Bir düşüncede, gelenekte veya yazım tarzında inatla ve kararlılıkla devam etme eğilimidir. Klasik Türk şiirinde bu ısrar çok güçlü görülürken, XIX. yüzyıl nesrinde aynı derecede kalıcı olamamıştır.
Patronaj (Himaye) Geleneği
Sanatçıların ve yazarların saray mensupları veya devlet büyükleri tarafından maddi ve manevi olarak korunup desteklenmesi sistemidir. Divan edebiyatında şiirin ve kasideciliğin gelişiminde bu gelenek çok önemli rol oynamıştır.
Kitabet
Resmî yazışma kurallarına uygun olarak yazı yazma sanatı ve kâtiplik mesleğidir. XIX. yüzyılda eski nesir tarzını en çok sürdürmeye çalışanlar kitabet görevlileri olmuştur.
Tezkire
Genellikle şairlerin, bilginlerin veya devlet adamlarının hayatlarını, sanatsal yönlerini ve eserlerinden örnekleri içeren biyografik eser türüdür. XIX. yüzyılda klasik tezkirelerin yerini daha sistemsiz müsveddeler veya zümre biyografileri almıştır.
Şakayık Zeyli
Taşköprülüzade’nin Osmanlı şeyhülislam ve âlimlerinin hayatını anlatan Şakayıkü’n-Numaniyye adlı eserine kendinden sonraki dönemleri eklemek amacıyla yazılan zeyl (ek) niteliğindeki biyografik eserlerdir.
Zümre Biyografisi
Belirli bir mesleğe, tarikata, şehre veya gruba mensup kişilerin (sadrazamlar, şeyhülislamlar, hattatlar vb.) hayatlarını konu alarak toplayan biyografi türüdür. XIX. yüzyılda bu tür eserlerde büyük bir artış görülmüştür.
Vefeyatname
Vefat etmiş ünlü kişilerin ölüm tarihlerini ve meslek hayatlarındaki safhalarını kaydeden biyografik nitelikli eserlerdir. Örnek olarak Maraşlı Mehmet Şemi Molla'nın Esmaru’l-Hadaik adlı eseri gösterilebilir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Vakanüvis
Osmanlı Devleti’nde resmî devlet olaylarını kaydetmekle görevlendirilen resmî tarihçidir. Bu kişiler genellikle münşilik vasfı taşıyan kâtipler veya edebî kudrete sahip âlimler arasından seçilirdi.
Kurum Tarihçiliği
Sadece padişahların veya savaşların değil, bir devletin idari, mali, askerî ve sosyal bütün kurumlarının tarihsel gelişimini inceleyen tarih yazımı dalıdır. Mustafa Nuri Paşa’nın Netayicü’l-Vukuat’ı buna en güzel örnektir.
Gazavatname
Türk edebiyatında din ve devlet uğruna yapılan savaşları, zaferleri ve fetihleri konu edinen manzum veya mensur eserlerdir. XIX. yüzyılda fetihlerin azalmasıyla bu türdeki eserler de oldukça zayıflamıştır.
Sefaretname
Osmanlı elçilerinin (sefirlerin) yabancı ülkelerde görev yaptıkları süre zarfında edindikleri izlenimleri, siyasi gelişmeleri ve gördüklerini rapor niteliğinde aktardıkları eserlerdir. Özellikle XIX. yüzyılda Avrupa’ya giden elçiler sayesinde artmıştır.
Sûrname
Osmanlı sarayındaki şehzade sünnet düğünleri ile sultanların düğün ve şenliklerini günlerce süren törenleriyle birlikte detaylı olarak anlatan manzum veya mensur eserlerdir. İstanbullu Mehmet Lebib ve Abdunnafi İffet Efendi son örneklerini yazmıştır.
Münşeat
Kâtiplerin ve yazarların resmî ya da edebi mektuplarını, fermanlarını ve süslü nesir örneklerini bir araya getirdikleri mecmualar veya bu tür yazışma kurallarını öğreten kitaplardır.
Belagat
Sözü yerinde, güzel, kusursuz ve etkili söyleme ya da yazma kurallarını inceleyen bilim dalıdır. XIX. yüzyılda matbaanın etkisiyle belagat kitaplarında büyük bir yayın zenginliği yaşanmıştır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Retorik
Batı dünyasında hitabet ve söz söyleme sanatını ifade eden kavram olup, belagatin Batı’daki karşılığıdır. Süleyman Paşa ve Recaizade Mahmut Ekrem ile birlikte Türk belagat kitaplarına girmiştir.
Sarf ve Nahiv
Dilbilgisinin sırasıyla şekil bilgisi (morfoloji) ve cümle bilgisi (sentaks) kısımlarını ifade eden terimlerdir. XIX. yüzyılda Türkçenin sarf ve nahvine dair ilk kitaplar yazılmaya başlanmıştır.
Telif Eser
Başka bir dilden çeviri olmaksızın yazarın kendi bilgi, birikim ve yaratıcılığıyla ilk defa ortaya koyduğu orijinal eserdir. Mehmed Nüzhet’in Mugni’l-Küttab’ı Türkçenin ilk telif belagat kitaplarındandır.
Encümen-i Şuara
XIX. yüzyılda divan edebiyatını ve Sebk-i Hindî tarzını canlandırmak, eski edebiyatı düşüğü yerden kaldırmak amacıyla bir araya gelen şairler topluluğudur.