← Ünite 5

Ünite 5: Yaratıcı Dramanın Özellikleri ve Amaçları — Konu Anlatımı

1Giriş ve Yaratıcı Dramanın Genel Çerçevesi

Yaratıcı drama, hem bağımsız bir disiplin hem de çağdaş bir öğretim yöntemi olarak eğitim bilimleri içinde çok boyutlu bir yere sahiptir. Probleme dayalı öğrenme, proje temelli öğrenme ve işbirlikli öğrenme gibi modern eğitim yaklaşımlarıyla ortak paydada buluşan yaratıcı drama, çocuk/öğrenen merkezli ve disiplinler arası bir yapı sergilemektedir. Bu alanda yapılan en büyük hatalardan biri, yaratıcı dramanın tiyatronun farklı bir sunum biçimi ya da sadece eğlenceli çocuk oyunlarından ibaret bir etkinlik olarak görülmesidir. Oysa yaratıcı drama, kendine has kuralları, aşamaları ve felsefesi olan özgün bir alandır.

Yaratıcı dramanın kuramsal temellerini ve sınırlarını netleştirmek, bu disiplinin diğer yaklaşımlar arasında eriyip gitmesini engellemek açısından hayati önem taşır. Adıgüzel (2010) tarafından ortaya konulan 16 belirgin özellik, bir çalışmayı yaratıcı drama yapan temel ölçütleri belirler. Bu özellikler incelendiğinde, bazılarının birbiriyle doğrudan ilişkili olduğu görülür. Örneğin, tiyatro ile yaratıcı drama arasındaki ilişki hem bir beslenme kaynağı olarak hem de aralarındaki keskin farkları ortaya koymak adına ayrı başlıklar altında ele alınmaktadır. Bu ayrım, alanın profesyonelce uygulanabilmesi için gereklidir.

Öğrenenlerin bu üniteyi çalışırken yaratıcı dramanın sadece bir araç (yöntem) değil, aynı zamanda bir amaç (ders) olduğunu kavraması gerekir. Yaratıcı drama süreçlerinin doğru yapılandırılması, çocukların kurgusal dünyalar aracılığıyla gerçek yaşamı deneyimlemelerine, bilişsel, duyuşsal ve psikomotor kazanımlara ulaşmalarına zemin hazırlar. Bu süreçte eğitmenin rolü, çocukların özgürce hareket edebilecekleri, yargılanma korkusu taşımayacakları demokratik ve güvenli bir ortam inşa etmektir.

2Yaratıcı Dramanın Belirgin Özellikleri

Yaratıcı dramanın en temel özelliklerinden biri, onun bir grup etkinliği olmasıdır. Bireyin tek başına ya da sadece birkaç kişiyle gerçekleştiremeyeceği bu süreç, katılımcıların ortak bir amaç doğrultusunda bir araya gelmesini ve uyum içinde hareket etmesini gerektirir. Süreç tamamen çocuk merkezlidir; eğitmen asla kendisini merkeze koymamalı, çocukların katılımını gönüllülük esasına dayandırmalıdır. Sürece katılmakta çekince yaşayan çocuklar zorlanmamalı, iyi yapılandırılmış bir kurguyla zaman içinde kendiliğinden sürece dâhil olmaları sağlanmalıdır.

Yaratıcı drama canlandırma odaklıdır ve bu canlandırmalar doğaçlama, rol alma, kurgu, spontanite (kendiliğindenlik) ve en önemlisi "-mış gibi" yapma olgularına dayanır. Çocuklar bir karakteri, nesneyi ya da anı canlandırırken gerçekçi materyallere ihtiyaç duymazlar; bir sopa veya ipi ata biniyormuş gibi kullanabilirler. Bu süreçte "şimdi ve burada" ilkesi geçerlidir. Çocuk, kurgusal bir ortamda bulunsa dahi karşılaştığı çatışma durumuna o anda ve o yerde kendi gerçek duygu ve düşünceleriyle tepki verir. Bu anlık yaratımlar tekrarlanamaz ve çocuk özelinde biriciktir.

Süreç odaklılık, yaratıcı dramayı tiyatrodan ayıran en kritik çizgilerden biridir. Yaratıcı dramada amaç, seyirciye sunulacak kusursuz bir ürün ya da gösteri ortaya koymak değil, çocuğun süreç boyunca yaşadığı deneyimler ve elde ettiği kazanımlardır. Eğer bir gösteri yapılacaksa bile bu süreç çocukların içtenlikle keyif aldığı bir paylaşıma dönüşmelidir. Ayrıca yaratıcı drama, psikodrama gibi bir tedavi yöntemi değildir; katılımcıların öznel yaşantılarını iyileştirmeyi veya psikolojik sorunları tedavi etmeyi doğrudan bir amaç olarak taşımaz.

3Yaratıcı Dramanın Uygulama Koşulları ve Disiplinler Arası Yapısı

Yaratıcı drama çalışmaları, bu alanı iyi bilen, süreci planlama, uygulama ve değerlendirme yeterliliğine sahip bir eğitmen ya da dramayı yöntem olarak kullanabilen bir öğretmen liderliğinde yürütülmelidir. Alan bilgisi yetersiz kişilerin elinde drama, sadece ısınma ve iletişim oyunlarından ibaret kalabilir. Oysa gerçek bir yaratıcı drama çalışmasında mutlaka dramatik kurguya sahip canlandırma süreçleri bulunmalıdır. Süreç; hazırlık/ısınma, canlandırma ve değerlendirme olmak üzere birbirine sistematik olarak bağlı üç temel aşamadan oluşur.

Bu disiplin, eğitim bilimleri ve tiyatro başta olmak üzere sosyal bilimlerden fen bilimlerine, spordan sanata kadar çok geniş bir yelpazeden beslenir. Gelişim psikolojisi, öğrenme kuramları, program geliştirme ve ölçme-değerlendirme gibi eğitim bilimleri alanları, eğitmenin çocukların yaş ve gelişim özelliklerine uygun planlama yapabilmesi için elzemdir. Tiyatro ise yaratıcı dramanın teknik boyutunu besler; ancak yaratıcı dramada önceden yazılmış, ezberlenmesi gereken katı bir metin yoktur. Yol, süreç içinde çocukların katılımlarıyla anlık olarak çizilir.

Mekân kullanımı açısından yaratıcı drama son derece esnektir. Çalışmaların mutlaka bir tiyatro sahnesinde ya da stüdyoda yapılması gerektiği algısı yanlıştır. Çocukların sağlığını ve güvenliğini tehdit etmeyen her türlü açık ve kapalı alan; sınıflar, müzeler, parklar veya doğa, yaratıcı drama için uygun birer mekâna dönüştürülebilir. Katılım için ise hiçbir oyunculuk becerisi ya da ön koşul aranmaz; gönüllü olan ve yönergeleri takip edebilen her yaştan ve gruptan bireyle bu çalışmalar başarıyla yürütülebilir.

4Yaratıcı Dramanın Amaçları

Yaratıcı dramanın birincil amaçlarından biri, çocukların doğuştan getirdikleri ancak geleneksel eğitim sisteminde körelebilen yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini geliştirmektir. Kurgusal ortamlarda karşılaşılan beklenmedik çatışma durumları ve engeller, çocukları ani ve etkili çözümler üretmeye zorlar. Bu durum onların yaratıcı düşünme becerilerini doğrudan destekler. Aynı zamanda çocukların kendilerini tanımalarına, öz farkındalık kazanmalarına ve çevreleriyle sağlıklı, etkili iletişim kurmalarına yardımcı olur.

Demokratik tutum ve davranış geliştirmek, yaratıcı dramanın toplumsal açıdan en değerli amaçlarındandır. Demokrasi gibi soyut kavramlar çocuklara düz anlatımla verilemez; ancak drama sürecinde çocukların birbirlerinin görüşlerine saygı duyduğu, adil ve eşit katılım sağladığı demokratik bir ortam bizzat yaşatılarak hissettirilir. Bununla birlikte, süreçte edebiyat, resim, müzik gibi farklı sanat dallarının işe koşulması çocukta estetik bir duyarlılık ve davranış modeli geliştirir. Farklı çözüm yollarını bir arada gören çocukların eleştirel ve bağımsız düşünme becerileri de üst düzeye çıkar.

Grup dinamikleri üzerine kurulu olan bu süreç, çocukların iş birliği yapma ve birlikte çalışabilme becerilerini geliştirir. Akran zorbalığı, çevre sorunları veya dışlanma gibi toplumsal konuların ele alınmasıyla çocuklarda sosyal duyarlılık ve empati becerisi inşa edilir. Ayrıca drama, çocukların kaygı, öfke, korku gibi duygularını güvenli bir kurgu içinde dışa vurmalarını sağlayarak duygusal boşalım ve kontrol mekanizmalarını güçlendirir. Son olarak, canlandırmalarda sesin, tonlamanın ve beden dilinin aktif kullanımı çocukların dil gelişimini ve sözel/sözsüz ifade becerilerini maksimum düzeyde destekler.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250