← Ünite 12

Ünite 12: Mesleki İşitme Kayıpları — Konu Anlatımı

1Giriş ve Mesleki İşitme Kayıplarının Genel Boyutu

Ses, nesnelerin titreşiminden meydana gelen ve uygun bir ortam içerisinde dalgalar halinde yayılan fiziksel bir olgudur. Ancak bu ses dalgaları insanı rahatsız eden, istenmeyen ve zamanla işitme kayıplarına yol açan bir nitelik kazandığında gürültü olarak tanımlanır. Gürültü, endüstriyel çalışma ortamlarında en sık karşılaşılan fiziksel risk etmenlerinin başında gelir. Şiddetli veya uzun süreli gürültüye maruz kalmak, kulak zarı ve kulak kemikçikleri üzerinden iç kulaktaki hassas yapılara zarar vererek kalıcı işitme kayıplarına yol açar.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde tespit edilen meslek hastalıklarının yaklaşık %10'unu gürültü sonucu meydana gelen işitme kayıpları oluşturmaktadır. Türkiye genelinde mesleğe bağlı gürültü kaynaklı işitme kaybına sahip birey sayısının 200.000’den fazla olduğu tahmin edilmektedir. Diğer birçok meslek hastalığı erken teşhisle tedavi edilebilirken, gürültüye bağlı işitme kayıplarının tıbbi veya cerrahi bir tedavisi bulunmamaktadır. Bu durum, koruyucu önlemlerin ve yasal mevzuatın önemini katbekat artırmaktadır.

Yüksek sese maruz kalındığında iç kulakta yer alan ve işitme sinirlerini uyaran hassas tüy hücreleri hasar görür. Sesin şiddeti ve maruziyet süresi arttıkça bu sinir uçları harap olmaya başlar ve zamanla tamamen ölür. Ölen sinir hücrelerinin kendini yenileme veya iyileşme yeteneği bulunmadığından, oluşan işitme kaybı kalıcı hale gelir. Ancak bu süreç erken dönemde odiyometrik testlerle tespit edilirse, gerekli teknik ve tıbbi önlemler alınarak hasarın ilerlemesi tamamen durdurulabilir.

2Kulağın Anatomisi ve İşitme Fizyolojisi

İşitme ve denge fonksiyonlarını üstlenen kulak anatomik olarak dış kulak, orta kulak ve iç kulak olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Dış ve orta kulak yalnızca ses dalgalarının toplanması ve iletilmesiyle görevliyken, iç kulak hem işitme hem de vücut dengesinin korunması işlevlerini bir arada yürütür. Dış kulak, ses dalgalarını toplayan kulak kepçesi (auricula) ve bu dalgaları içeriye ileten S şeklindeki dış kulak yolundan oluşur. Dış kulak yolunun kıkırdak kısmındaki salgı bezlerinin ürettiği salgı, dökülen deri parçalarıyla birleşerek cerumen adı verilen kulak kirini meydana getirir.

Orta kulak, şakak kemiği içinde yer alan ve dış kulaktan kulak zarı ile ayrılan bir boşluktur. Bu boşlukta insan vücudunun en küçük kemikleri olan çekiç (malleus), örs (incus) ve üzengi (stapes) yer alır. Kulak zarına yapışık olan çekiç kemiği, zardan aldığı titreşimleri sırasıyla örs ve üzengi kemikçiklerine iletir. Ayrıca orta kulak boşluğu, yutak ile bağlantı kuran Östaki borusu sayesinde dış ortam basıncıyla dengelenir. Yutkunma ve esneme hareketleriyle açılan Östaki borusu, ani basınç değişikliklerinde kulak zarının yırtılmasını engeller.

İç kulak, şakak kemiğinin derinliklerinde yer alan karmaşık bir tüneller sistemi olan labirentten oluşur. Dıştaki kemik labirent ile içteki zar labirent arasında kulak sıvıları yer alır. İç kulak üç bölüme ayrılır: Denge keseciklerinin bulunduğu vestibulum, üç boyutlu hareketleri algılayan yarım daire kanalları ve işitmenin gerçekleştiği salyangoz şeklindeki koklea. Kokleanın içinde yer alan korti organındaki tüylü hücreler, sıvı dalgalanmalarını algılayarak mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. Bu sinyaller 8. kafa çifti (işitme ve denge siniri) vasıtasıyla beyindeki işitme merkezine iletilerek ses olarak algılanır.

3Sesin Fiziksel Özellikleri ve Gürültünün İnsan Sağlığına Etkileri

Sesin saniyedeki titreşim sayısına frekans denir ve Hertz (Hz) birimiyle ölçülür. İnsan kulağı 20 Hz ile 20.000 Hz arasındaki sesleri algılayabilir. Frekansı 20 Hz'in altında kalan seslere infrases (ses altı), 20.000 Hz'in üzerindekilere ise ultrases (ses üstü) adı verilir. Ses dalgalarının dikey büyüklüğü olan amplitüd ise sesin şiddetini belirler ve desibel (dB) cinsinden ölçülür. Günlük yaşamda normal bir konuşma yaklaşık 60 dB şiddetindeyken, 85 dB ve üzerindeki ses seviyelerine uzun süre maruz kalmak kulak sağlığı açısından ciddi risk teşkil eder.

Gürültünün insan üzerindeki etkileri yalnızca işitme kaybıyla sınırlı kalmayıp fizyolojik ve psikolojik boyutlara da uzanır. Fizyolojik olarak kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunum hızlanması ve kalp atışlarında değişimler gözlenirken; psikolojik olarak aşırı sinirlilik, stres, uykusuzluk ve konsantrasyon kaybı meydana gelir. Gürültülü ortamlarda çalışmak dikkat dağılmasına yol açtığı için iş kazası riskini artırır ve iş verimliliğini düşürür.

Korunmasız kulaklar için izin verilen gürültü maruziyet süresi, ses şiddetindeki her 5 dB'lik artışta yarı yarıya azaltılmalıdır. Örneğin, 90 dB şiddetindeki bir gürültüye günde en fazla 8 saat maruz kalınabilirken, bu süre 95 dB için 4 saat, 100 dB için ise 2 saat ile sınırlandırılmalıdır. Korunmuş kulaklar için dahi günde 15 dakikadan fazla 115 dB gürültüye maruz kalınması yasal olarak uygun görülmezken, 140 dB üzerindeki darbe gürültüleri kesinlikle kabul edilemez sınır olarak belirlenmiştir.

4Mesleki İşitme Kayıplarının Gelişim Evreleri ve Tanı Yöntemleri

Gürültüye bağlı işitme kayıpları (GBİK), uzun süre yüksek sese maruz kalma sonucu iç kulaktaki tüy hücrelerinin harabiyetiyle ortaya çıkan kronik bir meslek hastalığıdır. Bu hastalık sinsi bir şekilde ilerler ve dört belirgin evreden geçer. Başlangıç döneminde çalışan, iş sonrasında geçici çınlama, dolgunluk hissi ve yorgunluk yaşar ancak bu şikayetler dinlenmeyle geçer. İkinci dönem olan gizli dönemde işitme kaybı çalışan tarafından hissedilmez ancak odiyometrik ölçümlerde kayıplar tespit edilebilir. Üçüncü dönem olan yarı gizli dönemde fısıltı ancak 3 metreden duyulabilir hale gelir. Dördüncü dönemde ise belirgin sağırlık başlar, gürültüden uzaklaşılsa bile kayıp geri döndürülemez.

Mesleki işitme kayıplarının erken teşhisinde en önemli araç odiyometri cihazlarıdır. İş yerlerinde saf ton odiyometresi (EN 60645-1) ve konuşma odiyometresi (EN 60645-2) kullanılarak çalışanların işitme eşikleri ölçülür. Doğru ve güvenilir bir odiyometrik ölçüm yapılabilmesi için testin sessiz bir kabinde gerçekleştirilmesi, çalışanın test öncesinde en az 14 saat boyunca gürültüsüz bir ortamda dinlenmiş olması ve test süreci hakkında detaylıca bilgilendirilmesi şarttır.

İşitme kaybının derecelendirilmesi saf ses ortalaması eşiklerine göre yapılır. 0-25 dB arası normal işitme kabul edilirken, 26-40 dB arası çok hafif, 41-55 dB arası hafif, 56-70 dB arası orta, 71-90 dB arası ileri ve 91 dB üzeri ise çok ileri derecede işitme kaybı (sağırlık) olarak sınıflandırılır. İşitme kaybının mesleki boyut kazanmasında gürültünün şiddeti, tipi, maruziyet süresi, ses kaynağına olan mesafe, çalışanın yaşı, cinsiyeti ve kişisel duyarlılığı gibi faktörler doğrudan rol oynar.

5Gürültüye Karşı Alınacak Teknik, Tıbbi ve Yönetimsel Önlemler

Çalışanların mesleki işitme kayıplarından korunması amacıyla 'İşitmeyi Koruma Programı' uygulanmalıdır. Bu program; gürültü düzeyinin belirlenmesi, mühendislik kontrolleri, yönetimsel kontroller, kişisel işitme koruyucularının kullanımı ve seri odiyogramların takibi adımlarından oluşur. Korunmada öncelik sırasıyla gürültüyü kaynakta azaltmak, gürültünün yayılma yolunda önlemler almak ve son çare olarak gürültüyü alıcıda (çalışanda) engellemek hedeflenir.

Teknik önlemler kapsamında gürültü kaynağında yapılacak çalışmalar; yüksek gürültülü makinelerin daha sessiz olanlarla değiştirilmesi, gürültülü işlemlerin izole edilmesi veya makinelerin ayrı bölmelere alınmasını içerir. Ortamda alınacak önlemler ise makinelerin yerleştirildiği zeminlerin titreşimi önleyecek malzemelerle desteklenmesi, duvar ve tavanların ses emici panellerle kaplanması, çift cam ve çift kapı sistemlerinin kurulmasıdır. Alıcıda alınacak önlemlerde ise gürültüye maruz kalan çalışanın izole kabinlere alınması, çalışma sürelerinin kısaltılması ve kulaklık veya kulak tıkacı gibi kişisel koruyucu donanımların kullanılması sağlanır.

Tıbbi önlemler kapsamında ise gürültülü işlerde çalışacak kişilerin işe giriş muayenelerinde mutlaka bazal odiyogramları çekilmelidir. Kulak, sinir sistemi hastalığı veya hipertansiyonu olanlar gürültülü işlere kabul edilmemeli, ancak yeterli güvenlik önlemleri alınarak doğuştan sağır ve dilsizlerin bu işlerde çalıştırılması düşünülebilmelidir. Çalışanların her 6 ayda bir periyodik odiyometrik muayeneleri tekrarlanmalı, işitme kaybı başlangıcı tespit edilenler gürültülü ortamlardan uzaklaştırılarak tedavi ve kontrol altına alınmalıdır.

6Yasal Mevzuat, Yükümlülükler ve Sorumluluklar

Gürültüye bağlı işitme kayıplarının meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi için yasal olarak belirli şartların yerine gelmesi gerekir. Buna göre çalışanın gürültülü işlerde en az 2 yıl, gürültü şiddetinin sürekli olarak 85 dB'in üzerinde olduğu işlerde ise en az 30 gün çalışmış olması şarttır. Çalışanın meslek hastalığına yol açan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın teşhis edildiği tarih arasında geçebilecek maksimum süreyi ifade eden 'yükümlülük süresi' gürültüye bağlı işitme kayıpları için 6 ay olarak belirlenmiştir.

İşverenin yükümlülükleri kapsamında, 4857 sayılı İş Kanunu gereğince iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak amacıyla her türlü teknik önlemi almak, gerekli araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak zorundadır. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Madde 22'ye göre ağır ve tehlikeli işlerin yapılmadığı yerlerde gürültü 80 dB'i geçemez; daha gürültülü işlerde ise sınır en fazla 95 dB olup bu durumda çalışanlara kulaklık veya tıkaç verilmesi zorunludur. Ayrıca tüzüğün 525. maddesi gereğince verilen kulak tıkaçları her gün temizlenmeli ve sterilize edilmeden kesinlikle başka bir çalışana verilmemelidir.

İş yeri hekimleri, çalışanların işe giriş ve periyodik muayenelerini yapmak, odiyometrik taramaları yönetmek ve kulak koruyucu donanımların seçiminde tıbbi önerilerde bulunmakla yükümlüdür. Çalışanlar ise kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımları (kulaklık, tıkaç) rahatsız edici bulsalar dahi düzenli ve doğru bir şekilde kullanmakla yükümlüdürler. Çalışanların bu yükümlülüğe uymaması durumunda, ileride oluşabilecek işitme kayıpları için yasal hak talebinde bulunmaları mümkün olmayabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250