← Ünite 5

Ünite 5: Modern Dünya’nın Siyasal Pusulaları: Siyasal İdeolojiler — Önemli Kavramlar

İdeoloji
İktidar sistemine yönelmiş, mevcut düzeni korumayı, değiştirmeyi veya ortadan kaldırmayı amaçlayan örgütlü siyasal eylemlere yön veren az çok tutarlı fikir kümeleridir. Heywood'a göre ideolojiler, topluma bir dünya görüşü sunarken aynı zamanda bir 'iyi toplum' tasavvuru barındırırlar.
Hegemonya
Antonio Gramsci tarafından geliştirilen, egemen sınıfın kendi dünya görüşünü sadece baskı ve zor yoluyla değil, toplumun rızasını ve onayını alarak tüm sınıflara kabul ettirmesi durumudur. Bu kavramda fiziki gücün yanında kültürel ve ideolojik ikna süreçleri de hayati rol oynar.
Doğa Hâli
Toplum sözleşmesi kuramlarında devletin ve organize toplumun ortaya çıkmasından önceki varsayımsal dönemi ifade eder. John Locke'a göre bu dönemde insanlar özgür ve mutlu yaşamaktaydı, ancak cezalandırma hakkının kargaşaya yol açmaması için bu hakkı sözleşmeyle devlete devretmişlerdir.
Negatif Özgürlük
Bireyin eylemlerine dışarıdan hiçbir devlet veya otorite müdahalesinin bulunmaması durumunu ifade eden özgürlük anlayışıdır. Klasik liberalizmin temelini oluşturan bu kavram, devletin sınırlandırılmasını ve bireysel alanın korunmasını esas alır.
Pozitif Özgürlük
Bireyin kendi potansiyelini ve amaçlarını gerçekleştirebilmesi için gerekli imkanlara ve kapasiteye sahip olması durumudur. Modern liberalizmde devletin bireyin önündeki engelleri (yoksulluk, cehalet vb.) kaldırmak için müdahale etmesini meşrulaştırır.
Gece Bekçisi Devlet
Klasik liberalizmde devletin görevlerinin sadece iç ve dış güvenlik ile adaletin sağlanmasıyla sınırlandırıldığı minimal devlet modelidir. Bu modelde devlet, ekonomik ve sosyal hayata hiçbir şekilde müdahale etmez.
Organik Toplum
Muhafazakârlıkta toplumun, her biri hayati bir fonksiyon üstlenmiş organlardan oluşan canlı bir organizma gibi kabul edilmesidir. Bu anlayışa göre birey ancak bu bütünün ve geleneksel kurumların (aile, din vb.) içinde yer aldığında anlam kazanır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tarihsel Materyalizm
Marksizm'in tarihi açıklama yöntemi olup, toplumsal ve siyasal yapıların (üstyapı) temel belirleyicisinin iktisadi ilişkiler ve üretim tarzı (altyapı) olduğunu savunur. Tarihsel gelişim, bu altyapıdaki değişimler ve sınıf çatışmaları üzerinden gerçekleşir.
Artık Değer
Marksist iktisat kuramında, işçinin ürettiği toplam değer ile kendisine ödenen ücret arasındaki farktır. Kapitalist sınıf, işçinin emeğinden kaynaklanan bu değere el koyarak sömürü mekanizmasını işletir.
Yabancılaşma
Kapitalist üretim koşullarında işçinin ürettiği üründen mahrum kalmasıyla başlayan, ardından işine, kendine, çalışma arkadaşlarına ve en nihayetinde kendi tarihsel değiştirme gücüne yabancı hale gelmesi sürecidir.
Revizyonizm
Eduard Bernstein öncülüğünde Marksist teorinin eleştirel olarak yeniden yorumlanmasıdır. Kapitalizmin devrimle yıkılmasını beklemek yerine, mevcut demokratik sistem içinde reformlarla sosyalist hedeflere ulaşılabileceğini savunur.
Anarşizm
Kelime anlamı 'hükûmetsizlik' olan, devlet başta olmak üzere aile ve din gibi her türlü hiyerarşik otoriteyi reddeden ideolojidir. İnsanların doğal olarak iyi olduğunu ve otorite olmadan gönüllü işbirlikleriyle düzen kurabileceğini savunur.
Refah Devleti
Sosyal demokrasinin etkisiyle gelişen, devletin vatandaşlarının asgari yaşam standartlarını, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel ihtiyaçlarını güvence altına almak için piyasaya müdahale ettiği devlet modelidir.
Korporasyon
Faşist rejimlerde işçi ve işveren temsilcilerinin devlet denetimi altında tek bir çatı altında birleştirildiği, sınıfsal çatışmaları önlemek ve ekonomiyi devlet çıkarları doğrultusunda yönlendirmek amacıyla kurulan mesleki örgütlerdir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Toplumsal Cinsiyet (Gender)
Biyolojik cinsiyetten farklı olarak, toplum ve kültür tarafından kadın ve erkek rollerine yüklenen yapay davranış kalıpları, sorumluluklar ve beklentiler bütünüdür. Feminizm bu eşitsiz yapıyı yıkmayı hedefler.
Postmodernizm
Yirminci yüzyılın sonlarında gelişen, rasyonalizme, mutlak doğrulara ve insanlığı kurtarma iddiasındaki tüm 'büyük anlatılara' (ideolojilere) şüpheyle yaklaşan, çoğulculuğu ve yerelliği savunan düşünce akımıdır.