Dünya Ticaret Örgütü (WTO), 15 Nisan 1994 tarihinde Marakeş Anlaşması ile kurulmuştur. Bugün 153 üyesi bulunan örgüt, gümrük duvarlarını ve kotaları kaldırarak küresel tedarik zincirlerinin önündeki engelleri azaltmıştır.
Avrupa Birliği, başlangıçta altı kurucu ülke (Fransa, Belçika, İtalya, Almanya, Lüksemburg, Hollanda) öncülüğünde kurulmuş ve günümüzde 27 üye ülkenin tek para birimini kullandığı en ileri ekonomik entegrasyon modeli haline gelmiştir.
Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA), ABD öncülüğünde Kanada ve Meksika arasında kurulmuştur. Bu bölgesel entegrasyon, üye ülkeler arasındaki gümrük bariyerlerini sıfırlayarak sınır ötesi lojistik akışları hızlandırmıştır.
Dünya Bankası'nın 2012 yılı Lojistik Performans İndeksi (LPI) verilerine göre Singapur, 4.13 skor elde ederek dünya genelinde lojistik performansı en yüksek birinci ülke konumuna yerleşmiştir.
Dünya Bankası'nın 2012 yılı Lojistik Performans İndeksi (LPI) raporunda Burundi, 1.61 skor elde ederek değerlendirmeye alınan ülkeler arasında lojistik performansı en düşük ülke olmuştur.
Türkiye, Dünya Bankası Lojistik Performans İndeksi'nde istikrarlı bir grafik çizmiştir. 2007 yılında 34. sırada yer alan Türkiye, 2010 yılında 39. sıraya gerilemiş, ancak 2012 yılında büyük bir atılımla 27. sıraya yükselmiştir.
Tarihsel olarak en yeni taşımacılık modu olmasına rağmen havayolu taşımacılığı, günümüzde küresel düzeyde gerçekleştirilen dünya ticaretinin değer bazında %34'lük kısmını tek başına üstlenmektedir.
Uluslararası Hava Kargo Birliği (TIACA), hava kargo ticaretinin serbestleştirilmesi ve tam zamanında (JIT) stok yönetim modellerinin yaygınlaşmasıyla küresel lojistik standartların belirlenmesinde öncü rol oynamıştır.
İspanya ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri arasındaki demiryolu hatlarında farklı ray açıklığı ölçüleri kullanılması nedeniyle, trenler sınır geçişlerinde yükleri fiziksel olarak başka vagonlara aktarmak zorunda kalmaktadır.
Çin, sanayi ve üretim alanında dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasına rağmen, demiryolu altyapı kapasitesi ülkenin bu devasa ekonomik gelişim hızına ayak uydurmakta yetersiz kalmaktadır.
Avrupa ile Asya karayolu hatlarını birleştirme çabaları, Çin-Rusya arasındaki zayıf ilişkiler ve Hindistan ile Orta Doğu bölgelerindeki ciddi politik engeller nedeniyle istenen başarı düzeyine ulaşamamıştır.