İnternet, dünya üzerindeki milyarlarca bilgisayarın ve elektronik cihazın birbirine bağlanarak küresel ölçekte iletişim kurmasını sağlayan devasa bir ağ sistemidir. Bu sistem, cihazların birbirini tanıması ve veri alışverişinde bulunabilmesi için belirli standart protokoller kullanır. Bu protokollerin en temelinde, internetin dilini oluşturan TCP/IP (Transmission Control Protocol/Internet Protocol) yer alır.
Web programlama, internet üzerindeki web sayfalarının ve uygulamalarının oluşturulması sürecini kapsar. Web 1.0 döneminde sayfalar sadece metin ve basit görsellerden oluşan statik içerikler barındırırken, Web 2.0 ile birlikte kullanıcı etkileşimli, dinamik ve zengin içerikli bir yapıya geçilmiştir. Web geliştirme süreci iki ana eksende incelenir: İstemci tarafı (ön yüz) ve sunucu tarafı (arka yüz).
ASP (Active Server Pages - Aktif Sunucu Sayfaları), Microsoft tarafından geliştirilen, sunucu taraflı dinamik web sayfaları oluşturmaya yarayan bir dil ortamıdır. Bir programlama dili değil, sunucu tarafında betik dillerini çalıştıran bir teknolojidir. 1996 yılında IIS 3.0 ile piyasaya sürülmüştür.
.NET Framework, Microsoft tarafından geliştirilen, çeşitli programlama dillerinde yazılmış uygulamaların yürütülmesi için ortak bir platform sağlayan kapsamlı bir yazılım çerçevesidir. Bu yapı, nesne yönelimli bir programlama ortamı sunarken, Windows ve Web tabanlı uygulamaların geliştirilmesi için gerekli olan tüm araçları bünyesinde barındırır. .NET'in temel amacı, farklı dillerde yazılmış kodların birbirleriyle sorunsuz bir şekilde bütünleşmesini sağlamaktır.
C# (C Sharp), Microsoft tarafından geliştirilen, nesne yönelimli, modern ve güvenli bir programlama dilidir. .NET Framework üzerinde çalışan bu dil, Visual Basic'in üretkenliği ile C++'ın gücünü birleştirir. C# uygulamaları .cs uzantılı dosyalarda yazılır ve temelinde 'using System;' gibi isim alanları (namespace) kullanılarak sınıf kütüphanelerine erişim sağlanır.
ASP.NET Web Formlar, Microsoft tarafından geliştirilen ve özellikle Windows Forms ile masaüstü uygulama geliştirmeye alışkın olan yazılımcıların web dünyasına geçişini kolaylaştırmak için tasarlanmış bir platformdur. Bu yapıda 'sürükle-bırak' yöntemiyle arayüz kontrolleri (textbox, label vb.) oluşturulabilir ve olay tabanlı (event-driven) programlama yapılabilir. Ancak bu kontroller, tarayıcılar tarafından doğrudan anlaşılamaz; sunucuda 'Render' adı verilen bir işlemle HTML formatına dönüştürülmeleri gerekir.
Veri tabanları, verilerin bilgisayar ortamında sistematik, kalıcı ve erişilebilir bir şekilde saklanması için geliştirilmiş sistemlerdir. Günümüzde web uygulamalarının kullanıcı etkileşimli yapısı (Web 2.0 ve sonrası), verilerin düzenli bir şekilde tutulmasını zorunlu kılmıştır. MS-SQL, Microsoft tarafından geliştirilen, ilişkisel bir veri tabanı yönetim sistemidir ve kurumsal düzeyde analitik uygulamaları destekleyen pazar lideri teknolojilerden biridir.
Web sayfaları temel olarak HTML, CSS ve JavaScript gibi istemci taraflı dillerle oluşturulur. Ancak kullanıcıya özel içerik sunmak veya veritabanı işlemleri yapmak için sunucu taraflı diller gereklidir. PHP, 1997 yılında Rasmus Lerdorf tarafından geliştirilmiş, günümüzde oldukça popüler olan bir sunucu taraflı dildir.
PHP'de modüler bir yapı kurmak, kod tekrarını önlemek ve yönetilebilir projeler geliştirmek için 'require' ve 'include' komutları kullanılır. Bu komutlar, başka bir PHP dosyasındaki kodları mevcut sayfaya olduğu gibi aktarır. Örneğin, veritabanı bağlantı bilgileri veya sabit tanımlamalar gibi her sayfada ihtiyaç duyulan kodlar tek bir dosyada toplanarak tüm sayfalara dahil edilebilir.
PHP, sunucu tarafında çalışan ve HTML içine gömülebilen dinamik bir betik dilidir. Veri tabanı işlemleri için iki ana yöntem sunar: veri tabanına özgü eklentiler (örneğin MySQL için mysqli) ve veri tabanından bağımsız bir soyutlama katmanı olan PDO (PHP Data Objects). PDO, farklı veri tabanı sistemleri arasında geçiş yaparken kod değişikliğini minimuma indiren taşınabilir bir yapıdır.
Python, 1989 yılında Guido Van Rossum tarafından geliştirilmeye başlanmış, üst seviye, açık kaynak kodlu ve sunucu taraflı bir programlama dilidir. Tasarım amacı, ABC programlama diline bir alternatif oluşturmaktır. Python, 1994 yılında 1.0 sürümüyle kullanıma sunulmuş, 2000 yılında 2.0 sürümüne geçmiş, 2008 yılında ise önceki sürümlerle tam uyumlu olmayan 3.0 sürümü piyasaya sürülmüştür.
Web geliştirme dünyası, teknolojinin sürekli evrimi ve farklı donanım/işletim sistemi ihtiyaçları nedeniyle birçok programlama diline ev sahipliği yapmaktadır. Python, yüksek seviyeli bir dil olarak web sunucusu tarafında (server-side) çalışan güçlü bir seçenektir. Ancak tarayıcılar (Chrome, Firefox vb.) doğrudan Python kodunu çalıştıramazlar; bu nedenle Python ile web uygulaması geliştirmek için HTML, CSS ve JavaScript gibi istemci tarafı dilleriyle entegre çalışmak zorunludur.
Web servisleri, HTTP protokolü üzerinden hizmet sunan, istemci ve sunucu veya sunucular arası veri alışverişini sağlayan standart yazılım modülleridir. Bu yapılar, farklı platformlarda (Windows, UNIX, .NET, Java vb.) geliştirilmiş uygulamaların birbirleriyle konuşabilmesini sağlayan bir köprü görevi görür. Bulut bilişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte, bir uygulamanın yetki sınırları dahilinde başka bir uygulama tarafından kullanılabilmesi için API (Application Programming Interface) yapılarından yararlanılır.
Yazılım güvenliği, sistemdeki risklerin belirlenmesi, yönetilmesi ve geliştirilen kodun sürekli analiz edilmesi sürecidir. Güvenli bir yazılım elde etmek için sadece son aşamada değil, planlama, analiz, tasarım ve geliştirme gibi yazılım geliştirme yaşam döngüsünün (SDLC) tüm aşamalarında güvenlik ilkeleri gözetilmelidir. Güvenlik zafiyetlerini tamamen yok etmek mümkün olmasa da, çok katmanlı savunma mekanizmalarıyla saldırıların maliyeti ve etkisi minimize edilebilir.