Kavram Sözlüğü

Veteriner Parazitoloji dersindeki 214 kavram, ünite sırasına göre.

ParazitÜnite 1

Bir canlının yaşamını, üzerinde veya içinde yaşadığı kendinden daha büyük bir diğer canlının zararına sürdürmesini benimsemiş ve bu yaşama uyum sağlamış canlı organizmadır.

Parazitin üzerinde veya içinde barınarak ona yaşam alanı, koruma ve gıda sağlayan, genellikle parazitten daha büyük olan canlı organizmadır.

PhytoparazitÜnite 1

Bitkisel kökenli parazitleri tanımlayan terimdir; bakteriler, virüsler ve mantarlar bu grupta yer alırlar.

ZooparazitÜnite 1

Hayvansal kökenli parazitleri tanımlayan terimdir; tek hücreli protozoonlar ile çok hücreli helmint ve artropodları kapsar.

SaprofitÜnite 1

Doğada serbest olarak yaşayan, parazit olmayan ve organik atıkları ayrıştırarak beslenen bitkisel tabiatlı canlılardır.

SaprozoaÜnite 1

Doğada serbest olarak yaşayan, parazitlik ilişkisi kurmayan hayvansal tabiatlı serbest canlı organizmalardır.

ZoonozÜnite 1

Hayvanlardan insanlara ve insanlardan hayvanlara doğal yollarla bulaşabilen, ortak olarak şekillenen enfeksiyöz ve paraziter hastalıklardır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
SimbiyozisÜnite 1

Farklı türden iki veya daha fazla organizmanın, birbirlerine mutlaka yarar sağlama zorunluluğu olmaksızın, yakın bir ilişki içinde bir arada yaşamasıdır.

ForezisÜnite 1

Küçük bir canlının (foront) daha büyük bir canlı (konak) tarafından sadece taşınması esasına dayanan, aralarında metabolik ilişki bulunmayan rastlantısal ortak yaşam şeklidir.

KommensalizmÜnite 1

Birlikte yaşayan iki canlıdan birinin (sığıntı) yarar sağladığı, diğerinin (konak) ise bu ilişkiden hiçbir fayda veya zarar görmediği sofra arkadaşlığı ilişkisidir.

MutualizmÜnite 1

Birlikte yaşayan her iki canlının da bu ilişkiden karşılıklı olarak yarar sağladığı ve çoğunlukla birbirlerine metabolik olarak bağımlı olduğu yaşam şeklidir.

TaksonomiÜnite 1

Dünyada bulunan farklı özellikteki canlıların ortak özelliklerine göre sınıflandırılmasını, gruplandırılmasını ve bilimsel olarak isimlendirilmesini sağlayan bilim dalıdır.

Binominal İsimlendirmeÜnite 1

Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan, büyük harfle başlayan bir cins adı ve küçük harfle başlayan bir tür adından oluşan çift isimli sistemdir.

Dorso-ventralÜnite 2

Parazitlerin (özellikle bit, kene ve tahtakurusu gibi ektoparazitlerin) konak yüzeyine daha iyi tutunabilmek için yukarıdan aşağıya doğru basıklaşmış vücut formunu ifade eden terimdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
BilateralÜnite 2

Pirelerde görüldüğü gibi vücudun yanlardan basık olması durumunu veya helmintlerde görülen iki taraflı simetrik vücut yapısını tanımlayan kavramdır.

GigantizmÜnite 2

Serbest yaşayan akrabalarına kıyasla parazit canlılarda görülen aşırı büyüme eğilimidir; örneğin serbest nematodlar birkaç milimetreyken böbreğe yerleşen Dioctophyma renale'nin 1 metreye ulaşmasıdır.

EriythrocruorinÜnite 2

Bazı parazitlerin vücut sıvılarında ve kanallarında bulunan, solunumla görevli hemoglobin benzeri kırmızı renkli pigment maddesidir.

BothriaÜnite 2

Pseudophyllidea takımı cestodlarda görülen, belirgin kaslı çeperi olmayan, yarık veya oluk şeklindeki basit yapışma organelleridir.

KütikülaÜnite 2

Helmintlerin vücutlarını dıştan saran, onları konağın sindirim enzimlerinden ve asidik sıvılarından koruyan, aynı zamanda tutunma yapıları barındıran koruyucu katmandır.

EksoskeletonÜnite 2

Artropodların vücutlarını bir zırh gibi dıştan saran, su kaybını önleyen ve kasların tutunmasını sağlayan sert kitin tabakasıdır.

StigmaÜnite 2

Artropodların karın (abdomen) bölgesinde yer alan ve solunum borularının (trake) vücut dışına açılmasını sağlayan solunum delikleridir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Saprozoik beslenmeÜnite 2

Parazitin sindirim enzimlerini hücre dışına salgılayarak besinleri dış ortamda sindirmesi ve ardından osmozla hücre içine alması şeklindeki beslenme tarzıdır.

Holozoik beslenmeÜnite 2

Besin maddelerinin hücre içine bir besin vakuolü (fagozom) şeklinde alınarak hücre içi enzimlerle sindirilmesi esasına dayanan beslenme şeklidir.

Otorotrof beslenmeÜnite 2

Canlının ihtiyaç duyduğu organik besin maddelerini inorganik maddelerden kendisinin sentezlemesi durumudur; parazit protozoonlarda bu beslenme şekli görülmez.

Gregarian hareketÜnite 2

Apicomplexa şubesi protozoonlarda görülen, belirgin bir hareket organeli (kamçı, kirpik vb.) bulunmaksızın gerçekleştirilen kayma hareketidir.

MirasidyumÜnite 2

Trematodların yumurtadan çıkan, üzeri kirpiklerle kaplı olan ve ara konağı bulmak için suda aktif olarak yüzen ilk larva dönemidir.

KorasidyumÜnite 2

Bazı cestodların yumurtalarından çıkan, dış yüzeyi kirpikli yapıya sahip olan ve suda hareket edebilen ilk larva formudur.

Jinekoforik kanalÜnite 2

Schistosoma cinsi ayrı eşeyli trematodlarda, erkek parazitin vücudunda bulunan ve dişi parazitin döllenme amacıyla sürekli içinde yaşadığı yarıktır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
PartenogenezÜnite 2

Dişi parazitin yumurtasının erkek sperm hücresi tarafından döllenmesine gerek kalmadan yeni bireyler (larvalar) meydana getirmesi şeklindeki üreme biçimidir.

ProtandriÜnite 2

Cestod halkalarında erkek üreme organlarının dişi üreme organlarından daha önce gelişmesi ve daha erken dejenere olup ortadan kalkması durumudur.

PedogenesisÜnite 2

Parazitlerin larva dönemlerindeyken eşeysiz olarak tomurcuklanma yoluyla kendi içlerinde çok sayıda yeni larva formu üretmesi sürecidir.

EndodiyogeniÜnite 2

Toxoplasma gondii gibi bazı protozoonlarda görülen, ana hücre içerisinde sadece iki adet yavru hücrenin gelişmesiyle karakterize iç tomurcuklanma şeklidir.

KonjugasyonÜnite 2

Sadece Ciliophora (kirpikliler) sınıfı protozoonlarda görülen, iki hücre arasında kurulan geçici sitoplazmik köprü aracılığıyla karşılıklı DNA değişimi sürecidir.

Son KonakÜnite 3

Parazitin seksüel (eşeyli) üreme evresini gerçekleştirdiği ve erişkin/olgun formuna ulaştığı konak canlıdır. Örneğin, Fasciola hepatica için koyun ve sığırlar son konaktır.

Ara KonakÜnite 3

Parazitin genç, larval veya eşeysiz gelişim formlarını barındırdığı ve erişkinliğe ulaşamadığı konak canlıdır. Örneğin, Echinococcus granulosus için koyunlar ara konaktır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Paratenik KonakÜnite 3

Parazitin vücuduna girdiğinde hiçbir gelişim göstermeden latent halde beklediği, ancak son konak için enfektif kalmaya devam ettiği taşıyıcı konaktır. Syngamus trachea döngüsündeki toprak solucanları buna örnektir.

Transport KonakÜnite 3

Parazitin gelişim göstermeksizin sadece bir yerden başka bir yere fiziksel olarak taşınmasını sağlayan aracı konak türüdür. Dermatobia hominis yumurtalarını taşıyan sivrisinekler buna örnektir.

Rezervuar KonakÜnite 3

Patojen etkenleri vücudunda taşıdığı halde kendisinde klinik hastalık belirtisi şekillenmeyen ve enfeksiyonun doğadaki devamlılığını sağlayan konaktır. Trypanosoma cruzi için armodillolar rezervuardır.

VektörÜnite 3

Bakteri, virüs, protozoon veya helmint gibi hastalık etkenlerini duyarlı insan ve hayvanlar arasında taşıyan ve genellikle artropod olan canlılardır. Sıtmayı taşıyan Anopheles sivrisinekleri birer vektördür.

Monoksen ParazitÜnite 3

Gelişimi direkt olan ve yaşam döngüsünü tamamlamak için hiçbir ara konağa ihtiyaç duymayan parazit türüdür. Uyuz etkeni Sarcoptes scabiei monoksen bir parazittir.

Heteroksen ParazitÜnite 3

Yaşam döngüsünü tamamlayabilmek için mutlaka en az bir veya daha fazla ara konak kullanmak zorunda olan indirekt biyolojili parazitlerdir. Fasciola hepatica heteroksen bir parazittir.

Transovarian ParazitizmÜnite 3

Dişi konakların vücutlarındaki parazitleri yumurtaları vasıtasıyla doğrudan yeni jenerasyonlarına aktarması durumudur. Kenelerin Babesia ovis etkenini yavrularına geçirmesi bu duruma örnektir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Protelien ParazitizmÜnite 3

Canlının sadece genç veya larval formlarının parazit olarak yaşadığı, erişkin formlarının ise doğada serbest ve bağımsız yaşadığı periyodik parazitizm tipidir. Hypoderma sinekleri buna örnektir.

İmagonal ParazitizmÜnite 3

Canlının sadece erişkin (olgun) formlarının parazit olarak yaşadığı, genç ve larval formlarının ise dış ortamda serbest olarak geliştiği parazitizm şeklidir. Nematodların birçoğu bu gruba dahildir.

HiperparazitizmÜnite 3

Parazit olarak yaşayan bir canlının vücudunda veya üzerinde başka bir parazit türünün yaşaması durumudur. Köpek piresi Ctenocephalides canis'in içinde Dipylidium caninum larvası barındırması örnektir.

Pseudo ParazitizmÜnite 3

Parazit olmayan yabancı cisimlerin veya o konağa ait olmayan parazit yumurtalarının dışkıda görülerek parazit sanılması durumudur. Koyun karaciğeri yiyen insanın dışkısında Fasciola yumurtası görülmesi örnektir.

EktoparazitÜnite 4

Konağın deri, kıl, tüy, kulak veya solungaç gibi dış yüzeylerinde yaşayan ve buralarda beslenerek zarar veren parazitlerdir. Bitler, pireler ve uyuz etkenleri bu gruba giren en yaygın artropod örnekleridir.

EndoparazitÜnite 4

Konağın iç organlarında, kanında, lenf sıvısında, boşluklarında veya dokularında yaşayan parazitlerdir. Protozoonların neredeyse tamamı ile şeritler ve yuvarlak kurtlar bu grupta yer alır.

Histozoik ParazitÜnite 4

Endoparazitlerin, konak organizmasının doğrudan doku aralıklarında veya organ paritelerinde yerleşip yaşamını sürdüren formlarıdır. Trichinella spiralis larvalarının kas dokusuna yerleşmesi buna örnektir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İntrasellüler ParazitÜnite 4

Konak organizmasının hücrelerinin içinde yaşayan ve çoğalan parazit türleridir. Sıtma etkeni olan Plasmodium türlerinin eritrositlerin içinde gelişmesi bu kavrama en net örnektir.

VektörÜnite 4

Hastalık etkeni olan parazitleri bir konaktan diğerine taşıyan ve bulaştıran, genellikle eklembacaklı (artropod) olan ara konak canlılardır. Sivrisinekler ve keneler en önemli biyolojik vektörlerdendir.

Mekanik BulaşmaÜnite 4

Parazit etkeninin vektör vücudunda hiçbir gelişim veya çoğalma evresi geçirmeden, sadece fiziksel olarak taşınarak yeni konağa bulaştırılmasıdır. Sokucu sineklerin Trypanosoma evansi'yi taşıması bu yolla olur.

Biyolojik BulaşmaÜnite 4

Parazitin, yaşam döngüsünü tamamlayabilmek için vektörün vücudunda zorunlu bir gelişim, başkalaşım veya çoğalma evresi geçirmesiyle gerçekleşen bulaşma şeklidir.

PreimmunisyonÜnite 4

Konağın vücudunda canlı parazit bulunduğu sürece, aynı parazit türüyle oluşabilecek yeni enfeksiyonlara karşı gösterdiği direnç ve kısmi bağışıklık durumudur.

Ontogenetik GöçÜnite 4

Parazitlerin konak vücuduna giriş yaptıktan sonra, nihai olarak yerleşecekleri hedef doku ve organlara ulaşana kadar geçirdikleri büyüme ve gelişmeyle ilişkili göç hareketidir.

Sapık Ontogenetik GöçÜnite 4

Parazitin kendine uygun olmayan, yabancı bir konağa girmesi sonucu normal gelişim rotasını şaşırarak dokularda rastgele göç etmesi ve larva migrans tablosu oluşturmasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Deri Larva GöçüÜnite 4

Ancylostoma gibi kancalı kurt larvalarının uygun olmayan konakların (örneğin insan) derisinden girerek yüzeysel dokularda yaptığı, kaşıntılı ve çizgisel hasarlarla seyreden yetersiz göç hareketidir.

İç Organ Larva GöçüÜnite 4

Toxocara canis gibi parazit larvalarının yabancı konakların derin dokularına ve iç organlarına göç ederek buralarda kapsüllenmesi veya yangısal odaklar oluşturmasıyla karakterize klinik tablodur.

Transovarial NakilÜnite 4

Annedeki parazit etkeninin kene gibi vektörlerin yumurtalıklarına geçerek yeni nesil larvalara aktarılması ve bu larvaların kan emerken hastalığı duyarlı konaklara bulaştırmasıdır.

ZoonozÜnite 5

Doğal şartlar altında omurgalı hayvanlardan insanlara, insanlardan da hayvanlara bulaşabilen hastalık etkenleri ve bunların oluşturduğu enfeksiyonlardır. Örneğin, kuduz ve bruselloz klasik zoonotik hastalıklardandır.

AntropozoonozÜnite 5

Doğal olarak hayvanlardan insanlara bulaşan ve birincil olarak hayvan popülasyonlarında seyreden enfeksiyonlardır. Toxoplasmosis ve leishmaniosis bu gruba örnek gösterilebilir.

ZooantroponozÜnite 5

Primer olarak insan orijinli olup, insanlardan hayvanlara bulaşan enfeksiyonlardır. İnsan tüberkülozu ve tinea solium enfeksiyonları bu kategoriye girer.

AmfiksenozÜnite 5

Hem insanlardan hayvanlara hem de hayvanlardan insanlara her iki yönde de kolaylıkla bulaşabilen ortak enfeksiyonlardır. Salmonellosis bu duruma en belirgin örnektir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
MetazoonozÜnite 5

Enfeksiyon etkeninin biyolojik olarak bir omurgasız artropod vektör tarafından nakledildiği, etkenin vektörde çoğaldığı veya geliştiği zoonoz tipidir. Sarı humma ve sıtma bu gruba girer.

Transovaryal nakilÜnite 5

Vektör artropodun vücudundaki patojenlerin ovaryum yoluyla yumurtalara ve dolayısıyla yeni nesil artropod bireylerine aktarılması sürecidir. Kene kaynaklı ensefalit ve KKKA virüsünün kenelerdeki yayılımı buna örnektir.

Holometabolar gelişimÜnite 5

Yumurta, larva, pupa ve erişkin (imago) olmak üzere dört belirgin evreden oluşan tam başkalaşım (metamorfoz) sürecidir. Sivrisinekler, karasinekler ve pireler bu şekilde gelişirler.

Hemimetabolar gelişimÜnite 5

Pupa evresi içermeyen, yumurtadan çıkan nimflerin morfolojik olarak erişkinlere benzediği yarım başkalaşım sürecidir. Tahtakuruları, keneler ve akarlar bu gelişim tipine sahiptir.

MyiasisÜnite 5

Diptera dizisinde yer alan sineklerin larvalarının, insan veya hayvanların canlı doku, organ veya vücut boşluklarında parazitlenerek yol açtığı patolojik bozukluktur. Wohlfahrtia magnifica larvalarının yaralarda üremesi buna örnektir.

Sivrisinek larvalarının su yüzeyinden atmosferik havayı solumak için kullandıkları, abdomenin ucunda yer alan boru şeklindeki solunum organelidir. Culex larvalarında bulunurken, Anopheles larvalarında bulunmaz.

SimilotoksikozisÜnite 5

Simuliidae (kara sinek) sürülerinin hayvanlara yoğun şekilde saldırıp kan emmesi sırasında salgıladıkları toksik salgılar nedeniyle şekillenen, ölüme yol açabilen sistemik zehirlenme tablosudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
DiapozÜnite 5

Artropodların, düşük sıcaklık veya kuraklık gibi uygun olmayan çevresel koşullarda gelişimlerini ve metabolik aktivitelerini belirli periyotlarla geçici olarak durdurması veya geciktirmesidir.

HematofagözÜnite 5

Yaşam döngülerini sürdürebilmek veya yumurta üretebilmek amacıyla doğrudan kanla beslenen canlıları tanımlayan terimdir. Dişi sivrisinekler ve tüm kene evreleri hematofagözdür.

Larvipar (Vivipar)Ünite 5

Yumurta bırakmak yerine, yumurtanın anne vücudunda açılması sonucu doğrudan canlı larva doğuran canlılardır. Çeçe sinekleri ve Oestrus ovis bu özelliğe sahiptir.

ScutumÜnite 5

Ixodidae (sert keneler) ailesindeki kene türlerinin sırt bölgesinde bulunan, vücudu koruyan sert kitin kalkan tabakasıdır. Erkeklerde tüm sırtı kaplarken, dişilerde sadece ön kısmı kaplar.

Kene felciÜnite 5

Bazı kene türlerinin (özellikle dişi kenelerin) kan emme esnasında salgılarıyla konağa aktardıkları nörotoksik proteinler nedeniyle şekillenen, motor sinirleri felç eden tablodur.

Yalancı uyuzÜnite 5

Hayvanlara özgü uyuz etkenlerinin (örneğin Sarcoptes scabiei var. canis) insanlara geçici olarak bulaşmasıyla oluşan, tünel kazamayan ancak şiddetli kaşıntı ve papüllere yol açan dermatit tablosudur.

Patojen mikroorganizmaları veya parazit evrelerini üzerinde barındırarak bir konaktan diğerine mekanik olarak taşıyabilen kıyafet, fırça veya ekipman gibi cansız nesnelerdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
ZoonozÜnite 6

Doğal şartlar altında insanlardan hayvanlara, hayvanlardan da insanlara bulaşabilen hastalık etkenleri ve bunların oluşturduğu enfeksiyonlardır. Protozoon kaynaklı zoonozlar bu grubun en önemli üyelerindendir.

ÖkaryotÜnite 6

Zarla çevrili belirgin organelleri ve organize bir çekirdeği bulunan gelişmiş hücre yapısına sahip canlılardır. Protozoonlar tek hücreli olmalarına rağmen ökaryotik organizmalardır.

MonoksenÜnite 6

Gelişme dönemlerini tamamlamak için sadece tek bir konağa ihtiyaç duyan, direkt gelişme gösteren protozoonlardır. Giardia spp. ve Entamoeba spp. bu gruba örnek gösterilebilir.

HeteroksenÜnite 6

Gelişimlerini tamamlayabilmek için birden fazla konağa (ara konak ve son konak) ihtiyaç duyan, indirekt gelişme gösteren protozoonlardır. Leishmania spp. ve Babesia spp. bu gruptadır.

TakizoitÜnite 6

Toxoplasma gondii'nin ara konak dokularında ve vücut sıvılarında bulunan, çok hızlı çoğalma yeteneğine sahip, yarım ay şeklindeki aktif yaşam formudur.

BradizoitÜnite 6

Toxoplasma gondii'nin konak bağışıklık yanıtı oluştuktan sonra dokularda yavaş çoğalan ve doku kistleri içerisinde uzun yıllar canlılığını koruyan formudur.

AmastigotÜnite 6

Leishmania türlerinin omurgalı konakların makrofaj ve monosit gibi hücrelerinin içinde yaşayan, kamçısı bulunmayan yuvarlak veya oval şekilli formudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
PromastigotÜnite 6

Leishmania türlerinin vektör kum sineğinin (tatarcık) sindirim kanalında ve tükürük bezinde yaşayan, kamçılı ve hareketli olan ekstraselüler formudur.

OtoenfeksiyonÜnite 6

Bir konağın vücudunda üreyen parazitlerin dış ortama çıkmadan veya dış ortamda gelişmeden aynı konağı tekrar enfekte etmesi durumudur. Cryptosporidiosis'te ince duvarlı ookistler buna neden olur.

Transovarial NakilÜnite 6

Babesia gibi kene kaynaklı protozoonların, enfekte dişi keneden yumurtalar aracılığıyla bir sonraki nesil kene larvalarına aktarılması sürecidir.

Transstadial NakilÜnite 6

Vektör keneler tarafından taşınan parazitlerin, kenenin larva döneminden nimf dönemine, nimften ise erişkin döneme geçişinde canlılığını koruyarak aktarılmasıdır.

StercorarianÜnite 6

Parazitlerin vektörün dışkısı yoluyla konakçıya bulaştırılması yöntemidir. Trypanosoma cruzi'nin uçan tahtakurularının dışkısıyla bulaşması buna örnektir.

SalivarianÜnite 6

Parazitlerin vektör artropodun tükürüğü vasıtasıyla kan emme esnasında konakçıya bulaştırılmasıdır. Trypanosoma brucei'nin çeçe sineği tükürüğüyle bulaşması örnektir.

SarcokistÜnite 6

Sarcocystis türlerinin ara konakların kalp, iskelet kası ve sinir dokularında oluşturduğu, içinde binlerce bradizoit barındıran doku kistleridir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
TrofozoitÜnite 6

Protozoonların (örneğin Giardia, Entamoeba veya Balantidium) beslenen, aktif olarak hareket eden ve çoğalan vejetatif yaşam formudur.

Protozoonların dış ortam şartlarına dayanıklı, metabolizması yavaşlamış, koruyucu bir çeperle çevrili olan ve genellikle bulaşmadan sorumlu olan formudur.

CiliataÜnite 6

Yaşamlarının belirli veya tüm dönemlerinde hareket ve besin yakalama amacıyla 'sil' (kirpik) adı verilen küçük uzantıları bulunduran protozoon grubudur. En büyük üyesi Balantidium coli'dir.

Apikal KompleksÜnite 6

Apicomplexa filumundaki protozoonların hücreye girişini ve tutunmasını sağlayan; konoid, rhoptri, kutup halkası ve mikronem gibi organellerden oluşan özel yapıdır.

OokinetÜnite 6

Babesia ve benzeri apicomplexan protozoonların kene veya vektör bağırsağında döllenme sonrası oluşan, hareket yeteneğine sahip zigot formudur.

MicrosporidiaÜnite 6

Zorunlu hücre içi paraziti olan, spor üreten ve yapılan son moleküler çalışmalarda protozoonlardan ziyade mantarlara daha yakın olduğu belirlenen canlı grubudur.

ZoonozÜnite 7

İnsanlar ile diğer omurgalı hayvanlar arasında doğal olarak bulaşma ve geçiş yapabilme potansiyeline sahip olan enfeksiyöz hastalıklardır. Bu hastalıkların etkenleri virüs, bakteri, mantar veya parazitler olabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
MetaserkerÜnite 7

Trematodların (kelebeklerin) dış ortamda sucul bitkiler üzerinde veya ikinci ara konaklarda (örneğin balıklarda) oluşturdukları, son konak için enfektif olan kapsüllü larva dönemidir. Fasciola hepatica enfeksiyonu, bu formun sularla veya su teresi gibi bitkilerle ağızdan alınmasıyla başlar.

Visseral Larva MigransÜnite 7

Toxocara canis gibi parazitlerin yumurtalarının uygun olmayan konaklar (örneğin insanlar) tarafından alınması sonucu, bağırsakta açılan larvaların karaciğer, akciğer ve diğer iç organlarda gerçekleştirdiği düzensiz göç hareketidir.

Pernisiyöz AnemiÜnite 7

Diphyllobothrium latum gibi çok uzun boylu şeritlerin, konakçının ince bağırsağında gıdalarla alınan B12 vitaminini yüksek oranda absorbe edip kendi bünyesinde depolaması sonucu insanda şekillenen ciddi bir kansızlık tablosudur.

OtoenfeksiyonÜnite 7

Bir parazitin dış ortama çıkmadan veya dış ortamda çok kısa süre kaldıktan sonra aynı konakçıyı yeniden enfekte etmesidir. Strongyloides stercoralis ve Taenia solium enfeksiyonlarında iç veya dış otoenfeksiyon mekanizmaları görülebilir.

SerkerÜnite 7

Schistosoma türleri gibi trematodların ara konak salyangozlardan ayrılıp suda serbestçe yüzen ve son konağın derisini doğrudan delerek vücuda giren kuyruklu, enfektif larva formudur.

ProtoskoleksÜnite 7

Echinococcus granulosus kistlerinin (hidatik kist) içinde bulunan ve son konak köpeğin bağırsağına ulaştığında ergin şeridi oluşturacak olan mikroskobik genç baş kısımlarıdır. Kist patladığında vücuda saçılarak yeni kistlerin oluşmasına yol açarlar.

Cutaneous Larva MigransÜnite 7

Hayvan kancalı kurtlarının (Ancylostoma spp.) enfektif larvalarının insan derisinden girerek deri altında oluşturduğu, şiddetli kaşıntı ve kırmızı çizgisel lezyonlarla karakterize göç hareketidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Eozinofilik MeningoensefalitisÜnite 7

Angiostrongylus cantonensis larvalarının insan beyninde yaptığı göç ve buna bağlı gelişen yangısal reaksiyon sonucu şekillenen, yüksek eozinofil lökosit artışıyla karakterize beyin ve beyin zarı iltihabıdır.

Paratenik KonakÜnite 7

Parazitin yaşam döngüsünü tamamlaması için zorunlu olmayan, ancak larvaları barındırıp bir sonraki konağa taşınmasında köprü görevi gören taşıyıcı veya biriktirici konakçıdır.

CholangiocarcinomaÜnite 7

Clonorchis sinensis ve Opisthorchis türlerinin safra kanallarında uzun yıllar boyunca yarattığı kronik irritasyon, yangı ve mekanik tıkanmalar sonucunda gelişen safra kanalı kanseridir.

Anafilaktik ŞokÜnite 7

Cystic echinococcosis vakalarında hidatik kistin fiziksel bir darbe veya cerrahi hata sonucu patlamasıyla kist sıvısının vücuda yayılmasına bağlı olarak gelişen, ölümcül olabilen ani ve şiddetli alerjik reaksiyondur.

Gebe HalkaÜnite 7

Cestodların (şeritlerin) vücudunun en arkasında yer alan, içi tamamen döllenmiş yumurtalarla dolu olan ve dışkıyla veya kendiliğinden anüsten dışarı atılan olgunlaşmış vücut bölmeleridir.

EozinofiliÜnite 7

Vücutta paraziter enfeksiyonlara veya alerjik reaksiyonlara yanıt olarak kanda eozinofil adı verilen savunma hücrelerinin sayısının normalin çok üzerine çıkması durumudur.

PatojenÜnite 8

Parazitoloji alanında, uygun koşullar altında konak canlıda hastalık oluşturabilme potansiyeline sahip olan her türlü parazit canlıyı ifade eden terimdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
PatojeniteÜnite 8

Patojen parazitlerin konakçının doku ve organlarında meydana getirdiği makroskobik, mikroskobik veya biyokimyasal düzeydeki tüm yapısal ve işlevsel bozukluklardır.

VirulansÜnite 8

Bir parazitin konakta hastalık oluşturabilme yeteneğinin derecesini belirten, deneysel olarak LD50 veya ID50 değerleriyle ölçülebilen enfeksiyon gücüdür.

LD50 (Ortalama Ölüm Dozu)Ünite 8

Deney hayvanlarının veya konakların %50'sini öldürmek için yeterli olan parazit veya enfeksiyon ajanı miktarını ifade eden sayısal değerdir.

Soyucu ve Sömürücü EtkiÜnite 8

Parazitlerin konağın sindirilmiş besinlerine ortak olması, kanını emmesi veya doğrudan hücre ve dokularını tüketerek konakta anemi ve gelişme geriliği yaratmasıdır.

Toksik EtkiÜnite 8

Parazitlerin salgıladığı çeşitli enzimler, salgılar veya metabolizma artıklarının konak organizmasında lokal veya sistemik zehirlenmelere yol açması durumudur.

Mekanik EtkiÜnite 8

Parazitlerin büyüklükleri veya yoğun miktarda bulunmaları nedeniyle organ boşluklarını tıkaması ya da çevre dokulara basınç uygulayarak işlevlerini bozmasıdır.

Travmatik EtkiÜnite 8

Parazitlerin konak dokularını ısırma, delme, çengelleriyle tutunma veya doku içinde kanallar açarak göç etme yoluyla doğrudan fiziksel olarak yaralamasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
MetaplaziÜnite 8

Parazitlerin kronik etkisi sonucunda, bir doku hücresi şeklinin kökeni aynı olan başka bir doku hücresi şekline dönüşmesidir; Paragonimus westermani'nin bronş epitelini değiştirmesi gibi.

HiperplaziÜnite 8

Parazitlerin uyarımıyla hücre bölünmesinin artması sonucu dokulardaki hücre sayısının anormal derecede artması ve dokunun büyümesidir.

NeoplaziÜnite 8

Parazitlerin kronik irritasyonu sonucu dokularda yeni ve kontrolsüz hücrelerin oluşmasıyla karakterize, iyi veya kötü huylu tümörlerin (kanser) şekillenmesi durumudur.

Konkomitant Bağışıklık (Premünisyon)Ünite 8

Konak vücudunda canlı parazit var olduğu sürece aktif kalan, ancak parazit vücuttan atıldığında son bulan ve konağı yeni enfeksiyonlara karşı koruyan özel bir bağışıklık türüdür.

Biyolojik VektörlükÜnite 8

Hastalık etkeninin taşıyıcı parazit (ektoparazit) vücudunda sadece taşınmayıp, aynı zamanda gelişim veya çoğalma evrelerini de tamamlayarak konakçıya nakledilmesi durumudur.

Inhibe LarvaÜnite 8

Bağışıklık yanıtı veya olumsuz çevre koşulları nedeniyle konak dokularında gelişimini durdurarak bekleyen ve konkomitant bağışıklığın devamlılığını sağlayan larva formudur.

Paraziter TanıÜnite 9

Parazitin kendisinin, yumurta, larva, ookist gibi gelişim dönemlerinin ya da antikor ve DNA gibi varlık belirtilerinin konakta saptanması işlemidir. Kesin teşhis için klinik belirtilerin laboratuvar yöntemleriyle doğrulanması gerekir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
ZoonozÜnite 9

Hayvanlardan insanlara doğal yollarla bulaşabilen ve her iki grupta da hastalık oluşturma potansiyeline sahip olan enfeksiyon etkenleridir. Laboratuvar çalışanlarının bu etkenlere karşı kişisel koruyucu ekipman kullanması zorunludur.

SaprozoaÜnite 9

Doğada serbest olarak yaşayan ve hayvansal kökenli organik maddelerle beslenen mikroskobik canlılardır. Toprakla temas eden dışkı örneklerine bulaşarak parazit gelişim formlarıyla karıştırılabilir ve yanlış teşhise yol açabilir.

Larva formları özellikle sığırların sırt bölgesinde deri altında parazitlenerek nodüller oluşturan ve derinin kalitesini düşüren bir sinek türüdür. Nekropsi ve dış muayene sırasında makroskobik olarak toplanabilir.

MiyazisÜnite 9

Bazı sinek türlerinin larvalarının, canlı hayvanların veya insanların açık yaralarına, dokularına ya da vücut boşluklarına yerleşerek burada beslenmesi ve gelişmesi sonucu şekillenen paraziter hastalık tablosudur.

NekropsiÜnite 9

Ölüm nedenini belirlemek veya paraziter etkenleri toplamak amacıyla, ölü hayvan gövdesinin belirli bir bilimsel prosedür dahilinde sistemik olarak açılması ve organlarının incelenmesi işlemidir.

Ligatüre EtmekÜnite 9

Nekropsi sırasında sindirim kanalı organlarının içeriklerinin birbirine karışmasını önlemek amacıyla, organların bağlantı noktalarından ikişer santimetre arayla iplerle sıkıca bağlanması işlemidir.

FiksatifÜnite 9

Tanı amacıyla toplanan parazitlerin veya doku örneklerinin morfolojik yapılarının bozulmasını, çürümesini ve değişim geçirmesini engellemek amacıyla kullanılan koruyucu kimyasal solüsyonlardır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Froti (İnce Yayma)Ünite 9

Bir damla kanın lam üzerine konularak başka bir lam yardımıyla tek tabaka halinde yayılması ve havada kurutulduktan sonra alkolle tespit edilerek mikroskobik incelemeye hazır hale getirilmesi işlemidir.

Kalın YaymaÜnite 9

Lamın ortasına damlatılan birkaç damla kanın dairesel hareketlerle yayılıp kurutulmasıyla hazırlanan ve özellikle düşük yoğunluktaki kan parazitlerinin saptanmasında kullanılan bir preparat hazırlama tekniğidir.

Selofan Bant YöntemiÜnite 9

Kılların üzerinde yerleşen ektoparazitlerin veya anüs çevresindeki parazit yumurtalarının şeffaf yapışkan bant yardımıyla toplanarak lam üzerine yapıştırılması esasına dayanan pratik bir teşhis yöntemidir.

BiyopsiÜnite 9

Canlı hayvandan tanı amacıyla steril kanüller veya özel iğneler yardımıyla lenf yumrusu, dalak, karaciğer veya kemik iliği gibi dokulardan küçük miktarda sıvı veya parça çekilmesi işlemidir.

Potasyum Dikromat (%2,5)Ünite 9

Dışkı ve organ içeriklerindeki protozoon ookistlerinin morfolojik yapılarını bozmadan korunmasını ve laboratuvara kadar güvenle taşınmasını sağlayan, parazitolojide yaygın kullanılan bir fiksatif solüsyondur.

Kan hücrelerinin morfolojisini koruyan ve kanın pıhtılaşmasını engelleyen, özellikle kan parazitlerinin mikroskobik ve moleküler analizleri için kullanılan tüplerin içindeki kimyasal maddedir.

Vejetatif FormÜnite 9

Protozoonların aktif olarak beslenen, çoğalan ve hareket eden, ancak dış ortam koşullarına karşı oldukça hassas ve dayanıksız olan canlılık evresidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Natif MuayeneÜnite 10

Pirinç tanesi büyüklüğünde çok az miktar dışkının doğrudan lam üzerinde su ile karıştırılarak lamel altında incelendiği en basit ve hızlı mikroskobik muayene yöntemidir.

Flotasyon (Yüzdürme)Ünite 10

Parazit yumurta ve kistlerinin, kendi özgül ağırlıklarından daha yüksek yoğunluktaki solüsyonlar yardımıyla sıvının yüzeyine çıkarılarak toplanması prensibine dayanan zenginleştirme yöntemidir.

Sedimentasyon (Çöktürme)Ünite 10

Özgül ağırlığı yüksek olan ağır parazit yumurtalarının (özellikle trematodların), musluk suyu gibi düşük yoğunluklu sıvılar kullanılarak dibe çöktürülmesi yöntemidir.

Telemann YöntemiÜnite 10

Köpek, insan ve primat gibi canlıların yağlı dışkılarında bulunan helmint yumurtalarını eter ve hidroklorik asit (HCl) kullanarak arındıran ve yoğunlaştıran özel bir santrifüj yöntemidir.

Baermann YöntemiÜnite 10

Ilık suyun uyarıcı etkisiyle dışkıdaki canlı nematod larvalarının hareketlenip yerçekimiyle huninin altındaki tüpte toplanmasını sağlayan larva tespit yöntemidir.

McMaster YöntemiÜnite 10

Özel bölmeli sayım lamları kullanılarak bir gram dışkıda bulunan parazit yumurtası veya larva sayısının (epg) kantitatif olarak hesaplanmasını sağlayan tekniktir.

Dışkı KültürüÜnite 10

Birbirine benzeyen nematod yumurtalarının ayırıcı teşhisini yapabilmek amacıyla, dışkıdaki yumurtaların uygun nem ve sıcaklıkta enfektif larva aşamasına kadar geliştirilmesi işlemidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
ZoonozÜnite 10

Hayvanlardan insanlara doğrudan veya dolaylı yollarla bulaşabilen ve insan sağlığını ciddi şekilde tehdit edebilen enfeksiyöz hastalık veya parazitlerdir.

BlastomerÜnite 10

Dışkının bekletilmesi veya eski taze olmayan örneklerin kullanılması durumunda, parazit yumurtasının içerisinde bölünmeye başlayan ilk hücre gruplarıdır.

SporogoniÜnite 10

Koksidiyal ookistlerin dış ortamda uygun nem, sıcaklık ve oksijen varlığında enfektif (hastalık yapıcı) sporlu form haline gelmesi sürecidir.

Sheather's SolüsyonuÜnite 10

Özellikle Cryptosporidium ookistlerinin yüzdürülerek teşhis edilmesi amacıyla kullanılan, toz şeker, su ve koruyucu olarak formaldehit içeren yoğun flotasyon sıvısıdır.

Potasyum Dikromat (%2,5)Ünite 10

Koksidiyal ookistlerin sporlandırılması amacıyla yapılan dışkı kültürlerinde, bakteriyel üremeyi baskılarken ookist gelişimini destekleyen kimyasal solüsyondur.

Metilen Mavisi (%1)Ünite 10

Sedimentasyon yöntemi sonrasında petri kutusundaki dışkı tortularını boyayarak trematod yumurtalarının mikroskop altında daha belirgin ve kolay görünmesini sağlayan kontrast boyadır.

EPG (Egg Per Gram)Ünite 10

McMaster sayım yöntemi sonucunda hesaplanan ve hastanın bir gram dışkısında bulunan toplam parazit yumurtası miktarını ifade eden kantitatif birimdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Spirocerca YumurtasıÜnite 10

Klasik doymuş tuzlu su flotasyonunda yüzdürülmesi zor olan, teşhisi için doymuş sodyum nitrat (NaNO3) solüsyonunun kullanılması önerilen özel bir nematod yumurtasıdır.

Etilen diamin tetraasetik asit; kalsiyum iyonlarını bağlayarak kanın pıhtılaşmasını engelleyen ve parazit muayenelerinde rutin olarak tercih edilen eflatun kapaklı tüplerdeki antikoagulant maddedir.

Direk BakıÜnite 11

Kan hücreleri dışında yaşayan ve hareketli olan Dirofilaria veya Trypanosoma gibi parazitleri tespit etmek amacıyla, bir damla kan ve serum fizyolojik karışımının lam lamel arasında doğrudan incelendiği en hızlı yöntemdir.

İnce Yayma FrotiÜnite 11

Kan hücrelerinin anomalilerini ve hücre içi parazitleri tespit etmek amacıyla, bir damla kanın lam üzerinde 35-45 derece açıyla ince bir tabaka halinde yayılarak boyanması esasına dayanan yöntemdir.

Giemsa BoyamaÜnite 11

Kan frotilerinin boyanmasında yaygın olarak kullanılan, %10'luk konsantrasyonda hazırlanan ve parazitlerin morfolojik detaylarının mikroskop altında ayırt edilmesini sağlayan klasik boyama metodudur.

Kalın Damla TekniğiÜnite 11

İnce yayma frotiye göre daha fazla kan kullanılarak hazırlanan, eritrositlerin distile su ile lize edilmesiyle parazitlerin ve lökositlerin daha yoğun ve görünür şekilde incelendiği tekniktir.

Buffy CoatÜnite 11

Hematokrit tüpünde santrifüj edilen tam kanda, eritrositler ile plazma arasında oluşan, lökositleri ve özgül ağırlıkları nedeniyle mikrofilerleri barındıran ince beyaz katmandır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Modifiye Knott TekniğiÜnite 11

1 ml tam kanın %2'lik formalin ile karıştırılarak eritrositlerin hemoliz edildiği, santrifüj sonrası çökeltinin metilen mavisi ile boyanarak mikrofilerlerin incelendiği zenginleştirme yöntemidir.

Filtre TekniğiÜnite 11

Eritrositleri lize edilmiş kanın 5 mikrometre porlu özel bir filtreden geçirilerek mikrofilerlerin filtre üzerinde toplanmasını ve boyanarak incelenmesini sağlayan yöntemdir.

Deri KazıntısıÜnite 11

Uyuz etkenlerinin teşhisi amacıyla, lezyonlu bölge sınırlarından 10 numara bistüri kullanılarak deri döküntüsü, kıl ve kabukların kanayıncaya kadar kazınarak alınması işlemidir.

Basit Sindirim TekniğiÜnite 11

Deri kazıntısı üzerine %10'luk KOH veya NaOH damlatılarak kıl ve keratin döküntülerinin eritilmesi ve akarların mikroskopta daha net görülmesini sağlayan kimyasal yöntemdir.

Selefon Bant TekniğiÜnite 11

Deri yüzeyinde yaşayan bit ve akarları toplamak amacıyla, yapışkan bantın deriye yapıştırılıp çekilmesi ve mineral yağ damlatılmış lam üzerine yapıştırılarak incelenmesi tekniğidir.

Asit Fosfataz AktivitesiÜnite 11

Dirofilaria immitis ve Dirofilaria repens mikrofilerlerinin histokimyasal boyama yöntemleri ile laboratuvarda birbirlerinden ayırt edilmesini sağlayan spesifik enzim aktivitesidir.

Eppendorf TüpüÜnite 11

Santrifüj sonrası elde edilen ve -20 °C'de saklanacak olan serum porsiyonlarının muhafaza edildiği, üzerine örnek numarası yazılan küçük plastik laboratuvar tüpüdür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
ZoonozÜnite 11

Hayvanlardan insanlara bulaşabilen, laboratuvarda çalışırken önlük ve eldiven kullanımını zorunlu kılan, insan sağlığını tehdit edici enfeksiyon veya parazitlerdir.

AntijenÜnite 12

Canlı vücuduna giren ve o canlı tarafından yabancı olarak tanımlanan tüm elementlerdir. Veteriner parazitolojide parazitin tümü, bir parçası, gelişim aşaması, ekskreti veya sekreti antijen görevi görebilir.

AntikorÜnite 12

Vücuda giren spesifik antijenik yapılara karşı bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve yalnızca o antijene özgü olarak bağlanabilen savunma proteinleridir.

AglütinasyonÜnite 12

Kan hücrelerinin veya antijenle kaplı partiküllerin, spesifik antikorların varlığında bir araya toplanarak gözle görülebilir kümeler halinde çökmesi olayıdır.

HemolizÜnite 12

Eritrositlerin hücre membranlarının parçalanması sonucu içlerindeki hemoglobinin ortama salınması ve kan hücrelerinin erimesi olayıdır.

KonjugatÜnite 12

Serolojik testlerde antijen-antikor kompleksini saptamak amacıyla kullanılan, bir enzim, floresan boya veya radyoaktif madde ile işaretlenmiş ikincil antikor molekülüdür.

KomplemanÜnite 12

Antijen-antikor kompleksine tutunma özelliği olan ve Kompleman Fiksasyon Testinde (KFT) hemoliz reaksiyonunu yönlendiren serum proteinleri sistemidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Thermal CyclerÜnite 12

Polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) sırasında DNA'nın çoğaltılması amacıyla kullanılan, sıcaklığı ve süreyi otomatik olarak ayarlayan laboratuvar cihazıdır.

PrimerÜnite 12

PZR reaksiyonunda hedef DNA bölgesinin başlangıç noktasına bağlanarak çoğaltmayı başlatan, tek sıra nükleotidlerden oluşan sentetik oligonükleotid dizisidir.

AmplikonÜnite 12

Polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) sonucunda hedef DNA bölgesinin milyonlarca kez kopyalanmasıyla elde edilen çoğaltılmış DNA ürünüdür.

Gen EkspresyonuÜnite 12

Genlerdeki deoksiribonükleik asit (DNA) diziliminin işlevsel protein veya RNA moleküllerine dönüştürülmesi sürecidir.

DilusyonÜnite 12

Bir çözeltinin veya serum örneğinin konsantrasyonunu azaltmak amacıyla belirli oranlarda fizyolojik sıvı veya tampon çözelti ile seyreltilmesi işlemidir.

HibridizasyonÜnite 12

Tek sarmallı bir nükleik asit zincirinin (DNA veya RNA), tamamlayıcı (komplementer) baz dizisine sahip başka bir tek sarmalla hidrojen bağları kurarak birleşmesi sürecidir.

PrognozÜnite 13

Bir hastalığın gidişatı, gelişimi ve sonuçlarını önceden tahmin edebilme durumudur. Paraziter hastalıklarda parazitin türü, yerleştiği organ ve konağın bağışıklık durumu gibi birçok faktörden etkilenir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Antiparaziter İlaçÜnite 13

İnsan ve hayvanlarda paraziter hastalıkların sağaltımı, kontrolü ve korunması amacıyla kullanılan, parazitleri öldüren veya felç ederek vücuttan uzaklaştıran kimyasal maddelerdir.

PatojeniteÜnite 13

Bir enfeksiyöz ajanın veya parazitin, girdiği konak canlıda hastalık oluşturabilme yeteneği ve gücüdür.

OtoenfeksiyonÜnite 13

Bir parazitin konağı tamamen terk etmeden, kendi ürettiği genç formlar veya yumurtalar aracılığıyla aynı konağı yeniden ve doğrudan enfekte etmesi durumudur.

Etiyolojik SağaltımÜnite 13

Doğrudan hastalığa neden olan parazit etkenini hedef alan, onu tahrip etmeyi veya vücuttan tamamen uzaklaştırmayı amaçlayan spesifik tedavi yöntemidir.

Biyolojik Sağaltım (Biyoterapi)Ünite 13

Paraziter hastalıklarda aşılama, bakteriyoterapi, hiperimmün serum uygulamaları veya ateşle sağaltım gibi biyolojik ajanların ve yöntemlerin kullanıldığı tedavi şeklidir.

EntomopatojenÜnite 13

Böcekler ve akarlar gibi eklembacaklı canlılarda enfeksiyon oluşturarak onların hastalanmasına ve ölümüne neden olan bakteri, virüs, mantar veya parazit gibi mikroorganizmalardır.

Terapotik İndeksÜnite 13

Bir ilacın tedavi edici (etki) dozu ile organizmada zehirlenmeye yol açan toksik dozu arasındaki orandır. Güvenli bir kullanım için bu indeksin değerlendirilmesi kritik önem taşır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Teratojenik EtkiÜnite 13

Gebelikte kullanılan ilaçların veya kimyasal maddelerin plasenta yoluyla yavruya geçerek anne karnındaki fetus üzerinde gelişimsel bozukluklar ve anomaliler oluşturmasıdır.

FarmakokinetikÜnite 13

İlaçların veya etken maddelerin canlı organizmaya girişinden itibaren emilim, dağılım, metabolizma (parçalanma) ve vücuttan atılım süreçlerini inceleyen bilim dalıdır.

EnfestasyonÜnite 13

Bit, pire, kene ve uyuz etkenleri gibi ektoparazitlerin (dış parazitlerin) konak canlının vücut yüzeyinde yerleşmesi ve istila etmesi durumudur.

HelmisitÜnite 13

Helmint olarak adlandırılan parazit solucanları (trematod, sestod, nematod) doğrudan öldürme özelliğine sahip olan antiparaziter ilaç grubudur.

HelmifüjÜnite 13

Parazit solucanları öldürmeden, onları felç ederek veya tutundukları dokulardan ayırarak bağırsak hareketleriyle vücut dışına atılmasını sağlayan ilaçlardır.

Oksidatif FosforilasyonÜnite 13

Canlı hücrelerde enerji kaynağı olarak kullanılan ATP sentezinin gerçekleştirildiği temel biyokimyasal yoldur; bazı antiparaziter ilaçlar bu yolu bloke ederek etki gösterir.

Antiparaziter DirençÜnite 13

Önerilen normal dozda uygulandığında parazitleri öldüren bir ilaca karşı, parazit popülasyonunun zamanla duyarsızlık geliştirmesi ve bu özelliğin kalıtsal olarak sonraki nesillere aktarılmasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yasal Arınma SüresiÜnite 13

İlaç uygulanan hayvanların et, süt, yumurta gibi gıdalarındaki kalıntı miktarının insan tüketimi için güvenli sınırlara inene kadar geçmesi gereken ve hayvanın kesilmemesini gerektiren süredir.

EpidemiyolojiÜnite 14

Bir enfeksiyonun veya hastalığın insan ve hayvan topluluklarındaki dağılışını, sıklığını ve bu durumu etkileyen faktörleri inceleyen bilim dalıdır.

Endemik hastalıkÜnite 14

Bir hastalığın belirli bir hayvan veya insan topluluğunda, nispeten düşük düzeyde ve kesintisiz olarak her zaman bulunması durumudur.

Epidemik hastalıkÜnite 14

Bir hastalığın belirli bir popülasyonda beklenmedik bir şekilde, aniden ve çok hızlı bir artış göstererek yayılmasıdır.

Sporadik hastalıkÜnite 14

Bir hastalığın belirli bir bölgede veya popülasyonda çok seyrek, düzensiz ve nadir olarak görülmesi durumudur.

PandemiÜnite 14

Bulaşıcı bir hastalığın kıtalararası veya dünya genelinde çok geniş bir coğrafi alana yayılması durumunu ifade eder.

PrevalansÜnite 14

Belirli bir zaman diliminde, mevcut tüm eski ve yeni hastalık vakalarının aynı dönemdeki toplam risk altındaki nüfusa oranıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İnsidansÜnite 14

Belirli bir zaman süresi içinde, bir popülasyonda yeni ortaya çıkan hastalık vakalarının sayısının risk altındaki nüfusa oranıdır.

Morbidite oranıÜnite 14

Belirli bir popülasyonda ve tanımlanmış bir zaman diliminde, belirli bir hastalığa yakalanan bireylerin sayısını veya oranını gösterir.

Mortalite oranıÜnite 14

Belirli bir popülasyonda, tanımlanmış bir süre içinde belirli bir hastalıktan kaynaklanan ölüm sayısının genel nüfusa oranıdır.

VektörÜnite 14

Hastalık etkenini bir omurgalı canlıdan alarak diğer bir omurgalı canlıya taşıyan ve bulaştıran kene, sinek gibi artropodlardır.

Ara konakÜnite 14

Parazitin erişkin olmayan genç evrim dönemlerini, larva formlarını veya eşeysiz üreyen şekillerini barındıran canlı organizmadır.

Biyotik potansiyelÜnite 14

Bir parazitin ürettiği yumurta, larva veya kist sayısı ile ölçülen, çevreye yayılma ve üremedeki biyolojik başarı kapasitesidir.

HipobiyozÜnite 14

Bazı nematod larvalarının elverişsiz mevsimsel ve çevresel koşullar nedeniyle konakçı vücudunda gelişimlerini geçici olarak durdurmasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
PreimmunusyonÜnite 14

Vücutta düşük düzeyde devam eden mevcut bir parazit varlığı sayesinde konakçıda şekillenen ve yeni enfeksiyonları engelleyen bağışıklık durumudur.

OtoenfeksiyonÜnite 14

Parazitin enfektif formlarının dış ortama çıkmadan veya çıktıktan hemen sonra aynı konakçıyı yeniden enfekte etmesi durumudur.

EradikasyonÜnite 14

Bir hastalık etkeninin veya parazit türünün belirli bir bölgeden veya dünya genelinden tamamen temizlenerek yok edilmesidir.

Kültürel mücadeleÜnite 14

Çevre temizliği, drenaj ve gübre yönetimi gibi yöntemlerle parazitlerin ve vektörlerin üreme alanlarını ortadan kaldırma çalışmasıdır.