← Ünite 1

Ünite 1: Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğine Giriş — Konu Anlatımı

1Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Esasları ve Kültürü

Madencilik sektörü; çalışma ortamlarının yeraltı ve yerüstü fiziki zorlukları, doğası gereği barındırdığı yüksek tehlikeler ve çalışan sayısı göz önüne alındığında, tüm iş kolları arasında risk düzeyi en yüksek ve 'çok tehlikeli' sınıfta yer alan öncelikli alanlardan biridir. Sektör, ülke ekonomisine sağladığı yüksek katma değer ve istihdam olanağıyla vazgeçilmez bir yere sahip olmakla birlikte, iş kazaları ve meslek hastalıkları açısından en kırılgan yapıya sahiptir. Bu nedenle maden işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerinin sistemli, bilimsel ve yasal standartlara uygun bir şekilde yürütülmesi hayati önem taşımaktadır.

İş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı; yeraltı ve yerüstü maden işletmelerinde çalışan personeli kaza, yaralanma ve meslek hastalıklarından korumak, çalışma ortamındaki olumsuz çevresel etkenleri minimize etmek ve çalışanların fiziksel, ruhsal ve sosyal yaşam kalitelerini artırmaktır. İSG sadece bireysel olarak çalışanın sağlığını korumakla kalmaz; aynı zamanda üretimin devamlılığını, işletme güvenliğini ve çevrenin korunmasını da bütüncül bir yaklaşımla güvence altına alır.

Güvenlik kültürü ise kurumun sağlık ve güvenlik programlarının başarısını belirleyen bireysel ve örgütsel değerler, tutumlar, yetkinlikler ve davranış kalıplarının bütünüdür. Doğru ve nitelikli bilgiye dayanmayan bir güvenlik anlayışından söz edilemez. Güvenlik kültürünün benimsendiği topluluklarda, çalışanlar ve yöneticiler güvenli çalışma sistemlerini kendiliğinden talep eder ve bu kurallara kararlılıkla uyar. Güvenliğin ihmal edilmesi durumunda iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaçınılmaz olduğu bilinci bu kültürün çekirdeğini oluşturur.

İSG mevzuatı ve kapsamı doğrultusunda maden işletmelerinde işveren; risklerin tek tek tanımlanması, sürekli izlenmesi, düzeltici ve önleyici faaliyetlerin yürütülmesi ve güvenlik kültürünün her yıl güncellenerek geliştirilmesiyle yükümlüdür. İşyerlerinde sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması hem kamu otoritelerinin hem de işveren ve çalışanların ortak fedakarlığı ve sorumluluğu ile mümkündür.

2Maden Sektöründe Risk Yönetimi ve Tehlike Tanımlama

Maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamanın temel taşı Risk Yönetimidir. Madencilik faaliyetleri; arama, sondaj, şaft ve galeri açma, üretim, nakliyat ve cevher hazırlama/zenginleştirme gibi birbirinden farklı ve her biri kendi içerisinde spesifik riskler taşıyan karmaşık süreçlerden oluşur. Bu süreçlerin doğru yönetilememesi, ağır yaralanmalı ve ölümlü iş kazalarına zemin hazırlar.

Risk yönetiminin en kritik ilk adımı, maden işletme projesinin hazırlık aşamasından itibaren tüm faaliyet alanlarındaki tehlikelerin tek tek belirlenmesi ve tanımlanmasıdır. 'Tehlike', kişilerden bağımsız olarak yaralanmaya, hastalığa, mal veya çalışma ortamının zarara uğramasına yol açabilecek potansiyel kaynak veya durumken; 'Risk', bu tehlikeli durumun gerçekleşme olasılığı ile oluşturacağı zararın şiddetinin bileşimidir.

İş kazası, çalışma esnasında veya yürütülen iş nedeniyle aniden ortaya çıkan, çalışana bedensel veya ruhsal zarar veren olayken; meslek hastalığı, yapılan işin niteliğine bağlı olarak tekrarlanan veya işin yürütüm şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık durumudur. Madencilikte doğru bir risk değerlendirmesi yürütülerek risklerin kabul edilebilir seviyelere çekilmesi yasal bir zorunluluktur.

3İSG Alanında Faaliyet Gösteren Ulusal ve Uluslararası Kuruluşlar ile Yönetim Sistemleri

Türkiye'de İSG politikalarının oluşturulması ve uygulanmasında çok sayıda ulusal kurum görev almaktadır. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi, ülke çapında politika ve strateji tavsiyelerinde bulunmak üzere kurulmuş en üst organdır. Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM), İSGÜM, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, ÇASGEM ve SGK en aktif kurumlar arasındadır. Bunların yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, MİGEM, Sağlık Bakanlığı, TSE ve TÜBİTAK da sektörel düzenleme ve denetimlerde rol oynar.

Uluslararası düzeyde ise Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa İSG Ajansı (EU-OSHA), ABD İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi (OSHA) ile MSHA (Maden Güvenliği ve Sağlığı İdaresi) temel standartları belirler. Örneğin MSHA bünyesindeki 'Mine Data Retrieval System' (Maden Verilerine Erişim Sistemi) ve Avustralya'daki 'SRS' (Güvenlik Düzenlemeleri Sistemi), madenlerdeki kaza ve ihlal verilerini açıkça paylaşarak şeffaf ve geribildirime dayalı risk yönetimi sunar.

İSG Yönetim Sistemleri (İGYS), işletmelerin riskleri sistematik olarak yönetmesini sağlar. Bu alanda öne çıkan standartlar; BS 8800 (1996 İngiliz standardı), OHSAS 18001 (ülkemizde 2001'de TS OHSAS 18001 olarak kabul edilen ve temel amacı 'risk önleme' olan standart), OHSAS 18002 uygulama rehberi ve ISO 9001 ile ISO 14001 yönetim sistemleridir. Tüm bu sistemlerin temeli Politika, Planlama, Uygulama/İşletim, Kontrol/Düzeltici Faaliyet ve Yönetimin Gözden Geçirmesi şeklindeki 5 ana döngüye dayanır.

4Maden İşletmelerinde Genel Güvenlik, Havalandırma ve Gaz/Toz Ölçüm Standartları

Maden işletmelerinde genel İSG hükümleri uyarınca; 5 yıl deneyimli maden mühendisleri 'fenni nezaretçi' olarak görevlendirilir. Günlük çalışan sayısı 300'ü aştığında 1 fenni nezaretçi yardımcısı ve artan her 200 işçi için ilave bir yardımcı atanır. İşletmede sürekli bir 'daimi nezaretçi' bulunması şarttır. Bir çalışanın yeraltı ocaklarında tek başına çalışabilmesi için en az 6 ay o işte çalışmış ve yetkililerce onaylanmış tecrübeye sahip olması gerekir. Her vardiyada bağımsız denetimler en az 2 kez tekrarlanmalıdır.

Yeraltı madenciliğinin hayati unsuru olan havalandırmada; ocak havasının oksijen (O2) oranı %19'dan az, metan (CH4) oranı %2'den çok ve karbondioksit (CO2) oranı %0.5'ten fazla olamaz. Bu sınır değerler aşıldığında çalışma yapmak yasaktır ve ortam derhal tasfiye edilmelidir. Hava hızı kuyularda, lağımlarda ve ana nefeslik yollarında 8 m/s'yi geçemez. Hava kalitesini denetlemek amacıyla kurulan hava ölçüm istasyonlarında ayda en az bir kez numune alınıp analiz yapılmalı ve kayıt tutulmalıdır.

Ortam havasındaki patlayıcı ve zehirli gazların takibi son derece katıdır. Ayaklarda ve damar içi yollarda metan oranı maks %1.5, hava dönüş yollarında maks %1 olmalıdır. Ocak havasında metan %1'i aşarsa sürekli ölçüm yapılır; %1.5'i geçerse elektrikli aletlerin ve iletkenlerin akımı derhal kesilir; %2'yi aştığında ise tüm çalışmalar durdurulur ve grizu temizlenir. Yangına elverişli veya grizulu ocaklarda çalışanların Karbonmonoksit (CO) maskesi taşıması zorunludur.

Tozla mücadele kapsamında; solunabilir toz miktarını azaltmak amacıyla sulama, cebri havalandırma veya şistleme (taş tozu serpme) uygulanır. Şistlemede kullanılan taş tozu nem tutmayacak, silis içermeyecek ve %1.5'tan fazla organik madde içermeyecektir. Ocaklarda ayda en az bir kez toz denetimi yapılmalı ve sonuçlar özel toz defterine kaydedilmelidir.

5Patlatma İşlemlerinde Güvenlik, Depolama ve Tahkimat Kuralları

Madenlerde patlayıcı maddelerin depolanması, taşınması ve kullanılması sıkı yönergelere bağlıdır. Yeraltı patlayıcı madde depoları çalışma alanlarından uzakta tesis edilmeli; bu depolarda en fazla 150 kg dinamit ve 300 adet kapsül bulundurulmalıdır. Kapsüller diğer patlayıcılardan ayrı bölmelerde tutulmalı, depo sıcaklığı 8-30 °C arasında korunmalı ve girişlerde hız kesici cepler yapılmalıdır.

Patlayıcı maddelerin naklinde bir kişinin taşıyabileceği maksimum patlayıcı miktarı 10 kg ile sınırlandırılmıştır. Ateşleyiciler tarafından günlük tüketim defteri tutulmalı ve her gün sonu hesap dengesi imzalanmalıdır. Metan oranı %1'in üzerindeki alanlarda patlayıcı kullanmak yasaktır. Fitille ateşlemede lağım atılmadan önce uyarılar yapılmalı, nöbetçiler dikilmeli ve patlama sonrası havalandırma sağlanmadan alana girilmemelidir.

Yeraltı ocaklarında tavan düşmesi ve göçükleri engellemek amacıyla tahkimat uygulamaları aksatılmadan yürütülmelidir. Tahkimat ile kayaç tavanı/tabanı arasında kesinlikle boşluk bırakılmamalı, alanlar sıkıca doldurulmalıdır. Gevşemiş kaya parçalarının sökülmesi işlemi olan 'kavlak sökümü', yüksekliği 5 metreyi ve eğimi 30 dereceyi geçen şevlerde veya galerilerde özel koruyucu donanımlar kullanılarak ve nezaretçi denetiminde ustalarca gerçekleştirilmelidir.

6Taşıma (Nakliye) Sistemleri, Ocak Yangınları, İlk Yardım ve Mevzuat Esasları

Madenlerde taşıma yolları güvenlik standartlarına göre düzenlenmelidir. Derinliği 50 m'den az olan kuyulardaki merdivenlerin basamak genişliği 30 cm, eğimi 80 derece ve dinlenme sahanlıkları maks 10 metrede bir olmalıdır. Demiryollarında eğim %5'i geçemez; araçlar ile galeri duvarı arasında en az 60 cm yaya yolu ve 50 metre aralıklarla cepler bırakılmalıdır. Eğimli yollarda; 25-45 derece arasında merdiven/basamak, 45 derece üstünde 25 m'de bir sahanlık, 70 derece üstünde ise 10 m'de bir sahanlık yapılması şarttır.

Günde 50'den fazla işçi çalıştırılan maden işletmelerinde ocak yangınlarına karşı eğitimli yangın ekipleri kurulmalı ve yönergeler hazırlanmalıdır. Yangın söndürme ekipmanları ve basınçlı su sistemleri en az 6 ayda bir kontrol edilmelidir. Su baskını tehlikesine karşı haritalarda belirlenen alanlarda bakanlık onaylı 'emniyet topukları' bırakılmalıdır. Kazalarda ilk müdahale için çalışanların en az %5'i ilk yardım eğitimli (min 3 kişi), arama-kurtarma için ise çalışanların en az %3'ü (min 10 kişi) eğitimli olmalıdır. Ortak kurtarma istasyonları yarıçapı 50 km'yi geçmeyecek şekilde yapılandırılabilir.

İşveren; 300'den az işçili ocaklara 1 güvenlik nezaretçisi, 300'den fazla işçili ocaklara ise en az 2 yıl ocak tecrübesi olan güvenlik mühendisi (veya 3 yıl tecrübeli güvenlik başmühendisi) atamak zorundadır. Bu kişilere güvenlik dışında görev verilemez. Madenlerde İSG uygulamaları 3213 sayılı Maden Kanunu, 6331 sayılı İSG Kanunu, İş Kanunu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve yürürlükteki yönetmeliklerle yasal güvenceye kavuşturulmuştur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250