Yatırım projeleri, gelecekteki nakit akışlarına dayalı tahminler içerdiği için doğası gereği risk taşır. Finansal yönetimde karar alma süreçleri üç temel durumda incelenir: Belirlilik, risk ve belirsizlik. Belirlilik, kararın sonucunun kesin olarak bilindiği durumdur. Risk ise, fiili sonucun beklenen sonuçtan farklı olma ihtimalinin objektif olasılıklarla hesaplanabildiği durumdur.
Belirsizlik ile risk arasındaki temel fark, olasılıkların bilinip bilinmemesidir. Risk durumunda gelecekteki olayların gerçekleşme ihtimalleri (olasılık dağılımları) tahmin edilebilirken, belirsizlikte bu olasılıklar bilinmez. Yatırım projeleri değerlendirilirken, projenin nakit girişlerinin tahminlerden sapma ihtimali temel risk faktörü olarak kabul edilir.
Yatırım projelerinin değerlendirilmesinde, her projenin risk derecesinin farklı olduğu varsayılır. Bu nedenle, projelerin karşılaştırılabilir olması için risk farklılıklarının giderilmesi ve aynı temelde değerlendirilmesi gerekir. Bu süreçte kullanılan yöntemler, riskin nakit akışlarına veya iskonto oranlarına yansıtılması prensibine dayanır.
Riske Göre Ayarlanmış İskonto Oranı Yöntemi, risk faktörünü iskonto oranını yükselterek dikkate alır. Risksiz iskonto oranına, projenin risk derecesine göre belirlenen bir 'risk primi' eklenir. Projenin riski ne kadar yüksek algılanırsa, eklenen risk primi ve dolayısıyla kullanılan iskonto oranı o kadar artar. Bu yöntem, NBD veya İKO hesaplamalarında riskin maliyete yansıtılmasını sağlar.
Belirlilik Eşitliği Yöntemi, riskli nakit akışlarını risksiz eşdeğerlerine dönüştürür. Gelecekteki nakit akışları, risk derecesini yansıtan bir düzeltme katsayısı (αt) ile çarpılarak 'düzeltilmiş nakit akışı' elde edilir. αt katsayısı 0 ile 1 arasında değer alır; risk arttıkça katsayı küçülür. Böylece riskli akışlar, risksiz iskonto oranı ile indirgenerek NBD hesaplanır.
Olasılık Dağılımı Yöntemi, her yıla ait nakit akış tahminlerinin gerçekleşme olasılıklarıyla çarpılarak 'beklenen değerlerin' bulunmasına dayanır. Bu yöntem, projenin riskini standart sapma ve değişim katsayısı kullanarak ölçer. Değişim katsayısı (standart sapma / beklenen NBD) daha düşük olan proje, daha az riskli kabul edilir.
Duyarlılık Analizi, projenin NBD veya İKO'sunun, temel değişkenlerdeki (satış hacmi, maliyet vb.) değişimlere karşı ne kadar hassas olduğunu ölçer. Tek bir değişkenin değiştiği varsayımıyla yapılır. Senaryo Analizi ise, değişkenlerin birbiriyle ilişkili olduğu varsayımıyla 'en iyi', 'normal' ve 'en kötü' durumlar için senaryolar oluşturarak duyarlılık analizinin eksikliklerini giderir.
Simülasyon Analizi (Monte Carlo), değişkenlerin muhtemel değer dağılımlarını kullanarak rastgele sayılarla binlerce kez NBD hesaplaması yapar. Bu yöntem, değişkenler arasındaki karmaşık ilişkileri ve olasılıkları dikkate alarak projenin risk dağılımını ortaya koyar. Bilgisayar destekli bir yöntemdir.
Karar Ağacı Yöntemi, birbirini izleyen kararların ve olayların olduğu durumlarda kullanılır. Gelecekteki olaylar ve karar noktaları grafiksel olarak ağaç dalları şeklinde gösterilir. Her aşamadaki koşullu olasılıklar hesaplanarak, yatırımcının en rasyonel seçeneğe ulaşması hedeflenir.