Ders Raporu
← Felsefeye Giriş
Ders Raporu

Felsefeye Giriş

Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi » Felsefe Bölümü » Ankara Üniversitesi ANKADEM · 12 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: Antikçağ Yunan Felsefesinde Varlık ve Bilgi İlişkisi

Antikçağ Yunan felsefesinin en temel ve en önemli inceleme konuları hiç kuşkusuz varlık ve bilgi problemleridir. Eski Yunan filozofları felsefi mesailerinin çok büyük bir kısmını bu iki alan üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Hangi filozofun metnine ya da öğretisine bakılırsa bakılsın, varlık ve bilgi felsefelerinin daima el ele gittiği, birbirinden bağımsız düşünülemediği açıkça görülmektedir.

Ünite 2: Antikçağ Yunan Felsefesinin Bu Tür Bir Çaba Doğrultusunda Sorduğu

Antikçağ Yunan felsefesinin temel çabalarından biri, evrenin ana maddesini sorgulamak ve varlığın kökenini anlamaktır. Bu bağlamda sorulan ilk ve en önemli soru 'evrenin ana maddesi nedir? ' sorusu olup, felsefe tarihinde arkhe problemi olarak adlandırılmaktadır.

Ünite 3: Bu Üç Filozofla Birlikte Felsefenin Pratik Bir Amaç İçin Değil de, Sırf

Antikçağ felsefesinin temel karakteristiğini oluşturan bu dönemde, felsefe pratik bir amaç gütmeden, tamamen bilmek için yapılmıştır. Felsefenin bu saf merak ve bilme arzusu üzerine kurulması, evrenin ana maddesini yani arkheyi bulma çabasını tetiklemiştir. Bu dönemde filozoflar, gözle görülen evrendeki çokluğun gerisinde değişmeyen bir birlik aramışlardır.

Ünite 4: Anaximenes, Anaximandros Gibi Felsefeyle Felsefenin Kendisi İçin Değil

Milattan önce altıncı yüzyılın ikinci yarısında Güney İtalya'da Pitagoras tarafından kurulmuş olan Pitagorasçı Okul, felsefi faaliyetleri teorik bir merak olmaktan öteye taşıyarak pratik amaçlar doğrultusunda şekillendirmiştir. Bu bağlamda, Thales, Anaximenes ve Anaximandros gibi erken dönem doğa filozoflarının aksine felsefeyi felsefe için değil, doğrudan insani ve hayatı dönüştürücü amaçlar için ele almışlardır. Pitagorasçılar için felsefi ve düşünsel çabaların asıl gayesi, insanlara evrenin yapısı hakkında yalnızca teorik bilgi vermek değildir.

Ünite 5: Zenon, Duyu Bilgisiyle Akıl Bilgisi Arasında Bir Ayrım Yapmışlar ve Kesin

Değişme problemiyle yakından ilgilenen düşünürlerden Parmenides ve Elealı Zenon, felsefe tarihinde çığır açan bir ayrıma imza atmışlardır. Bu filozoflar, duyu bilgisi ile akıl bilgisi arasında kesin bir çizgi çekmiş ve gerçek, kesin bilginin ancak akıl yoluyla elde edilebileceğini savunmuşlardır. Bu yaklaşımlarıyla Parmenides ve Zenon, sadece varlık problemini bilgi problemiyle birlikte ele almakla kalmamış, aynı zamanda ilerleyen dönemde Platon'un geliştireceği idealar kuramının da temellerini atmışlardır.

Ünite 6: Kadar Ele Aldığımız Arkhe ve Değişme Problemleriyle Atomcu Filozoflar

Antikçağ felsefesini şekillendiren temel özellikler arasında yer alan arkhe ve değişme problemleri, yalnızca tek bir ana madde arayan filozoflarla sınırlı kalmamış, aynı zamanda Empedokles, Anaxagoras ve Demokritos gibi çoğulcu veya atomcu filozoflar tarafından da ele alınmıştır. Bu filozoflar her şeyin kendisinden meydana geldiği bir ana madde tasarlamış olmalarına rağmen, bu maddenin tek bir unsura indirgenemeyeceğini savunmuşlar ve birden fazla arkheden bahsetmişlerdir. Onların Doğa Filozofları’ndan ayrıldığı en temel nokta, arkhedeki değişimlerin ve varlıkların meydana gelmesinin doğrudan arkhenin kendisinden değil, dışsal veya başka bir hareket ettirici ilke sayesinde gerçekleştiğini öne sürmeleridir.

Ünite 7: Bundan Sonra, M.ö. 5. Yüzyılın Ortalarında Arkhe ve Oluş-Değişme

M.Ö. 5. yüzyılın ortalarında felsefe dünyasında büyük bir dönüşüm yaşanmış, daha önceki dönemlerin arkhe ve oluş-değişme gibi varlık felsefesi problemleri bir kenara bırakılarak insan ve bilgi odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu dönemin en önemli figürleri olan Sofistler, Doğa Filozofları ve Pitagorasçılardan farklı bir kulvarda hareket etmişlerdir. Doğa filozofları evrenin ilk maddesini, yani her şeyin kendisinden türediği arkheyi ararken, Sofistler bu tür soyut varlık problemleriyle ilgilenmemişlerdir.

Ünite 8: Değişmez, Tümel ve Zorunlu Bilginin Mümkün Olduğunu Kabul Etmiş ve Bu

Platon'un görünüşler ve gerçek varlık konusundaki temel ayrımı, onun bilgi görüşünden asla ayrı düşünülemez. Ünlü filozof bilgi konusunu ele alırken kesin, değişmez, tümel ve zorunlu bir bilginin mümkün olduğunu baştan kabul etmiştir. Bu temel kabule dayanarak daha sonra söz konusu özelliklere sahip bilginin tam olarak hangi nesneleri gerektirdiği üzerinde durmuştur.

Ünite 9: Göre, Aristoteles'te

Aristoteles felsefesinde 'ousia' kavramını derinlemesine incelemek, temelde iki hayati soruyu yanıtlamayı gerektirir: Birincisi 'varolma ve bir şeyin varolması ne demektir? ', ikincisi ise 'varolanın o varolan olması (bilinme bakımından ousia) ne demektir? '.

Ünite 10: Antik Yunancada Bilgi Sözcüğünün Karşılığı Olarak Kullanılan Epistemeden Türetilen

Antik Yunancada bilgi anlamına gelen 'episteme' sözcüğünden türetilen epistemoloji, felsefenin temel disiplinlerinden biridir ve bilgi felsefesi olarak adlandırılır. Felsefe tarihinde hakkında en fazla tartışma yürütülen alanların başında gelen epistemoloji, felsefeyle uğraşan neredeyse tüm düşünürlerin ilgisini çekmiştir. Bilgi felsefesinin temelini oluşturan 'bilgi nedir?

Ünite 11: Bağlı Olmasından İleri Gelir: Görme Ancak Bir İlişki İçinde Bir Varlığa Sahiptir.13

Metne göre duyular, bilgi edinme sürecimizin ilk kaynağını oluşturur. Duyular sayesinde biçimleri cisimlerden soyutlamaya başlarız ve dış dünyayla ilk temasımız gerçekleşir. Ancak İbn Rüşd'e göre duyulur nesnelerin varlık bakımından birtakım dereceleri bulunmaktadır ve üst derecedeki nesneye ait bilgi, bir alt derecedekinden her zaman daha soyuttur.

Ünite 12: Maddi Aklın Kendisi Maddi Bir Şey Olduğu İçin ya da Herhangi Bir Cisme Bağlı

Maddi aklın 'maddi' olarak nitelendirilmesi, onun fiziksel bir maddeye bağımlı olmasından kaynaklanmaz; aksine bu niteleme, söz konusu yetinin algı ve imgelemin maddi dünyadaki nesnelere ilişkin verileriyle doğrudan bir ilişki içerisinde bulunduğunu ifade eder. Bu yeti, maddi dünyanın sunduğu verilerden hareket ederek, onların imge düzeyindeki yapılarında saklı olan tümelleri bünyesine alır. Ancak maddi akıl, bu tümelleri alma ve işleme sürecini tamamen kendi başına yürütemez.

Öne Çıkan Kavramlar

Varlık Felsefesi (Ontoloji)Varolanların neliğini, yapısını, türlerini ve arkhesini inceleyen felsefe disiplinidir. Antikçağ Yunan felsefesinde doğa filozoflarının arkhe arayışları bu alanın temelini oluşturur.
Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)İnsanın neleri bilebileceğini, bilginin kaynağını ve doğruluğun ölçütlerini inceleyen felsefe dalıdır. Antikçağda varlık problemleriyle sürekli iç içe ele alınmıştır.
ArkheVarolanların tümünün kendisinden meydana geldiği ilk madde, ilk neden veya tözdür. Örneğin doğa filozofları evrenin arkhesinin ne olduğunu bulmaya çalışmışlardır.
GörünüşDuyularımızla algıladığımız, değişkene ve çokluğa sahip olan dış dünyadaki fenomenlerdir. Antikçağ felsefesinde gerçeğin arkasında gizlendiği düşünülen durumdur.
GerçeklikGörünüşlerin arkasında yatan, değişmez ve asıl olan öz veya birliktir. Filozoflar görünüşün arkasındaki bu gerçekliği yakalamaya çalışmışlardır.
ÇoklukGözle görülen, duyusal dünyadaki nesnelerin ve olayların çeşitliliğidir. Antikçağda bu çokluğun gerisinde bir birlik aranmıştır.
BirlikGözle görülen varlıkların meydana getirdiği çokluğun gerisinde gizli olan tümel öz veya temel ilkedir. Doğa filozofları çokluktan birliğe ulaşmayı amaçlamıştır.
Madde-Biçim İkiliğiVarlık felsefesinde varolanların yapısını açıklamakta kullanılan ve bilgi felsefesinin de sorunları haline gelen temel ontolojik kategorilerdir.
Tümel BilgiTek tek nesnelerin ötesine geçerek evrenin bütününe ve özüne ait elde edilen en kapsamlı bilgidir. Evrendeki birliği kavramak bu bilgiyle mümkündür.
Doğa FilozoflarıAntikçağda evrenin ilk maddesini ve doğanın ana yasalarını araştıran, varlık ve bilgi problemlerini birlikte ele alan ilk filozoflar grubudur.
ArkheEvrenin kendisinden meydana geldiği ilk ana madde, köken veya töz anlamına gelir. Antikçağ Yunan filozoflarının 'evrenin ana maddesi nedir?' sorusuna verdikleri yanıtların temelini oluşturur; örneğin Thales'e göre arkhe sudur.
OntolojiVarlık felsefesi olarak da bilinen, varolanların neliğini, kökenini ve yapısını inceleyen felsefe dalıdır. Antikçağ doğa filozoflarının arkhe sorunuyla ilgilenerek ilk maddeyi belirlemeye çalışmaları aslında ontolojik bir çabadır.
Doğa FelsefesiAntikçağ'da evrenin doğasını, ana maddesini, değişimini ve varlık ile bilgi arasındaki ilişkileri doğaüstü unsurlar yerine doğal nedenlerle inceleyen felsefe dönemidir. Thales, Anaximandros ve Anaximenes bu dönemin öncüleridir.
Görünüş ve Gerçek VarlıkDuyularımızla algıladığımız dışsal çeşitlilik ile bunun gerisinde değişmeden kalan asıl töz arasındaki ikiliktir. Antikçağ filozofları, değişimlerin arkasındaki değişmeyen gerçek varlığı bulmaya çalışmışlardır.
Bilgi SorunuVarolanları nasıl bileceğimiz, kesin yargılara nasıl ulaşabileceğimiz ve bu yargıların kaynağının ne olduğunu inceleyen epistemolojik alandır. Antikçağ'da varlık soruları ile bilgi soruları iç içe ve eş zamanlı olarak ele alınmıştır.
Çokluk ve BirlikDoğada gözlemlenen sonsuz çeşitlilik ve karmaşa (çokluk) ile bu karmaşanın gerisinde yatan temel ortak köken (birlik) arasındaki ilişkidir. Doğa filozofları, doğadaki çokluğu tek bir arkheye bağlı olarak açıklamayı amaçlamıştır.
Maddi NedenBir şeyin kendisinden yapıldığı veya türediği ilk madde unsuru anlamına gelir. Erken dönem Yunan filozofları varlığı açıklarken sadece maddi neden üzerinde durmuş ve dışsal bir yaratıcı güç tasarlamamışlardır.
Hayret (Merak)İnsanları felsefe yapmaya iten temel duygusal ve zihinsel motivasyondur. Aristoteles'e göre, başlangıçtan beri insanları evreni sorgulamaya yönelten şey doğa karşısında duyulan hayrettir.
Değişme ProblemiEvrendeki oluş, yok olış ve dönüşümlerin nasıl gerçekleştiğini, bu değişim sürecinde nelerin kalıcı olup olmadığını inceleyen felsefi problem alanıdır. Doğa felsefesinin odaklandığı ana başlıklardan biridir.
FormVarlığın biçimsel ve yapısal yönünü ifade eden, doğa felsefesinde arkhe arayışından sonra filozofların üzerinde durduğu ikinci dönemin temel inceleme alanlarından biridir.
ArkheEvrenin kendisinden türediği ilk madde, ana töz veya başlangıç ilkesidir. Metinde Thales, Anaximandros ve Anaximenes bu kavramı açıklamaya çalışmıştır.
ÇoklukEvrende duyularımızla algıladığımız, birbirinden farklı görünen nesneler ve olaylar çeşitliliğidir. Felsefe bu çokluğun gerisindeki birliği arar.
BirlikGörünüşteki çokluğun gerisinde yatan ve tüm var olanları açıklayan tekil temel ilkedir. Metinde arkhe, bu birliği temsil eder.
Pratik Olmayan BilgiFelsefenin günlük yaşam kaygıları veya yarar sağlamak amacıyla değil, sırf bilmek ve anlamak için yapılma amacını ifade eder.

Sınavda Dikkat Et

  • Antikçağ Yunan felsefesinin temelini oluşturan iki ana konunun varlık ve bilgi problemleri olduğunu asla unutmayın; bu iki alan birbirinden bağımsız düşünülemez.
  • Doğa filozoflarının arkhe (ilk madde) arayışlarının sadece ontolojik değil, aynı zamanda görünüşün arkasındaki birliği yakalamaya yönelik epistemolojik bir amaca sahip olduğunu hatırlayın.
  • Varlık felsefesine ait görünüş-gerçeklik veya madde-biçim ikiliğinin aynı zamanda bilgi felsefesinin de temelini oluşturduğunu gözden kaçırmayın.
  • Metinde geçen 'bildiğimizin hep bir varolan olduğu' kabulünün felsefi çalışmaların temel hareket noktasını oluşturduğunu not edin.
  • Sofistlerin 'bilginin kaynağı' ve 'doğruluğun ölçütü' gibi bilgi felsefesi sorunlarıyla yakından ilgilendiğini sınavda karıştırmayın.
  • Varolanın neliğini incelemenin, aynı zamanda neleri bilebileceğimizi ortaya koymak anlamına geldiği bağlamını daima akılda tutun.
  • Arkhe kavramının 'evrenin ana maddesi' anlamına geldiğini ve Sokrates öncesi doğa filozoflarının temel meselesi olduğunu unutma; bu sınavda sıkça sorulur.
  • Aristoteles'in Metafizik eserinde belirttiği gibi ilk filozofların felsefe yapma nedeninin pratik fayda değil, 'hayret' (merak) olduğunu gözden kaçırma.
  • Antikçağ'da varlık sorunu ile bilgi sorununun birbirinden bağımsız olmadığını, sürekli iç içe geçtiğini hatırla.
  • Thales, Anaximandros ve Anaximenes üçlüsünün doğayı mitolojiyle değil, tamamen doğal nedenlerle açıkladığını ezberle.
  • İlk filozofların maddeyi hareketsiz bir kütle olarak görüp kendi kendini harekete geçiren arkhe arayışına girdiklerini kavramsal olarak iyi anlamalısın.
  • Doğa felsefesinin kendi içinde dört döneme ayrıldığını (tek arkhe, form, değişme, birden fazla arkhe) ve bunların sırasını aklında tut.