Ürünlerde, üretim süreçlerinde, pazarlama yöntemlerinde veya yönetsel faaliyetlerde yapılan ve ticari olarak bir değer taşıyan yenilikler veya önemli iyileştirmelerdir. Örneğin, bir firmanın geleneksel satış yöntemi yerine internet üzerinden doğrudan satış modeline geçmesi bir pazarlama inovasyonudur.
1920'lerde Frederick Taylor tarafından geliştirilen, iş süreçlerinin bilimsel yöntemlerle analiz edilerek standartlaştırılmasını, iş bölümünü ve işçi verimliliğinin artırılmasını hedefleyen bilimsel yönetim yaklaşımıdır.
Fiziksel nesnelerin ve süreçlerin dijital ağlar, sensörler ve bilgisayar algoritmaları aracılığıyla birbirine bağlandığı ve gerçek zamanlı veri alışverişi yaptığı Sanayi 4.0'ın temelini oluşturan sistemlerdir.
Bir işletmenin faaliyet gösterdiği çevre ve toplum üzerindeki olumlu etkilerini en üst düzeye çıkarma, olumsuz etkilerini ise en düşük düzeye indirme yükümlülüğüdür. Örneğin, bir fabrikanın atık sularını arıtarak doğaya salması bu kapsamdadır.
Bireysel ya da örgütsel düzeyde alınan kararların, yapılan işlerin ve sergilenen davranışların toplum tarafından doğru, adil, ahlaki ya da yanlış olarak değerlendirilmesiyle ilgilenen kurallar bütünüdür.
İşletmelerin topluma mesaj vermek amacıyla ana sözleşmelerinde, yıllık faaliyet raporlarında veya yöneticilerin demeçlerinde resmi olarak açıkladıkları genel ve geniş kapsamlı hedeflerdir.
Bir işletmenin belirli bir dönemde elde ettiği kâr tutarının, bu kârı elde etmek için kullanılan sermaye miktarı ile ilişkilendirilerek hesaplanan oransal verimlilik göstergesidir.
İşletmenin sadece hacimsel veya sayısal olarak değil, yönetim kalitesi, çalışan yetkinliği, üretilen mal ve hizmetlerin kalitesi gibi alanlarda gösterdiği gelişim ve iyileşme sürecidir.
Örgütün amaçlarına etkili ve verimli bir şekilde ulaşabilmesi için sahip olunan beşeri, fiziksel ve finansal kaynakların planlanması, örgütlenmesi, yönlendirilmesi, koordine edilmesi ve kontrol edilmesi sürecidir.
Örgütün tamamını büyük bir resim olarak görebilme, departmanlar arası ilişkileri analiz edebilme ve işletmeyi arzu edilen geleceğe doğru stratejik olarak yönlendirebilme yeteneğidir.
İşletmenin hedef pazardaki tüketicileri tatmin etmek amacıyla kontrolü altında tuttuğu ürün (product), fiyat (price), tutundurma (promotion) ve dağıtım (place) değişkenlerinden oluşan stratejik bütündür.
İşletmenin kurucuları veya ortakları tarafından kuruluş aşamasında ya da sermaye artırımı yoluyla işletmeye konulan, dış borç niteliği taşımayan iç finansman kaynağıdır.
Belirli bir ticari veya pratik uygulama amacı gütmeksizin, sadece yeni bilgi ve bilimsel bakış açıları elde etmek amacıyla yürütülen teorik Ar-Ge faaliyetleridir.
İşletmenin hedef kitlesi ve kamuoyu ile kurduğu, işletme veya ürünleri hakkında olumlu görüş, imaj, güven ve kurumsal itibar oluşturmaya yönelik iletişim faaliyetleridir.
İşletmelerin kuruluşunu, faaliyetlerini, kararlarını, başarı ya da başarısızlıklarını etkileyen, kontrol edebildiği veya kontrol edemeyip uyum sağlamak zorunda olduğu tüm iç ve dış unsurların bütünüdür.
İşletme yöneticilerinin doğrudan etkileyemediği, üzerinde kontrol gücünün bulunmadığı ancak uyum sağlamak zorunda olduğu ekonomik, politik, yasal, sosyo-kültürel ve demografik dış unsurlardır.
İşletmenin faaliyet gösterdiği sektörde sürekli etkileşim halinde olduğu, ürün, para ve bilgi paylaştığı müşteriler, rakipler, tedarikçiler ve iş gücü piyasası gibi aktörlerden oluşan çevredir.
İşletme sınırları içerisinde yer alan, yöneticilerin doğrudan kontrol edebildiği, değiştirebildiği ve organize edebildiği hissedarlar, yöneticiler, çalışanlar ve örgüt kültürü gibi unsurlardır.
Fikirlerin, araçların, tekniklerin, sermayenin ve emeğin ulaşım ile iletişim olanakları sayesinde dünya genelinde hiçbir engelle karşılaşmadan yayılması ve ülkelerin birbirine bağımlı hale gelmesidir.
İnsanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü veya üretim sürecinde girdilerin çıktıya dönüştürülmesinde kullanılan yöntemlerdir.
Bir ülkede belirli bir dönemde üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin parasal değeridir; bu değerin artışı ekonominin büyüdüğünü ve işletmeler için yeni kâr fırsatları doğduğunu gösterir.
Bir işletmenin iş yapma biçimini tanımlayan, çalışanların ortaklaşa paylaştığı değerler, inanışlar, varsayımlar, ritüeller ve semboller kümesidir; yeni çalışanlara sorun çözme yöntemi olarak aktarılır.
İşletme yöneticilerinin makro ve mikro çevre faktörleri hakkında yeterli bilgiye sahip olamadıkları ve faaliyetler için gerekli kaynakları temin etmekte zorlandıkları kararsızlık durumudur.
Hızlı çevresel değişimlere uyum sağlamak amacıyla yazılı kuralların az olduğu, az sayıda hiyerarşik basamaktan oluşan ve kararların çalışanlara devredildiği esnek organizasyon modelidir.
Tüm faaliyetlerin önceden belirlenmiş yazılı kural ve prosedürlere göre yürütüldüğü, çok sayıda hiyerarşik basamağa sahip ve kararların sadece üst yönetimce alındığı katı yapıdır.
İşletmenin dış çevresini oluşturan Politik, Ekonomik, Sosyo-kültürel ve Teknolojik faktörlerin sistematik olarak incelenmesi ve bu faktörlerin işletme üzerindeki etkilerinin tahmin edilmesi tekniğidir.
İşletmenin iç çevresine yönelik Güçlü ve Zayıf yönleri ile dış çevresinden kaynaklanan Fırsat ve Tehditleri eş zamanlı olarak değerlendiren stratejik analiz tekniğidir.
Sektörü tanıyan ve deneyim sahibi olan uzmanların, birbirlerinden habersiz bir şekilde gelecek beklentilerine dair görüşlerinin anketler yoluyla toplanıp uzlaştırılmasına dayanan tahmin yöntemidir.
Bilgi, insan, teknoloji ve sermaye gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek insan ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik mal ve hizmet üreten iktisadi birimdir. Uzun dönemde kâr, süreklilik ve toplumsal fayda sağlamayı amaçlar.
Ham maddeleri fiziksel veya kimyasal yöntemlerle ayrıştırarak değişik ürünlerin üretiminde kullanan endüstri dalıdır. En belirgin örneği, ham petrolü ayrıştırarak benzin, gaz, yağ ve asfalt elde eden petrol rafinerileridir.
Bir ürünü elde etmek amacıyla çeşitli ham maddeleri fiziksel ve kimyasal bileşimler şeklinde bir araya getiren endüstri türüdür. İlaç, boya, deterjan ve plastik üreten işletmeler bu grupta yer alır.
İnsan ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak üretilen, maddi olmayan, soyut ve üretildiği anda tüketildiği için stoklanması mümkün olmayan çıktılardır. Sağlık, eğitim ve turizm faaliyetleri bu kapsamdadır.
Mülkiyetinin ve sermayesinin tamamının veya yarısından fazlasının özel gerçek ya da tüzel kişilere ait olduğu işletme türüdür. Temel amaçları kâr elde etmektir ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulurlar.
Sermayesinin ve mülkiyetinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ya da kamu tüzel kişilerine ait olan işletmelerdir. Temel amaçları kâr elde etmekten ziyade topluma hizmet etmek ve sosyal fayda yaratmaktır.
Sermayesinin tamamı devlete ait olan, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan ve öncelikli olarak kâr amacı güden kamu iktisadi teşebbüsüdür. ÇAYKUR ve TMO bu türe örnek gösterilebilir.
Sermayesinin tamamı devlete ait olan, tekel niteliğindeki ürünler ile temel mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve dağıtmak amacıyla kurulan kamu teşebbüsüdür. TCDD ve DHMİ bu gruptadır.
Sermayesinin tamamı bir İktisadi Devlet Teşekkülüne (İDT) veya Kamu İktisadi Kuruluşuna (KİK) ait olup, bunlara bağlı olarak faaliyet yürüten işletme ya da işletmeler topluluğudur.
Sermayesinin %50'sinden fazlası bir İktisadi Devlet Teşekkülüne veya Kamu İktisadi Kuruluşuna ait olan işletme ya da işletmeler topluluğundan oluşan anonim şirketlerdir.
İDT, KİK ve/veya bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az %15, en fazla %50'sine sahip oldukları anonim şirketlerdir. Kamu sermayesinin katılım düzeyini gösterir.
Yıllık 250 kişiden az çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 125 milyon Türk lirasını aşmayan mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin genel adıdır.
Tek bir çalışanı dahi tam gün istihdam etmeye yetmeyecek kadar son derece düşük bir iş hacmine ve kapasiteye sahip olan, mikro ölçekli işletmelerin en küçük alt grubudur.
Üretim sürecinde makine ve teknolojiden ziyade ağırlıklı olarak insan gücünü (emeği) kullanan işletmelerdir. Toplam üretim maliyetlerinin büyük kısmını işçilik giderleri oluşturur; hazır giyim sektörü buna örnektir.
Teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı, yüksek miktarda sabit sermayeye ve gelişmiş makinelere sahip işletmelerdir. Otomobil ve bilgisayar üreten fabrikalar bu sınıfa girer.
Gerçekte insan olmayan ancak hukuk düzeni tarafından hak ve fiil ehliyetine sahip olduğu varsayılan, belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere örgütlenmiş bağımsız hukuki yapılardır. Şirketler ve dernekler tüzel kişidir.
Birden çok borçlunun aynı borcun tamamından zincirleme olarak sorumlu olması durumudur. Alacaklı, borcun tamamını ortaklardan herhangi birinden talep etme hakkına sahiptir.
Komandit şirketlerde sorumluluğu sınırsız ve zincirleme olan, şirketin yönetiminde yer alabilen ve sadece gerçek kişilerden oluşabilen ortak türüdür.
Komandit şirketlerde sorumluluğu sadece şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlı olan, şirketi yönetme yetkisi bulunmayan gerçek veya tüzel kişi ortaktır.
Belirli bir ekonomik faaliyeti yürütmek üzere kurulan, kâr amacı gütmek yerine ortaklarının ihtiyaçlarını düşük maliyetle karşılamayı ve karşılıklı dayanışmayı hedefleyen, değişken ortaklı tüzel kişiliktir.
Bir işletmenin kendini toplum için yükümlü hissetmesi, insanı, toplumu ve çevreyi etkileyen herhangi bir eylemi için sorumlu davranmasıdır. Sosyal açıdan sorumlu olmak, toplum üzerindeki olumlu etkileri maksimum, olumsuz etkileri ise minimum seviyeye indirgemeyi amaçlar.
Belirli bir zaman diliminde evrensel kabul görmüş ya da belirli bir toplumda geçerliliği olan ahlaki değerler ve normlar çerçevesinde iş yaşamına ait faaliyetlere yön verecek ahlaki yargılar geliştirme ve uygulama biçimidir. Uygulamalı ahlakın bir alt alanı olup çalışma, meslek ve örgütsel ahlakı kapsar.
Karakter ve alışkanlık anlamına gelen ethos'tan türetilmiş, insanın bireysel ve toplumsal ilişkilerini nasıl yönlendirmesi gerektiğini, iyi ve kötü davranışları belirleyecek ölçütlerin neler olduğunu inceleyen ahlak felsefesi veya ahlak bilimidir.
İnsanın kendisine, ilişkide olduğu diğer insanlara ve içinde yaşadığı topluma karşı genel olarak 'iyi' ve 'kötü' çerçevesinde yön veren, eğitimle kazanılan pratik bir davranışlar seti ya da rehberidir.
Carroll'un sosyal sorumluluk piramidinin en temel basamağında yer alan, işletmenin pazarın talep ettiği mal ve hizmetleri üreterek kârlılık ve sürdürülebilirliği sağlama yükümlülüğüdür.
Carroll'un sosyal sorumluluk piramidinin ikinci basamağında yer alan, işletmelerin faaliyetlerini yürütürken toplum tarafından kabul gören ve kanunlarla belirlenmiş yazılı kurallara ve yasalara uyma zorunluluğudur.
Carroll'un sosyal sorumluluk piramidinin üçüncü basamağında yer alan, doğru ve adil olanı yapmakla, sosyal paydaşlara zarar gelmesini önlemekle ya da gelmesi muhtemel zararı asgari düzeye indirmekle ilgili sorumluluklardır.
Carroll'un sosyal sorumluluk piramidinin en üst basamağında yer alan, işletmelerin doğrudan bir sonuç beklemeksizin topluma katkıda bulunacak sosyal yatırımlara katılması ve yaşam kalitesini iyileştirme çabalarıdır.
İşletmelerin ticari faaliyetlerini yürütürken hukuka, ahlak standartlarına ve insan haklarına tam anlamıyla uyumlu davranarak toplumla arasındaki sosyal sözleşmenin gereklerini yerine getirmesidir.
İşletmenin faaliyetlerinden etkilenen ya da bu faaliyetleri etkileyen hissedarlar, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, rakipler, yerel topluluklar ve sivil toplum kuruluşları gibi tüm kesimleri ifade eden kavramdır.
İşletmenin gerçek değerini iş birliği ve rekabetin merkezinde yer alarak sağladığını savunan, yöneticilerin karar alırken paydaşların isteklerini de göz önünde bulundurması gerektiğini açıklayan teoridir.
Paydaş yönetimini benimseyen işletmelerin kârlılık, süreklilik ve büyüme konularında daha iyi bir performans sergileyeceğini ve güvene dayalı ilişkilerin rekabetçi üstünlük getireceğini savunan teoridir.
İşletmeyi ahlak ve paydaşlar açısından inceleyen, sadece hissedarlara öncelik tanımayı ahlaki bulmayan ve işletmenin paydaşlarına karşı ahlaki ödevleri olduğunu savunan yaklaşımdır.
Eylemlerin ahlaki değerini o eylemlerin ortaya çıkardığı sonuçlara göre değerlendiren, sonuç odaklı iş ahlakı yaklaşımıdır.
Eylemlerin ahlaki değerini sonuçlarından bağımsız olarak, eylemin arkasındaki niyete, görev bilincine ve ahlaki kurallara uyup uymadığına göre değerlendiren yaklaşımdır.
Ahlaki kuralların ve doğruların evrensel olmadığını, kültürden kültüre, toplumdan topluma veya zamandan zamana değişiklik gösterebileceğini savunan yaklaşımdır.
Yapılan bir eylemin ahlaki olabilmesi için o eylemin insanlığın çoğunluğu için en yüksek faydayı ve en az zararı (maliyeti) üretmesi gerektiğini savunan ahlak sistemidir.
Borsada önceden haber alma kaynaklarının veya kamuya açıklanmamış gizli bilgilerin kullanılmasıyla haksız kazanç elde etmeye yönelik hisse senedi alım satımı yapılması eylemidir.
Anadolu'da esnaf önderliğinde kurulan, iyi ahlak, yardımseverlik ve cömertlik ilkelerine dayanan, iktisadi ve ahlaki eğitimi bir arada sunan tarihsel ticari örgütlenmedir.
Ahi teşkilatı içerisinde yer alan esnaf ve zanaatkarların davranışlarına rehberlik eden, konukseverlik, özveri, dayanışma ve dürüstlük gibi ahlaki ilke ve kuralların bütünüdür.
İslam ahlak felsefesinin dikey yönünü temsil eden, insan yaşamının ekonomik, siyasi, sosyal ve dini yönlerini bir arada ele alıp tutarlılığı ve düzeni ön plana çıkaran temel esastır.
İslam ahlak felsefesinin yatay yönünü temsil eden, adalet kavramıyla ilgili olan ve sosyal düzeni oluşturmak için insan yaşamının çeşitli tarafları arasındaki dengeyi sağlayan esastır.
İslam ahlak felsefesinde, insanın dışsal bir zorlama olmaksızın kendi kararlarını alabilme ve eylemde bulunabilme yeteneğini ifade eden esastır.
İnsanın özgür iradesiyle gerçekleştirdiği tüm eylemlerin ve verdiği kararların sonuçlarına katlanmak ve hesap vermek durumunda olmasını ifade eden esastır.
İslam ahlak felsefesinde, kişinin hiçbir yasal veya sosyal yükümlülük altında olmadan, tamamen kendi isteğiyle başkalarına iyilikte bulunmasını ve cömert davranmasını ifade eden esastır.
Yatırım kararı alınmadan önce, kurulması düşünülen işletmenin ekonomik, teknik, finansal, yasal ve organizasyonel yönlerden uygunluğunun sistemli bir şekilde incelenmesi sürecidir. Bu çalışma, yatırımın kârlı ve sürdürülebilir olup olmayacağını ortaya koyarak girişimcinin risklerini minimize etmeyi amaçlar.
Bir işletmenin birim başına ortalama maliyetlerini en düşük seviyede tutarak gerçekleştirebileceği en uygun ve en verimli üretim düzeyidir. İşletmelerin uzun vadeli kârlılıklarını maksimize edebilmeleri için teknik ve ekonomik araştırmalarla bu kapasite seviyesini belirlemeleri gerekir.
Ürün veya hizmet üretmek amacıyla işgücü, malzeme, makine ve teknoloji gibi fiziksel girdi elemanlarının bir araya gelerek uyumlu ve dönüşümlü bir biçimde çalışmasını sağlayan yapıdır. Örneğin, bir fırında un, su, maya ve usta emeğinin birleşerek ekmek çıktısını oluşturması bir üretim sistemidir.
Farklı girdi faktörlerini ve üretim yöntemlerini kullanarak aynı çıktıyı üretebilecek alternatif teknolojiler arasından işletmenin yapısına en uygun olanını belirleme sürecidir. Doğru teknoloji seçimi, işletmeye uzun vadeli ve kalıcı bir rekabet üstünlüğü sağlar.
İşletmenin toplam satış gelirlerinin, toplam sabit ve değişken giderlerine eşit olduğu ve kâr veya zararın sıfır olduğu üretim ve satış düzeyidir. Bu noktadan sonra satılan her birim ürün, işletmeye doğrudan net kâr sağlamaya başlar.
İşletmenin üretim ve satış miktarından bağımsız olarak her koşulda ödemek zorunda olduğu, kısa dönemde değişmeyen giderlerdir. İşyeri kirası, bina vergileri, amortismanlar ve sigorta primleri sabit giderlere örnek olarak gösterilebilir.
İşletmenin üretim miktarına doğrudan bağlı olarak artış veya azalış gösteren, üretim yapılmadığı durumlarda ise sıfıra inen giderlerdir. Hammadde maliyetleri, üretimde kullanılan enerji, işçi ücretleri ve yakıt giderleri bu grupta yer alır.
İşletme kurma fikrinin ortaya çıkışından, tesisin tamamlanıp üretime geçiş aşamasına kadar yapılan tüm tek seferlik harcamaların toplamıdır. Araştırma-proje giderleri, arsa alımı, inşaat işleri, makine ve donanım alımları bu tutara dahildir.
Kuruluşu tamamlanan bir işletmenin günlük faaliyetlerini aksatmadan sürdürebilmesi, hammadde alabilmesi ve kısa vadeli borçlarını ödeyebilmesi için ihtiyaç duyduğu dönen varlıklardan oluşan fondur. Nakit para, bankadaki mevduatlar ve kısa sürede paraya çevrilebilecek varlıklar bu kapsamdadır.
Yatırım kararı verildikten sonra ön projenin somutlaştırılmasıyla oluşturulan; işletmenin kapasitesini, finansal tahminlerini, pazar hacmini, personel yapısını ve harcama detaylarını takvime bağlı olarak gösteren kapsamlı yol haritasıdır.
İşletme büyüklüğü ve üretim hacmi arttıkça, birim başına düşen sabit maliyetlerin azalmasıyla elde edilen maliyet avantajıdır. Örneğin, büyük bir fabrikanın yüksek adetli üretim yaparak birim ürün maliyetini küçük bir atölyeye göre çok daha düşük seviyeye çekmesi bu kavrama örnektir.
İşletmenin aşırı büyüyerek çok sayıda bürokratik kural ve hiyerarşik kademe nedeniyle hantal, esneklikten uzak ve değişime dirençli hale geldiği yaşam döngüsü aşamasıdır. Bu evrede kurallar iletişimi ve denetimi kolaylaştırmak yerine zorlaştırır ve işletmenin verimliliğini düşürür.
İşletmenin maliyetleri düşürmek, karar süreçlerini hızlandırmak ve esnekliği artırmak amacıyla çalışan sayısını, yönetim kademelerini ve tüm iş süreçlerini planlı bir şekilde azaltması stratejisidir. Genellikle personel giderlerinin azaltılması, işten çıkarmalar veya erken emeklilik gibi yöntemlerle uygulanır.
Küçük işletmelerin büyümesini açıklayan ve bir işletmenin gelecekteki büyüklüğünün geçmişteki büyüklüğünden tamamen bağımsız olduğunu savunan rastgelelik yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre geçmiş büyüme performansı, gelecekteki büyüme oranlarını öngörmek için bir veri sunmaz.
Küçük işletmelerin büyüme hızlarındaki farklılıkları, kurucu özellikleri, sektörel koşullar ve işletmeye özgü somut değişkenlerle açıklamaya çalışan rastgele olmayan yaklaşımdır. Büyümeyi etkileyen neden-sonuç ilişkilerini ve belirleyici faktörleri ortaya koymayı hedefler.
İşletmelerin aralarındaki rekabeti azaltmak veya ortadan kaldırmak amacıyla fiyatlar, pazarlar veya üretim miktarları üzerinde yaptıkları, tamamen karşılıklı güvene dayanan ve hukuki bağlayıcılığı olmayan gayriresmî iş birliği türüdür.
Birden fazla işletmenin hukuki ve ekonomik bağımsızlıklarını kaybetmeksizin, büyük sermaye ve yüksek teknoloji gerektiren belirli bir projeyi geçici olarak birlikte yürütmek amacıyla kurdukları iş birliğidir. Otoyol, köprü, baraj veya metro gibi büyük altyapı projelerinin tamamlanmasıyla bu ortaklık kendiliğinden sona erer.
Aynı sektörde faaliyet gösteren ve pazarın çoğunluğuna sahip olan bağımsız işletmelerin, rekabeti sınırlandırmak veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla yaptıkları geçici ve genellikle gizli anlaşmalardır. Kota karteli, fiyat karteli ve pazar paylaşımı karteli gibi türleri bulunur.
Aynı sektördeki işletmelerin, piyasadaki arz miktarını sınırlandırarak fiyat düşüşlerini engellemek amacıyla üye başına belirli üretim ve satış sınırları koydukları kartel türüdür. Petrol ihraç eden ülkelerin oluşturduğu OPEC bu kartel türüne en somut uluslararası örnektir.
İş birliğine giren işletmelerin kendi ticari unvanlarını ve markalarını korumakla birlikte, ekonomik bağımsızlıklarını tamamen kaybederek tek bir finansal ve yönetsel merkeze bağlandıkları iş birliği modelidir. Bu yapıda finansal yönetim tek elden yürütülür ve verimsiz çalışan birimler kapatılabilir.
Katılan işletmelerin hisse senetlerini tröstün hisse senetleriyle değiştirerek hukuki ve ekonomik bağımsızlıklarını tamamen yitirdikleri ve yönetimlerinin tek bir merkeze devredildiği tekelci iş birliği türüdür. Serbest rekabeti tamamen yok ettiği için Türkiye dâhil birçok ülkede yasalarla yasaklanmıştır.
Bir veya birden fazla bağlı (yavru) şirketin hisse senetlerini elinde bulundurarak onları finansman, denetim ve yönetim açısından kontrolü altında tutan ana şirkettir. Yavru şirketler hukuken bağımsız görünseler de temel stratejik kararlarda holding merkezine bağlıdırlar.
İki veya daha fazla bağımsız işletmenin, belirli bir stratejik amaca ulaşmak veya yeni bir pazara girmek üzere bir araya gelerek, sözleşmeye dayalı ve kendilerinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip yeni bir işletme kurmasıdır.
Aynı sektörde faaliyet gösteren, benzer mal veya hizmet üreten rakip işletmelerin pazar paylarını artırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla tek bir tüzel kişilik altında bir araya gelmesidir. İki bankanın veya iki otomotiv üreticisinin birleşmesi bu tüzel birleşmeye örnektir.
Bir işletmenin, üretim sürecinde ihtiyaç duyduğu ham madde, malzeme veya ara mamulleri tedarik ettiği zincirdeki tedarikçi konumundaki bir işletmeyle birleşmesidir. Örneğin, bir tekstil fabrikasının iplik üreten bir işletmeyi satın alarak birleşmesi bu tüzel sürece örnektir.
Bir işletmenin, ürettiği mal ve hizmetlerin dağıtımını, pazarlamasını veya perakende satışını üstlenen zincirdeki bir işletmeyle birleşmesidir. Örneğin, bir beyaz eşya üreticisinin kendi ürünlerini satan yetkili bayi veya mağaza zinciriyle birleşmesi bu kavrama örnektir.
Birbirinden tamamen farklı sektörlerde ve alakasız ürün/hizmet alanlarında faaliyet gösteren iki veya daha fazla işletmenin, ürün çeşitliliğini artırmak ve sektörel riskleri dağıtmak amacıyla bir araya gelerek birleşmesidir.
Ülkeler arasındaki sınırların ekonomik, sosyal ve siyasal ilişkilerle ortadan kalkması, ürün ve paranın hareketliliğinin artmasıyla dünya pazarlarının bütünleşmesi sürecidir.
Belirli bir iş alanı veya ekonomik sektörde devlet tarafından uygulanan kısıtlamaların, kuralların ve engellerin azaltılması ya da tamamen kaldırılması sürecidir.
Ülkeler arasında mal ve hizmet ticaretinin gümrük vergileri, kotalar veya diğer bürokratik engeller olmaksızın serbestçe yapılmasını savunan ekonomik sistemdir.
Yurt dışı faaliyetlerini ve şubelerini tek bir merkezden yürüten, dış pazarlara açılmak için genellikle sınırlı yatırımlarla ithalat ve ihracat yöntemlerini kullanan şirkettir.
İki veya daha fazla ülkede üretim, pazarlama ve AR-GE faaliyetleri yürüten, yurt dışı gelirleri toplam gelirlerinin en az %25-30'unu oluşturan ve ana ülkesinin kimliğini belirgin şekilde taşıyan işletmedir.
Dünyayı tek bir pazar olarak gören, tüm stratejilerini küresel ölçekte belirleyen, kaynaklarını dünyaya yayan ve yöneticileri genellikle dünya vatandaşlarından oluşan çok uluslu güçtür.
Uluslararasılaşmanın son aşaması olup, mülkiyeti ve ortaklık yapısı çok farklı uluslara ait olan, yönetiminde hiçbir ülkenin veya ulusun baskın ağırlığı bulunmadığı işletme türüdür.
İşletmenin gelecekte ulaşmak istediği amaç ve hedeflere en etkin, verimli ve rakiplerinden farklı yollarla nasıl ulaşacağını gösteren uzun vadeli planlar bütünüdür.
Geleneksel yerel bakış açısının aksine, küresel pazarlardaki çeşitliliğe değer veren, çelişkileri dengeleyen ve küresel ölçekte öğrenmeyi hedefleyen yönetimsel yaklaşımdır.
İşletmenin iç çevresindeki üstünlük ve zayıflıkları ile dış çevresindeki fırsat ve tehditleri belirleyerek stratejik kararlar almasını sağlayan analiz tekniğidir.
Küresel işletmenin dünya pazarlarına tek bir alan yerine çok farklı endüstrilerde ve oldukça geniş bir ürün yelpazesiyle girmesini öngören, uygulanması en zor stratejidir.
İşletmenin dünya genelinde tüm pazarlar yerine sadece belirli bir pazar bölümüne veya sınırlı sayıda ürüne odaklanarak ölçek ekonomisi yaratmayı amaçladığı stratejidir.
Pazarlar arasındaki kültürel ve sosyal farklılıkların çok yüksek olduğu durumlarda, işletmenin her ülkenin yerel koşullarına ve müşteri taleplerine göre ürünlerini uyarladığı stratejidir.
Büyük pazarlar içerisinde yer alan, ihtiyaçları henüz tam olarak karşılanmamış, özel istekleri olan dar ve küçük bir tüketici grubuna hitap eden pazar bölümüdür.
İşletmenin küresel pazarlarda rakiplerine karşı hükümetlerin sağladığı özel korumaları elde etmeyi veya sadece devletlerin kullandığı stratejik ürünleri üretmeyi hedefleyen yaklaşımdır.
Geleneksel tam zamanlı işlerin aksine, internet platformları aracılığıyla yürütülen kısa vadeli sözleşmeli, serbest (freelance) ve bağımsız çalışmaların yaygın olduğu iş gücü piyasasıdır.
Üretim miktarı arttıkça, sabit maliyetlerin daha fazla ürüne bölünmesi sayesinde ürün başına düşen birim üretim maliyetinin azalması durumudur.
Temel kaynağı ve en önemli üretim girdisi bilgi olan, bilgisayar ağları ve iletişim teknolojilerinin hayatın her alanına yön verdiği modern toplumsal yapıdır.
Devletin yerli sanayiyi ve işletmeleri dış rekabetin olumsuz etkilerinden korumak amacıyla ithalata gümrük vergisi, kota ve ek kısıtlamalar getirmesidir.
Ülkeler arasındaki faiz ve döviz kuru farklarından yararlanmak amacıyla ulusal piyasalara çok hızlı giren ve risk anında aynı hızla ülkeyi terk edebilen kısa vadeli yabancı sermayedir.
Ürünün sadece üretilmesine değil, müşterinin istek, ihtiyaç ve beklentilerine nasıl değer katacağına odaklanan, farklılık yaratmayı amaçlayan modern işletme yaklaşımıdır.
Sınırları açıkça belli olan, ortak bir amaca doğru organize bir dönüşüm süreci içinde girdiler alıp çıktılar üreterek birlikte çalışan, birbirleriyle etkileşim içinde olan bileşenlerin bir kümesidir.
Karmaşık bir sistemin parçalarını oluşturan ve kendi içinde de belirli bir yapıya ve işleve sahip olan daha küçük sistemlerdir; örneğin işletme içindeki üretim bölümü bir alt sistemdir.
Organizasyon kaynaklarının etkin ve verimli biçimde planlanması, örgütlenmesi, yöneltilmesi ve denetlenmesi yoluyla organizasyon amaçlarına erişilmesini sağlayan bir süreçtir.
Örgütsel kaynakları, örgütsel amaçları başarmak için iş birliği ve uyum içerisinde kullanan ve başkaları vasıtasıyla iş gören kişidir.
İşletmeyi bir bütün olarak görebilme, bölümler arasındaki ilişkileri anlayabilme ve faaliyetler arasında koordinasyon sağlayabilme yeteneğidir; en çok üst düzey yöneticilerde bulunması gerekir.
Uzmanlaşmış bilgiyi, deneyimi ve belirli işlerin yürütülmesi için gerekli olan özel araç ve teknikleri kullanabilme yeteneğidir; alt düzey yöneticilerde ağırlıklıdır.
Hem iç çevredeki çalışanlarla hem de dış çevredeki insanlarla etkili iletişim kurabilme, onları anlama ve birlikte çalışabilme yeteneğidir; her yönetim kademesi için eşit derecede önemlidir.
İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretim faktörlerinin (doğa, sermaye, emek, girişimci) uygun ortamda bir araya getirilerek ürün ve hizmetlerin meydana getirilmesi sürecidir.
Hangi ürün ve hizmetlerin ne miktarda, hangi tesiste, nasıl ve ne kadar sürede üretileceğinin önceden tasarlanmasına ve gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik faaliyettir.
Ürünlerin tedarikçiler, üreticiler, toptancılar, dağıtımcılar, perakendeciler ve nihai olarak tüketiciler arasındaki hareketini sağlayan ilişkiler ve bağlantılar bütünüdür.
Bireysel ve kurumsal beklenti ve gereksinmeleri karşılayabilmek için ürünlerin tasarımı, fiyatlandırılması, tanıtımı ve dağıtımı ile ilgili tüm faaliyetlerin planlanması ve uygulanması sürecidir.
Seçilen hedef pazardaki tüketicilerin istekleri doğrultusunda müşteri tatmini sağlamak amacıyla işletmenin kontrolünde olan ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma (4P) bileşenlerinin bütünüdür.
İşletmenin ihtiyaç duyduğu fonların en uygun koşullarda sağlanması ve bu fonların en etkin ve kârlı biçimde kullanılması ile ilgili faaliyetlerdir.
Belirli bir işin en küçük parçalarıyla ayrıntılı olarak tanımlanıp incelenmesi, işi oluşturan görevlerin ve bu iş için gerekli niteliklerin belirlenmesi sürecidir.
İş analizi bilgilerinden türetilen, işletmedeki her işin göreceli değerini, önemini ve güçlük derecesini belirleyerek adil bir ücret sistemine temel oluşturan tekniktir.
İşletme faaliyetleri hakkında parasal bilgilerin rakamsal olarak belirlenmesi, kaydedilmesi, sınıflandırılması, özetlenmesi, raporlanması ve yorumlanması sürecidir.
Bir kuruluş ile hedef kitlesi arasında iyi niyet, karşılıklı anlayış, güven ve itibar oluşturmaya ve bunu sürdürmeye yönelik önceden planlanmış stratejik iletişim çabalarıdır.
İşletmelerde yeni ürün ve üretim süreçlerinin ortaya çıkarılmasına veya mevcut olanların iyileştirilmesine yönelik yürütülen sistemli ve yaratıcı çalışmalardır.