Ünite 6: Eski Anadolu Türkçesi Metin İncelemeleri — Önemli Kavramlar
Eski Anadolu Türkçesi
13. yüzyıldan 15. yüzyılın sonlarına kadar Anadolu'da kullanılan ve Türkiye Türkçesinin temelini oluşturan dönem yazı dilidir. Bu dönemde Karahanlı ve Harezm Türkçesinin izleri görülmekle birlikte Oğuz lehçesi temel alınmıştır. Metin incelemelerinde Ahmed Fakih ve Şeyyâd Hamza gibi yazarların eserleri örnek alınır.
Transkripsiyon
Arap harfleriyle yazılmış eski metinlerin Latin alfabesine özel işaretler (özel ses imleri) kullanılarak aktarılması işlemidir. Ünitede geçen Kitabu Evsâf-ı Mesâcidi’ş-Şerîfe ve Dede Korkut gibi eserler transkripsiyonlu metinler üzerinden incelenmiştir.
Ötümlüleşma (Yumuşama)
Ötümsüz (sert) ünsüzlerin (p, ç, t, k) sesli bir ek aldıklarında ötümlü (yumuşak) duruma (b, c, d, g/ğ) geçmesidir. Örneğin, 'tut-' fiilinin ek alarak 'dut-' şeklini alması ötümlüleşmeye örnektir.
Fiil kök veya gövdelerine getirilen özel eklerle türetilen, cümle içinde zarf görevinde kullanılan ve fiil anlamını sürdüren kelimelerdir. Ünitede '-üp, -duKça, -ıncaķ, -ken' gibi zarf-fiil ekleri detaylıca incelenmiştir.
Sıfat-Fiil (Ortaç)
Fiillerden türetilen ve genellikle sıfat görevinde kullanılan, isimleri niteleyen kelime türüdür. Eski Anadolu Türkçesinde '-an/-en, -düK+, -mış' gibi ekler sıfat-fiil yapımında sıkça kullanılmıştır.
İyelik Eki
İsimlere gelerek onların hangi şahsa ait olduğunu bildiren eklerdir. Eski Anadolu Türkçesinde 3. kişi iyelik eki daima düz ünlüyle (i/ı) kullanılır; örneğin 'yüzüni' kelimesindeki iyelik eki gibi.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Zamir N'si
Üçüncü kişi iyelik eki veya zamirler üzerine yönelme, bulunma veya ayrılma hâl ekleri getirildiğinde araya giren koruyucu ünsüz niteliğindeki /n/ sesidir. Örnek: 'kapısı+n+a'.
İstek-Emir Kipi
Fiillerde dilek, istek, temenni veya emir anlamı bildiren çekim kategorisidir. Eski Anadolu Türkçesinde geniş bir kullanım alanına sahip olup, -(A) eki istek kipinde işlek olarak işletilmiştir.
Edilgen Çatı
Öznenin gerçek işi yapan değil, yapılan işten etkilenen konumda olduğunu gösteren çatı biçimidir. Fiillere gelen '-ıl-/-il-' veya '-n-' ekleriyle yapılır; örneğin 'bürinür' veya 'açılur'.
Dönüşlü Çatı
Eylemin öznenin kendi üzerinde gerçekleştiğini, öznenin hem etken hem edken konumda olduğunu gösteren çatıdır. '-in-' ekiyle kurulur; örneğin 'sevinür' veya 'uydur-'.
Bildirme Eki
İsim veya isim soylu kelimelerin sonuna gelerek yüklem görevi üstlenmesini sağlayan eklerdir. Eski Türkçedeki 'turur' kelimesinden evrilen '+dür / +dur' ekleri bildirme işlevi görür.
Uçmağ
Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesinde 'cennet' anlamında kullanılan kültürel ve dini bir kavramdır. Miftâhu’l-Cenne metninde 'uçmak kapuların açarlar' şeklinde geçmektedir.
Tamu
Eski Türkçeden beri kullanılan ve 'cehennem' anlamını karşılayan kelimedir. Dinî metinlerde uçmağın zıttı olarak 'tamu kapuları' şeklinde yer alır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Soyla- (Boy Boyla-, Soy Soyla-)
Dede Korkut Kitabı başta olmak üzere Türk destan geleneğinde boy anlatmak, hikâye etmek veya şiir/manzume söylemek anlamına gelen fiildir. Sab/sav kelimesinden türetilmiştir.
İssi
Eski Türkçedeki 'idi' (sahip) kelimesinden evrilerek gelişen ve 'sahip, malike' anlamına gelen kelimedir. Dede Korkut metninde 'bedevi atlar issini görüp' şeklinde geçer.
Eket-fiil (İ-mek)
Tek başına tam bir fiil çekimi yapamayan ancak isimlerin veya fiil soylu yapıların ardına gelerek zaman ve kip bildiren ek fiildir. 'i-di', 'i-ser' gibi biçimleri metinlerde sıklıkla görülür.