2,4,6-trinitrofenol (pikrik asit), metal kaplarda depolandığında metal pikratları oluşturur. Bu tuzlar ısıya, aleve ve şoka karşı pikrik asidin kendisinden bile çok daha hassas ve tehlikeli patlayıcılara dönüşürler.
Metalik sodyum, lityum ve potasyum gibi alkali metaller suyla temas ettiklerinde çok hızlı bir reaksiyonla yanıcı hidrojen gazı açığa çıkarırlar. Reaksiyon ısısı bu gazı tutuşturarak şiddetli patlamalara neden olduğundan bu yangınlara asla suyla müdahale edilmez.
Oksijenle temas ettiğinde hızla peroksit oluşturan bütadien, kloropren, divinil asetilen, izopropil eterler ve metalik potasyum gibi kimyasallar kutuları açıldıktan sonra en geç 3 ay içerisinde imha edilmek zorundadır.
Etil eter, dioksan, furan ve tetrahidrofuran gibi laboratuvarda sık kullanılan çözücüler kutu açıldıktan 6 ay sonra peroksit oluşturur. Bu kimyasallarla damıtma veya destilasyon gibi ısıl işlemler yapılmadan önce mutlaka peroksit testi yapılmalıdır.
Güçlü bir patlayıcı olan pikrik asit, sadece patlayıcı sektöründe değil, aynı zamanda tarım ilacı olarak kullanılan kloropikrinin (CCl3NO2) sentezinde, deri endüstrisinde ve tekstilde sarı boya üretiminde de hammadde olarak kullanılır.
Otomobillerde hayat kurtaran hava yastıklarının içinde sodyum azit (NaN3) gibi inorganik azitler kullanılır. Darbe anında piroteknik bir reaksiyonla milisaniyeler içinde azot gazı açığa çıkararak yastığın şişmesini sağlarlar.
Asetilen gazı; klor, brom, flor gibi halojenlerin yanı sıra bakır, gümüş ve cıva gibi metallerle temas ettiğinde son derece hassas ve kolayca patlayabilen metal asetilenür bileşikleri oluşturur.