Ders Raporu
← Osmanlı Türkçesine Giriş 1
Ders Raporu

Osmanlı Türkçesine Giriş 1

Edebiyat Fakültesi » Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı » Anadolu Üniversitesi AÖF · 7 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: , 2, 3, 4, 5, 6, 7 Editörler

Bugünkü Latin asıllı alfabenin kabulüne kadar yüzyıllarca kullanılmış olan Osmanlı Türkçesi yazısı, Arap alfabesine dayanır. Bu alfabe tarih içinde Araplar, İranlılar ve Türkler tarafından kullanılmış, zamanla işlenip geliştirilerek estetik ve işlevsel açıdan çok sayıda yazı türünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Ortaya çıkan bu yazı türleri, kullanım alanlarına, yazılış hızlarına ve estetik kaygılarına göre birbirlerinden ayrışmaktadır.

Ünite 2: Alfabe İşaretlerinin Ses Değerleri I: Ünlüler

Osmanlı Türkçesi, bünyesinde barındırdığı Türkçe, Arapça ve Farsça unsurların ses özelliklerini yansıtan ortak bir alfabe sistemi kullanmıştır. Bu sistemde, Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin yazılışları, Türkçe söyleyişte uğradıkları ses değişikliklerine bakılmaksızın orijinal imlalarıyla aynen korunmuştur. Bu durum, yazılı metinlerdeki harflerin hangi ses değerlerini karşıladığının tespiti ile konuşma dilindeki gerçek telaffuzların belirlenmesi hususunda araştırmacılar için çeşitli güçlükler doğurmaktadır.

Ünite 3: Alfabe İşaretlerinin Ses Değerleri II: Ünsüzler

Osmanlı Türkçesi yazı dilinde, Arapça ve Farsça kökenli alıntı kelimelerin yoğunluğu nedeniyle çok sayıda yabancı ünsüz harf kullanılmıştır. Bu alıntı kelimeler, alfabenin ortak olması sebebiyle asıl dillerindeki yazılış biçimleriyle korunmuş ve eğitim yoluyla öylece yazılmaları sağlanmıştır. Ancak bu durum, Türkçe'nin ses sisteminde bulunmayan bazı ünsüzlerin okur-yazarların diline girmesine yol açmıştır.

Ünite 4: Çeviriyazı

Osmanlı Türkçesi yazım sisteminde kelimelerin ve kelime birliklerinin söz içindeki görevlerini, işleyişçe değerlerini ayırmaya yarayan noktalama işaretlerine yer verilmemiştir. Eski yazımda kelimelerin arası bile ayrılmaz, metinler kesintisiz bir blok halinde yazılırdı. Çeviriyazılı metinlerde modern yazım kurallarının ve noktalama işaretlerinin uygulanması, her şeyden önce biçimsel bir düzen sağlar.

Ünite 5: Yazım

Hece, kelimelerin en temel yapı birimidir ve konuşma zincirinde seslerin birleşip dağılmasıyla dinamik bir yapı gösterir. Türkçe kelimelerde ve hecelerde seslerin dizilişi rastgele olmayıp, belirli kurallara ve hece tiplerine bağlıdır. Türkçe'de temel olarak 6 farklı hece tipi bulunur: sadece bir ünlüden oluşan heceler (a-ra), ünlü-ünsüz birleşimleri (aş), ünsüz-ünlü birleşimleri (ça-yır), ünsüz-ünlü-ünsüz birleşimleri (kal), ünlü-ünsüz-ünsüz birleşimleri (alt) ve ünsüz-ünlü-ünsüz-ünsüz yapısındaki heceler (kork-mak).

Ünite 6: Kelime I: Türkçe Kelimeler

Büyük ünlü uyumu (kalınlık-incelik uyumu) ile ünsüz uyumu kanunları, Türkiye Türkçesi'nin her döneminde geçerli olmuş ve hükmünü kararlılıkla yürütmüştür. Konuşma dilinde sarsılmaz bir kararlılıkla süregiden bu uyumlar, XVI. ve XIX. yüzyılları içine alan Osmanlı Türkçesi dönemi içinde, özellikle de XVII. ve XVIII. yüzyıllarda birtakım sarsıntılar yaşamıştır. Bu durumun temel sebebi, kullanılan alfabenin Türkçe'nin ses sistemini göstermekte yetersiz kalması ve daha da önemlisi, donuklaşan yazımın dilde meydana gelen canlı değişmeleri yansıtamaz duruma gelmesidir.

Ünite 7: Kelime II: Alıntı Kelimeler

Osmanlı Türkçesinde Farsça kökenli kelimelerin seslendirilmesi, dilin kendi ses yapısına uydurulması (halklılaştırma) ile eğitimli kesimin özgün söyleyişi koruma çabası arasında şekillenmiştir. Farsçanın ünsüz sesleri Türkçedekilerle büyük oranda örtüşürken, ünlü sistemi a, i, u (o) sesleri ve bunların uzun biçimleriyle sınırlıdır. Türk halkı bu kelimeleri kendi dilinin ses kurallarına ve ünlü uyumuna uydurarak benimsemiştir.

Öne Çıkan Kavramlar

NesihKur'an-ı Kerim ve dinî kitapların yazımında çokça kullanılan, düzgün, açık seçik, harekeli ve son derece okunaklı olan en eski Osmanlı yazı türüdür.
SülüsNesih yazısına benzeyen ancak harfleri daha büyük, çizgileri daha kalın ve estetik istiflemeye son derece elverişli olan süslü bir yazı türüdür.
TalikHarflerinin eğik yazılması ve kuyruk kısımlarının uzatılmasıyla bilinen, hareke kullanılmayan ve özellikle Yesarî-zâde elinde en olgun seviyesine ulaşan yazı türüdür.
Rık’aGünlük işlerde hızlı yazmak ve zamandan tasarruf etmek amacıyla geliştirilen, harf ayrıntılarının ve noktaların basitleştirildiği Osmanlı devletinin resmî yazı türüdür.
KürsüArap alfabesinde hemze veya kısa ünlü işaretlerinin (harekelerin) üzerine oturtulması için yazıda kullanılan elif harfine veya diş şeklindeki çıkıntılara verilen addır.
Tâ-i merbûtaArapçada kelime sonlarında yer alan, üzerine iki nokta konmuş he (ة) biçimindeki ekleme te harfidir; Osmanlı Türkçesinde genellikle 'he' olarak yazılıp 'a/e' okunur.
Elif-i maksûreArapça kelimelerin sonunda yer alan, üstün harekeli bir ünsüzden sonra gelen ve uzun 'a' sesini veren noktasız 'ye' (ى) harfidir; kısaltılmış elif de denir.
Elif-i memdûdeKelime başında uzun 'a' sesini göstermek için kullanılan, üzerinde uzatma işareti (med) bulunan elif (آ) harfidir; uzatılmış elif anlamına gelir.
Hâ-i resmiyeOsmanlı Türkçesinde kelime sonlarında yer alan ve kendisinden önceki harfe göre 'a' veya 'e' ünlüsü olarak okunan 'he' (ه) harfidir.
Yâ-i ma‘rûfeFarsça ve Arapça kelimelerde uzun 'i' sesini tam ve net olarak veren, yazıda 'ye' harfiyle gösterilen belirli ünlü işaretidir.
Yâ-i mechûleFarsçanın eski dönemlerinde kullanılan, uzun 'i' ile 'e' arasında kapalı bir 'ê' sesi veren ve yazıda 'ye' ile gösterilen belirsiz ünlü işaretidir.
BağlamBir kelimenin cümle içindeki diğer kelimelerle kurduğu ilişki ve içinde bulunduğu ortamdır; Osmanlı Türkçesinde kelimelerin doğru okunmasını sağlar.
HalklılaştırmaArapça ve Farsça kökenli kelimelerin barındırdığı yabancı seslerin, Türk halkının konuşma dilindeki ses özelliklerine uydurularak Türkçeleştirilmesidir.
Vâv-ı Ma‘rûfeEski gramerlerde, Türkçedeki uzun 'u' sesini karşılayan ve yazıda vav (و) harfiyle gösterilen belirli uzun ünlüye verilen addır. Farsça kökenli 'dûr' (uzak) ve 'mûr' (karınca) kelimelerindeki vav harfleri bu ses değerini taşır.
Vâv-ı MechûleFarsçada uzunca söylenen ve 'o' (ô) sesine yaklaşan belirsiz uzun ünlüye verilen isimdir. Osmanlı Türkçesi konuşma dilinde ortalama 'o' gibi söylenen bu ses, 'zôr' (güç) ve 'şôr' (tuzlu) kelimelerinde karşımıza çıkar.
TecvitHarfleri ses yolunda oluştukları çıkış yerlerine ve fonetik niteliklerine göre doğru telaffuz etme disiplinidir. Dil bilimindeki karşılığı ses bilgisi (fonetik) olan bu terim, Osmanlı Türkçesindeki okuma dilinin şekillenmesinde büyük rol oynamıştır.
Şehirli DiliÖzellikle XVI. yüzyıldan sonra İstanbul'un okur-yazar kesimi ve aydınları tarafından kullanılan, Arapça ve Farsça kelimelerin orijinal uzunluk ve inceliklerini korumaya özen gösteren prestijli konuşma dilidir.
HalklılaştırmaArapça ve Farsçadan alınan kelimelerin, Türkçenin ses sistemine ve ünlü uyumlarına uydurularak halkın günlük konuşma diline adapte edilmesi sürecidir. Örneğin, Farsça 'sufra' kelimesinin 'sofra' yapılması bu kavrama örnektir.
Daralmış/İncelmiş aArapça ve Farsçada belirli kalın ünsüzlerin (ha, hı, sad, dad vb.) etkisiyle 'a' ile 'e' arasında telaffuz edilen ince bir ses değeridir. 'Kálem' ve 'hárem' kelimelerindeki ilk hece ünlüleri bu niteliktedir.
Boğumlanma NoktasıCiğerlerden gelen havanın, ses yolundan geçerken ünsüz sesleri oluşturmak üzere engellendiği, daraldığı veya kapandığı gırtlak, damak, diş ve dudak gibi bölgelerdir.
Tonlu ÜnsüzHavanın geçişi sırasında gırtlaktaki ses tellerinin (ses dudaklarının) gerilip titreşmesiyle oluşan güçlü ve soluklu ünsüzlerdir. Türkçedeki 'b, c, d, g, l, m, n' gibi sesler bu gruptadır.
Tonsuz ÜnsüzSes tellerinin titreşmesi olmaksızın, soluğun engelleme noktasından donuk bir gürültü şeklinde çıkmasıyla oluşan ünsüzlerdir. 'ç, f, h, k, p, s, ş, t' sesleri bu niteliğe sahiptir.
Hâ-i ResmiyeKelime sonlarında ünlü (özellikle e/a) değerinde kullanılan ve kendisinden sonra gelen harflerle birleşmeyen, şekilsel olarak 'he' (ه) harfiyle gösterilen işarettir. 'Kahve' ve 'dere' kelimelerinin sonundaki yazım buna örnektir.
Çeviriyazı (Transkripsiyon)Bir dilin eski bir döneminde, farklı bir alfabeyle yazılmış metinlerini kullanılmakta olan alfabeye aktarma işlemidir. Bu işlem, metnin yazıldığı dönemin dilindeki ses birimlerinin ve söyleyiş özelliklerinin doğru işaretlerle gösterilmesini amaçlar.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda nesih ve sülüs yazılarının ortak ustalarının Şeyh Hamdullah ve Hafız Osman olduğunu unutmayın; bu iki isim her iki yazı türü için de ortaktır.
  • Talik yazısında hareke kullanılmadığını ve harflerinin eğik yazıldığını aklınızda tutun; bu bilgi yazı türlerini ayırt etmede doğrudan soru olarak gelebilir.
  • Rık'a yazısının Osmanlı Devleti'nin resmî yazısı olduğunu ve günlük işlerde hızlı yazmak için kullanıldığını unutmayın; işlevsel yönü sınavda sıkça sorulur.
  • Kelime başındaki elif harfinin tek başına ünlü değeri taşımadığını, sadece bir 'kürsü' (dayanak) görevi gördüğünü bilmek dil bilgisi sorularında avantaj sağlar.
  • Arapça ve Farsça kelimelerdeki uzun ünlülerin (elif, vav, ye) Türkçe kelimelerin yazımındaki işlevleriyle karıştırılmamasına dikkat edin; yabancı kelimelerde bu harfler her zaman uzunluk bildirir.
  • Farsça kelimelerdeki 'vâv-ı ma'rûfe' (uzun u) ile 'vâv-ı mechûle' (uzun o) ayrımına dikkat edin; sınavda kelime örnekleri üzerinden sorulabilir.
  • Kelime içindeki ortalama 'u' sesinin harfle gösterilmediğini, sadece ünsüzün ötrülü okunmasıyla ortaya çıktığını unutmayın.
  • Açık hecelerin uzun okunması eğiliminin Türkçe kelimelere de bulaştığı 'vâ-rol' ve 'bâş üstüne' gibi örneklere sınavda çıkabileceği için özellikle çalışın.
  • Daralmış/incelmiş 'a' sesini veren kalın ünsüzlerin (sad, dad, tı, zı, ayın vb.) listesini ezberleyin; hangi kelimede bu sesin olduğunu belirlemede kritik rol oynar.
  • Hâ-i resmiyenin (he harfi) kelime sonunda ünlü değerinde kullanıldığında kendinden sonraki harfle birleşmeme kuralını imla sorularında mutlaka göz önünde bulundurun.
  • Süleyman Çelebi'nin Mevlid'inin, aruzun Türkçeye uygulanmasındaki ünlü sıkıntılarını ve uzun okuma alışkanlığını gösteren en temel eser olduğunu aklınızda tutun.
  • Arapça kökenli 'hemze' ve 'ayın' harflerinin Türkçe'de 'kesmeli söyleyiş' veya 'ünlü uzaması' oluşturduğunu unutmayın; sınavda bu harflerin çeviriyazı karşılığı olan ters kesme işaretine (‘) dikkat edin.