta memnuniyet düzeyleri buna örnektir.
Değişkenlerin durumunu, miktarını veya boyutunu tanımlamak için yapılan her türlü gözlem ve ölçüm sonucu elde edilen değerlerin genel adıdır. Örneğin, bir hastanın boyunun 175 cm olarak ölçülmesi bir veridir.
Nitelikle ilgili değişkenleri ifade etmek için kullanılan, artan ya da azalan bir sıralama oluşturmayan ölçek türüdür. Cinsiyet, kan grubu ve saç rengi sözel ölçekle tanımlanır.
Niteliksel değişkenlerin gözlem sonuçlarının artan ya da azalan bir sıraya konulabildiği, ancak komşu değerler arasındaki mesafenin eşit olmadığı ölçeklerdir. Kanser evreleri veya memnuniyetin düşük-yüksek olması örnektir.
Tutum, eğilim ve algı gibi subjektif değerlendirmeleri saptamak amacıyla, bir görüşe katılma durumunu derecelendirerek ölçen ölçek türüdür. Memnuniyetin 'hiç katılmıyorum'dan 'tamamen katılıyorum'a kadar 5'li derecelendirilmesi buna örnektir.
Nicel olarak saptanması zor olan durumların oluş sıklığına dair subjektif tahminleri olasılık yüzdesi olarak saptayan ölçek türüdür. Hekimlerin hastalara diyet önerme sıklığını %0 ile %100 arasında tahmin etmesi örnektir.
Nicel özellikteki değişkenleri tanımlamak için kullanılan, değerlerin artan/azalan sıraya dizilebildiği ve komşu değerler arası mesafenin eşit olduğu ölçeklerdir. Yaş ve kolesterol değerleri bu ölçekle ifade edilir.
Aslında nitelik olan durumların gözlem veya puanlama yoluyla niceliğe dönüştürülerek ifade edilmesini sağlayan ölçeklerdir. Ağrı şiddetini 10 cm'lik çizgi üzerinde ölçen Görsel Ağrı Skalası (VAS) buna örnektir.
İncelenen değişkenin değerlerinin yalnızca iki seçenekten biriyle ifade edilebildiği ölçek türüdür. 'Var-Yok', 'Evet-Hayır' veya 'Ölüm-Kalım' gibi seçenekler bu ölçek grubuna girer.
Bir değişkenin nicel ve nitel çeşitli değerlerini bir araya getirerek karmaşık özellikleri özet şekilde tanımlayan ölçeklerdir. Beden Kitle İndeksi veya Maslach Tükenmişlik Ölçeği bileşik ölçek örnekleridir.
Değişkenlerin değerleri arasında kesintisiz bir sürekliliğin olduğu ve iki değer arasındaki sınırın ölçüm cihazının hassasiyetiyle belirlendiği veri türüdür. Yaş, ağırlık ve kan kolesterol düzeyi sürekli veridir.
Değişkenlerin değerlerinin birbirinden ayrı olduğu ve değerler arasında sürekliliğin bulunmadığı veri türüdür. Poliklinik başvuru sayısı, taburcu olan kişi sayısı ve gebelik sayısı kesikli veriye örnektir.
Sınıflandırılmış verilerde, birbirini izleyen sınıfların frekanslarının üst üste toplanarak yığılımlı bir şekilde sunulmasıdır. Bu sayede verilerin belirli bir değerin altında kalma oranları kolayca görülür.
Araştırmada kullanılan soruların, gözlem ve ölçümlerin incelenen konunun özelliğine uygun olması, yani araştırılan özelliği doğru saptayabilme yeteneğidir. İçerik, kriter ve yapısal geçerlilik türleri vardır.
Soru, gözlem ve ölçümlerin gerçekle uyumlu olmasını, gerçeği tam olarak yansıtmasını ve tekrarlanan ölçümlerde tutarlı sonuçlar vermesini ifade eden kavramdır.
Yapılan araştırmanın ve incelenen konunun ilişkili olduğu, sonuçların genelleneceği tüm kişi ya da nesnelerin oluşturduğu hedef gruptur. Bir hastanedeki tüm çalışanlar veya bir ildeki tüm nüfus evren olabilir.
Evreni her yönden temsil etme özelliği taşıyan, evrenden belirli yöntemlerle seçilen ve üzerinde doğrudan araştırma yürütülen daha küçük gruptur. Tenceredeki çorbadan tadılan bir kaşık çorba örnek kavramına uyar.
Araştırma kapsamına giren, araştırma sonuçlarının kendisi için geçerli olacağı ve genelleneceği canlı veya cansız birimlerin oluşturduğu tüm kitleyi ifade eder.
Belirli kurallara göre evren içinden seçilen, evreni temsil etme yeteneğine sahip olan ve üzerinde doğrudan veri toplanan daha küçük alt gruptur.
Evrenden, onu temsil edecek nitelikteki örnek birimlerinin seçilmesi için uygulanan yöntem ve işlemlerin bütünüdür.
Evrendeki birimlerin örneğe seçilme olasılıklarının bilinemediği, genellikle evren listesinin bulunmadığı durumlarda kullanılan ve sonuçları evrene genellenemeyen örnekleme yaklaşımıdır.
Evrendeki her birimin örneğe seçilme olasılığının önceden hesaplanabildiği, genellikle her birim için bu olasılığın eşit olmasının istendiği bilimsel örnekleme yöntemidir.
Nitel araştırmalarda veri toplama sürecinde artık yeni bir verinin veya temanın ortaya çıkmadığı, toplanan bilgilerin kendini tekrar etmeye başladığı ve örneklemeyi sonlandırma kararı verilen aşamadır.
Araştırmacının kendi belirlediği özel kriterlere ve araştırma amaçlarına en uygun olan kişileri veya birimleri bilinçli olarak örneğe seçtiği olasılıksız yöntemdir.
Araştırmacının zaman, maliyet veya zahmet açısından en kolay, en hızlı ve en rahat ulaşabildiği kişilerden (arkadaşlar, sokaktan geçenler vb.) veri topladığı yöntemdir.
Evrende azınlıkta olan veya bulunması zor olan belirli alt grupların örneklem içinde önceden belirlenmiş oranlarda temsil edilmesini sağlayan, seçimi araştırmacının inisiyatifine bırakan yöntemdir.
Evren listesinin bulunmadığı ve hassas konularda çalışan araştırmalarda, ulaşılan ilk katılımcının yönlendirmesiyle benzer özelliklerdeki diğer katılımcılara zincirleme olarak ulaşılan yöntemdir.
Evren birimlerinin listelenip ardışık numaralandırılmasından sonra, hesaplanan örneklem aralığına (k) göre rastgele bir başlangıç noktasından itibaren her k'inci birimin örneğe alınmasıdır.
Evrenin, incelenen değişken üzerinde etkili olabilecek yaş, cinsiyet gibi özelliklerine göre homojen alt gruplara (tabakalara) ayrılarak her tabakadan orantılı seçim yapılmasıdır.
Örnekleme biriminin bireyler değil, bireylerin oluşturduğu doğal gruplar veya coğrafi birimler (hastaneler, okullar, mahalleler) olduğu saha araştırması yöntemidir.
Basit tesadüfi örnekleme dışındaki yöntemler (özellikle küme örneklemesi) kullanıldığında, örnekleme hatasındaki değişimi dengelemek için hesaplanan örnek büyüklüğünün çarpıldığı katsayıdır.
Aynı evrenden aynı büyüklükte seçilebilecek olası tüm örneklerden elde edilen istatistiklerin (ortalama veya oran gibi) gösterdiği teorik olasılık dağılımıdır.
Araştırma birimlerinden elde edilen çok sayıdaki karmaşık verinin, anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde frekans, yüzde, ortalama gibi özet değerlere dönüştürülmesi işlemidir.
Grafiklerdeki çubuklar veya dilimler yerine, incelenen konuyu temsil eden resim veya sembollerin (örneğin ölüm sayıları için tabut, ayran tüketimi için şişe) kullanıldığı görsel grafik türüdür.
Bir serideki tüm ölçüm değerlerinin toplanıp gözlem sayısına bölünmesiyle elde edilen, dağılımın merkez noktasını gösteren en yaygın merkezi eğilim ölçütüdür.
Küçükten büyüğe doğru sıralanmış bir veri setini tam ortadan iki eşit parçaya bölen ve uç (marjinal) değerlerden etkilenmeyen merkezi yığılım ölçütüdür.
Bir veri dağılımında en yüksek frekansa sahip olan, yani en çok tekrarlanan ve grafiklerde en yüksek tepeyi oluşturan değerdir.
Bir veri setindeki en büyük ölçüm değeri ile en küçük ölçüm değeri arasındaki matematiksel farkı gösteren en basit yaygınlık ölçütüdür.
Veri setindeki her bir gözlemin aritmetik ortalamadan olan farklarının karelerinin toplamının, serbestlik derecesine (n-1) bölünmesiyle hesaplanan yaygınlık ölçüsüdür.
Varyansın karekökü olan ve verilerin aritmetik ortalama etrafında nasıl bir yayılım gösterdiğini standart bir birimle açıklayan ölçüttür.
Sıralanmış verileri her biri %25'lik dilimler içeren dört eşit parçaya bölen alt çeyrek (Q1), ortanca (Q2) ve üst çeyrek (Q3) değerleridir.
Aritmetik ortalama, ortanca ve tepe değerinin birbirine eşit olduğu, ortadan ikiye katlandığında simetrik çan eğrisi şekli veren sürekli olasılık dağılımıdır.
Örneklemden elde edilen ortalamanın, evrenin gerçek ortalamasından sapma miktarını ve örnekleme hatasını gösteren yaygınlık ölçüsüdür.
Örneklemden hesaplanan istatistiğin, evrenin gerçek parametresini belirli bir güven düzeyiyle (örneğin %95 olasılıkla) kapsadığı tahmin edilen değer aralığıdır.
Bir araştırmada başka bir değişken üzerinde etkisi olduğu varsayılan, araştırmacının kontrol ettiği veya grupları belirleyen yönlendirici değişkendir.
Bağımsız değişkendeki değişimlere bağlı olarak değer alan, araştırmada ölçülen ve etkilenmesi beklenen sonuç değişkenidir.
Karşılaştırılan gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark veya ilişki olmadığını savunan, farksızlık önermesidir.
H0 hipotezinin doğru olma olasılığını gösteren, 0 ile 1 arasında değişen ve genellikle 0,05'ten küçük olduğunda farkın anlamlı olduğunu belirten değerdir.
Farmakolojik olarak hiçbir etkisi olmayan etkisiz bir maddenin, hastanın iyileşeceğine dair inancı ve telkini sayesinde ortaya çıkardığı psikolojik ve fiziksel iyileşme halidir.
Araştırmanın planlanması, veri toplanması veya analizi aşamalarında araştırmacıdan ya da yöntemden kaynaklanan, sonuçları tek yönlü saptıran sistematik hatadır.
İki nitel değişken arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını, gözlenen frekanslar ile beklenen frekansları karşılaştırarak test eden istatistiksel yöntemdir.
Normal dağılım gösteren nicel değişkenlerde, iki bağımsız grubun aritmetik ortalamaları arasında anlamlı fark olup olmadığını sınayan parametrik testtir.
İki nicel değişken arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve gücünü gösteren, -1 ile +1 arasında değerler alan katsayıdır.
İki değişkenin aynı yönde hareket ettiğini, yani biri artarken diğerinin de arttığını veya biri azalırken diğerinin de azaldığını gösteren ilişkidir.
İki değişkenin ters yönde hareket ettiğini, yani değişkenlerden biri artarken diğerinin azaldığını gösteren ilişkidir.
Verilerin normal dağılım göstermediği veya örneklem boyutunun çok küçük olduğu durumlarda kullanılan, dağılım varsayımı gerektirmeyen istatistiksel testlerdir.
Bir istatistiksel hesaplamada, veri setinde bağımsız olarak değişebilen gözlem veya kategori sayısını ifade eden ve test tablolarında kullanılan değerdir.
Sağlık hizmeti sunumunda kullanılan doktor ve hemşire sayısı, tıbbi donanım, bina yeterliliği ve kurumsal politikalar gibi sistemin doğasında bulunan statik özelliklerin değerlendirilmesidir.
Hasta ile sağlık personeli arasında gerçekleşen tanı, tedavi, ameliyat ve rehabilitasyon gibi tüm aktif bakım faaliyetlerini ve klinik adımları kapsayan ölçülerdir.
Sunulan sağlık hizmetlerinin ve uygulanan tedavi süreçlerinin, hastanın sağlık durumunda meydana getirdiği mortalite, komplikasyon ve memnuniyet gibi nihai değişiklikleri gösteren ölçütlerdir.
Bakım kalitesinin ölçülebilir ve somut yönünü temsil eden, belirli sağlık kararlarının ve hizmetlerinin uygunluğunu değerlendirmek için sistematik olarak geliştirilmiş ifadelerdir.
Belirli bir kurumsal veya klinik amacın başarıyla gerçekleştirilebilmesi için gerekli ve yeterli olan en düşük nicelik ve nitelik düzeyini belirleyen kurallardır.
Elde edilen ölçme sonuçlarının önceden belirlenmiş geçerli bir ölçütle karşılaştırılarak ölçülen nitelik hakkında bir değer yargısına varılması ve karar üretilmesi sürecidir.
Kaoru İshikawa tarafından geliştirilen, bir problemin ortaya çıkmasına neden olan ana ve alt faktörleri balık kılçığı şeklinde organize ederek görselleştiren kalite aracıdır.
Sistemdeki sorunların %80'inin, olası nedenlerin sadece %20'sinden kaynaklandığı prensibine dayanarak, iyileştirme çabalarının kilit sorunlara yoğunlaştırılmasını sağlayan analiz yöntemidir.
Birbiriyle ilişkili olduğu düşünülen iki farklı değişken arasındaki ilişkinin yönünü, gücünü ve olası korelasyonunu analiz etmek amacıyla kullanılan grafiksel gösterim tekniğidir.
Sağlık hizmetlerinde oluşabilecek potansiyel hataları daha meydana gelmeden önce tahmin etmek, risk düzeylerini belirlemek ve önleyici tedbirler almak için kullanılan prospektif bir analiz tekniğidir.
Meydana gelmiş olan istenmeyen ve hatalı olayların arkasında yatan temel sistemik, organizasyonel ve inançsal nedenleri retrospektif olarak sorgulayan yapılandırılmış süreçtir.
İstatistiksel süreç kontrolünde, her sürecin kendi yapısında doğal olarak var olan, rastgele ortaya çıkan, öngörülebilir ve süreci tamamen etkileyen sıradan değişkenlik nedenleridir.
Sürecin doğal yapısında bulunmayan, dışsal faktörlerden kaynaklanan, kural dışı, süreci kontrol dışına çıkaran ve mutlaka tespit edilip ortadan kaldırılması gereken değişkenlik nedenleridir.
Bir işletmenin kendi iş süreçlerini geliştirmek amacıyla, sektör farkı gözetmeksizin alanındaki en iyi uygulamalara sahip diğer işletmelerle karşılaştırıp uyarlaması sürecidir.
Kurumların vizyon ve stratejilerini finansal, müşteri, iç süreçler ve öğrenme-gelişme olmak üzere dört farklı boyutta ölçülebilir hedeflere dönüştüren stratejik yönetim aracıdır.
Belirli bir dönemde canlı doğan ve bir yaşını tamamlamadan ölen bebek sayısının, aynı dönemdeki toplam canlı doğum sayısına oranını ifade eden hassas bir sağlık göstergesidir.
Doğumdan sonraki ilk 28 gün (yeni doğan dönemi) içinde hayatını kaybeden bebek sayısının, aynı dönemdeki canlı doğum sayısına bölünmesiyle hesaplanan ölüm hızıdır.
Yeni doğmuş bir bireyin yaşamı boyunca mevcut yaşa özel ölümlülük hızlarına maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısını gösteren refah ölçütüdür.
Araştırma sonucunda elde edilen bilimsel kanıtların; diğer araştırmacılara, araştırmaya katılanlara, yetkili makamlara, karar vericilere ve bu sonuçlardan etkilenebilecek tüm taraflara uygun iletişim kanalları kullanılarak duyurulması sürecidir.
Araştırmaya ilişkin bilgileri ve bulguları proje aşamasından itibaren planlayarak hedef kitlelere ulaştırmayı amaçlayan, uygun duyuru ve iletişim araçlarının tasarlanması ve hazırlanması stratejisidir.
Bir araştırma projesinin sonuçlarını ve bu sonuçlardan çıkarılan politika önerilerini, teknik uzmanlığı olmayan karar vericilere ve yöneticilere aktarmak amacıyla hazırlanan, kısa, öz ve profesyonel bir üsluba sahip belgedir.
İş yoğunluğu fazla olan yöneticilere hitap eden, araştırmanın yöntem ve analiz detaylarına girmeden sadece en önemli sonuçlarını, bulgularını ve eylem önerilerini içeren kısa ve kapsayıcı özet metindir.
Uzun süreli ve kapsamlı araştırmalarda, araştırma devam ederken paydaşları düzenli olarak bilgilendirmek, araştırmaya olan ilgiyi diri tutmak ve spekülasyonları engellemek amacıyla belirli aralıklarla yayınlanan kısa bilgilendirme dokümanıdır.
Araştırma sonuçlarının yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan, kısa bir girişin ardından ana bulguların tablolar veya maddeler halinde sıralandığı ve gerektiğinde daha detaylı ek belgelere yönlendirmeler içeren ön hazırlık dokümanıdır.
Araştırma sonuçlarının medya aracılığıyla geniş kitlelere ve kamuoyuna hızlı bir şekilde duyurulmasını sağlamak amacıyla, basının ilgisini çekecek formatta ve doğru zamanlama gözetilerek hazırlanan kısa yazılı açıklamadır.
Rapor hazırlama sürecinde doğrudan araştırma sahasından toplanan; testler, anketler, mülakatlar, odak grup görüşmeleri ve karşılıklı diyaloglar gibi orijinal ve ham verilerden oluşan kaynaklardır.
Araştırma konusuyla ilgili olarak daha önceden yayınlanmış olan kitaplar, makaleler, resmi istatistikler, kurum raporları ve basılı materyaller gibi hazır bilgi sunan kaynaklardır.
Bilimsel bir araştırmada öne sürülen hipotezin nasıl test edildiğini, hangi veri toplama araçlarının ve analiz yöntemlerinin kullanıldığını gösteren ve çalışmanın tekrarlanabilirliğini sağlayan metodoloji bölümüdür.
Araştırma sonucunda elde edilen, araştırmacının kişisel yorumlarını içermeyen, tamamen nesnel ve ham verilerin metin, tablo veya grafiklerle sunulduğu en objektif rapor bölümüdür.
Elde edilen bulguların ne anlama geldiğinin analiz edildiği, başlangıçtaki hipotezlerle ve literatürdeki diğer çalışmalarla kıyaslandığı, araştırmacının en serbest şekilde yorum yaptığı bölümdür.
Araştırmada elde edilen sonuçların ve varılan yargıların mantıksal bir devamı olarak, mevcut durumu iyileştirmek amacıyla hayata geçirilmesi gereken özgün, uygulanabilir ve ölçülebilir eylem planlarıdır.
Araştırma raporunun veya makalesinin ana metni içerisinde doğrudan atıfta bulunulan, alıntı yapılan tüm bilimsel kaynakların belirli bir yazım formatına uygun olarak listelendiği bölümdür.
Araştırma süreci boyunca yararlanılan ancak rapor metni içinde doğrudan atıf yapılması zorunlu olmayan, konuyla ilgili okunmuş ve faydalanılmış tüm kaynakları kapsayan geniş listedir.
Raporun akıcılığını bozmamak amacıyla ana metinde verilmeyen ancak bulguları destekleyen anket formları, etik kurul onayları, görüşme dökümleri veya uzun tablolar gibi belgelerin sunulduğu bölümdür.
Raporlama süreci tamamlandıktan sonra metindeki imla hatalarını, gramer bozukluklarını, mantık hatalarını ve kaynak atıflarının doğruluğunu belirlemek amacıyla yapılan son okuma ve düzeltme aşamasıdır.