ÖğrenmeYaşantı sonucunda zihinsel simge veya bağlantılarda meydana gelen uzun süreli değişikliktir. Örneğin, bir çocuğun sıcak sobaya dokunduktan sonra bir daha sıcak nesnelere yaklaşmaması yaşantı sonucu oluşan bir öğrenmedir.
YaşantıBireyin çevresiyle ve diğer bireylerle etkileşimi sonucunda kendisinde kalan izdir. Örneğin, bir öğrencinin öğretmeninin etkileyici konuşmasından etkilenerek kendisinin de güzel konuşma çabası içine girmesi bir yaşantı örneğidir.
Kazanılmış YaşantıBireyin çevresiyle etkileşimi sonucunda davranışlarında meydana gelen kalıcı izli ve yönlendirici değişikliklerdir. Bu yaşantı türü, doğrudan öğrenmenin gerçekleştiği ve bireyin davranış dağarcığını zenginleştirdiği süreçleri kapsar.
RefleksDoğuştan getirilen, belli bir uyarıcıya karşı organizmanın gösterdiği ani, basit ve istemsiz tepkidir. Örneğin, göze bir nesne yaklaştığında göz kapaklarının kendiliğinden hızla kapanması veya ani gürültüde irkilme birer reflekstir.
İçgüdüDoğuştan gelen, öğrenilmemiş, karmaşık ve belli bir türe özgü olan, organizmayı belirli bir davranışa yönelten temel ruhsal güçtür. Örneğin, arıların kusursuz geometride bal yapması veya kuşların mevsimi geldiğinde güneye göç etmesi içgüdüsel davranışlardır.
PerformansÖğrenme, güdü ve yorgunluk gibi birçok bileşenin etkisiyle organizmanın anlık olarak bizzat ortaya koyduğu gözlenebilir eylemlerdir. Öğrenme doğrudan ölçülemezken, performans doğrudan gözlemlenip ölçülebilen bir davranış çıktısıdır.
OlgunlaşmaOrganizmanın genetik yapısında var olan biyolojik donanımın, çevresel etkilerden bağımsız olarak zamanla gelişip işlevsel hale gelmesidir. Örneğin, bir bebeğin parmak kasları olgunlaşmadan ona kalem tutup yazı yazmayı öğretmek mümkün değildir.
Türe Özgü HazıroluşBir organizmanın kendisinden beklenen bir davranışı veya görevi öğrenebilmesi için gerekli olan genetik ve biyolojik donanıma sahip olmasıdır. Örneğin, bir papağanın konuşmayı öğrenebilmesi biyolojik yapısının uygunluğuyla ilgiliyken, bir kanaryanın bunu öğrenmesi imkansızdır.
Olumlu Aktarım (Transfer)Bir alanda önceden edinilmiş bilgi ve becerilerin, yeni bir alandaki öğrenmeyi kolaylaştırması durumudur. Örneğin, iyi derecede masa tenisi oynayan bir bireyin, normal tenis oynamayı çok daha kısa sürede ve kolayca öğrenmesi olumlu aktarımdır.
Olumsuz Aktarım (Transfer)Önceden edinilen bilgi ve becerilerin, yeni bir becerinin öğrenilmesini zorlaştırması veya engellemesi durumudur. Örneğin, uzun yıllar voleybol oynamış ve topa avuç içiyle vurmaya alışmış bir sporcunun, basketbol oynamayı öğrenirken pas vermekte zorlanmasıdır.
İleriye Ket VurmaEski öğrenilen bilgilerin, yeni öğrenilen bilgilerin hatırlanmasını zorlaştırması veya karıştırması durumudur. Örneğin, yeni bir telefon numarası alan bir kişinin, numarasını soranlara sürekli eski telefon numarasını söylemesi ileriye ket vurmadır.
Geriye Ket VurmaYeni öğrenilen bilgilerin, daha önceden öğrenilmiş olan eski bilgilerin hatırlanmasını zorlaştırması veya unutturmasıdır. Örneğin, yeni telefon numarasını iyice öğrenen bir kişinin, eski telefon numarasını hatırlamakta güçlük çekmesi geriye ket vurmadır.
Geri Bildirim (Dönüt)Öğrenene, gerçekleştirdiği davranışın veya öğrenme eyleminin ne derece doğru, eksik ya da yanlış olduğu hakkında anında bilgi verilmesidir. Sınavdan sonra öğrenciye hangi soruları neden yanlış yaptığının açıklanması etkili bir geri bildirimdir.
Algısal Ayırt EdilebilirlikÖğrenilecek malzemenin, çevresindeki diğer uyarıcılardan görsel veya işitsel olarak kolayca ayırt edilebilmesi özelliğidir. Ders kitaplarında önemli formüllerin veya tanımların renkli kutu içine alınması ya da altının çizilmesi buna örnektir.