← Ünite 10

Ünite 10: İş Kazaları — Konu Anlatımı

1Giriş ve İş Kazalarının Tarihsel Gelişimi

İnsanlık tarihi boyunca barınma, beslenme ve korunma gibi temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla sürekli bir çalışma faaliyeti yürütülmüştür. Zaman içerisinde yaşam standartlarının yükseltilmesi ve daha konforlu bir hayat sürülmesi gayesiyle sistemli çalışma modelleri geliştirilmiştir. Bu süreç, Sanayi Devrimi ile birlikte köklü bir dönüşüme uğramıştır. Buhar gücünün keşfiyle başlayan bu dönem, evlerde yürütülen küçük ölçekli dokumacılık gibi zanaat faaliyetlerini önce küçük atölyelere, ardından büyük fabrikalara taşımıştır.

İngiltere'de 1760-1850 yılları arasında yaşanan Sanayi Devrimi sırasında, özellikle 1763 yılında buharla çalışan makinenin icat edilmesiyle üretim süreçlerinde makineleşme hız kazanmıştır. Ağır çalışma koşulları, uzun mesai saatleri ve korumasız makinelerin yoğun kullanımı, iş kazalarının kitlesel bir sorun olarak ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu durum, çalışanların korunması ve kazaların nedenlerinin bilimsel yöntemlerle araştırılması zorunluluğunu doğurmuştur.

Günümüzde iş kazaları küresel ve ulusal düzeyde büyük bir sosyo-ekonomik problem olmaya devam etmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünyada her yıl ortalama 270 milyon iş kazası meydana gelmekte, milyonlarca insan sakat kalmakta veya hayatını kaybetmektedir. Türkiye'de ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, her gün ortalama 4 ila 6 çalışanın iş kazalarında yaşamını yitirdiğini göstermektedir. Bu kazaların en yoğun yaşandığı alanların başında üretim, imalat, depolama ve özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan inşaat sektörü gelmektedir.

2İş Kazası, Olay ve Ramak Kala Kavramları

İş sağlığı ve güvenliği literatüründe kaza, kasıt unsuru bulunmaksızın, dıştan gelen ani bir etkiyle beklenmedik bir anda meydana gelen, kişilere veya çevreye zarar veren istenmeyen olaylar bütünü olarak tanımlanır. Olay ise yaralanmaya, sağlığın bozulmasına veya ölüme sebep olabilen ya da bu potansiyele sahip olan işle ilgili tüm durumları kapsar.

Ramak kala olay, iş yerinde meydana gelen ancak çalışan, iş yeri ya da iş ekipmanını o an için zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan durumları ifade eder. Halk arasında 'ucuz atlatılan' veya 'kıl payı kurtulunan' olaylar olarak da bilinen bu durumlar, gelecekte yaşanabilecek büyük kazaların en önemli habercileridir.

Heinrich Kaza Piramidi (1-29-300 Kuramı), ramak kala olayların önemini istatistiksel olarak ortaya koymaktadır. Bu kurama göre, bir iş yerinde meydana gelen her 300 ramak kala olay, 29 adet uzuv kayıplı ya da ciddi yaralanmalı kazanın habercisidir. Eğer bu sinyaller dikkate alınmaz ve gerekli önlemler alınmazsa, en tepedeki 1 adet ölümlü kazanın meydana gelmesi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla, ramak kala olayların tamamı titizlikle kayıt altına alınmalı ve incelenmelidir.

3Yasal Mevzuat Açısından İş Kazası Tanımı ve Kapsamı

Ülkemizde iş kazası kavramı iki temel kanun çerçevesinde ele alınmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesine göre iş kazası; sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevli olarak iş yeri dışına gönderildiği zamanlarda, emziren kadın çalışanların çocuklarına süt vermek için ayrılan sürelerde ve işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise iş kazasını; iş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olay olarak daha geniş bir çerçevede tanımlar. Bu kanuna göre iş yeri sadece üretimin yapıldığı alanla sınırlı olmayıp; dinlenme, yemek, uyku, yıkanma, çocuk emzirme, muayene, bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ile avlu ve araç gibi tüm eklentileri kapsar.

Bir olayın yasal olarak iş kazası sayılabilmesi için belirli unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bunlar; kazayı geçiren kişinin sigortalı olması, olayın iş yerinde veya işverenin işi yürütmesi sırasında meydana gelmesi, kaza ile ortaya çıkan zarar arasında uygun bir nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve çalışanın kaza sonucu bedensel veya ruhsal bir engelle karşılaşmasıdır. İşverenler, meydana gelen iş kazalarını takip eden üç iş günü içinde SGK'ya bildirmekle yükümlüdür.

4İş Kazalarının Sınıflandırılması

İş kazaları, analizlerin doğru yapılabilmesi ve önleyici tedbirlerin geliştirilebilmesi amacıyla farklı kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. İlk sınıflandırma yaralanmanın ağırlığına göre yapılır. Bu grupta; bir günden fazla işten ayrı kalmayı gerektirmeyen hafif kazalar, geçici iş göremezlik ile sonuçlanan kazalar, sürekli iş göremezliğe yol açan kazalar ve ölümle sonuçlanan kazalar yer alır.

İkinci olarak yaralanmanın cinsine göre bir sınıflandırma mevcuttur. Bu sınıflandırma, kazanın vücudun hangi bölgesine zarar verdiğini temel alır. Kafa, göz, kol, el, parmak, bacak, ayak yaralanmaları ile iç organ hasarları ve kazanın çalışan üzerinde bıraktığı ruhsal/psikolojik travmalar bu grupta değerlendirilir.

Son olarak kaza cinsine göre sınıflandırma yapılır. Çalışma ortamında kazanın meydana geliş şeklini belirleyen bu grupta; düşme, incinme, parça düşmesi, göze yabancı cisim kaçması, yanma, yangın, makine kazaları, el aletleri kazaları, elektrik kazaları, ezilme, sıkışma ve zehirlenmeler gibi başlıklar bulunur. Bu detaylı sınıflandırmalar, risk analizlerinde hangi önlemlere öncelik verilmesi gerektiğini gösterir.

5İş Kazalarının Nedenleri: Domino Teorisi ve 4M Modeli

İş kazalarının nedenlerini açıklamaya yönelik en bilinen yaklaşımlardan biri Herbert W. Heinrich tarafından geliştirilen Domino Teorisi'dir. Bu teoriye göre kazalar; doğa koşulları, kişisel eksiklikler, güvenliksiz durum ve davranışlar, kaza olayı ve nihayetinde zarar (yaralanma/ölüm) olmak üzere beş domino taşının art arda devrilmesiyle oluşur. Bu zincirdeki taşlardan biri (özellikle güvenliksiz durum ve davranışlar taşı) aradan çekilirse kaza zinciri kırılır ve kaza önlenir.

Kazaların kök nedenlerini analiz etmekte kullanılan bir diğer önemli model ise 4M Teorisi'dir. Bu teori kazaları dört temel faktör altında inceler: İnsan (Man), Makine (Machine), Ortam/Çevre (Media) ve Yönetim (Management). İnsan faktörü psikolojik ve fiziksel etkenleri; makine faktörü standart dışı veya koruyucusuz ekipmanları; ortam faktörü uygunsuz çalışma koşullarını; yönetim faktörü ise yetersiz eğitim, denetim ve organizasyon eksikliklerini temsil eder.

İstatistiksel çalışmalar, iş kazalarının %88'inin çalışanların güvenliksiz davranışlarından, %10'unun ise çalışma ortamındaki güvenliksiz durumlardan kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Geriye kalan %2'lik kısım ise önlenemez doğal nedenlere dayanır. Bu veriler, sistemli ve bilimsel çalışmalarla iş kazalarının %98'inin, meslek hastalıklarının ise %100'ünün önlenebileceğini açıkça göstermektedir.

6Çalışanların Çalışmaktan Kaçınma Hakkı ve Eğitim Yükümlülüğü

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatında çalışanlara tanınan en hayati haklardan biri çalışmaktan kaçınma hakkıdır. Çalışanlar, iş yerinde ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kaldıklarında, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna veya kurulun bulunmadığı yerlerde doğrudan işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep edebilirler.

Kurul acilen toplanıp, işveren ise derhal karar vererek durumu bir tutanakla tespit eder. Talebin haklı bulunması halinde çalışanlar, gerekli iş güvenliği önlemleri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilirler. Bu süreçte çalışanların ücretleri ve diğer sözleşmesel hakları aynen korunur, herhangi bir kesinti yapılamaz.

İş kazalarını önlemede en kritik araçlardan diğeri ise çalışanların eğitimidir. İşveren, çalışanların işe başlamadan önce, iş değişikliğinde veya yeni teknoloji kullanımında gerekli eğitimleri almasını sağlamalıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işlerde mesleki eğitim belgesi olmayanlar çalıştırılamaz. Ayrıca, iş kazası geçiren veya 6 aydan uzun süre işten uzak kalan çalışanlara işe geri dönüşlerinde ilave yenileme eğitimleri verilmesi yasal bir zorunluluktur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250