Çocukluk döneminde meydana gelen kazalar, yaralanmalar ve acil durumlar, tüm dünyada çocuk ve ergen ölümlerinin, sakatlıklarının en önde gelen nedenleri arasında yer almaktadır. Çocukların anatomik, fizyolojik ve psikolojik özellikleri yetişkinlerden büyük farklılıklar gösterir. Yaşamsal bulgularının (kalp atım hızı, solunum sayısı, vücut ısısı) yetişkinlere kıyasla daha hassas ve değişken olması, acil durumlarda tablonun hızla kötüleşmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle acil bir durum saptandığı ilk anda, olay yerinde hızlı, bilinçli ve doğru girişimlerin uygulanması hayati önem taşır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her gün 19 yaşın altındaki 1.600'den fazla çocuk ve ergen önlenebilir yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Beş yaşından büyük çocuklarda ilk 5 ölüm nedeninden 3'ünü trafik kazaları, cinayet ve intihar gibi yaralanma kaynaklı durumlar oluşturmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 verileri de beş yaş altı ölüm hızının binde 11.1 olduğunu ve bu ölümlerin önemli bir kısmının kazalar sonucu gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bu istatistikler, çocukluk çağı kazalarına yönelik ilk yardım eğitiminin ve koruyucu önlemlerin ne denli kritik olduğunu göstermektedir.
Çocukların kazalara maruz kalma riskini artıran temel unsur, gelişim süreçlerinin kesintisiz devam etmesidir. Çocukların hareket kabiliyetleri henüz tam olgunlaşmamıştır, dengelerini çok çabuk yitirebilirler. Görme alanları yetişkinlere göre daha dardır ve sesin yönünü algılamakta güçlük çekebilirler. Aynı anda iki farklı uyarıyı algılayıp analiz edemezler. Meraklı yapıları, keşfetme arzuları ve büyüklerini taklit etme eğilimleri onları tehlikeli durumların içine çekerken, karşılaştıkları risklerin sonuçlarını öngöremezler. Bu nedenle, çocukların yaşadığı ve eğitim gördüğü alanlarda kazaları önleyici tedbirlerin alınması ilk adımdır.
İlk yardım; herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren durumda, sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut imkanlarla yapılan ilaçsız uygulamalardır. İlk yardımın temel amaçları; yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak, durumun kötüleşmesini engellemek ve iyileşmeyi kolaylaştırmaktır. Bu uygulamaları yapan, gerekli eğitimi alarak sertifikalandırılmış kişilere ise ilk yardımcı denir.
Trafik kazaları, özellikle 10-19 yaş grubunda en fazla ölüme neden olan kaza çeşididir. Bir trafik kazasıyla karşılaşıldığında ilk yardımcının izlemesi gereken üç temel aşama vardır: Koruma, Bildirme ve Kurtarma. Koruma aşamasında ilk yardımcı kendi, olay yeri ve yaralının güvenliğini sağlar. Kazaya uğrayan aracın kontağı kapatılır, el freni çekilir, olay yeri işaretlenir, meraklı kişiler uzaklaştırılır ve kıvılcım çıkaracak hiçbir alet kullanılmaz. Bildirme aşamasında en hızlı şekilde 112 aranarak kesin adres, olayın tanımı, yaralı sayısı ve durumları net bir şekilde aktarılır. Kurtarma aşamasında ise yaralılara hızlı, sakin ve bilinçli müdahale edilir.
Yaralının değerlendirilmesinde 'A-B-C' kuralı uygulanır. 'A' (Airway) aşamasında solunum yolu açıklığı kontrol edilir, ağız içi temizlenir ve baş geri-çene yukarı pozisyonu verilir. 'B' (Breathing) aşamasında solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemiyle 10 saniye süreyle değerlendirilir. 'C' (Circulation) aşamasında ise dolaşım kontrol edilir; çocuklarda şah damarından, bebeklerde ise kol atardamarından 5 saniye süreyle nabız kontrolü yapılır. Bilinci kapalı ancak solunumu ve nabzı olan çocuklara derhal kurtarma (koma) pozisyonu verilerek ambulans beklenmelidir.
Solunum yolu tıkanıklığı, solunum yolunun havanın geçişine engel olacak şekilde yabancı bir cisimle tıkanmasıdır. Özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda solunum yollarının dar olması, yabancı cisim kaçması riskini ciddi ölçüde artırır. Tıkanıklık iki şekilde karşımıza çıkar: Kısmi tıkanıklık ve tam tıkanıklık. Kısmi tıkanıklıkta çocuk öksürebilir, konuşabilir ve nefes alabilir. Bu durumda çocuğa dokunulmaz, sadece öksürmeye teşvik edilir. Tam tıkanıklıkta ise çocuk nefes alamaz, konuşamaz, çırpınır ve rengi morarmaya başlar. Tam tıkanıklık durumunda acilen müdahale edilmelidir.
Bebeklerde (1 yaş altı) tam tıkanıklık durumunda ilk yardım uygulaması şu şekildedir: Bebek, ilk yardımcının kolu üzerine yüzüstü yatırılır, çenesi elle kavranarak başı gövdesinden aşağıda olacak şekilde tutulur. El bileğinin iç kısmıyla bebeğin sırtına, iki kürek kemiğinin arasına 5 kez hafifçe vurulur. Ardından bebek sırtüstü çevrilerek ağız içi kontrol edilir. Cisim çıkmadıysa, iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından yukarıya doğru 5 kez göğüs basısı uygulanır. Bu işlemler yabancı cisim çıkana kadar veya bebeğin bilinci kapanana kadar ardışık olarak sürdürülür.
1 yaşından büyük çocuklarda ise Heimlich manevrası uygulanır. Çocuk ayakta veya oturur pozisyondayken arkasından sarılarak gövdesi kavranır. Bir el yumruk yapılarak başparmak çıkıntısı midenin üst kısmına, göğüs kemiğinin hemen altına yerleştirilir. Diğer el ile bu yumruk kavranır ve kuvvetle arkaya ve yukarıya doğru bastırılır. Bu hareket 5-7 kez tekrarlanır. Yabancı cisim çıktıktan sonra çocuğun kusma olasılığına karşı kurtarma (yan yatış) pozisyonu verilmesi ve solunum düzelse dahi bir sağlık kuruluşunda kontrol edilmesi gerekir.
Yanıklar, çocukluk döneminde en sık karşılaşılan ev kazalarından biridir. Isı ile oluşan yanıklarda ilk yardımın temel amacı yanma sürecini durdurmak ve doku hasarını azaltmaktır. Yanan çocuk örtüyle sarılarak yuvarlanır ve alevler söndürülür. Yanık bölge en az 20 dakika boyunca akan musluk suyu altında tutularak soğutulur. Soğutma işleminde kesinlikle buz kullanılmamalıdır, çünkü buz doku zedelenmesini artırır. Ödem oluşma riskine karşı yüzük, saat gibi takılar hemen çıkarılır. Vücuda yapışan giysiler çekilerek çıkarılmamalı, etrafından kesilmelidir. Su toplayan yerler (büller) asla patlatılmamalı, yanık üzerine diş macunu, yoğurt gibi yabancı maddeler sürülmemelidir.
Kimyasal yanıklarda, kimyasal maddenin deriyle teması en kısa sürede kesilmeli, giysiler çıkarılmalı ve bölge bol, tazyiksiz suyla en az 20-25 dakika yıkanmalıdır. Elektrik yanıklarında ise en önemli kural, çocuğa dokunmadan önce elektrik akımının kesilmesidir. Akım kesilemiyorsa yalıtkan bir cisimle çocuğun temas noktası uzaklaştırılmalıdır. Elektrik yanıklarında iç organ hasarı ve kalp ritim bozukluğu riski yüksek olduğundan çocuk kımıldatılmamalı ve acilen tıbbi yardım çağrılmalıdır.
Donmalarda ilk yardımda çocuk ılık bir ortama alınır, ıslak giysileri çıkarılarak kuru giysiler giydirilir. Donuk bölge kesinlikle ovulmamalı ve doğrudan sıcak kaynaklara maruz bırakılmamalıdır, kendiliğinden çözünmesi sağlanmalıdır. Sıcak çarpmasında ise çocuk serin, havadar bir yere alınır, giysileri gevşetilir, sırtüstü yatırılarak kol ve bacakları yükseltilir. Bilinci açık ve bulantısı yoksa su, tuz ve karbonat karışımı sıvılar verilerek kaybedilen sıvı ve elektrolit dengesi yerine konmaya çalışılır.
Çocukluk çağındaki zehirlenmelerin çok büyük bir bölümü 6 yaş altındaki çocuklarda, ev ortamında meydana gelir. En sık karşılaşılan zehirlenme nedenleri; açıkta bırakılan ilaçlar, temizlik malzemeleri (çamaşır suyu, kireç çözücü, deterjanlar), tarım ilaçları ve böcek sokmalarıdır. Zehirlenme şüphesi olan bir çocukta ilk olarak hava yolu açıklığı, solunum ve dolaşım (A-B-C) değerlendirilir. Çocuğun zehirli maddeyle teması kesilmeli, deriye temas varsa bol suyla yıkanarak uzaklaştırılmalıdır.
Zehirlenmelerde en kritik kurallardan biri kusturma kararıdır. Eğer çocuk asit, alkali veya yakıcı (kostik) bir madde (çamaşır suyu, kireç çözücü vb.) içmişse kesinlikle kusturulmamalıdır. Çünkü bu maddeler yemek borusundan geçerken zaten yanığa yol açmıştır; kusturulduğunda yemek borusu ve ağız içi ikinci kez tahriş olacak ve akciğerlere kaçarak solunum durmasına yol açabilecektir. Sadece uygun olan durumlarda ve madde alımının üzerinden yarım saat geçmemişse kusturma düşünülebilir. Sağlık kuruluşuna başvururken zehirleyici maddenin kutusu veya örneği mutlaka götürülmelidir.
Karbonmonoksit zehirlenmesi; kömür, doğalgaz, odun gibi yakıtların tam yanmaması sonucu oluşan kokusuz gazın solunmasıyla gerçekleşir. İlk yardımda çocuk hemen temiz havaya çıkarılır, ortam havalandırılır. Solunumu rahatlatmak için yarı oturur pozisyon verilir, bilinci kapalıysa koma pozisyonuna alınarak 112 beklenir. Civa zehirlenmesinde ise civa buharının solunması riskine karşı hava yolu açık tutulmalı, deri teması varsa bol sabunlu suyla yıkanmalı ve ağız yoluyla alımlarda çocuk kesinlikle kusturulmamalıdır.
Temel Yaşam Desteği (TYD); solunumu ve/veya kalbi durmuş bir bireye, yapay solunumla akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp masajıyla da hayati organlara kan pompalanmasını sağlamak amacıyla yapılan ilaçsız müdahaleler bütünüdür. Bebeklerde (0-12 ay) TYD uygulanırken öncelikle ayak tabanına hafifçe vurularak bilinç kontrol edilir. Bilinç yoksa çevreye 112'yi aramaları söylenir. Bebek sert zemine yatırılır, ağız içi kontrol edilir ve başa hafif bir geri-çene yukarı pozisyonu verilir. Solunum 10 saniye boyunca Bak-Dinle-Hisset yöntemiyle değerlendirilir. Solunum yoksa, bebeğin ağız ve burnunu tamamen içine alacak şekilde 2 kurtarıcı soluk verilir.
Bebeklerde kalp masajı için göğüs merkezi, iki meme başını birleştiren hattın hemen altındaki bölgedir. Bu noktaya orta ve yüzük parmakları dik olarak yerleştirilir. Göğüs kemiği 4 cm aşağı inecek şekilde (göğüs yüksekliğinin 1/3'ü kadar) dakikada 100 bası hızında 30 kalp masajı uygulanır. Her 30 masajdan sonra 2 soluk verilir (30:2 döngüsü). Eğer ilk yardımcı tek başına ise, bu döngüyü 5 tur (yaklaşık 2 dakika) uyguladıktan sonra kendisi 112'yi aramalıdır.
1-8 yaş arası çocuklarda ise bilinç kontrolü omuzlardan sarsarak ve 'iyi misin?' diye sorularak yapılır. Solunum yoksa, çocuğun burnu kapatılarak ağızdan ağıza 2 kurtarıcı soluk verilir. Kalp masajı için göğüs kemiğinin alt yarısına tek elin topuğu yerleştirilir (çocuk büyükse iki el kullanılabilir). Göğüs kemiği 5 cm aşağı inecek şekilde 30 masaj ve 2 soluk uygulanır. İki kurtarıcı varsa bebek ve çocuklarda bu oran 15 göğüs basısı ve 2 soluk (15:2) şeklinde uygulanmalıdır. TYD uygulamasına çocuk yaşamsal refleks gösterene veya profesyonel sağlık ekibi gelene kadar kesintisiz devam edilir.