Bir kurumun, belirlenen hedeflerine ulaşmak amacıyla spor, kültür-sanat, sosyal veya eğlence alanlarındaki kişi, kuruluş veya organizasyonları ayni veya nakdî olarak desteklemesiyle oluşan, karşılıklı faydaya dayalı ticari ve iletişimsel bir iş anlaşmasıdır.
Bir etkinliğe, kişiye veya kuruluşa maddi (nakdî) ya da araç-gereç, yer gibi fiziki (ayni) destek sağlayarak bunun karşılığında marka farkındalığı, imaj güçlendirme ve prestij gibi ticari kazanımlar elde etmeyi amaçlayan taraftır.
Yürüttüğü sportif, sanatsal, kültürel veya sosyal faaliyeti gerçekleştirebilmek için bir sponsordan nakdî veya ayni destek alan, karşılığında ise sponsorun logosunu, adını ve kimliğini kendi etkinliği bünyesinde tanıtan taraftır.
Sponsorluk anlaşması kapsamında sponsor olan kuruluşun, sponse edilen tarafa doğrudan para ödemesi yoluyla sağladığı finansal destektir.
Sponsorluk ilişkisinde maddi para ödemesi yerine; mal, hizmet, araç-gereç, mekan, lojistik veya teknik donanım gibi fiziksel unsurların sağlanması şeklinde gerçekleştirilen destek türüdür.
Jiffer ve Roos tarafından geliştirilen, sponsorluğun iletişimsel boyutunu Çağrışım (Association), Teşhir (Exposure), İlişki (Relationship) ve Bütünleşik İletişim (Integrated Communication) olmak üzere dört temel ögeyle açıklayan modeldir.
A-ERIC modelinin ilk ögesi olup, sponsor olunan etkinliğin sponsor kuruluşun kurumsal amaçları, değerleri ve faaliyet alanıyla örtüşerek hedef kitlede doğru zihinsel bağlantılar kurmasını ifade eder.
Sponsor kuruluşun logosunun, markasının veya ürünlerinin sponsor olunan etkinlik alanında ve bu etkinliğin medya yayınlarında görünür kılınarak geniş kitlelere ulaştırılması sürecidir.
Sponsorluk faaliyetinin tek başına bırakılmayıp; reklam, halkla ilişkiler, sosyal medya ve diğer pazarlama kanallarıyla eş zamanlı desteklenerek marka mesajının gücünün katlanmasıdır.
Sponsorluk iletişim sürecinde kaynaktan çıkan mesajın alıcıya (hedef kitleye) ulaşmasını, anlaşılmasını veya kabul edilmesini engelleyen, sürecin niteliğini bozan her türlü dışsal ve içsel bozucu faktördür.
Sponsorluğun tarihsel kökenini oluşturan, antik çağlarda ve geçmiş dönemlerde zengin veya nüfuzlu kişilerin sanatçıları, bilim insanlarını ve sporcuları herhangi bir ticari karşılık beklemeden koruma altına alıp desteklemesi durumudur.
Tüketicileri hızlı bir şekilde satın almaya teşvik etmek amacıyla yapılan, indirim, kupon, hediye veya çekiliş gibi kısa vadeli ve dönemsel pazarlama teşviklerinin tümüdür.
Bir film, dizi, televizyon programı veya video oyunu içerisindeki uygun sahnelere, bir markanın ürününün veya logosunun doğal akışın bir parçasıymış gibi örtük ve gizli bir şekilde yerleştirilmesi uygulamasıdır.
Soylu ve varlıklı ailelerin veya kişilerin, sanatçı ve bilim insanlarını maddi kaygı gütmeden eser üretebilmeleri için himaye etmesi ve desteklemesidir. Terim adını Roma İmparatorluğu döneminde yaşayan Gaius Clinius Maecenas'dan almıştır.
Dini, vicdani veya duygusal güdülerle, herhangi bir karşılık veya ticari çıkar beklemeksizin bir kişi veya kuruma ayni ya da nakdi yardımda bulunulmasıdır. Genellikle sosyal alanda yürütülen ve aleni olarak duyurulmayan faaliyetleri kapsar.
Destekleyen kurum ile desteklenen taraf arasında karşılıklı fayda esasına dayanan, ticari çıkarları gözeten ve medya aracılığıyla aleni olarak duyurulan stratejik bir pazarlama iletişimi aracıdır.
Kelime anlamı 'insan sevgisi' olan, bireylerin veya grupların ortak faydayı geliştirmek ve toplumun yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla yaptıkları gönüllü bağış ve yardımların tümüdür.
Antik Yunan'da düzenlenen olimpiyat oyunlarında maddi destek sağlayan zengin ailelere atfedilen ve kelime anlamı 'Olimpiyat Hükümdarı' olan kavramdır.
Antik Roma'daki gladyatör oyunlarından önce halka açık büyük ziyafetler vererek toplumda itibar ve saygınlık kazanmaya çalışan zengin kişilere (sponsorlara) verilen isimdir.
Osmanlı sarayında padişahın himayesi altında çalışan, ressam, nakkaş, müzehhib ve mimar gibi yetenekli sanatçı ve zanaatkarlardan oluşan teşkilattır.
Osmanlı İmparatorluğu'nda saray tarafından himaye edilen sanatçılara, bilim insanlarına ve sporculara düzenli olarak ödenen maaş veya maddi destektir.
Osmanlı Dönemi'nde güreş sporunu ve sporcularını korumak, eğitmek ve beslemek amacıyla Ahi örgütleri veya güreş vakıfları tarafından desteklenen kurumlardır.
Bireysel sorumluluk, yardımlaşma ve dayanışma duygularıyla, toplumsal ihtiyaçları karşılamak üzere dini, hayri, sosyal ve ekonomik amaçlarla kurulan kamu yararına çalışan müesseselerdir.
Bir kurumun, sponsor olduğu etkinliğin ihtiyaç duyduğu ürün, malzeme veya teknik ekipmanı ayni olarak sağlamasıyla gerçekleşen sponsorluk türüdür.
Yazılı, görsel veya dijital medya organlarının bir etkinliğin tanıtımını, duyurusunu ve haberleştirilmesini üstlenerek destek vermesidir.
Kurumların toplumsal sorunlara (sağlık, eğitim, çevre vb.) dikkat çekmek ve kurumsal imajlarını güçlendirmek amacıyla gerçekleştirdikleri sponsorluk uygulamalarıdır.
Bir işletmenin pazarlama hedeflerine ulaşmak için kullandığı reklam, halkla ilişkiler, kişisel satış, doğrudan pazarlama ve sponsorluk gibi araçların bütünleşik yapısıdır.
Fritz Heider tarafından geliştirilen ve bireylerin zihinsel tutarlılık arayışını açıklayan psikolojik teoridir. Sponsorlukta sponsor, desteklenen ve tüketici arasındaki üçlü ilişki ağının uyumlu olmasını, aksi takdirde tüketicinin zihninde oluşacak dengesizliği gidermek için tutum değiştireceğini savunur.
İnsanların geçmiş deneyimlerine dayanarak zihinlerinde oluşturdukları bilişsel bilgi yapılarını (şemaları) temel alan teoridir. Tüketicinin yeni bir sponsorluk ilişkisini zihnindeki mevcut şemalarla karşılaştırarak uyumlu bulması durumunda sponsora olumlu tepki vereceğini öngörür.
1961'de Lavidge ve Steiner tarafından geliştirilen, bir reklam veya sponsorluk mesajının tüketicide satın alma davranışına dönüşene kadar geçtiği altı adımlı bilişsel süreci açıklayan modeldir. Bu adımlar sırasıyla farkında olma, bilgilenme, beğenme, tercih etme, inanç ve satın almadır.
Etki hiyerarşisi modelinin ilk aşaması olup, tüketicinin zihinsel olarak ürünün veya markanın varlığından haberdar olması (farkında olma) ve onun hakkında bilgi toplaması (bilgilenme) sürecini kapsar.
Etki hiyerarşisi modelinin ikinci aşamasıdır ve tüketicinin marka veya ürüne karşı duygusal bağ geliştirmesini, onu sevmesini (beğenme) ve rakiplerine göre ön plana koymasını (tercih etme) ifade eder.
Etki hiyerarşisi modelinin son aşaması olup, tüketicinin ürünü satın almaya yönelik kesin bir niyet ve güven geliştirmesini (inanç) ve nihayetinde eyleme geçerek ürünü edinmesini (satın alma) kapsayan davranışsal boyuttur.
Sponsorluk mesajlarının tüketicinin zihninde birikerek artan bir bilgi programı oluşturduğunu ve bilişsel süreçler aracılığıyla sponsorun özellikleri ile markanın özelliklerinin ilişkilendirilerek iknanın gerçekleştiğini savunan teoridir.
İlişkilerin karşılıklı fayda ve gönüllü takas esasına dayandığını savunan teoridir. Sponsorlukta sponsor, desteklenen ve tüketici arasındaki dolaylı takas zinciri sayesinde her üç tarafın da süreçten kazançlı çıkmasını açıklar.
Bireylerin kendilerini ait hissettikleri sosyal gruplar (taraftarlık, topluluklar vb.) üzerinden tanımladıklarını belirten teoridir. Şirketlerin bu gruplara sponsor olarak kendi kimlik cazibelerini ve çalışan/tüketici bağlılığını artırmasını sağlar.
Sponsorluk, reklam, halkla ilişkiler ve doğrudan pazarlama gibi tüm iletişim araçlarının tek bir stratejik hedef doğrultusunda, birbiriyle entegre ve uyumlu bir şekilde yönetilmesi sürecidir.
Bir organizasyonun resmi sponsoru olmadığı hâlde, çeşitli pazarlama taktikleriyle kendisini o organizasyonun sponsoruymuş gibi göstererek haksız avantaj elde etmeye çalışması faaliyetidir.
Bir kuruluşun rakipleri tarafından taklit edilmesi son derece zor olan, marka imajı, kurumsal itibar, tüketici güveni ve bağlılığı gibi finansal olmayan stratejik değerleridir.
Kurumların, kendi asli faaliyet alanları dışındaki sportif, sanatsal, sosyal veya kültürel etkinlikleri, marka tanınırlığı, imaj transferi ve ticari fayda sağlamak amacıyla maddi veya lojistik olarak desteklemesi faaliyetidir.
Bir kişi, kurum, ürün veya marka hakkında hedef kitlenin zihninde oluşan tüm algıların, görüşlerin ve kamusal izlenimlerin toplamıdır. Örneğin, bir spor etkinliğine sponsor olan firmanın 'dinamik ve enerjik' olarak algılanması bu kapsama girer.
Bir kurumu rakiplerinden ayıran, onun felsefesini, görsel tasarımını (logo, amblem, renkler) ve davranış biçimini temsil eden ayırt edici özelliklerin bütünüdür.
Kurumsal görünüm, kurumsal davranış ve kurumsal iletişimin bir sonucu olarak, hedef kitlenin zihninde kurum hakkında oluşan inandırıcılık ve güvene dayalı genel algıdır.
Kuruluş ile hedef kitle arasında karşılıklı anlayış, iyi niyet, güven ve diyalog kurmaya ve bunu sürdürmeye yönelik planlı ve sistematik yönetim faaliyetidir.
Kişisel ve örgütsel amaçlara ulaşmayı sağlayacak mübadeleleri gerçekleştirmek üzere malların, hizmetlerin ve fikirlerin geliştirilmesi, fiyatlandırılması, tutundurulması ve dağıtılması sürecidir.
Bir malın, hizmetin veya fikrin, bedeli ödenerek kitle iletişim araçlarında yer ve zaman satın alınması yoluyla hedef kitleye tanıtılması ve duyurulması faaliyetidir.
Tüketicilerin belirli bir markaya veya ürüne yönelik geliştirdikleri duygusal bağlılık ve bu bağlılık neticesinde satın alma davranışını sürekli hale getirmeleridir.
Marka ve ürünlerin, film, dizi veya televizyon programlarında senaryonun doğal akışı içinde karakterler tarafından kullanılması veya sahnede gösterilmesi yoluyla yapılan gizli reklam ve sponsorluk uygulamasıdır.
Televizyon izleyicilerinin reklam kuşakları başladığında sıkılarak veya ilgilerini kaybederek uzaktan kumanda ile hızlıca kanal değiştirmesi eylemidir.
Müşterilerle sadece tek seferlik satış odaklı değil, uzun vadeli, karşılıklı güvene ve sadakate dayalı ilişkiler kurmayı hedefleyen modern pazarlama yaklaşımıdır.
Heterojen yapıdaki geniş bir pazarın, benzer ihtiyaç, istek, demografik veya psikografik özelliklere sahip daha küçük ve homojen tüketici gruplarına ayrılması sürecidir.
Bir kurumun çalışanları tarafından paylaşılan ortak değerler, inançlar, normlar ve davranış kalıplarının bütünüdür.
Kurum çalışanlarının motivasyonunu, aidiyet duygusunu, iş doyumunu ve kurum içi iletişimi artırmaya yönelik gerçekleştirilen planlı faaliyetlerdir.
Bir işletmenin, ekonomik ve yasal yükümlülüklerinin ötesinde, içinde yaşadığı toplumun refahını, çevreyi ve insani değerleri koruma ve geliştirme konusundaki sorumluluk bilincidir.
Desteklenecek organizasyonun mali yükümlülüğünü çoğunlukla tek başına üstlenen ve bu katkısı sayesinde genellikle etkinliğin isim hakkını elde ederek yüksek düzeyde tanıtım avantajı sağlayan kuruluştur.
Bir organizasyonu desteklemek üzere birden fazla firmanın devreye girmesi ve her birinin sadece kendi faaliyet sahasına giren özel bir alanda (örneğin sadece ulaşım veya sadece yiyecek) destek sunmasıyla oluşan sponsorluk türüdür.
Kendi sektöründeki rakiplerine karşı üstünlük sağlamak, pazar payını artırmak ve marka bilinirliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla sponsorluğu tamamen ticari ve pazarlama odaklı bir araç olarak kullanan firmalardır.
Ticari kâr elde etme amacından ziyade, sağlık, eğitim ve bilim gibi alanlarda toplumsal gelişimi desteklemek üzere kurulmuş vakıf ve derneklerin yürüttüğü sponsorluk faaliyetleridir.
Sponsorluğu doğrudan ticari veya pazarlamaya yönelik bir satış artırma faaliyeti olarak görmeyip, öncelikli olarak hedef kitlesiyle arasında samimi ve olumlu bir iletişim köprüsü kurmayı amaçlayan kuruluştur.
Bir kurum veya kuruluşun sponsorluk faaliyetlerini spor, sanat, kültür veya çevre gibi ana alanlardan yalnızca bir tanesine odaklayarak tüm bütçe ve enerjisini bu alanda yoğunlaştırmasıdır.
Özellikle çok uluslu büyük firmaların, farklı hedef kitlelerine aynı anda ulaşabilmek amacıyla spor, sanat, çevre ve kültür gibi birbirinden farklı birçok alanda eş zamanlı sponsorluk projeleri yürütmesidir.
Sponsorluğu yapılan faaliyetlerin amatör düzeyde, fazla yoğun olmayan ve profesyonel nitelik taşımayan, ancak daha mütevazı bütçelerle belirli hedef grupları üzerinde kalıcı etkiler bırakan en düşük yoğunluk seviyesidir.
Toplumda belirli bir tanınırlığa ulaşmış profesyonel sporcuların veya sanatçıların katıldığı, düzenli yarışmalar ve etkinlikler aracılığıyla kamuoyunun ilgisinin yüksek düzeyde tutulduğu orta yoğunluktaki sponsorluk seviyesidir.
Dünyaca ünlü sporcuların, sanatçıların veya bilim insanlarının yer aldığı, ulusal ve uluslararası düzeyde devasa bütçeler gerektiren ve küresel ölçekte tanınırlık sağlayan en yüksek sponsorluk yoğunluk seviyesidir.
Genellikle orta büyüklükteki firmaların sponsorluk mekanizmasını test etmek amacıyla büyük bütçeler ayırmadan, deneme mahiyetinde gerçekleştirdikleri küçük ölçekli destekleme faaliyetleridir.
Firmaların kendi uzmanlık alanlarıyla ilişkili, spesifik ve daha önce fazla sponsor desteği almamış özel alanları seçerek bütçelerini planlı ve düzenli bir şekilde bu noktalara kanalize ettiği sponsorluk yaklaşımıdır.
Büyük ölçekli firmaların, geniş kitlelerce takip edilen spor, sanat ve çevre gibi alanlarda kurumsal iletişim stratejilerinin bir parçası olarak yürüttükleri yüksek bütçeli, planlı ve sürekli sponsorluk faaliyetleridir.
İşletmelerin olağan faaliyetleri dışında kalan, kitlelerin ilgi duyduğu alanlara finansal veya malzeme desteği sağlayarak karşılığında ticari fayda ve olumlu marka imajı elde etmeyi amaçlayan örgütsel destekleyicilik faaliyetidir.
Herhangi bir olayın veya projenin ekonomik bir kazanç ya da ticari geri dönüş beklentisi olmaksızın, tamamen sosyal, kültürel veya insani nedenlerle desteklenmesi faaliyetidir.
Spor sponsorluğunun temelini oluşturan, sponsor olan firmanın finansal veya malzeme desteği sağlaması karşılığında sponsorluk alan spor oluşumundan tanıtım, imaj ve ticari haklar elde etmesini öngören karşılıklı alışveriş modelidir.
Bireysel sporcunun aktif olarak hiçbir reklam filminde veya tanıtım organizasyonunda yer almadığı, sadece müsabaka esnasında sponsorun markasını taşıyan forma, ayakkabı veya ekipmanı kullandığı sponsorluk türüdür.
Bir sponsor firmanın adının, desteklediği spor kulübünün veya düzenlenen spor organizasyonunun resmi adıyla birleştirilerek tüm medya ve tanıtım mecralarında bu ortak isimle anılması yöntemidir.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından dünya çapında yönetilen, sınırlı sayıda küresel markanın katılabildiği ve en üst düzey hakları barındıran olimpiyat sponsorluk programıdır.
Olimpiyatların düzenleneceği ev sahibi şehirde oyunların doğrudan organize edilmesinden ve o oyunlara özel yerel sponsorluk programlarının yönetilmesinden sorumlu olan komitedir.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından her dört yılda bir 14-18 yaş arasındaki genç sporcuların katılımıyla yaz ve kış olmak üzere ayrı ayrı düzenlenen uluslararası spor organizasyonudur.
Çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı, her olimpiyat oyununun hemen ardından aynı tesislerde ve Uluslararası Paralimpik Komitesi yönetiminde düzenlenen çok sporlu küresel etkinliktir.
Bir organizasyonun resmi sponsoru olmadığı halde, çeşitli yaratıcı pazarlama ve tanıtım faaliyetleriyle sanki o organizasyonun sponsoruymuş izlenimi yaratarak haksız avantaj elde etme çabasıdır.
Türkiye'de futbol ligi maçlarının yayın haklarının tek bir elden satılarak elde edilen toplam gelirin belirli kriterler çerçevesinde tüm kulüplere dağıtılmasını öngören ve 1996 yılında başlayan sistemdir.
Spor müsabakalarının canlı yayını esnasında ekranın alt veya üst kısmında oyun akışını kesmeden belirli saniyeler boyunca beliren ve sponsor markanın logosunu veya mesajını içeren grafiksel tanıtım modelidir.
Sponsorluk anlaşması kapsamında sponsor firmanın nakit para yerine, kendi ürettiği veya tedarik ettiği spor malzemesi, teçhizat, ulaşım ya da konaklama gibi hizmet ve ürünleri doğrudan sağlamasıdır.
Sponsor firmanın, desteklediği sporcuya, takıma veya organizasyona sözleşme şartları gereğince doğrudan nakit para ödemesi yaparak sağladığı finansal destektir.
Eski dönemlerde kraliyet, kilise, aristokrasi veya varlıklı ailelerin, herhangi bir ticari veya maddi karşılık beklemeksizin tamamen hayırseverlik, ün ve prestij kazanma amacıyla sanatçıları ve bilim insanlarını koruma altına alıp maddi olarak desteklemesi faaliyetidir.
Belli bir kişi, olay, aktivite veya kuruluşun, doğrudan maddi bir getiri beklentisi olmaksızın, karşılıklı yarar sağlamak amacıyla ayni (malzeme/hizmet) veya nakdi (para) olarak desteklenmesi sürecidir.
Kuruluşların marka farkındalığı yaratmak, kurumsal imajı güçlendirmek ve prestij kazanmak amacıyla müzik, tiyatro, müze, sergi ve sinema gibi sanatsal alanları maddi katkı sağlayarak desteklemesidir.
Genç kitlelerle duygusal bağ kurmak ve marka dinamizmini artırmak amacıyla konserlerin, turnelerin, müzik festivallerinin, koro veya orkestraların kurumsal olarak desteklenmesi uygulamasıdır.
Tiyatro oyunları, bale, opera, operet ve uluslararası film festivalleri gibi sahneye ve performansa dayalı sanatsal etkinliklerin kurumsal imaj ve prestij kazanmak amacıyla desteklenmesidir.
Müzelerde veya galerilerde yer alan resim, heykel, grafik veya fotoğraf gibi sanat eserlerinin sergilenmesi için kuruluşların mekân, malzeme veya finansal destek sağlamasıdır.
Kitap, atlas, seyahat rehberi, kültürel varlık haritası ve yıllık gibi basılı materyallerin basım ve dağıtım giderlerinin karşılanması yoluyla markanın kalıcı eserlerle tanıtılması yöntemidir.
Bir radyo, televizyon programı veya sinema filminin yapım ve yayın giderlerinin, reklam kuşağındaki karmaşadan kaçınmak amacıyla bir marka tarafından üstlenilmesidir.
Bir televizyon programı, dizi veya sinema filminin içine, izleyicinin fark etmesi ve hatırlaması amacıyla belirli bir ürün veya markanın planlı ve doğal bir şekilde dahil edilmesi stratejisidir.
Müze sponsorluğu kapsamında tarihi binaların veya sanat koleksiyonlarının aslına uygun olarak yenilenmesi ve korunması amacıyla yapılan kurumsal desteklerdir.
Müzelerde sergilenen eserlerin kataloglarının, broşürlerinin, sanatçı kitaplarının veya müze koleksiyonu tanıtım rehberlerinin basım maliyetlerinin üstlenilmesidir.
Osmanlı Dönemi'nde saray dışında bağımsız olarak çalışan ve üreten sanatçılara, onları desteklemek ve geçimlerini sağlamak amacıyla devlet tarafından bağlanan düzenli maaştır.
Osmanlı Dönemi'nde sanatsal yeteneği yüksek olan kişilerin doğrudan saray hizmetine alınarak saray himayesinde koruma altında tutulması ve sanatsal üretim yapmalarının sağlanmasıdır.
Bir kuruluşun çalışanları, yöneticileri ve hissedarlarından oluşan, sponsorluk kararlarında beğenileri ve algıları dikkate alınması gereken kurumsal gruptur.
Kuruluşun ulaşmak istediği mevcut ve potansiyel müşteriler, kanaat önderleri, medya, toplum ve iş ortaklarından oluşan geniş sosyal çevredir.
Kuruluşların sosyal sorumluluk bilinciyle eğitim, sağlık, çevre gibi toplumsal duyarlılık alanlarındaki projelere, etkinliklere veya sivil toplum kuruluşlarına maddi, ayni, hizmet veya uzmanlık desteği sağlamasıdır. Bu sponsorluk türü, ticari beklentilerden ziyade toplumla güvene dayalı ve uzun vadeli bir ilişki kurmayı amaçlar.
Bir kuruluşun faaliyet gösterdiği çevredeki tüm paydaşlarına karşı etik, yasal, ekonomik ve gönüllü açılardan sorumlu davranması, kararlarını bu doğrultuda alıp uygulaması sürecidir. Sosyal sponsorluk, bu sorumluluğu yerine getirirken kullanılan en önemli iletişim ve uygulama araçlarından biridir.
Carroll'ın Sosyal Sorumluluk Piramidi'nin ilk basamağı olup, kuruluşların varlıklarını sürdürebilmeleri, istihdam yaratabilmeleri ve topluma fayda sağlayabilmeleri için kâr elde etme ve verimli çalışma zorunluluğunu ifade eder.
Kuruluşların tüm faaliyetlerini yürütürken devlet tarafından belirlenmiş olan yasal mevzuatlara, kanunlara ve kurallara eksiksiz olarak uymakla yükümlü olmasını ifade eden sosyal sorumluluk aşamasıdır.
Kuruluşların yasal zorunlulukların da ötesine geçerek, toplumun ahlaki normlarına, değerlerine ve beklentilerine uygun, adil, dürüst ve çevreye zarar vermeyecek şekilde davranmasını gerektiren sorumluluk aşamasıdır.
Kuruluşların tamamen kendi istekleriyle, hiçbir yasal veya etik zorunluluk olmaksızın, toplumun yaşam kalitesini artırmak ve dezavantajlı grupları desteklemek amacıyla yürüttüğü kurumsal vatandaşlık faaliyetleridir.
Kuruluşların toplumsal bir soruna yönelik farkındalığı artırmak, fon toplamak veya gönüllü katılımı teşvik etmek amacıyla kendi kaynaklarını, ayni veya nakdî yardımlarını seferber etmesidir.
Bir kuruluşun belirli bir üründen elde ettiği satış gelirlerinin bir kısmını, önceden belirlenmiş bir zaman dilimi içinde, belirli bir sivil toplum kuruluşu veya sosyal proje yararına bağışlamasını içeren pazarlama stratejisidir.
Kuruluşların kamu sağlığını iyileştirmek, güvenliği artırmak veya çevreyi korumak gibi amaçlarla toplumda olumlu davranış değişiklikleri yaratmayı hedefleyen kampanyalara destek vermesidir.
Kuruluşların belirli bir sosyal konuya, sivil toplum kuruluşuna veya projeye, herhangi bir ticari karşılık beklemeden doğrudan nakit para, bağış veya ayni yardım sağlamasıdır.
Kuruluşların kendi çalışanlarını, bayilerini ve iş ortaklarını, yerel sivil toplum kuruluşlarının projelerinde ve toplumsal faaliyetlerde gönüllü olarak çalışmaya teşvik etmesi ve onlara zaman ayırmasıdır.
Kuruluşların toplumsal refahı artırmak ve ekolojik dengeyi korumak amacıyla üretim, dağıtım ve atık yönetimi süreçlerinde çevre dostu ve etik standartlara uygun yatırımları benimsemesidir.
Sağlıkla ilgili projelerin, hastanelerin, kliniklerin, sivil toplum kuruluşlarının veya bireysel tedavi süreçlerinin desteklenmesi, toplumda sağlık bilincinin artırılması amacıyla yapılan sponsorluk faaliyetleridir.
Okul, kütüphane ve laboratuvar yapımı, burs imkanları sağlanması, bilimsel kongrelerin desteklenmesi gibi yöntemlerle eğitimde kaliteyi ve erişilebilirliği artırmayı hedefleyen sponsorluk türüdür.
Geçmişte sanatı, sanatçıyı, bilimi ve bilim insanını koruyan ve destekleyen kişilere verilen isimdir. Bu kavram, Roma İmparatorluğu döneminde sanata verdiği desteklerle bilinen Gaius Maecenas'ın isminden türetilmiştir.
Bir kişi veya işletmenin, karşılığında ticari ya da kurumsal bir yarar bekleyerek, kendi uzmanlık alanı dışındaki bir etkinliğe, olaya veya kuruluşa maddi, ayni ya da hizmet desteğinde bulunması sürecidir.
İşletmelerin tüm sektör içinde belirlenmiş bir konu üzerinde çalışan ve genel kabul görmüş projeler üzerinden yürüttüğü, oldukça yaygın kullanılan bir sponsorluk uygulamasıdır.
Çatı sponsorluğunun bir alt versiyonu olan, işletmenin sahip olduğu belirli bir ürün veya marka çerçevesinde doğrudan hedeflenen pazarla bağlantı kurmayı amaçlayan sponsorluk yöntemidir.
Özellikle franchising sistemini uygulayan işletmelerde görülen, tüm bayilerde aynı sponsorluk faaliyetlerinin yürütüldüğü ve seçimin ana firma tarafından yapıldığı yöntemdir.
Bir işletmenin iç ve dış çevre koşullarına bağlı olarak, kendi misyon ve vizyonu doğrultusunda belirlediği amaçlarına ulaşabilmek için kaynaklarını tahsis etmeye yönelik yaptığı geniş kapsamlı hareket planıdır.
İşletmelerin kârlılık elde etmek ve etkin rekabet avantajı yakalamak amacıyla, değişen pazar gereksinimlerini kârlı fırsatlara dönüştürmek için yürüttüğü planlı pazarlama faaliyetleridir.
Mevcut müşterilerin, rakiplerin müşterilerinin ve ürünü henüz kullanmamış olan tüketicilerin talebini artırarak mevcut pazardaki payı yükseltmeyi amaçlayan stratejik pazarlama yöntemidir.
İşletmenin mevcut ürünleriyle bölgesel, ulusal veya uluslararası düzeyde yeni coğrafi pazarlara ve farklı pazar bölümlerine açılmasını hedefleyen büyüme stratejisidir.
Büyük organizasyonlara resmi sponsorluk bedeli ödemeden, yaratıcı pazarlama ve reklam taktikleriyle o etkinliğin çekim gücünden yararlanarak tüketicilerde sponsorluk algısı yaratma tekniğidir.
Tuzak pazarlama sürecinde, bir seçeneğin diğer seçenek karşısında daha düşük seviyede kalması ve asimetrik olarak üstün bulunan seçeneğin tercih edilme şansını artırmak için bir yem olarak kullanılması durumudur.
Markalı ürün veya hizmetlerin, tüketicileri olumlu etkilemek amacıyla sinema filmleri, televizyon programları veya diziler içerisine amaçlı ve planlı bir şekilde, ayni veya nakdî bedel karşılığında dahil edilmesidir.
İşletmelerin satış hedeflerini gerçekleştirirken, elde edilen gelirin bir kısmını toplumsal bir sorunun çözümü için çalışan hayır kurumlarına bağışlayacağını vaat ederek sosyal bir amacı desteklemesi stratejisidir.
Önceden belirlenmiş kurumsal ve pazarlama amaçlarına ulaşmak amacıyla gerekli olan araç, yol, bütçe ve zamanlamanın önceden tayin ve tespit edilmesi sürecidir. Bu süreç, kurumun diğer birimleriyle koordineli bir şekilde yürütülmelidir.
İnsanların bir kuruluşu nasıl algıladıklarıyla ilgili olan, kurumsal kimliğin fiziksel unsurlarından ziyade hedef kitlede duygusal yönde bir algı ve iyi niyet oluşturmayı amaçlayan kavramdır. Sponsorluk, bu algıyı olumluya dönüştürmek veya pekiştirmek için kullanılır.
Bir kuruluşun fiziksel olarak nasıl tanındığıyla ilgili olan; logo, kurumsal renk, yazı karakteri ve slogan gibi görsel ve yapısal unsurların bütünüdür. Sponsorluk faaliyetlerindeki tekrarlar bu kimliğin yerleşmesini sağlar.
Kısa dönemli bir etkiye odaklanarak doğrudan satışları artırmayı, tüketici davranışlarını anında değiştirmeyi ve satın alma eylemini tetiklemeyi merkeze alan sponsorluk hedefleridir.
Satışları artırma amacını arka plana iterek, öncelikli olarak tüketici farkındalığı yaratmaya, kurum imajını güçlendirmeye ve hedef kitlede olumlu tutumlar geliştirmeye odaklanan uzun vadeli hedeflerdir.
Sponsorluk faaliyetleri kapsamında mevcut ve potansiyel müşterilerin, iş ortaklarının veya hükümet yetkililerinin özel etkinliklerde misafir edilerek ilişkilerin geliştirilmesi sürecidir. Canon'un futbol ligi sponsorluğunda müşterilerine bedava bilet dağıtması buna örnektir.
Üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi gören, ürünün pazara sunulmasına ve tüketilmesine yardımcı olan brokerler, toptancılar, marketler ve oteller gibi organizasyon dizileridir.
Bir gruba veya topluluğa sosyal mesajları onların anlayacağı dilde aktaran, karizması, bilgisi ve güvenilirliğiyle insanları etkileme ve yönlendirme gücüne sahip olan öğretmen, akademisyen, gazeteci veya politikacı gibi kişilerdir.
İşletmenin faaliyet gösterdiği alana yönelik eğitim veren kurumlardan mezun olanlar, öğrenciler ve alan bilgisine sahip, fiziksel ve zihinsel olarak çalışma yetkinliği bulunan tüm aday havuzudur.
Sponsorluk alanında doğrudan ve aktif olarak faaliyet gösteren, örneğin sponsor olunan spor kulübünün lisanslı sporcuları veya derneğin kayıtlı üyeleri gibi doğrudan işin içinde olan hedef gruptur.
Sponsorluk faaliyetini aktif olarak gerçekleştirmeyip, etkinliğin düzenlendiği fiziksel alana giderek maçı stadyumda, konseri salonda veya sergiyi müzede yerinden takip eden hedef kitle grubudur.
Sponsor olunan organizasyonu kitle iletişim araçları (televizyon, internet, radyo vb.) vasıtasıyla takip eden, sayısal olarak en büyük erişim potansiyeline sahip olan izleyici grubudur.
Sponsorluk kararlarının alınmasında rasyonel ekonomik analizlerden ziyade, işletme yöneticilerinin kişisel ilgi alanlarının, hobilerinin ve özel tercihlerinin belirleyici olması durumudur.
Geleneksel reklam mecralarındaki aşırı yığılma ve mesaj kalabalığından sıyrılarak, sponsorluk aracılığıyla hedef kitleye daha sade, net ve dikkat çekici bir ortamda ulaşma stratejisidir.
Bir kuruluşun verdiği sponsorluk desteğinin hangi amaçlar doğrultusunda, hangi iletişim kanallarıyla, hangi mesajlarla ve ne şekilde yapılacağının süre ve maliyet hesaba katılarak planlanmasıdır. Örneğin, bir firmanın marka imajını güçlendirmek için uzun vadeli bir spor organizasyonunu destekleme kararı alması bu stratejinin parçasıdır.
Sponsor olan işletmenin sadece finansal destek sağlamakla kalmayıp, organizasyonun planlama, hazırlık ve uygulama aşamalarının tamamında doğrudan ve yönlendirici bir rol üstlenmesidir. Bu tercih, daha uzun vadeli planlar ve daha büyük bütçeler gerektirir.
İşletmenin sponsor olunan organizasyonda projenin yönetimine veya detaylarına karışmadan, sadece finansal veya ayni destek sağlayan destekleyici bir konumda yer almasıdır. Bu yaklaşımda işletme organizasyonun şekillenmesinde aktif rol oynamaz.
Sponsorluğun, medyanın ilgisini çekerek halkla ilişkiler faaliyetlerinin ve kurumsal mesajların reklam ödemesi yapmaksızın haber formatında geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla kullanılmasıdır. Toplum yararına düzenlenen festivaller veya ödül törenleri bu duruma örnektir.
Sponsorluk anlaşması kapsamında nakit para yerine, işletmenin kendi ürettiği veya tedarik ettiği araç, gereç, malzeme ya da hizmetleri organizasyona doğrudan sağlamasıdır. Örneğin, bir spor markasının atletlere yarışmada giyecekleri ayakkabı ve formaları ücretsiz temin etmesi ayni destektir.
Bir organizasyonun veya etkinliğin en büyük finansal ya da operasyonel destekçisi olan, bu sayede etkinlik isminde yer alma ve en yüksek düzeyde marka görünürlüğü elde etme hakkına sahip olan birincil sponsordur.
Ana sponsorun yanında, daha düşük bütçelerle etkinliğe katılan ve belirli alanlarda veya daha sınırlı haklarla markasını tanıtan yardımcı sponsorluk türüdür.
Yasaların belirlediği şartlar dahilinde, yapılan sponsorluk harcamalarının tamamının veya bir kısmının Kurumlar ya da Gelir Vergisi matrahından düşülerek işletmeye finansal avantaj sağlanmasıdır. Türkiye'de amatör spor dallarına yapılan harcamaların %100'ü bu kapsamdadır.
Kampanyanın sona ermesinin ardından hazırlanan, elde edilen net sonuçları, medya yansımalarını, bütçe analizini ve hedeflere ulaşma derecesini gösteren sonuç ve değerlendirme belgesidir.
Uzun soluklu sponsorluk projelerinde, tarafların beklentilerini izlemek ve süreçteki aksaklıkları önceden tespit edip gidermek amacıyla kampanya devam ederken hazırlanan ara dönem değerlendirme raporudur.
Sektördeki genel gelişmeleri takip etmek, yeni fırsat alanları yakalamak ve başarılı çalışmaları analiz etmek amacıyla uzun vadeli ticari hedefler doğrultusunda hazırlanan sektörel raporlardır.
Sponsorluk mesajları ve uygulamaları aracılığıyla hedef kitle ile marka arasında kurulan, tüketicinin markaya karşı sempati, güven ve aidiyet hissetmesini sağlayan duygusal bağdır.
Sponsorluk faaliyetlerinin medyada yer alma oranının, aynı boyuttaki ticari reklam alanlarının fiyat tarifesi üzerinden hesaplanarak sponsorluğun getirisini ölçmede kullanılan geleneksel bir nicel analiz yöntemidir.
Kurumların ve markaların pazarlama ve halkla ilişkiler amaçlarını gerçekleştirmek üzere spor, çevre, sanat ve sosyal alanlardaki etkinlikleri maddi veya manevi olarak desteklemesidir. Bu faaliyet karşılığında sponsor olan kurum kendi tanıtımını yapma ve imaj transferi sağlama hakkı elde eder.
Tarihsel süreçte soyluların veya zenginlerin hiçbir ticari karşılık beklemeden sanatçıları, bilim insanlarını ve şairleri maddi olarak desteklemesi esasına dayanan koruyuculuk ilişkisidir. Günümüz sponsorluk kavramı, mesenlikten farklı olarak karşılıklı ticari çıkarlara ve sözleşmelere dayanmaktadır.
Sponsorluk faaliyetlerinde kurumun adını veya unvanını doğrudan organizasyonlara vererek kurumun tamamını hedef kitleye tanıtma çabasıdır. Örneğin, bir firmanın adının bir spor stadyumuna veya büyük bir festivale verilerek kurumsal bilinirliğin artırılması bu amaca hizmet eder.
Kurumların sponsor oldukları etkinliklerde kurumsal isim yerine doğrudan belirli bir markalarını veya alt markalarını ön plana çıkararak tanıtım yapmalarıdır. Bu yöntem, markanın hedef kitleyle doğrudan ve odaklanmış bir iletişim kurmasını sağlar.
Sponsorluk faaliyeti esnasında ve sonrasında kurumun sahip olduğu ürün yelpazesini tanıtmak, numuneler dağıtmak ve tüketicileri satın almaya yönlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalardır. Geniş ürün yelpazesine sahip kurumlar bu yöntemi promosyon dağıtımlarıyla destekler.
Sponsor arayan tarafların, potansiyel sponsor kurumlara projelerini, hedef kitlelerini, medya güçlerini ve sunacakları hakları açıklamak üzere hazırladıkları profesyonel sunum belgesidir. Bu dosya projenin tüm detaylarını ve iletişim bilgilerini içerir.
Sponsorluk dosyasının en önemli bileşeni olup, sponsor olan kurumun yaptığı maddi veya ayni yardım karşılığında elde edeceği reklam, tanıtım, bilet kontenjanı ve isim hakkı gibi kazanımların tamamıdır. Bu haklar sözleşmede açıkça tanımlanmalıdır.
Kanunda (Türk Borçlar Kanunu'nda) özel olarak tanımlanmamış ve sınırları çizilmemiş, tarafların sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde oluşturdukları sözleşme türüdür. Sponsorluk sözleşmeleri de bu grupta yer alan kendine özgü (sui generis) sözleşmelerdir.
Sponsorluk sözleşmesinde sponsorun üstlendiği, desteklenen tarafa maddi destek, ayni yardım, ekipman veya hizmet sağlama yükümlülüğünü ifade eden temel unsurdur. Bu unsur sözleşmenin finansal veya lojistik temelini oluşturur.
Sponsorluk sözleşmesinde desteklenen tarafın, aldığı yardımlar karşılığında sponsorun adını, logosunu, markasını etkinlik alanlarında ve medyada duyurma ve reklamını yapma borcunu ifade eden unsurdur. Bu unsur sponsorun temel beklentisidir.
Desteklenen etkinliğin, sporcunun veya sanat organizasyonunun kamuoyu nezdindeki olumlu algısının, saygınlığının ve değerlerinin sponsor olan kuruma veya markaya geçmesidir. Kurumlar bu yolla toplumsal güven ve sempati kazanırlar.
Sponsorluk sözleşmelerinde yer alan ve desteklenen tarafın, sponsorun doğrudan rakibi olan başka firmalarla benzer sponsorluk anlaşmaları yapmasını engelleyen kısıtlayıcı hükümdür. Bu hüküm sponsorun yatırımını korumayı amaçlar.
Sponsorluk desteğinin nakit para yerine mal, malzeme, ekipman, konaklama, ulaşım veya hizmet tedariki şeklinde gerçekleştirilmesidir. Örneğin, bir spor kulübünün tüm forma ve spor malzemelerinin bir giyim markası tarafından karşılanması ayni sponsorluktur.
Sponsorun, desteklenen tarafa sözleşmede belirlenen tutardaki nakit parayı banka kanalıyla veya makbuz karşılığında ödemesi şeklinde gerçekleşen destek türüdür. Bu ödemeler genellikle belirli taksitler veya aşamalar halinde yapılır.
Sponsorluk planlama sürecinde belirlenmiş olan amaç ve hedeflerin ne kadarının gerçekleştiğini nitel ve nicel yöntemlerle saptama sürecidir.
Sponsorluk faaliyetinin etkilerini, aynı dönemde yürütülen reklam, halkla ilişkiler ve satış tutundurma gibi diğer pazarlama iletişimi çalışmalarının etkilerinden ayırt etmenin zor olması durumudur.
İşletmenin sponsorluk amaçlarının niteliklerine göre, amaca ulaşıp ulaşılmadığını değerlendirmek ve hesaplamak amacıyla özel ölçekler geliştirilmesi sürecidir.
Sponsorluk faaliyetinin gerçekleştirildiği sahada veya mekanda, orada bulunan katılımcılara doğrudan uygulanarak hızlı veri elde edilmesini sağlayan nicel araştırma tekniğidir.
Büyük araştırma şirketleri tarafından uygulanan, tek bir anket formu içerisinde sponsorluk dahil birbirinden farklı birçok konu hakkında veri toplamayı sağlayan çok yönlü araştırma yöntemidir.
Sponsorluğun küresel düzeydeki etkilerini, hedef grubun satın alma alışkanlıklarını, tutumlarını ve farkındalık düzeylerini standartlaştırılmış anketlerle ölçen uluslararası araştırma tekniğidir.
Bir moderatör yönetiminde, 8 ile 12 kişiden oluşan gruplarla sponsorluk faaliyetine yönelik tutum ve tepkileri belirlemek amacıyla yapılan nitel grup tartışmalarıdır.
Sponsor işletmeye ait logo, marka adı veya görsellerin yazılı, görsel ve dijital medyada ne kadar süre ve büyüklükte yer aldığını analiz eden basit ve yaygın izleme yöntemidir.
Sponsor olunan etkinliğe dair gazetelerde çıkan fotoğrafların milimetrik olarak hacmini hesaplayıp, bunun gazetedeki reklam eşdeğeri değerini bulan modeldir.
Yazılı basında çıkan sponsorluk haber ve fotoğraflarını büyüklüklerine ve niteliklerine göre sınıflandırıp puanlayarak reklam değerini hesaplayan detaylı modeldir.
Spor organizasyonlarında saha kenarındaki reklam panolarının televizyon ekranındaki görünme süresini, yayın uzunluğunu ve izleyici sayısını baz alarak parasal değer hesaplayan modeldir.
Sponsorluk görünürlüğünü 30 saniyelik gruplara bölerek geleneksel televizyon reklam reytingleriyle karşılaştıran ve yatırımın değerini ölçen televizyon analiz modelidir.
Sponsorluk etkinliğinin hemen öncesinde ve sonrasında uygulanarak, hedef kitlenin sponsor firmaya yönelik görüşlerinde meydana gelen değişimi ölçmeyi amaçlayan özel anket çalışmasıdır.
Tek sponsorluk sözleşmelerinde yer alan ve sponsor olan kurumun faaliyet süresi boyunca o etkinliği tek başına destekleyeceğini, desteklenen kurumun ise başka hiçbir firmayla sponsorluk ilişkisine giremeyeceğini taahhüt eden yasal hükümdür.
Bir organizasyonun veya etkinliğin birden fazla kurum tarafından ortaklaşa desteklenmesi durumudur. Sponsorlar bu süreçte eşit haklara sahip olabileceği gibi asli veya tali sponsor olarak da sınıflandırılabilirler.
Çoklu sponsorluk uygulamalarında diğer sponsorlara kıyasla en yüksek düzeyde maddi veya ayni destek sağlayan, bu nedenle etkinliğin adında yer alma gibi en üst düzey tanıtım avantajlarına sahip olan ana sponsordur.
Çoklu sponsorluk yapısı içerisinde organizasyonun tamamını değil, sadece ulaşım, konaklama, yemek veya ekipman gibi belirli ve sınırlı alt alanlarını destekleyen yardımcı sponsordur.
Sponsorun sözleşme gereği üstlendiği, desteklenen faaliyetin gerçekleşmesi için gerekli olan nakdî (para), ayni (malzeme) veya hizmet desteğini sağlama konusundaki temel borcudur.
Sponsorun nakit para yerine ham madde, salon, araç-gereç, taşıt veya kıyafet gibi somut malzeme ve ekipman desteği sağlayarak yerine getirdiği sponsorluk yardımı türüdür.
Sponsorun uzman personel, güvenlik, sigorta, konaklama, ulaşım veya teknik bilgi (know-how) desteği sağlayarak desteklenen kuruluşa sunduğu işgücü ve hizmet yardımıdır.
6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kanunu'nda sponsorluk kavramı yerine kullanılan ve yayın hizmetlerinin veya görsel-işitsel eserlerin üretimine yönelik yapılan her türlü katkıyı ifade eden yasal terimdir.
Sponsorluk uygulamalarında yayıncı kuruluşun veya desteklenen tarafın, sponsorun müdahalesi olmaksızın kendi içeriklerini özgürce ve tarafsızca belirleyebilme hakkını koruyan temel yayıncılık ilkesidir.
İşletmelerin yasal mevzuatlar ve kanunlar gereği yerine getirmek durumunda oldukları, kendi ticari çıkarlarını ön planda tuttukları yasal sosyal sorumluluk yaklaşımıdır.
İşletmelerin önceden planlanmış bir programı olmaksızın, toplumda aniden gelişen yeni durumlara ve olaylara karşı gönüllü olarak verdikleri anlık reaksiyonlardır.
İşletmelerin hiçbir yasal zorunluluk olmaksızın, toplumsal sorunları önceden öngörerek bunların çözümü için tamamen gönüllü ve sosyal fayda odaklı önleyici tedbirler alması yaklaşımıdır.
Çoklu sponsorluk ortamlarında resmi sponsor olmayan veya düşük düzeyde destek veren bir firmanın, kendisini etkinliğin ana sponsoruymuş gibi göstererek haksız avantaj elde etmeye çalışması eylemidir.