Osmanlı Türkçesi'nde kelimeler yapı ve işleyiş bakımından temel olarak isim ve fiil olmak üzere iki ana sınıfa ayrılır. Fiil sınıfındaki kelimelerin cümldeki görevleri ve durumları sabitken, isim sınıfındaki kelimeler cümlede farklı görevler üstlenebilir ve biçim değiştirebilir. Bu isim sınıfı kendi içinde ad, sıfat, zamir ve zarf olmak üzere dört alt bölüme ayrılır.
Nitelik yoğunluğunun bir kişi veya nesnede yüksek, çok yüksek ve pek yüksek derecelerde bulunduğunu, herhangi bir karşılaştırmaya başvurmadan anlatan kelimelere berkitme sıfatları denir. Osmanlı Türkçesinde bu sıfatlar Türkçe, Arapça ve Farsça olmak üzere üç farklı dilde çeşitli ekler ve zarflar yardımıyla türetilmiştir. Türkçe berkitme sıfatları genellikle fiil kök ve tabanlarından türetilen özel ekler ile adların yineleme veya zarflarla pekiştirilmesi yoluyla oluşturulmuştur.
Zamirler isim sınıfından kelimeler olup, kimseleri ve nesneleri temsil ederek onların yerini tutarlar. Adlar gibi nesneleri doğrudan karşılamayan zamirlerin tek başlarına anlamları yoktur; adlarla aralarındaki en temel fark da budur. Ancak adlarla ortak yanları, söz içindeki ilişkilerinden doğan durumlara uygun olarak çekime uğramaları ve durum eklerini alabilmeleridir.
Türkçe’de fiiller kullanışlarına göre çekimli fiiller ve çekimsiz fiiller olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Çekimli fiil, fiilin kişi ve zaman ekleri almış şeklidir ve söz içinde yargıyı tamamlayarak 'bitmiş fiil' adını alır. Buna karşılık çekimsiz fiil, fiil kök ve gövdelerinden belli eklerle türetilmiş, hem fiile hem de isme yakınlık gösteren melez yapılı bir kelime sınıfıdır.
Fiil tabanlarının zaman ve kişi ekleri almış şekillerine çekimli fiiler denir ve bu fiiller bağımsız bir yargı bildiren cümlenin yüklemini oluştururlar. Çekimsiz fiiller (fiilimsiler) ise fiilin isimleşmiş şekilleridir; kişi eki almadıkları için yüklem olamazlar ancak ad, sıfat ve zarf görevlerinde bulunabilirler. İsimleri fiilleştiren ve fiillerin birleşik çekimlerinde yardımcı fiil olarak yer alan 'i-' fiiline ana yardımcı fiil veya cevher fiil de denir.
Takılar, başlı başına birer kavramı olmayan, ancak isim sınıfından kelimelerden sonra gelerek onları söz içinde başka unsurlarla ilişkilendiren kelimelerdir. İki kavram arasında kurdukları ilişkinin niteliği, hemen hemen çekim eklerinin anlatımına denk düşer. Bu özellikleri nedeniyle birleşmede istedikleri çekim ekinin anlatımına açıklık getirir ve onu pekiştirirler.
Adtakımı, aralarında iyelik (mülkiyet) ilişkisi bulunan iki adın bir araya gelmesiyle oluşan temel bir söz dizimi birliğidir. Türkçe kurallarına göre kurucu üye (katkı alan/asıl üye) ikinci sırada, belirtici unsur (katılan) ise ilk sırada yer alır. Bu yapı, ikinci derecedeki unsurun birinci derecedeki unsuru anlamca daraltması, sınırlaması ve belli bir hâle getirmesi prensibine dayanır.