← Ünite 3

Ünite 3: Yerinden Yönetimler — Konu Anlatımı

1Yerel Yönetimlerin (Yer Yönünden Yerinden Yönetim) Genel İlke ve Esasları

Yer yönünden yerinden yönetimler veya Anayasa'daki ismiyle mahalli idareler; il, belediye ve köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan özerk kamu tüzel kişileridir. Türkiye'de yerel yönetimlerin tarihsel kökleri Osmanlı Devleti dönemine kadar uzansa da, demokratik ilkelere uygun anayasal ve kanuni güvencelerin tesisi Cumhuriyet dönemi ile gerçekleşmiştir. Avrupa'da yerel yönetimler tarihsel süreç içerisinde doğal bir gelişim izlemişken, Türkiye'de devletin modernleşmesi projesi çerçevesinde yukarıdan aşağıya devlet eliyle kurulmuştur.

Anayasa'nın 127. maddesinde güvence altına alınan yerel yönetimlerin temel ortak özellikleri bulunmaktadır. Bu kurumlar merkezî idareden ayrı, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Görev ve yetkileri yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenmektedir. Karar organları beş yılda bir yapılan genel seçimlerle iş başına gelir ve seçilmiş organların görevlerine son verilmesi kesin yargı kararlarına (Danıştay) tabi kılınmıştır. Ancak geçici bir önlem olarak, görevleriyle ilgili bir suç sebebiyle hakklarında soruşturma veya kovuşturma açılan organ üyeleri İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir.

Merkezî idare ile yerel yönetimler arasındaki idari bütünlük 'idari vesayet' denetimi ile sağlanır. Yerel yönetimler, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde iş birliği sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanı’nın izniyle kendi aralarında mahalli idare birlikleri kurabilirler. Ayrıca Anayasa, büyük yerleşim yerleri için kanunla özel yönetim biçimlerinin (örneğin Büyükşehir Belediyesi) getirilebilmesine imkân tanımıştır.

2İl Özel İdaresi Teşkilatı, Görevleri ve Organları

İl özel idaresi, ilin mülki sınırları içerisinde (belediye sınırları dışında kalan alanlarda) mahalli müşterek ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan kamu tüzel kişisidir. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediyesi bulunan 30 ilde il özel idareleri tüzel kişiliği kaldırılmıştır. Bu nedenle günümüzde Türkiye'deki 81 ilin 51'inde il özel idaresi bulunmaktadır. İl özel idarelerinin temel görev alanı belediye sınırları dışında imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım, kültür, turizm, gençlik, spor ve orman köylerinin desteklenmesidir.

İl özel idaresinin organları İl Genel Meclisi, İl Encümeni ve Vali'dir. İl Genel Meclisi, il özel idaresinin ana karar organıdır ve üyeleri 5 yılda bir yapılan seçimle belirlenir. Meclis, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar alır (karar yeter sayısı üye tam sayısının 1/4'ünden az olamaz). Alınan kararların kesinleşmesi için 5 gün içinde valiye gönderilmesi gerekir. Vali 7 gün içinde kararı iade etmezse karar kesinleşir; hukuka aykırı gördüğü kararları ise meclise iade edebilir. Meclisin kanuni görevlerini aksatması veya siyasi kararlar alması durumunda Danıştay kararıyla meclis feshedilir.

İl Encümeni, valinin başkanlığında toplanan yürütme ve danışma organıdır. 5'i il genel meclisinin kendi arasından seçeceği üye, 5'i de valinin birim amirleri arasından atayacağı (biri mali hizmetler amiri olmak şartıyla) memur üye olmak üzere toplam 10 seçilmiş/atanmış üye ve başkandan oluşur. Vali; il özel idaresinin başı, yürütme organı ve tüzel kişiliğin temsilcisidir. Hem merkezî idarenin taşra teşkilatının başı hem de il özel idaresinin başı sıfatını taşır; bütçeyi hazırlar, personeli atar ve meclis ile encümen kararlarını uygular.

3Belediye ve Büyükşehir Belediyesi İdari Yapısı

Belediye, belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir. İl ve ilçe merkezlerinde nüfusa bakılmaksızın belediye kurulması zorunludur. Bunun dışında nüfusu 5.000 ve üzeri olan yerleşim yerlerinde; seçmenlerin yarısının talebi veya valinin bildirimi üzerine, Danıştay’ın olumlu görüşü ve İçişleri Bakanlığı’nın önerisiyle 'müşterek kararname' (Cumhurbaşkanı kararı) ile belediye kurulabilir. Nüfusu 2.000’in altına düşen belediyeler ise yine Danıştay görüşü ve müşterek kararname ile köye dönüştürülür.

Belediyenin organları Belediye Meclisi (karar organı), Belediye Encümeni (yürütme/danışma organı) ve Belediye Başkanı'dır (yürütme ve temsil organı). Belediye meclisi kararları kesinleştikten sonra 7 gün içinde mahallin en büyük mülki idare amirine (vali/kaymakam) gönderilmezse yürürlüğe girmez. Belediye başkanı hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını iade edebilir; meclis salt çoğunlukla direnirse başkan 10 gün içinde idari yargıda dava açabilir. Nüfusu 100.000'in üzerindeki belediyelerde encümen; meclisten 3, birim amirlerinden 2 ve mali hizmetler amirinden oluşurken; 100.000'in altındakilerde meclisten 2, birim amirinden 1 ve mali hizmetler amirinden oluşur.

Büyükşehir Belediyesi; toplam nüfusu 750.000 ve üzerinde olan illerde, sınırları il mülki sınırları olan ve KANUNLA kurulan özel bir yerel yönetim türüdür. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde il özel idareleri ve köy tüzel kişilikleri kaldırılmış, köyler mahalle statüsüne dönüştürülmüştür. Büyükşehir Belediye Meclisi; büyükşehir belediye başkanı, ilçe belediye başkanları ve ilçe belediye meclis üyelerinin 1/5'inden oluşur. Büyükşehir belediye başkanı, meclisin ısrar ettiği kararlara karşı 60 gün içinde idari yargıda iptal davası açma hakkına sahiptir. Büyükşehir Encümeni ise toplam 11 kişiden oluşmaktadır.

4Köy İdaresi ve Mahalle Yapılanması

Köy, yer yönünden yerinden yönetim birimlerinin en küçüğüdür. Nüfusu 2.000'in altında olan, cami, okul, otlak, yaylak gibi ortak malları bulunan ve toplu/dağınık yerleşim gösteren yerlerde İçişleri Bakanlığı kararı ve Bayındırlık ile Sağlık Bakanlıklarının olumlu görüşüyle kurulur. Köyün organları Köy Derneği, Köy İhtiyar Heyeti ve Muhtar'dır. Mahalleler ise kamu tüzel kişiliğine sahip olmadıkları için bir yerel yönetim birimi sayılmazlar; belediye meclisi kararı, kaymakam görüşü ve valinin onayı ile kurulurlar.

Köy Derneği, köydeki tüm seçmenlerden oluşan doğrudan demokrasi organıdır. Muhtarı ve ihtiyar heyetini seçer; ayrıca köyün isteğe bağlı işlerini zorunlu hale getirebilir. Köy İhtiyar Heyeti; seçilmiş üyeler (nüfusu 1000'e kadar olanlarda 4 asıl-4 yedek; 1001-2000 arası 5 asıl-5 yedek; 2000 üzeri 6 asıl-6 yedek) ile doğal üyelerden (köy öğretmeni ve köy imamı) oluşur. Bütçeyi kabul etmek, salma (zorunlu para) miktarını belirlemek ve işleri sıraya koymakla görevlidir.

Muhtar, köy derneği tarafından 5 yıl için seçilir ve köy tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Muhtarın çift yönlü bir hukuki konumu vardır: Hem köy tüzel kişiliğinin organı olarak köy işlerini yürütür hem de merkezî idarenin temsilcisi olarak kanunları duyurur, asayişe, vergi toplanmasına ve asker alımlarına yardımcı olur. Köyde zorunlu bedenî çalışma usulüne 'imece' adı verilir. Ayrıca köyde güvenlik ve asayişi sağlamak üzere ihtiyar heyeti tarafından belirlenen en az bir silahlı köy korucusu istihdam edilir.

5Hizmet Yönünden Yerinden Yönetim Kuruluşları

Hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşları, belirli bir coğrafyaya değil, uzmanlık gerektiren belirli bir hizmete kamu tüzel kişiliği verilmesiyle oluşan kurumlardır. Kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulurlar (YÖK, RTÜK gibi bazı kurumlar doğrudan Anayasa ile kurulmuştur). İdari, mali ve personel özerkliğine sahiptirler ve merkezî idarenin idari vesayet denetimine tabidirler.

Bu kurumlar faaliyet alanlarına göre çeşitlenir: İdari Kamu Kurumları (Vakıflar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü gibi merkezî idareden ayrışmış yapılar), Sosyal Kamu Kurumları (SGK, İŞKUR gibi sosyal devlet ilkelerini uygulayan kurumlar), Bilimsel, Teknik ve Kültürel Kamu Kurumları (Üniversiteler, TÜBİTAK, TRT, TSE, Devlet Tiyatroları), Bağımsız İdari Kurumlar / Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar (EPDK, BDDK, Rekabet Kurumu, SPK) ve Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşları (Barolar, Tabip Odaları, TOBB).

İktisadi Kamu Kurumları (KİT) ise iktisadi alanda ticari faaliyet göstermek üzere kurulur. İki ana türü vardır: İktisadi Devlet Teşekkülleri (İDT - kârlılık ve verimlilik esasına göre çalışan ticari kurumlar; BOTAŞ, TMO, TKİ, ÇAY-KUR) ve Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK - tekel niteliğinde kamu hizmeti ağırlıklı mal üreten; TCDD, DHMİ, PTT). Ayrıca sermayesinin tamamı İDT/KİK'e ait olan yapılara 'Müessese', yarıdan fazlası ait olan anonim şirketlere 'Bağlı Ortaklık' (ROKETSAN gibi), %26 ile %50 arasında ortaklık bulunan şirketlere ise 'Kamu İştiraki' denir. Kamu iştirakleri kamu tüzel kişisi değildir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250