Ulaştırma hizmetinin gerçekleştirilebilmesi için tesisler, altyapı, araçlar, işgücü ve yasal çerçevenin bir arada tasarlanması ve planlanması gereken unsurlardır. Örneğin, etkili bir hava kontrol sistemi için tesis altyapısının yanı sıra operasyonel stratejilerin ve yasal çerçevenin bilinmesi gerekir.
Üretim ve ulaştırma faaliyetlerinde hacim veya miktar arttıkça birim başına düşen maliyetlerin belirgin bir şekilde azalmasını sağlayan ekonomik ilkedir. Büyük ölçekte üretim yapabilen üreticiler, bu sayede maliyetleri düşürerek teknolojik gelişim için finansal kaynak yaratabilirler.
Taşınacak olan yükün kendisinden sorumlu olan, yükü kontrol eden veya taşınması talebinde bulunan tüzel kişi ya da kuruluştur. Gönderici her zaman malın sahibi olmak zorunda değildir ancak taşıma hizmetini talep eden taraftır.
Yükü fiziksel olarak hareket ettiren ulaştırma kuruluşu, şirketi veya firmasıdır; göndericinin müşterisi konumundadır. Uluslararası taşımacılıkta gümrükleme ve dokümantasyon gibi ek sorumlulukları da üstlenirler.
Taşınan yükün varış noktasında teslim alacağı kişi veya kuruluştur. Bölgesel lojistikte sınırları kolay belirlenirken, uluslararası lojistikte gönderici ve taşıyıcı ile sıkı bir iş birliği içinde çalışması gerekir.
Bir yükün taşınmasında ara duraklarda transferler yapılarak birden fazla taşıma türünün (karayolu, demiryolu, denizyolu vb.) eşgüdümlü olarak kullanıldığı ulaştırma yöntemidir. Tür değişimlerinde yükler değil, içinde bulunduğu standart konteynerler elleçlenir.
Göndericinin taşıma hizmetlerini kendi sermayesiyle elde ettiği sabit kaynaklar ve kendi personeli (sürücüler vb.) aracılığıyla tamamen kendi sorumluluğunda yürüttüğü taşıma düzenidir. Bu düzende sorumluluk en yüksek, risk ise en azdır.
Gönderici firmanın, taşıma ve lojistik sorumluluklarını iki tarafça belirlenen sözleşme şartları ve fiyatlandırma koşulları altında üçüncü taraf bir lojistik kuruluşuna aktarmasıdır. Günümüzde üretim endüstrisinde en çok tercih edilen yöntemlerden biridir.
Göndericinin, taşıyıcı firmanın pek çok müşterisinden yalnızca biri olduğu, genellikle aralarında uzun vadeli özel sözleşmenin bulunmadığı kargo benzeri taşıma düzenidir. Bu modelde göndericinin sorumluluğu en az, taşıyıcının/piyasanın riski ise en fazladır.
Ulaştırma faaliyetlerinde taşıma mesafesi arttıkça birim yük ve birim mesafe başına düşen maliyetin azalmasını ifade eden ekonomik ilkedir. Sabit maliyetlerin uzun mesafelerde toplam maliyet içerisindeki payının düşmesinden kaynaklanır.
Fabrikaların hammadde ve yarı mamul stokları tutmayıp, ürünleri tam olarak ihtiyaç duyuldukları zamanda tedarik etmesini sağlayan üretim ve yönetim anlayışıdır. Lojistik sektörünün ve taşımacılığın gelişmesini tetikleyen ana unsurlardan biridir.
Her türlü veri ve bilginin sayısal hale getirilerek kolayca taşınabilir, işlenebilir ve iletilebilir hale gelmesi süreçleridir. Lojistikte taşıma araçlarının anlık izlenmesini, müşteri taleplerinin anında görülmesini ve operasyonel verimliliğin artmasını sağlamıştır.
Hammadde tedarikinden ürünün son müşteriye ulaştırılmasına kadar geçen bütün aşamalardaki taşımacılığın yapılması, bilgi ve para akışının izlenmesi ve planlanması faaliyetlerinin bütünleşmiş yapısıdır.
Yüklerin hareket ettirilmesini, yüklenmesini veya indirilmesini kolaylaştırıcı kulplara, tutamaçlara sahip olması veya özel düzenekler/teçhizatlar (konteyner vb.) ile kolayca işlenebilme derecesidir. Canlı hayvanlar zor elleçlenirken, konteyner yükleri yüksek elleçlenebilirliğe sahiptir.
Yüklerin üst üste güvenli bir şekilde konulabilme elverişliliğidir. Genellikle yükün boyutu ve yoğunluğu tarafından belirlenir; küçük ve hafif parçalar kolay istiflenirken, çok büyük ve ağır yüklerin istiflenmesi oldukça zordur.
Denizyolu taşımacılığında önceden belirlenmiş limanlar arasında belirli çizelgelerde ve düzenli olarak işleyen hatlardır. Özellikle konteyner taşımacılığında sıkça kullanılır ve 3. taraf lojistik sağlayıcılar tarafından işletilir.
Taşıma işini gerçekleştirmek için uygun organizasyon yapısının kurulması, yetki ve sorumlulukların belirlenmesi, araç seçimi, rota tasarımı, tesis yerleşimi ile planlama, yürütme, eşgüdüm ve kontrol fonksiyonlarının yerine getirilmesi sürecidir.
Ürünlerin müşterilere ulaştırılmasından ziyade, bozuk ve iade ürünlerin veya boş kasaların tedarik zincirinde geri getirilmesi ve toplanması için yapılan taşımacılık faaliyetidir. Örneğin, bir müşteriden iade alınan kusurlu bir elektronik eşyanın fabrikaya veya depoya geri taşınması bu kapsamdadır.
Taşıma ve lojistik faaliyetlerinin çevreye en az zararı verecek şekilde, özellikle araçların karbondioksit emisyonu en aza indirilerek gerçekleştirilmesini savunan yaklaşımdır. Örneğin, filodaki araçların karbon salınımını düşüren hibrit veya elektrikli araçlarla yenilenmesi yeşil lojistik uygulamasıdır.
Ürünlere dair taşıma, depolama, elleçleme, ambalajlama, etiketleme, sigortalama ve gümrükleme gibi süreçlerin tamamını üstlenen ve Bilişim Teknolojileri ile yöneten yüklenici firmadır. Örneğin, bir tekstil firmasının üretimden çıkan ürünlerini depolayıp, gümrükleyerek Avrupa'ya ulaştıran uluslararası kargo ve lojistik firması LSS'dir.
Bir soruna dair karar verebilmek için parametrelerin, kısıtların, cevabı aranan sorunun ve eniyilenecek amacın tanımlandığı matematiksel tabanlı problem türüdür. Örneğin, LSS'nin en az maliyetle taşıma yapmak için kısıtlar altında hangi taşıma aracını seçeceğini bulması bir karar problemidir.
Bir firmanın kendisinin yapabilecek yetenekte olmasına rağmen bazı faaliyetleri başka bir uzman şirkete devretmesidir. Örneğin, bir fabrikanın kendi güvenliğini sağlamak yerine bu işi özel bir güvenlik şirketine devretmesi dış kaynak kullanımıdır.
Bir firmanın gelen ve giden bütün lojistik ve taşımacılık faaliyetlerini bir Lojistik Servis Sağlayıcıya karşılıklı anlaşmayla devretmesi durumudur. Örneğin, bir beyaz eşya üreticisinin tüm dağıtım ve depolama operasyonlarını tamamen bir 3PL firmasına bırakmasıdır.
En az iki farklı taşıma tipinin, kamyonun gemi veya tren gibi bir başka aracı kullanarak kombinasyon oluşturacak şekilde birlikte yürütülmesidir. Örneğin, bir kamyonun yüküyle birlikte Ro/Ro gemisine binerek deniz aşırı seyahat etmesi birleşik taşımadır.
Ro/La tipi taşımacılıkta yükün veya kamyon kasasının (veya tehlikeli madde tankerinin çelik silindir bloğunun) çekiciden ayrı olarak bir vinçle tamamen alınıp başka bir araca (trene) yüklenebilir olmasını ifade eden kavramdır. Örneğin, tırın sadece dorse kasasının çekiciden ayrılıp trene yüklenmesi swap body uygulamasıdır.
Taşınacak ürünlerin araçlara kullanılmayan kapasite, alan veya hacim en küçük olacak şekilde yerleştirilmeye çalışılmasıdır. Örneğin, farklı ebatlardaki kolilerin standart bir nakliye konteynırına boşluk kalmayacak şekilde 3 boyutlu olarak yerleştirilmesi bu probleme örnektir.
Ürünlerin depoda uzun süre bekletilmeden, farklı üreticilerden gelip aktarma noktasında hızlıca sıralanarak, etiketlenerek hemen müşteriye gönderildiği tam zamanında üretim uyumlu depolama stratejisidir. Örneğin, süpermarket zincirlerinin gıda ürünlerini depoda tutmadan hemen mağazalara sevk ettiği transfer merkezleri çapraz yüklemedir.
Ortada fiziksel olarak büyük bir depo bulunmayan, bilişim teknolojileri ve e-ticaret sonrasında ürünlerin sadece aktarımının sağlandığı basit stok alanıdır. Örneğin, internet üzerinden sipariş alan bir e-ticaret sitesinin, ürünü doğrudan üreticinin deposundan alıp müşteriye ulaştırması sanal depo modelidir.
Dağıtım yapacak bir aracın, müşterilere toplamda en az yol veya yakıt tüketimiyle hangi sırada uğraması gerektiğini belirleyen problemdir. Örneğin, bir kargo kamyonetinin şehir içindeki 30 farklı adrese en kısa mesafede ulaşacağı sırayı bulması araç rotalama problemidir.
Gümrük sahasında yer alan, serbest dolaşımda olmayan ya da ihraç edilmek için bekletilen eşyaların güvenle konulduğu ve limanlarda dok olarak da bilinen depodur. Örneğin, ithal edilen malların gümrük vergisi ödenene kadar bekletildiği gümrük antreposu.
Radyo frekansı kullanarak nesneleri otomatik olarak tanıyan, depoya giren çıkan kamyonların ve malzeme hareketlerinin uzaktan izlenmesini sağlayan teknolojidir. Örneğin, paralı otoyollardaki OGS sistemine benzer şekilde depo kapısındaki alıcının kamyondaki vericiyi algılamasıdır.
Uluslararası ticarette taşımayı yapan (taşıyan) ile taşıtan arasındaki sorumlulukları, yükün teslim alındığını ve taşınma şartlarını gösteren resmi belgedir. Örneğin, denizyolu taşımacılığında kaptanın veya gemi acentesinin yükleyiciye verdiği resmi taşıma senedidir.
Üretimi gerçekleştirmek için gerek duyulan her türlü hammadde, malzeme ve hizmetin tedarikçilerden temin edilmesi sürecidir. Satın alma kavramından farklı olarak ürünün veya hizmetin fiziksel olarak elde edilmesi anlamını taşır. Örneğin bir fabrikanın üretim için gerekli demir levhaları dış kaynaklardan temin etmesi bir tedarik sürecidir.
İşletmenin amaçlarını zamanında ve etkin şekilde gerçekleştirebilmek için gerekli ürün ve hizmetlerin üçüncü taraf olarak nitelenen kurum veya kişilerden alma sürecidir. Daha çok ticari ilişkilerin kurulması ve yönetilmesi anlamını taşır. Örneğin tedarikçi firma ile fiyat ve ödeme koşullarında anlaşma sağlanarak siparişin resmi olarak verilmesi satın alma faaliyetidir.
Bir firmanın normalde kendisi yapabilecek yetenekte ve kapasitede olmasına rağmen, esas işine odaklanmak amacıyla bazı faaliyetlerini başka bir şirkete devretmesi anlamına gelir. Örneğin bir üretim firmasının fabrika içi temizlik, güvenlik ve yemek hizmetlerini harici bir şirkete gördürmesi dış yaptırımdır.
Hammaddenin tedarikçiden elde edilerek üretim noktasına taşınması, üretimin gerçekleştirilmesinden sonra ürünün ana ve ara depolara taşınması ve oradan müşterilere ulaştırılması aşamalarının tümünün yönetimidir. Pazarlama, üretim, satın alma ve lojistik gibi pek çok faaliyeti kapsayan bir akış yönetimi sistemidir.
Düşük veya yüksek değerli olmasına karşın tedariki sorun olabilecek veya zaman gerektiren malzemelerdir. Sistemde aksamalara yol açabileceği için uzun dönemli anlaşmalar ve alternatif tedarikçiler bulmayı gerektirir. Örneğin fiyatı çok yüksek olmasa da sadece tek bir ülkeden temin edilebilen özel bir kimyasal bileşen bu gruptadır.
Belirli bir pazara, coğrafi bölgeye, kullanıma ya da belirli bir müşteriye taahhüt edilmiş ve başka amaçlar için serbestçe kullanılmayan envanter türüdür. Uluslararası ticarette ülkelere göre değişen emisyon veya güvenlik yasaları nedeniyle belirli pazarlara özel üretilen ürünler buna örnektir.
Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından dış ticarette ürün teslim şekillerine, masraf paylaşımlarına ve sorumluluk sınırlarına dair tanımlanan uluslararası ticaret terimleridir. Ürünün fiziksel olarak nerede teslim edileceğini ve risklerin kime ait olacağını düzenler. FOB, CIF ve DDP gibi üç harfli kısaltmalardan oluşur.
Satıcının ürünü kendi işyerinde alıcıya teslim ettiği ve taşımayla ilgili hiçbir sorumluluk veya masraf üstlenmediği teslim şeklidir. Satıcı açısından en az sorumluluğun olduğu E sınıfı terimdir. Alıcı, ürünü işyerinden teslim aldıktan sonra taşıma, sigorta ve gümrük dahil tüm masraf ve riskleri üstlenir.
Satıcının ürünü limana kadar getirip geminin üst güvertesine yükleyerek teslim ettiği deniz ve nehir yolu taşımacılığına özgü F sınıfı bir terimdir. İhracat gümrük işlemleri satıcıya aittir; ancak ürün gemi küpeştesini geçtikten sonraki tüm taşıma, sigorta masrafları ve riskler alıcıya geçer.
Satıcının ürünü belirlenen varış noktasına kadar tüm taşıma, sigorta masraflarını ve gümrük vergilerini ödeyerek alıcının işyerinde teslim ettiği D sınıfı teslim şeklidir. Satıcı açısından en fazla sorumluluğun ve yükümlülüğün olduğu uluslararası ticaret terimidir.
Talepte veya tedarik süresinde yaşanabilecek beklenmeyen dalgalanmalardan ve belirsizliklerden etkilenmemek, müşteri talebini aksatmamak için işletmelerin her zaman elinde bulundurduğu yedek stok miktarır. Örneğin kış aylarında ani talep artışlarına karşı depoda tutulan ekstra hammadde emniyet stokudur.
Uluslararası ticaret ve lojistik işlemlerinde gümrük beyannameleri, siparişler ve sevkiyat bilgileri gibi verilerin işletmelerin bilgi sistemleri arasında elektronik ortamda standart bir formatta hatasız olarak aktarılmasını sağlayan entegre sistemdir.
Satıcının ürünü belirlenen varış yerine kadar taşıma ve sigorta masraflarını karşılayarak taşıdığı, deniz dışı tüm taşıma modlarında kullanılabilen C sınıfı bir ticaret terimidir. Ürün teslimi ilk taşıyıcıya yapılırken, varış yerine kadar olan navlun ve sigorta bedeli satıcıya aittir.
İşletmelerin talep belirsizliklerine, tedarik gecikmelerine ve yönetimsel hatalara karşı müşteri kaybetmemek amacıyla ellerinde hammadde, yarı mamul veya bitmiş ürün tutma gerekçeleridir. Örnek olarak mevsimsel talep dalgalanmalarına karşı kış aylarında sıcak içecek malzemelerinin depolanması gösterilebilir.
Üretim için gerekli hammadde ve malzemelerin dış tedarikçilerden temin edilirken ödenen birim veya parti maliyetleridir. Malzemeler dışarıdan alınmayıp işletme içinde üretildiğinde bu maliyet üretim maliyetine dönüşür.
Piyasa araştırması yapılması, tekliflerin toplanması, evrak işleri, fatura hazırlanması ve kalite kontrolleri gibi sipariş verme ve elde etme aşamalarında katlanılan masraflardır. Sipariş büyüklüğünden bağımsız olarak her sipariş için sabittir.
Elde bulundurma maliyeti olarak da bilinen; faiz, sigorta, vergi, amortisman, bozulma, çalınma, ısıtma ve depolama kira giderleri ile sermayenin fırsat maliyetini içeren fiziksel stok tutma masraflarıdır.
Müşteri talebinin mevcut envanterden fazla olması veya üretim hattında hammadde tükenmesi durumunda ortaya çıkan satış, müşteri ve kayıp üretim maliyetleridir. Sipariş verme maliyetlerinin aksine birim başına hesaplanır.
Envanter kalemlerinin haftalık veya aylık gibi belirli zaman aralıklarıyla düzenli olarak sayıldığı ve siparişlerin bu dönemsel tahminlere göre verildiği kontrol sistemidir. Kontrol eksikliği nedeniyle yüksek emniyet stoku gerektirir.
Envantere giriş ve çıkışların anlık olarak takip edildiği, eldeki miktar kritik alt seviyeye ulaştığında sabit miktarda sipariş verilerek stokların yenilendiği yüksek maliyetli ancak güvenilir envanter kontrol sistemidir.
Sürekli envanter sayma sisteminin pratik bir uygulaması olup, malzemenin iki ayrı saklama kabında tutulması esasına dayanır. Birinci kutu tamamen tükendiğinde sipariş verilir ve ikinci kutu harcanmaya başlanır; cıvata gibi ucuz ve çok tüketilen malzemelerde kullanılır.
Mamullerin üzerindeki farklı kalınlıklardaki çizgiler topluluğunun bilgisayara bağlı optik okuyucularla deşifre edilerek otomatik olarak tanınmasını ve kimliklendirilmesini sağlayan otomatik tanıma teknolojisidir.
Avrupa Madde Numaralandırma Birliği tarafından tasarlanan, ABD dışındaki tüm ülkelerde perakende ürünlerin kodlanmasında kullanılan ve ülke, firma, ürün ve kontrol kodlarını içeren 13 haneli sayısal barkod türüdür.
Nesneye ait verileri içeren mikroişlemci ve entegre anten taşıyan etiketlerin, herhangi bir temas olmaksızın radyo frekans dalgaları aracılığıyla uzaktan okunmasını ve izlenmesini sağlayan ileri düzey otomatik takip teknolojisidir.
Pareto kuralına (80/20 kuralı) dayanan, envanter kalemlerini yıllık tüketim değerlerine göre A (çok önemli), B (kısmen önemli) ve C (en az önemli) olmak üzere gruplandırarak toplam envanter kontrol maliyetlerini en aza indiren yöntemdir.
Yıllık satın alma, sipariş verme ve envanter taşıma maliyetleri toplamını en küçükleyen, talep ve tedarik süresinin sabit olduğu varsayımlarına dayanan en uygun sabit sipariş miktarını belirleme modelidir.
Ürünün satın alınmak yerine işletme içinde üretildiği durumlarda, üretime hazırlık ve envanter taşıma maliyetlerini en aza indiren parti üretim miktarını belirlemede kullanılan envanter modelidir.
Eldeki envanter miktarı tedarik süresi boyunca beklenen talebi ve emniyet stokunu karşılayacak önceden belirlenmiş kritik eşik değere ulaştığında yeni siparişin verilmesini sağlayan karar modelidir.
Rakam, harf ve karakterlerin önceden belirlenmiş standart bir fontla yazıldığı, simgenin aydınlatılıp yansımasının algılanmasıyla kodun çözüldüğü ve harf kullanımına imkan veren kimliklendirme sistemidir.
Okuyucudan gelen radar darbesini yüzey akustik dalgasına dönüştüren özel programlanmış çiplerin kullanıldığı; özellikle yüksek sıcaklık ve asit banyoları gibi aşırı tehlike içeren envanter kalemlerinde tercih edilen takip yöntemidir.
Ekonomik Üretim Miktarı (EPQ) modelinde, sipariş verme maliyetleri yerine makine ve tezgah ayarlarının yapılması, kalıpların değiştirilmesi gibi üretime başlamak için katlanılması gereken sabit maliyetlerdir.
Büyük kamyonlarla depoya getirilen büyük hacimli sevkiyatların, depoda daha küçük partilere bölünerek daha küçük kamyonlarla müşterilere düşük maliyetle dağıtılması işlemidir. Örneğin, bir tedarikçiden gelen büyük palet yükünün depoda çözülerek farklı şehirlere küçük kamyonetlerle gönderilmesi bu kapsamdadır.
Coğrafi olarak tedarikçilerle müşteriler arasında yer alan bir depoda, farklı kaynaklardan gelen küçük sevkiyatların bir araya getirilerek dolu kamyon sevkiyatlarının gerçekleştirilmesini sağlayan fonksiyondur. Örneğin, iki farklı tedarikçiden gelen yarı dolu kamyon yüklerinin birleştirilerek tek bir tam dolu kamyonla sevk edilmesidir.
Depolarda ürünlerin sadece saklanması dışında, ürünün müşteriye sunumunu veya kullanımını iyileştirecek etiketlendirme, fiyatlandırma, nihai montaj veya ürün kombinasyonları oluşturma gibi faaliyetlerdir. Örneğin, meyveli ve ballı şampuanların naylon ambalajla birleştirilerek markete tek ürün gibi sürülmesidir.
Gümrük Müsteşarlığı izniyle bir gümrük idaresine bağlı olarak işletilen, içine sadece ulusallaşmamış ithal eşya ile ihracat amaçlı malların konulabileceği özel depolardır. Uluslararası ticarette gümrük işlemleri tamamlanmamış malların yasal olarak depolandığı alanlardır.
Depo içinde malzemelerin boşaltılması, raflanması, sipariş toplandığında birleştirilmesi ve taşıma araçlarına yüklenmesi gibi farklı noktalar arasındaki hareket ettirme faaliyetlerinin tümüdür. Örneğin, forklift kullanılarak gelen paletlerin boşaltılıp raflara yerleştirilmesi bir elleçleme faaliyetidir.
Depodaki tüm bilgilerin tutulduğu, mal kabulden sevkiyata kadar tüm süreçlerin elektronik olarak yönetildiği ve ERP yazılımlarıyla entegre çalışan akıllı yazılım sistemidir. Örneğin, SAP EWM yazılımı kullanılarak depo çalışanlarının performansının ve envanter hareketlerinin takip edilmesidir.
Malzeme etiketleme ve kod okuma sistemlerinde barkodun yerini almaya başlayan, radyo dalgaları kullanarak nesnelerin otomatik olarak tanınmasını ve izlenmesini sağlayan elektronik etiket teknolojisidir. Örneğin, depo girişinde paletlerin üzerindeki RFID etiketlerinin radyo dalgalarıyla uzaktan okunmasıdır.
Tipik bir depoda paletlerin bir palet derinliğinde stoklanmasında en yaygın kullanılan depolama raf çeşididir. Örneğin, standart bir depoda forkliftlerin kolayca erişebileceği şekilde tek sıra derinliğinde paletlerin dizildiği raf sistemidir.
Dar koridorlarda çalışabilen, rafların derinliklerindeki paletlere erişim sağlayan ve forkliftlerin gerektirdiği geniş dönüş alanına ihtiyacı azaltan özel depo aracıdır. Örneğin, iki katlı sırt sırta raflarda arka taraftaki palete ulaşmak için çatallarını ileri uzatabilen araç türüdür.
Palet toplama alanında palet halinde tutulan malzemelerin, kutu toplama veya küçük parça toplama alanlarına parça bazında aktarılarak stokların yenilenmesi işlemidir. Örneğin, ana rezerv rafındaki paletin açılıp toplama alanındaki kutu rafına ürün aktarılmasıdır.
Çok sayıda malzeme içeren karmaşık siparişlerde, tek bir rota izlemek yerine deponun farklı bölgelerindeki ürünlerin aynı anda farklı çalışanlar tarafından toplanıp sonradan birleştirilmesi stratejisidir. Örneğin, onlarca farklı ürün içeren zincir mağaza siparişlerinin farklı reyon görevlilerince aynı anda toplanmasıdır.
Az sayıda malzeme tipi içeren siparişlerin yoğun olduğu durumlarda, tek bir turda birden fazla siparişin malzemelerini aynı anda toplayarak işgücü tasarrufu sağlama stratejisidir. Örneğin, farklı müşterilerin aynı üründen birer adet istediği siparişlerin tek bir turda toplanmasıdır.
Bir satıcının bulunduğu noktadan başlayarak ziyaret edeceği tüm noktalara bir kez uğrayıp tekrar başladığı noktaya dönmesini sağlayan en kısa güzergahı bulma optimizasyon problemidir. Depolarda sipariş toplayıcının en az mesafeyi yürümesi için bu matematiksel problemden yararlanılır.
Depoda fiziki olarak içinde ürün bulunması beklenen tüm konumlar arasından sistem kayıtlarıyla tutarlı olan konumların sayısının oranını gösteren kalite performans ölçütüdür. Örneğin, sayım yapılan 100 konumdan 98'inin sistem kayıtlarıyla birebir uyuşması durumunda envanter doğruluğu hesaplanır.
Bir ürünün faturasının depoya ulaşmasından itibaren o ürünün depoda raflanıp toplanmaya hazır hale gelmesine kadar geçen toplam süreyi ifade eden çevrim süresi ölçütüdür. Örneğin, kamyondan indirilen bir malın mal kabulden geçip rafa yerleştirilmesinin 2 saat sürmesi bu süreyi gösterir.
Malzemelerin depoda uzun süreli saklanması yerine, giren ürün akışının çıkan ürün akışıyla senkronize edilerek en fazla 24 saat içinde bekletilmeden sevkiyat araçlarına yönlendirildiği tedarik zinciri stratejisidir. Örneğin, Walmart'ın tedarikçiden gelen malları depoda raflamadan doğrudan mağaza kamyonlarına yüklemesidir.
Çapraz sevkiyat sistemlerinde, nihai varış noktalarının tedarikçide önceden belirlendiği ve tedarikçinin mağazaya özel çoklu paletleri hazırlayarak sevkiyatı gerçekleştirdiği yöntemdir. Örneğin, tedarikçinin A mağazası ve B mağazası için ayrı ayrı ürünleri paletleyip etiketlemesi durumudur.
Tedarikçilerden gelen malzemelerin depo rampa veya alanlarında teslim alınması sırasında nakliye firmasının yetkilisine düzenlenen ve teslimatı belgeleyen resmi evraktır. Mal kabul sürecinde kullanılan temel kontrol ve kayıt belgesidir.
Özellikle açık alanda blok depolama için kullanılan ve mevsimsel talep değişimlerinde ortaya çıkan ilave stokların saklanmasında tercih edilen yaygın yükleme platformudur. Mevsimlik ürünlerin açık sahada istiflenmesinde büyük kolaylık sağlar.
Sipariş toplamanın düşük maliyetle ve hızlı bir şekilde yapılabildiği, en sık toplanan ve küçük hacimli malzemelerin paketleme alanına yakın konumlandırıldığı depo bölgesidir. Rezerv alanlara kıyasla sipariş toplama verimliliği çok daha yüksektir.
İstemci yazılımlarının kendi işlemlerini yaparken ağ üzerinden sunucu kaynaklarına eriştiği mimari yapıdır. Örneğin, PC üzerindeki Microsoft Outlook yazılımının posta sunucusundan e-postaları kopyalaması bu mimariyle gerçekleşir.
Üzerinde yazılım yüklü olmayan, disk barındırmayan ve sadece sunum grafiklerini içeren uç birimlerdir. Veri okuma ve yazma işlemleri sunucu üzerinde yapılır, bu sayede mobil gereçlerde kolayca kullanılabilir.
Bilgisayar ağlarında istemcilerin kullanımına açık yazılım kodları, veritabanı gibi kaynakları barındıran güçlü bilgisayar birimidir. Üzerine MS Windows Server, Linux gibi işletim sistemleri kurulur.
Veri büyüklüklerinin terabaytlara ulaşmasıyla geliştirilen, katmanlı veri depolama mimarisini ve farklı erişim protokollerini tek merkezde toplayan donanım sistemleridir.
Çok küçük bir alandaki (birkaç metre menzilli) akıllı telefon, POS terminali gibi aygıtlar arasındaki iletişimi kuran ağ türüdür. Örnek olarak depolarda barkod tarayıcıların el terminaline Bluetooth ile bağlanması verilebilir.
Ofis, fabrika, depo veya okul gibi sınırlı coğrafi alandaki bilgisayarları ve aygıtları birbirine bağlayan yüksek veri aktarım hızına sahip ağdır. Ethernet kablolu veya kablosuz olarak tesis edilebilir.
Birden fazla coğrafi konumdaki bilgisayar ve aygıtların veya yerel alan ağlarının birbirine bağlanmasını sağlayan çok geniş ağlardır. En yaygın örneği küresel çaplı İnternet'tir.
İnternet gibi açık telekomünikasyon altyapılarını kullanarak uzak ofisleri veya kullanıcıları kurum ağına şifreli ve güvenli bir şekilde bağlayan sanal tünel yapısıdır. Teamviewer veya LogMeIn gibi yazılımlar örnek gösterilebilir.
Bilişim servislerinin, donanım ve yazılım ihtiyaçlarının dışarıdaki bir hizmet sağlayıcı tarafından aylık bedelle sunulduğu iş modelidir. Salesforce.com CRM ve Google Maps uygulamaları bu modele örnektir.
Verilerin klavye ile tuşlanması yerine elektronik olarak doğrudan algılanıp bilgisayara kaydedilmesini sağlayan teknolojilerdir. Amacı veri girişini hatasız ve hızlı yapmaktır.
Özel bir yazı tipiyle yazılmış karakterlerin taranarak yazılım aracılığıyla metin haline dönüştürülmesini sağlayan teknolojidir. Abbyy Fine Reader bu alanda bir yazılım örneğidir.
Değişik kalınlıktaki dik çizgi ve boşluklardan oluşan, verinin optik olarak taranıp hatasız biçimde bilgisayara aktarılmasını sağlayan ilk ve en yaygın OT/VT teknolojisidir.
Elektromanyetik dalgaların anten vasıtasıyla alınıp yonga üzerinde işlenerek sayısal veriye dönüştürüldüğü sistemdir. Köprü ve otoyollardaki OGS geçişleri aktif RFID örneklerindendir.
Türkiye'de üretilen ticari ürünlerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasını ve izlenmesini sağlamak üzere TOBB bünyesinde kurulan, mal numaralandırma standartlarını yürüten kuruluştur.
İşletmelerin tedarik, stok, satış, finans ve insan kaynakları gibi tüm fonksiyonlarını modüller halinde entegre yöneten kapsamlı yazılım sistemleridir. SAP ERP ve Oracle Applications örneklerindendir.
Bir lojistik ağının stratejik seviyede en iyi tasarımını yapan, tesislerin lokasyonlarını ve taşıma akışlarını belirleyen yöneylem araştırması tabanlı optimizasyon yazılımlarıdır.
Ürünlerin ulaştırılacağı noktalara hangi yollarla ve rotalarla sevk edileceğini optimize eden planlama yazılımlarıdır.
Geçmiş talep verilerini ve istatistiksel faktörleri kullanarak geleceğe yönelik talep tahminlerini ve güven aralıklarını yöneten sistemlerdir.
Depolarda tutulan güvenlik stoğu ve sipariş adedi değerlerinin, müşteri hizmet kalitesi ve maliyet dengesi gözetilerek optimum düzeyde hesaplanmasını sağlayan yazılımlardır.
Depodaki stokların ambalaj bazında adreslendiği, FIFO/FEFO gibi rotasyon kurallarının uygulandığı ve tüm depo süreçlerinin gerçek zamanlı yönetildiği yazılımlardır.
Operasyonel seviyede hangi araçların hangi ürünleri hangi rotaları kullanarak dağıtacağını planlayan ve yöneten lojistik bilgi sistemidir.
Sevkiyatı yapılacak ürünlerin nakliye aracının içine (kamyon veya konteyner) paket boyutları, ağırlık ve kırılganlık dikkate alınarak en uygun şekilde yerleştirilmesini planlayan yazılımlardır.
Coğrafi özelliği olan her tür verinin haritalar üzerinde gösterilmesini ve lojistik ağ tasarımlarının görselleştirilmesini sağlayan yazılım sistemleridir.
Tasarlanacak bir tedarik zincirinin veya deponun sayısal modelini kurarak mevcut sistemin ve alternatiflerinin performansını test etmeye yarayan yazılımlardır (Örn: Siemens Plant Simulation).
Tedarikçi, üretici ve müşteri arasındaki malzeme ve hizmet akışlarında çevresel, sosyal ve ekonomik boyutların gereklerini tüm paydaşlar için değer yaratmaya odaklanarak sağlayan yaklaşımdır. Örnek olarak, Ekol Lojistik'in intermodal taşımacılık projeleriyle karbon salımını azaltması gösterilebilir.
Doğrudan veya dolaylı olarak bir aktivite sonucunda salınan veya bir ürünün tüm yaşamı boyunca oluşan sera gazı emisyonlarının tamamıdır. Kyoto Protokolü'ndeki altı gazın toplamını ifade eder.
Birden fazla sera gazının hesaba katıldığı durumlarda, tüm gazların emisyon miktarlarının tek bir cinsten ifade edilmesini sağlayan ölçü birimidir. Gazların küresel ısınma potansiyeli (GWP) değerlerine bağlı olarak hesaplanır.
Bir üreticinin belirli bir mantık çerçevesinde tedarikçilerden malzemelerini toplaması ve dönüşte boş kasaları veya paletleri tekrar tedarikçilere dağıtması sürecidir. Tedarik zincirinde nakliye maliyetlerini düşürür ve malzeme akışını kontrol altına alır.
Yüklerin taşınmasının iki veya daha fazla ulaştırma türü ile gerçekleştirildiği taşıma şeklinin genel adıdır. Karayolu, demiryolu, denizyolu veya havayolu kombinasyonlarını içerebilir.
Taşınacak yüklerin birim yük (örneğin konteyner veya yarı-römork) haline getirilerek, tüm taşıma zinciri boyunca araç türü değiştirilse dahi aynı birim yük olarak taşınmasıdır.
Türler arası taşımacılıktaki taşıma zincirinin asıl büyük kısmının demiryolu, iç suyolu veya denizyolu ile (en az 100 km), başlangıç ve bitiş ayaklarının ise mümkün olduğunca kısa karayolu ile yapıldığı taşımacılık türüdür.
Avrupa Birliği bünyesinde motorlu araçların egzozlarından çıkan zararlı gaz ve partikülleri kademeli olarak ve belirli bir takvim içerisinde azaltmayı amaçlayan çevre standartları programıdır.
Araç bilgisayar sistemi ile bütünleşik çalışan ve yolda seyreden sürücüye sesli uyarılarda bulunarak yol güvenliği ile yakıt tüketimi açısından en uygun tepkileri vermesini sağlayan teknolojidir.
Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından geliştirilen ve mevcut ya da yeni binaların ve depoların çevresel performansını değerlendiren bina tasarım ve derecelendirme rehberidir.
Ürün değerinin korunması veya uygun şekilde yok edilmesinin sağlanması için hammaddelerin, süreç içi stokların ve nihai ürünlerin tüketim noktasından çıkış noktasına doğru olan akışının planlanması ve kontrolüdür. Örnek olarak garanti kapsamındaki ürünlerin fabrikaya dönmesi gösterilebilir.
İlk üretimi esnasında katma değer katılmış ürün, malzeme ve parçalarda olan, ürünün yeniden değerlendirilmemesi durumunda yok olacak ekonomik değerin tersine lojistik faaliyetleriyle tekrar kazanılmasıdır.
Milk run uygulamasında aracın tedarikçiden malzeme topladıktan sonra geri dönüşüm ambalajlarını, iadeleri veya boş paletleri üreticiden alarak tedarikçilere tekrar dağıtması sürecidir.
Yarı-römork veya yük vagonlarının ara aktarmalara uğramadan belirli bir kalkış terminalinden hedef varış terminaline kadar tren katarı halinde kesintisiz taşınması uygulamasıdır. Ekol Lojistik bu sisteme örnek teşkil eder.
Tüm sosyal ve teknik altyapı donanımlarına sahip, farklı taşıma türlerinin entegre olduğu, yük taşıma araçları ile depoların optimize edildiği ve şehir içi trafiği azaltmak amacıyla kurulan özel alanlardır. Örneğin, İtalya'daki Interporto Verona bu yapıya mükemmel bir örnektir.
Ürünlerin aynı taşıma birimi (örneğin konteyner) içerisinde, taşıma birimine herhangi bir müdahalede bulunulmaksızın birden fazla taşıma türüyle taşınması yöntemidir. Lojistik merkezlerde bu aktarımların yapılması için özel intermodal terminaller bulunur.
En az iki farklı taşıma yöntemi (örneğin demiryolu ve karayolu) kullanılarak taşınan ürünlerin bir liman veya terminalde birleştirilmesi veya ayrıştırılarak taşınmasını kapsayan daha genel bir taşıma kavramıdır.
Taşıma birimi içinde bulunan yükün yeniden yüklemeye gerek kalmadan farklı taşıma birimleriyle taşınmasıdır. Örneğin, kamyonların veya vagonların Ro-Ro gemilerine yüklenerek deniz yoluyla taşınması kombine taşımacılığa girer.
Küçük hacimli sevkiyatların veya farklı kaynaklardan gelen ürünlerin lojistik merkezlerde birleştirilerek büyük partiler halinde, düşük nakliye bedelleriyle sevk edilmesi ve taşıma maliyetlerinin düşürülmesi işlevidir.
Performans ölçüm sistemlerinde hedeflerin taşıması gereken özellikleri tanımlar; Belirli (Specific), Ölçülebilir (Measurable), Ulaşılabilir (Achievable), Gerçekleşebilir (Reasonable) ve Zaman Sınırlı (Time-Bound) kriterlerinden oluşur.
Lojistiğin sadece ürün teslimatını değil, aynı zamanda sezonsuz, kusurlu, raf ömrü dolmuş iade ürünlerin dönüşünü, ambalaj malzemelerini ve hurdaların geri kazanımını (recycling) kapsayan operasyonel amacıdır.
Lojistik sistemlerde etkinlik, belirlenen standartlara, hedeflere ve planlara uyma derecesini ifade ederken; verimlilik en az girdi ile en yüksek çıktıyı gerçekleştirebilme oranını ifade eder.
Lojistik sistemlerin analizinde kullanılan ve sayısal olarak doğrudan tanımlanamayan; müşteri memnuniyeti, esneklik, bilgi-malzeme akış entegrasyonu ve risk yönetimi gibi ölçütlerdir.
Sayısal olarak ifade edilebilen, direkt maliyete/kara dayalı (maliyet enküçüklemesi vb.) veya müşteri sorumluluğuna dayalı (doluluk oranı enbüyüklemesi vb.) performans ölçütleridir.
Tedarik zinciri yönetimi için endüstriler arası bir standart olarak 1996 yılında Tedarik Zinciri Konseyi tarafından hazırlanan; Planlama, Tedarik, Üretim, Dağıtım ve Geri Dönüşler süreçlerini kapsayan modeldir.
Dünya Bankası tarafından hazırlanan ve ülkelerin gümrük etkinliği, altyapı, sevkiyat kolaylığı, lojistik yetkinlik, izlenebilirlik ve zamanındalık kriterlerine göre lojistik performanslarını inceleyen endektir.
ABD'de lojistik merkez kavramına karşılık gelen; demiryolu, karayolu ve havayolu taşımacılık türlerini bünyesinde barındıran intermodal merkezler ve endüstri parklarından oluşan alanlardır (Örn: Texas'taki Huntsville Limanı).