Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun'un 11. maddesi uyarınca ölüm tespiti kanunda belirtilen alanlardan en az iki uzman tabip tarafından kanıta dayalı tıp kurallarına uygun oybirliği ile yapılır ve mevzuatımız beyin ölümünü esas alır.
Mahkeme gaiplik kararı vermeden önce gaip hakkında kamuya resmî ilan yapar. Bu ilan en az iki defa yapılmak zorundadır ve iki ilan arasında en az 6 aylık bir sürenin bulunması kanuni zorunluluktur.
Mirasın açıldığı anda ceninin varlığını ve babalık karinesini tespit etmek amacıyla TMK m. 285 ve m. 302 gereğince doğumdan geriye doğru azami 300 günlük hamilelik süresi dikkate alınır.
2525 sayılı Soyadı Kanunu kabul edilene kadar Türkiye'de soyadı taşıma zorunluluğu yoktu. Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte her Türk vatandaşının bir soyadı taşıması kanuni bir zorunluluk haline gelmiştir.
Evlilik içi doğan çocuğun önadını velayet hakkına sahip anne ve baba birlikte koyar (TMK m. 339/5). Evlilik dışı doğan çocuğun adını anne koyar; ana-babası bilinmeyen çocukların önadını ise nüfus memuru verir.
Anayasa Mahkemesi, evlenen kadının kocanın soyadını almasını zorunlu kılan TMK m. 187 hükmünü iptal etmiştir. Mevcut uygulamada kadın kendi kızlık soyadını tek başına veya eşinin soyadıyla birlikte kullanabilmektedir.
Hukukumuzda olağan evlenme yaşı 17 yaşın doldurulmasıdır ve veli izni gerektirir. Olağanüstü durumlarda ise 16 yaşını dolduran kişiler hâkim izniyle evlenebilir. Her iki durumda da kişi evlenmeyle kendiliğinden ergin olur.
TMK m. 12 uyarınca bir küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınabilmesi için en az 15 yaşını doldurmuş olması, küçüğün talebi, korunmaya değer menfaati ve veli/vasi rızası şarttır.
TMK m. 449 gereğince tam ehliyetsizlerin veya sınırlı ehliyetsizlerin yasal temsilcileri (veli veya vasi), temsil ettikleri kişi adına kefil olamazlar, vakıf kuramazlar ve önemli bağışlamalarda bulunamazlar.
TMK m. 407 uyarınca, 1 yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir hapis cezasına mahkûm olan her ergin birey kanun gereği kısıtlanır ve kendisine bir vasi atanır.
Ayırt etme gücünü geçici olarak (örneğin alkol veya ilaç etkisiyle) kaybeden kimse verdi zararları ödemekle yükümlüdür. Ancak bu kaybı yaşamada hiçbir kusurunun olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur.