← Ünite 6
Sözlü İletişim ve Hitabet

Ünite 6: Sözlü İletişim ve Dil

Gottlob Frege ve Erken Wittgenstein
Analitik felsefede dilin gerçeği doğrudan sunmanın ve temsil etmenin bir yolu olduğunu, felsefenin temel işlevinin ise bu temsil biçimini açıklamak olduğunu savunmuşlardır.
Austin, Strawson ve Searle Perspektifi
Dilin öncelikle gerçekliğin pasif bir yansıması olmadığını, aksine farklı eylem biçimlerini ve sosyal etkileşimleri inşa eden aktif bir unsur olduğunu belirtmişlerdir.
Edward Sapir ve Benjamin Lee Whorf
Geliştirdikleri hipotez ile dil ve düşünce arasındaki ilişkiyi ortaya koymuş, dilin dünyayı algılama ve yorumlama biçimimizi sınırlandırdığını savunmuşlardır.
Edward Burnett Tylor (1871)
Kültürü; bilgi, inanç, sanat, hukuk, ahlak ve gelenekleri içeren karmaşık bir bütün olarak tanımlayarak antropolojik kültür tanımının temelini atmıştır.

Anahtar Kavramlar

Dil (Language)Belirli bir ülke veya bölgedeki insanlar tarafından konuşmak veya yazmak için kullanılan, sesler ve yazılı sembollerden oluşan sistematik bir iletişim sistemidir.
GerçeklikTürk Dil Kurumu'na göre gerçek olan, var olan şeylerin tümü veya hakikattir; dil aracılığıyla aktarılır ve inşa edilir.
Sapir-Whorf HipoteziDilin dünyayı yorumlama biçimimizi belirlediğini ve düşüncenin dile bağlı olduğunu savunan, Edward Sapir ve Benjamin Lee Whorf tarafından geliştirilen hipotezdir.
KültürBilgi, inanç, sanat, ahlak, gelenekler ve insanın toplumun bir üyesi olarak edindiği tüm yetenek ve alışkanlıkları içeren karmaşık bir bütündür.
Anlamİnsanlar, nesneler, mekanlar ve olaylar arasında kurulan, karşılıklı anlaşmaya dayanan ve insanların birbirlerini anlamalarını mümkün kılan düşünsel çağrışımdır.
Göstergebilim (Semiyoloji)Göstergelerin, kodların ve bunların içinde işlediği kültürün çalışma biçimlerini araştıran, 20. yüzyılda oluşmuş bilim dalıdır.
GöstergeKendi dışında bir şeyi temsil eden ve temsil ettiği şeyin yerini tutabilecek nitelikte olan her çeşit biçim, nesne ve olgudur.
GösterenGöstergenin doğrudan duyumsanabilen, işitilebilen veya görsel olarak algılanabilen fiziksel bölümüdür.
GösterilenGöstergenin doğrudan duyumsanamayan, zihinde canlanan kavramsal ve düşünsel yanıdır.
DüzanlamAnlamlandırmanın ilk düzeyi olup, bir göstergenin veya kelimenin sözlükteki ilk, nesnel ve doğrudan anlamını ifade eder.
YananlamMesajın aktarımındaki ikincil anlamlandırma düzeyi olup, bağlama, kültüre ve kişisel çağrışımlara göre değişen öznel anlamdır.
SöylemBir söz olayını oluşturan herhangi bir söz dizisi olup, dilin anlam ile olan ilişkisini kurumsal ve toplumsal bağlamda somutlaştırır.
Bilişsel İşleme SüreciSözlü veya yazılı bir mesajın, alıcı tarafından zihinsel olarak çözümlenmesi ve anlamlandırılması sürecidir.
Dil EngeliSözlü iletişimde bir dili konuşurken veya anlamlandırırken bireyin kişisel, kültürel ya da dilsel yetersizlikler nedeniyle takıldığı engellerdir.
Söylem ÇözümlemesiMetinlerdeki veya konuşmalardaki anlamların, kullanılan dilsel birimler (sözcükler, tümceler) aracılığıyla derinlemesine incelenmesi yöntemidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Dünyadaki Diller ve Edebiyat İstatistiği

Yeryüzünde günümüzde aktif olarak konuşulan yaklaşık 3 bin dilden sadece 78 tanesi yazılı edebiyat üretebilmiş, geri kalanı sözlü kültürde kalmıştır.

Ferdinand de Saussure

Çağdaş dil bilimin kurucusu olup, dilin betimlenmesi, tarihinin incelenmesi ve dillerdeki evrensel yasaların ortaya konması görevlerini tanımlamıştır.

Charles Sanders Peirce

Anlam üretiminin sadece iki uçlu değil; gösterge, nesne ve yorumlayan unsurlarından oluşan üçgen bir ilişki modeliyle gerçekleştiğini savunmuştur.

Roland Barthes

Anlamlandırma kuramına kültürel değerler boyutunu ekleyerek, göstergelerin çözümlenmesinde düzanlam ve yananlam ayrımını literatüre kazandırmıştır.

Squires (2008) Dil Yeterlikleri

Bireylerin dil engeline takılmadan iletişim kurabilmesi için dil bilgisi, söylem, sosyo-dilbilimsel ve stratejik olmak üzere 4 yeterlik seviyesi tanımlamıştır.

İçsel İlişki Yaklaşımı

Dil ve gerçeklik arasında kurulan bu ilişki türüne göre, dilin müdahalesi olmadan insan zihninde bilişselliğin ve düşünmenin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Dışsal İlişki Yaklaşımı

Dil ve gerçeklik arasındaki ilişkinin zorunlu olmadığını, aralarındaki bağın rastlantısal ve uzlaşımsal bir doğaya sahip olduğunu savunan yaklaşımdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sapir-Whorf Hipotezi'ne dikkat edin; sınavda dilin düşünceyi ve dünyayı algılama biçimimizi şekillendirdiği yönündeki soru kalıplarında bu hipotez aranmalıdır.
  • Ferdinand de Saussure'ün göstergeyi 'gösteren' ve 'gösterilen' olarak ikiye ayırdığını unutmayın; bu iki kavramın tanımları doğrudan eşleştirme sorusu olarak gelebilir.
  • Düzanlam nesnel ve ilk anlamı, yananlam ise öznel ve ikincil anlamı ifade eder; reklam analizli sorularda bu ayrım kritik rol oynar.
  • Dil yeterlik seviyelerinden 'stratejik yeterlik' kavramını iyi öğrenin; kelime unutulduğunda jest/mimik veya dolaylı yolla anlatma durumunu ifade eden örnek olaylar bu yeterliğe işaret eder.
  • Dil ve gerçeklik arasındaki 'içsel ilişki' yaklaşımını aklınızda tutun; dil olmadan bilişsel sürecin (düşünmenin) gerçekleşemeyeceğini savunan görüştür.
  • Yazılı edebiyat üretebilen dil sayısının (78) çok az olduğunu ve dilin öncelikle sözlü kültürde var olduğunu unutmayın; bu sayısal veri sınavlarda doğrudan sorulabilmektedir.