Dünya Sağlık Örgütü'ne göre sadece sakatlığın ve hastalığın yokluğu değil; bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan tam bir iyilik halidir.
Tıp biliminin ilke ve yöntemleri çerçevesinde, yetkili kişilerce insan üzerinde gerçekleştirilen teşhis, tedavi ve koruma amaçlı her türlü uygulamadır.
Bir tıbbi müdahalenin gerçekleştirilmesi için tıp bilimi ve verilerine göre belirlenen tıbbi zorunluluk veya gerekliliktir.
Hastanın kendisine uygulanacak tıbbi müdahalenin riskleri, alternatifleri ve sonuçları hakkında bilgilendirilerek özgür iradesiyle verdiği rızadır.
Tıbbi müdahale sırasında veya sonrasında, hekimin hiçbir kusuru olmaksızın, tıbbın doğası gereği ortaya çıkabilen öngörülemez istenmeyen sonuçtur.
Sağlık çalışanlarının mesleki uygulamalar sırasında standartlara aykırı, hatalı veya ihmalkar davranarak hastaya zarar vermesidir.
Hekimin hasta adına en doğru kararı vereceğini varsayan, hastanın rızasından ziyade hekimin otoritesini merkeze alan geleneksel tıp yaklaşımıdır.
Tıp ve biyoloji alanındaki teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya çıkardığı ahlaki ve hukuki ikilemleri inceleyen canlı etiği disiplinidir.
Kamu hastanelerinde sunulan sağlık hizmetindeki organizasyon eksikliği, gecikme veya teçhizat yetersizliği nedeniyle idarenin sorumlu tutulmasıdır.
Hekim ile hasta arasında kurulan, hekimin bir iyileşme sonucunu garanti etmeyip sadece özenli ve sadakatli bir tedavi süreci taahhüt ettiği sözleşmedir.
Estetik cerrahi veya diş protezi gibi hekimin somut ve öngörülebilir bir sonucu garanti ettiği tıbbi müdahalelerde geçerli olan sözleşme türüdür.
Acil durumlarda bilinci kapalı olan hastanın, yaşamını kurtarmak amacıyla tıbbi müdahaleye rıza göstereceğinin hukuken varsayılması durumudur.
Hipokrates tarafından ortaya konulan ve tıbbi uygulamalarda öncelikli olarak hastaya zarar verilmemesi gerektiğini savunan temel ilkedir.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde vakıf sistemiyle işletilen, tıp eğitiminin verildiği ve hastaların ücretsiz tedavi edildiği tarihi hastanelerdir.
Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan, bireysel tedavinin ötesinde toplumun genel sağlık düzeyini, sanitasyonunu ve salgın hastalıklardan korunmasını hedefleyen kamusal yaklaşım alanıdır.
Bireylerin ulaşılabilir en yüksek fiziksel ve ruhsal sağlık standardına sahip olma hakkını ifade eden, devlete hem negatif hem de pozitif yükümlülükler yükleyen ikinci kuşak bir insan hakkıdır.
Sağlık tesisleri, tıbbi mal ve hizmetlerin ayrımcılık yapılmaksızın, coğrafi ve ekonomik olarak toplumun tüm kesimleri için fiilen ulaşılabilir olması bileşenidir.
Bir devletin sınırları içerisinde yeterli miktarda işlevsel kamu sağlığı ve sağlık hizmeti tesisinin, malının ve hizmetinin bulunmasını ifade eden normatif ölçüttür.
Tüm sağlık tesislerinin, mallarının ve hizmetlerinin tıp etiğine uygun, kültürel açıdan hassas ve bireylerin mahremiyetine saygılı bir biçimde sunulması gerekliliğidir.
Sağlık hizmetlerinin, tesislerinin ve tıbbi malzemelerin bilimsel ve tıbbi açıdan güncel, güvenli ve yüksek kalitede olması zorunluluğunu ifade eder.
Hastaya yapılacak her türlü tıbbi müdahaleden önce, müdahalenin niteliği, riskleri ve sonuçları hakkında hekim tarafından anlaşılan bir dille bilgilendirilip özgür rızasının alınmasıdır.
Vatandaşlarının sosyal güvenliğini sağlayan, adil bir yaşam düzeyi sunan ve sağlık gibi temel hizmetlerin önündeki ekonomik engelleri kaldıran devlet modelidir.
Kişilerin ekonomik güçlerine bakılmaksızın, sağlık riskleri karşısında güvence altına alınmasını sağlayan ve Türkiye'de tüm vatandaşları tek çatı altında birleştiren primli sistemdir.
Yaşlılar, çocuklar ve engelliler gibi dezavantajlı grupların fiili eşitliğini sağlamak amacıyla onlara yönelik özel koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınmasıdır.
Biyoloji ve tıbbın uygulanmasında insan hakları ve insan onurunu korumayı amaçlayan, tıp hukuku alanındaki en kapsamlı ve bağlayıcı uluslararası konvansiyondur.
Bireyin tüm genetik şifresini barındıran yapıdır; Oviedo Sözleşmesi uyarınca üzerinde sadece tedavi, tanı ve önleme amaçlı değişiklik yapılmasına izin verilir.
Hastalıkların uluslararası yayılımını önlemek amacıyla üye devletlere sınır kapılarında asgari sağlık kapasitesi kurma ve acil durumları bildirme yükümlülüğü getiren bağlayıcı tüzüktür.
Dünya Tabipler Birliği tarafından kabul edilen, hekim-hasta ilişkisinde hastanın kendi kaderini tayin etme ve hekimini özgürce seçme haklarını düzenleyen etik belgedir.
Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan, eğitim-araştırma hastanelerinin ortaklaşa kullanılmasını sağlayan hukuki iş birliği modelidir. Bu sayede üniversitenin akademik kadrosu ile bakanlığın altyapısı birleştirilerek kamu hizmeti sunulur.
Özel sağlık kuruluşu veya özel hastane açılmadan, bina dönüştürülmeden ya da ek bina yapılmadan önce mimari proje ve fiziki şartların uygunluğuna dair Bakanlıktan alınması zorunlu olan ilk onay belgesidir.
Ruhsat almış bir özel sağlık kuruluşunun, çalıştıracağı personel listesini ve hekim sözleşmelerini sunarak hasta kabulüne fiilen başlayabilmesi için alması gereken nihai izin belgesidir.
Özel sağlık kuruluşlarında veya özel hastanelerde, tüm tıbbi, idari ve teknik işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmesinden birinci derecede sorumlu olan ve tam zamanlı görev yapan hekim yöneticidir.
Özel hastanelerin ruhsat aldıktan sonra en geç üç yıl içinde almak zorunda oldukları, sağlıkta kalite standartlarına uygunluğu belgeleyen ulusal akreditasyon sistemidir.
Sağlık Bakanlığı'nın yıllık olarak ilan ettiği yatak, kadro ve cihaz ihtiyaç planlamasına uygun olarak başvuran özel teşebbüslere verilen ve iki yıl geçerliliği olan belgedir.
Aynı kampüs veya yerleşke içerisinde birden fazla hastanenin bulunması durumunda, idari ve mali işlerin ortak koordinasyonunu sağlamak üzere görevlendirilen üst düzey başhekimdir.
Bulaşıcı ve kronik hastalıkları izleyen, aşı portföyünü yöneten ve aile sağlığı merkezleri gibi birinci basamak sağlık hizmetlerini organize eden Sağlık Bakanlığı merkez birimidir.
Bakanlığa bağlı hastanelerin mimari projelerini hazırlayan, inşaat ihalelerini gerçekleştiren ve kamulaştırma işlemlerini yürüten teknik hizmet birimidir.
Afetlerde tıbbi kurtarmayı planlayan, 112 acil çağrı ve ambulans (kara, hava, deniz) sistemlerini ülke genelinde yöneten operasyonel birimdir.
E-Nabız, MHRS gibi dijital sağlık altyapılarını kuran, kişisel sağlık verilerinin mahremiyetini ve güvenliğini sağlayan bilişim birimidir.
En az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az beş uzman hekimin katılımıyla açılabilen, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşudur.
En az iki, en fazla dört hekimin bir araya gelerek ortaklık modeliyle açabildiği, ayakta teşhis ve tedavi sunan küçük ölçekli özel sağlık kuruluşudur.
Kamu hastanelerinin tıbbi başarı, mali performans, kalite ve hasta güvenliği gibi kriterlere göre düzenli değerlendirilerek A, B, C, D ve E şeklinde sınıflara ayrılması işlemidir.
Türkiye'de 1 Ağustos 1998 tarihinde yürürlüğe giren, sağlık hizmeti alan bireylerin haklarını, uyması gereken yükümlülükleri ve hak ihlali durumunda başvurulacak mekanizmaları düzenleyen temel mevzuattır.
Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulan, hastaların hak ihlali iddialarını ve şikayetlerini ilk elden kabul eden, yerinde çözüm üretmeye çalışan idari birimdir.
Hasta hakları birimleri tarafından yerinde çözülemeyen şikayetleri inceleyen, ihlal olup olmadığına karar veren ve düzeltici işlemler öneren çok sesli kuruldur.
Hastanın, hastalığının seyri, uygulanacak tedavinin riskleri, komplikasyonları ve alternatifleri hakkında sade ve anlayabileceği bir dille bilgilendirilmesini talep etme hakkıdır.
Hastanın kendisiyle ilgili sağlık dosyalarını, tahlil ve raporları doğrudan veya vekili aracılığıyla inceleme ve bir suretini talep etme hakkını ifade eder.
Hastalığın seyrinin vahim olması ve bilginin hastanın psikolojisini bozarak hastalığı kötüleştirecek olması durumunda, hekimin teşhisi hastadan gizleyebilme yetkisidir.
Tıbbi işlemlerin gizlilik ortamında yapılması, tedaviyle ilgisiz kişilerin ortamdan uzak tutulması ve hastanın özel hayatına müdahale edilmemesini güvenceleyen haktır.
6698 sayılı KVKK kapsamında, başkaları tarafından öğrenilmesi halinde kişinin mağdur olmasına veya ayrımcılığa uğramasına yol açabilecek, sağlık verilerini de içeren hassas veri kategorisidir.
Bulaşıcı hastalığı veya açık yarası olan kişilerin, toplum sağlığını korumak amacıyla iyileştiklerini belgeleyene kadar belirli iş yerlerinde çalışmalarını yasaklayan kanun maddesidir.
Sağlık personelinin görevi esnasında bir suçun işlendiğine dair belirtiyle karşılaşması durumunda bunu yetkili makamlara bildirmesini zorunlu kılan ceza kanunu maddesidir.
Hastanın sağlık durumunun gerektirdiği hallerde, hekimin onayı ve kurum imkanları ölçüsünde tedavi sürecinde yanında destekleyici bir yakınının bulunması hakkıdır.
Hastanın sosyal destek alabilmesi amacıyla, hastane düzenini ve diğer hastaların huzurunu bozmayacak şekilde belirlenen kurallar dahilinde yakınlarıyla görüşebilme hakkıdır.
Anayasal bir ilke olup, temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamaların amaçlanan kamu yararı ile orantılı ve sınırlı olması gerektiğini ifade eder.
Tedavi uygulamalarının risk, yarar ve alternatiflerinin hekim tarafından hastaya yeterli ve anlayabileceği şekilde açıklanması, hastanın da bu bilgileri kavrayarak müdahaleyi tamamen gönüllü kabul etmesidir.
Tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek olan hekimin, müdahale öncesinde hastayı sürecin niteliği, riskleri ve sonuçları hakkında bilgilendirmesi gereken mesleki ve hukuki borçtur.
Bireyin kendi bedeni üzerinde gerçekleştirilecek tıbbi müdahalelerin sonuçlarını değerlendirerek, bu müdahaleleri kabul etme veya reddetme konusunda karar verme yetkisidir.
Tıbbi müdahale sonrasında uyuşmazlık çıkması halinde, hastanın usulüne uygun şekilde aydınlatıldığını ve rızasının alındığını kanıtlama zorunluluğunun hekim veya sağlık kuruluşunda olmasıdır.
Hastanın kendisine önerilen tıbbi müdahalenin amacını, risklerini, alternatiflerini ve reddetme durumunda doğacak sonuçları anlama ve makul karar verme yeteneğidir.
Tıbbi müdahale sırasında veya sonrasında, hekimin her türlü özeni göstermesine rağmen ortaya çıkabilen, önceden öngörülebilen ancak tamamen engellenemeyen istenmeyen durumlardır.
Hastanelerde standart olarak hazırlanan, hastaya özgü detaylar içermeyen, riskleri genel ve soyut ifadelerle belirten ve tek başına yeterli aydınlatma yapıldığını kanıtlamayan basılı belgelerdir.
Hastanın tıbbi müdahale süreci, riskleri ve sonuçları hakkında hekimden bilgi almak istememesi ve bu hakkını kendi özgür iradesiyle kullanmaktan vazgeçmesidir.
Sağlık alanındaki her türlü girişimin, ilgili kişinin özgürce ve bilgilendirilmiş şekilde rıza vermesinden sonra yapılabileceğini düzenleyen ve iç hukukumuzun parçası olan uluslararası anlaşmadır.
Hekimin hastayı sağlık durumu, tanı, tedavi yöntemleri, başarı şansı, riskleri ve alternatifleri konusunda bilgilendirmesini emreden, 6023 sayılı Kanun'a dayalı mesleki düzenlemedir.
Hastanın tıbbi müdahaleye rıza gösterirken baskı, tehdit, eksik bilgilendirme, kandırma veya yanıltma gibi iradeyi sakatlayan dış etkenlerden uzak olması durumudur.
İnsan sağlığına hizmet etmek amacıyla doğrudan insan üzerinde mesleki uygulamalarda bulunan hekim, diş hekimi, eczacı, hemşire gibi uzmanlar ile bu kişilere tıbbi destek sağlayan ve kanunla tanımlanmış yardımcı meslek gruplarıdır.
Türk Tabipleri Birliği tarafından kabul edilen, hekimlerin sağlık hizmeti sundukları kişilere, topluma ve çalıştıkları kurumlara karşı sahip oldukları hakları, mesleki bağımsızlıkları ve güvencelerini düzenleyen bildirgedir.
Hekimin, hastasına doğru ve isabetli bir teşhis koyduktan sonra, bilimsel verilere ve tıbbi deontoloji kurallarına uygun olarak en doğru iyileştirme yöntemini ve ilacı belirlemede sahip olduğu serbestidir.
Hekimin acil yardım, resmi veya insani görev halleri dışında, hasta ile arasındaki güven ilişkisinin sarsılması gibi şahsi veya mesleki gerekçelerle hastaya bakmayı veya tedaviyi üstlenmeyi reddetme yetkisidir.
Hekimin borcunun bir sonuç borcu değil, özen borcu olması nedeniyle, bilimsel gereklere uygun teşhis ve tedavi uygulamasına rağmen hastanın mutlak surette sağlığına kavuşacağını taahhüt etmek zorunda olmamasıdır.
Hekimin sanatını icra ederken hiçbir kurum, kuruluş, hasta veya hasta yakınının baskısı altında kalmaksızın, tamamen vicdani ve mesleki-bilimsel kanaatlerine göre karar verebilme hakkıdır.
Hastanın bilincinin kapalı olduğu ve rızasının alınamadığı acil durumlarda, hekimin hastanın hayatını veya organını kurtarmak amacıyla rıza aramaksızın tıbbi müdahalede bulunması durumunda aralarında kurulan hukuki ilişkidir.
Hekimlerin, mesleklerini icra ederken hastaları hakkında öğrendikleri sır niteliğindeki bilgileri korumak amacıyla, mahkemelerde kanuni zorunluluklar saklı kalmak kaydıyla tanıklık yapmaktan kaçınabilme yetkisidir.
Aynı mesleki branştaki ortalama, dikkatli ve dürüst bir hekimin, somut olayın şartları altında göstermesi gereken, teşhis, tedavi ve bakım süreçlerinin tamamını kapsayan titizlik ve dikkat borcudur.
Hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği, ilgisizliği veya tıbbi özen yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucunda hastanın bedensel veya ruhsal olarak zarar görmesiyle ortaya çıkan kusurlu eylemdir.
Hekimin, uygulayacağı tıbbi müdahalenin amacı, yöntemi, riskleri, olası komplikasyonları ve alternatifleri hakkında hastayı anlayabileceği bir dille bilgilendirerek rızasını alma sürecidir.
Hekimin, mesleğini icra ederken hastanın bedensel, ruhsal, ailevi veya sosyal durumu hakkında öğrendiği tüm gizli bilgileri, kanuni zorunluluklar dışında üçüncü kişilere açıklamama borcudur.
Sağlık personelinin, görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiğine dair ciddi bir belirtiyle karşılaşması durumunda, bu durumu gecikmeksizin yetkili adli veya idari makamlara bildirmekle yükümlü olmasıdır.
Hekim ve sağlık kuruluşlarının, hastaya uygulanan tüm teşhis, tedavi, tahlil ve müdahale süreçlerini içeren tıbbi kayıtları ve hasta dosyalarını düzenli ve güvenli bir şekilde arşivleme borcudur.
Tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından uygulanan, sağlığı koruma, hastalıkların teşhis ve tedavisi için ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak tıbbın sınırları içinde gerçekleştirilen fizikî ve ruhî girişimdir. Örneğin, bir cerrahın hastanın apandisitini almak için gerçekleştirdiği ameliyat bu kapsamdadır.
Kişinin kendi kaderini tayin etme hakkına dayanarak, vücut bütünlüğüne yönelik gerçekleştirilecek bir tıbbi müdahaleyi kabul etmesi, yapılmasına onay vermesidir. Rıza, hekimin müdahalesinin hukuka aykırılığını ortadan kaldıran en temel unsurlardan biridir.
Hukuk düzeni tarafından kişiye tanınmış bir yetkinin icra edilmesidir. TCK m. 26/1 kapsamında bir hukuka uygunluk sebebi olup, kanunen tıp mesleğini icraya yetkili kılınan hekimin mesleki kurallar çerçevesinde yaptığı müdahaleleri ceza sorumluluğundan kurtarır.
Hastaya uygulanacak tıbbi müdahalenin amacı, riskleri, komplikasyonları, alternatif tedavi yöntemleri ve reddetme durumunda doğacak sonuçlar hakkında makul bir süre önce anlayabileceği şekilde bilgi verilerek alınan rızadır. Yargıtay kararlarına göre aydınlatılmadan alınan rıza geçersizdir.
Kendisinin veya başkasının hakkına yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden, başka türlü kaçınma imkanı bulunmaması nedeniyle ölçülü bir şekilde zarar verme durumunda kalınmasıdır. TCK m. 25/2 kapsamında kusurluluğu ortadan kaldıran bir sebep olarak hekimi cezai sorumluluktan kurtarır.
Hekimin, hastanın iradesini ve onayını dikkate almaksızın, sadece onun iyiliği için en doğrusunu kendisinin bildiği inancıyla hareket ettiği geleneksel tıp yaklaşımıdır. Günümüz hukukunda bu yaklaşım terk edilerek hastanın özerkliği esas alınmıştır.
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya benzeri kanuni nedenlerle kendi işlerini göremeyecek durumda olan ve mahkeme kararıyla kendisine vasi atanan kişidir. Tıbbi müdahalelerde bu kişilerin rızası veli veya vasilerinden alınır.
Tıbbi müdahale sırasında veya sonrasında, hekimin tüm dikkat ve özen yükümlülüğüne uymasına, tıp biliminin kurallarını doğru uygulamasına rağmen ortaya çıkabilen, öngörülebilir ancak engellenemeyen istenmeyen sonuçlardır. Hekim komplikasyonlardan sorumlu tutulamaz.
Hekimlerin ve diğer sağlık mesleği mensuplarının mesleklerini icra ederken uymaları gereken ahlaki, hukuki ve etik kuralların, yükümlülüklerin bütünüdür. Türkiye'de Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile düzenlenmiştir.
Kişinin bir hak üzerinde serbestçe karar verebilme, o hakkı devredebilme veya sınırlandırabilme gücüdür. Tıbbi müdahalede rızanın geçerli olabilmesi için rıza gösterilen konunun kişinin üzerinde mutlak tasarruf edebileceği haklardan olması gerekir.
Gerçekleşmesi an meselesi olan, derhal müdahale edilmediği takdirde korunmak istenen hukuki değerin (yaşam veya sağlık) kesin olarak zarara uğrayacağı kaçınılmaz acil durumdur. Zorunluluk halinin en önemli şartlarındandır.
Bir tıbbi müdahalenin hastanın sağlığını korumak, teşhis koymak veya tedavi etmek amacıyla tıp biliminin güncel verilerine göre yapılması gereken zorunlu ve faydalı işlem olması durumudur. Gereklilik dışı yapılan işlemler kasten yaralama suçunu oluşturur.
Hekimin veya sağlık personelinin mesleki standartlara aykırı, kusurlu veya ihmalkar davranışı sonucunda hastanın zarar görmesidir. Teşhis, tedavi veya organizasyon aşamalarında ortaya çıkabilir.
Tıbbi müdahalenin tıp biliminin gereklerine uygun ve gerekli özen gösterilerek yapılmasına rağmen, müdahalenin doğası gereği ortaya çıkabilen, öngörülebilir ancak kaçınılması her zaman mümkün olmayan olumsuz sonuçlardır.
Toplumsal olarak yararlı bir faaliyetin icrası sırasında, belirli ölçüde zarar ihtimalinin hukuken tolere edilmesidir. Tıp alanında, tıbbi standartlara uygun yapılan müdahalelerin doğasındaki kaçınılmaz riskleri ifade eder.
Hastanın kendisine uygulanacak tıbbi müdahalenin niteliği, amacı, riskleri, alternatifleri ve olası sonuçları hakkında yeterli düzeyde bilgilendirilerek özgür iradesiyle verdiği rızadır.
Hasta ile hekim arasındaki ilişkinin hukuki niteliğidir. Bu sözleşmede hekim belirli bir sonucu (iyileşmeyi) garanti etmez, sadece mesleki standartlara uygun özenli bir faaliyette bulunmayı taahhüt eder.
Hekimin belirli bir sonucu taahhüt ettiği durumlarda (özellikle estetik cerrahi müdahalelerde) hasta-hekim ilişkisinin yaklaştığı kabul edilen sözleşme türüdür.
Hastalığın hiç teşhis edilememesi, yanlış teşhis konulması veya teşhisin tıp biliminin güncel verilerine aykırı olarak gereği gibi ve zamanında yapılmaması durumudur.
Doğru teşhise rağmen yanlış tedavi yönteminin uygulanması, tedavinin eksik veya hatalı icra edilmesi ya da gerekli tedavinin hiç uygulanmamasıdır.
Bireysel hekim kusurundan ziyade, sağlık kuruluşunun işleyişi, personel yetersizliği, ekipman eksikliği veya koordinasyon bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan malpraktis türüdür.
Belirli bir tıbbi müdahalenin hastanın tanısı, tedavisi veya sağlığının korunması için gerekli ve uygun olduğunu gösteren bilimsel ve tıbbi gerekçedir.
Müdahale sonrasında hastanın durumunun, hayati bulgularının ve erken uyarı belirtilerinin yeterince izlenmemesi veya göz ardı edilmesi nedeniyle komplikasyonun ağırlaşmasıdır.
Hastanın klinik bulguları ve risk profili gerektirdiği halde, gerekli tıbbi müdahalenin zaman faktörüne uyulmaksızın geciktirilerek yapılmasıdır.
Hasta ile özel hastane arasında kurulan, tedavi, bakım, barındırma ve organizasyon hizmetlerini içeren karma yapılı bir sözleşmedir.
Zararın doğmasında veya artmasında zarar gören kişinin (hastanın veya yakınlarının) kendi kusurlu davranışıyla katkıda bulunması durumudur.
Hekimlerin hukuki sorumluluktan ve dava edilmekten kaçınmak amacıyla tıbbi gereklilik sınırlarını aşan tetkikler yapması veya riskli hastaları tedavi etmekten kaçınması eğilimidir.
Hekimin hastaya tıbbi müdahalede bulunduğu sırada hukuka aykırı olarak vermiş olduğu mal veya şahıs varlığı zararlarını tazmin etme yükümlülüğüdür. Bu sorumluluk sözleşmeye, haksız fiile veya doğrudan kanuna dayanabilir.
Sözleşmenin kurulmasından önceki aşamada, dürüstlük kuralına dayalı güven ilişkisine aykırı davranarak karşı tarafa zarar vermekten doğan sorumluluktur. Örneğin, hekimin henüz sözleşme kurulmadan önce hastaya bilgi vermemesi veya beden bütünlüğünü ihlal etmesi bu kapsamdadır.
Borçlunun iradesiyle, onun borcunu ifa etmesine veya borçtan doğan bir hakkı kullanmasına kendi sorumluluğu altında yardım eden kişidir. Özel hastanede çalışan hekim, hastanenin ifa yardımcısı konumundadır.
Hastanın özel hastaneye yatırılarak teşhis ve tedavi edilmesini, oda tahsis edilmesini, bakımının yapılmasını ve ilaçlarının sağlanmasını konu alan karma nitelikteki sözleşmedir. İçerisinde vekâlet, kira, hizmet ve satış sözleşmelerinin unsurlarını barındırır.
Hastanın tıbbi teşhis ve tedavi yükümlülüğünün hastane dışındaki bağımsız bir hekim tarafından üstlenildiği, hastanenin ise sadece oda ve bakım gibi hizmetleri sağladığı sözleşmedir. Bu durumda hastane hekimin tıbbi hatasından sorumlu olmaz.
Yüklenicinin bir eseri (sonucu) meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sadece estetik kaygılarla yapılan burun estetiği, botoks veya diş protezi gibi işlemler bu kapsamda değerlendirilir.
Mal veya hizmet piyasalarında mesleki amaçlarla hareket edenler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir. Hasta ile özel hastane veya hekim arasındaki sözleşmeler bu niteliktedir.
Hukuka aykırı bir fiille bir başkasının mal veya şahıs varlığına zarar verilmesiyle doğan ve bu zararın tazmin edilmesini gerektiren borç ilişkisidir. Kusur, zarar, illiyet bağı ve hukuka aykırılık kurucu unsurlarıdır.
Bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir. Hekimin hatalı müdahalesi sonucu yapılan ek tedavi giderleri ve kazanç kayıpları maddi zarara örnek teşkil eder.
Bir kişinin kişiliğini oluşturan yaşama hakkı, sağlık, vücut bütünlüğü gibi değerlerin ihlali sebebiyle duyulan acı, elem ve üzüntüdür. Hatalı ameliyat sonucu sakat kalan hastanın duyduğu üzüntü bu kapsamdadır.
Zarara yol açan fiil ile ortaya çıkan zarar arasındaki neden-sonuç ilişkisidir. Hekimin hatalı enjeksiyonu ile hastanın felç kalması arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Bir kimsenin, aralarında sözleşme olmaksızın, başkasının menfaatine ve onun varsayılan iradesine uygun olarak bir işi yerine getirmesidir. Bilinci kapalı acil hastaya hekimin yaptığı müdahale bu hukuki rejime tabidir.
Bağımsız çalışan hekim ile hasta arasında kurulan, hekimin teşhis ve tedavi borcu altına girdiği vekâlet sözleşmesi niteliğindeki iş görme sözleşmesidir. Hekim iyileşme garantisi vermez ancak özenli davranmak zorundadır.
Hekimin, aynı mesleki çevredeki ortalama bir hekimin somut olaydaki durum ve şartlar altında göstermesi gereken dikkat, özen ve bilimsel titizliği gösterme borcudur. Bu borcun ihlali tıbbi kusuru oluşturur.
İdare tarafından yürütülen kamu hizmetinin kuruluşu, düzenlenmesi veya işleyişi sırasında ortaya çıkan her türlü bozukluk, aksaklık veya eksikliktir. Kamu hastanelerindeki organizasyonel hatalar bu kapsamdadır.
Bireyin fiziksel ve ruhsal varlığını sürdürebilmesi, beden ve ruh sağlığını koruyabilmesi ve bu bütünlüğün dış müdahalelerle zarar görmesinin engellenmesi anlamına gelen, devredilmez ve vazgeçilmez temel insan hakkıdır.
Hekimin yapacağı tıbbi müdahale öncesinde hastayı riskler, süreç ve sonuçlar hakkında bilgilendirmesi neticesinde hastanın özgür iradesiyle verdiği hukuken geçerli muvafakattir.
Bir tıbbi müdahalenin gerçekleştirilmesini zorunlu kılan, teşhis koyma, tedavi etme veya hastalıklardan korunma amacına yönelik tıbbi gerekliliktir.
Kişinin kanun, sözleşme veya ön gelen tehlikeli eylemi nedeniyle belirli bir zararlı neticenin oluşmasını engellemekle yükümlü olması durumudur; hekimin hastasına müdahale etmeyerek ölümüne yol açması bu kapsamdadır.
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
Kişinin öngördüğü hukuka aykırı neticeyi istememesine karşın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak neticenin meydana gelmesine sebebiyet vermesidir.
Sağlık personelinin bilgisizlik, deneyimsizlik, ilgisizlik veya özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle standart tıbbi uygulamayı yapmaması sonucu hastanın zarar görmesidir.
Tıbbi müdahale sırasında tıp biliminin tüm kurallarına ve özen yükümlülüğüne uyulmasına rağmen ortaya çıkan, önceden öngörülemeyen veya önlenemeyen istenmeyen olumsuz sonuçlardır.
Toplumsal yaşamın devamı ve bilimsel ilerleme için barındırdığı tehlikelere rağmen hukuk düzeninin belirli kurallar çerçevesinde yapılmasına müsaade ettiği faaliyet alanıdır.
Hekimin kendi uzmanlık alanı dışında kalan, özel bilgi ve beceri gerektiren tıbbi bir girişimi zorunlu ve acil bir durum olmaksızın üstlenerek hastaya zarar vermesidir.
Sağlık çalışanlarının tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle haklarında yürütülecek ceza soruşturmalarında soruşturma izni vermeye yetkili kılınan özel idari kuruldur.
İnsanlardaki hastalığı tedavi edici veya önleyici özelliklere sahip, fizyolojik fonksiyonları düzeltmek, iyileştirmek veya tıbbi teşhis amacıyla uygulanan madde veya maddeler kombinasyonudur.
Bir beşerî tıbbi ürünün piyasaya arz edilebilmesi için yetkili idari otorite tarafından verilen, kalite, güvenlilik ve etkililik değerlendirmesini içeren kurucu nitelikteki idari izindir.
Piyasaya arz edilen ilaçların güvenliliğinin sürekli olarak izlenmesi, advers (yan/zararlı) etkilerin tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik yürütülen dinamik faaliyetler bütünüdür.
Klinik araştırmaya katılacak gönüllünün, araştırmanın amacı, riskleri, yöntemleri ve hakları konusunda tam olarak bilgilendirilmesi sonucu özgür iradesiyle verdiği yazılı rızadır.
İlacın formülasyonunda, tasarımında veya planlanmasında bilimsel verilere uyulmaması nedeniyle ortaya çıkan ve genellikle tüm seriyi etkileyen yapısal hatadır.
Üretim sürecindeki anlık bir düzensizlik veya özensizlik nedeniyle, üretilen serinin tamamında değil sadece belirli ürünlerde ortaya çıkan üretim kusurudur.
İlacın bilinen risklerinin, yan etkilerinin veya kullanım talimatlarının prospektüste veya ambalajda yeterince ve açıkça belirtilmemesinden kaynaklanan bilgilendirme eksikliğidir.
İlacın piyasaya sürüldüğü andaki bilimsel ve teknik bilgi düzeyiyle tespit edilmesi imkânsız olan, ancak sonradan ortaya çıkan öngörülemeyen risk ve ayıplardır.
Yeni bir ilacın insanlarda ilk kez denendiği, genellikle az sayıda sağlıklı gönüllü üzerinde ilacın güvenlilik profilinin ve tolere edilebilirliğinin incelendiği aşamadır.
İlacın terapötik etkinliğini, optimum dozajını ve yan etkilerini belirlemek amacıyla sınırlı sayıdaki hasta gönüllü grubu üzerinde yürütülen klinik araştırma aşamasıdır.
İlacın etkililiğini ve güvenliliğini geniş hasta popülasyonlarında test eden, mevcut standart tedavilerle karşılaştıran ve ruhsatlandırma için temel oluşturan aşamadır.
İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin (örneğin ilaç denetimi ve ruhsatlandırma) hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumudur.
Üreticinin, piyasaya sürdüğü ürünün ayıplı olmasından kaynaklanan zararlardan, üretim sürecinde kusuru olup olmadığına bakılmaksızın sorumlu tutulması rejimidir.
Bir beşerî tıbbi ürünün hastalıktan korunma, teşhis veya tedavi amacıyla kabul edilen dozlarda kullanımı sırasında ortaya çıkan, zararlı ve amaçlanmamış etkilerdir.
Çin klinik deney rejiminde uygulanan, idari otoritenin klinik araştırma başvurusuna 60 gün içinde itiraz etmemesi halinde iznin verilmiş sayıldığı hızlandırılmış usuldür.
Yalnızca üreme sistemine ilişkin hastalık veya sakatlıkların bulunmaması değil; bireyin fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan tam bir iyi olma durumunu ifade eden kapsamlı bir sağlık kavramıdır.
Kadın ve erkeğe ait yumurta ve sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında birleştirilerek embriyo oluşturulması ve bu embriyonun rahme yerleştirilmesi işlemidir.
Erkekten alınan spermlerin laboratuvar ortamında hazırlanarak doğrudan kadının rahim içine verilmesiyle uygulanan düşük maliyetli bir üremeye yardımcı tedavi yöntemidir.
Tüp bebek tedavisinde kullanılan, tek bir sperm hücresinin özel bir iğne yardımıyla doğrudan yumurta hücresinin içine enjekte edilmesini sağlayan ileri laboratuvar tekniğidir.
Tüp bebek tedavisi sırasında elde edilen embriyoların çok düşük sıcaklıklarda saklanarak ileride kullanılmak üzere korunması ve saklanması işlemidir.
Kadın veya erkeğin üreme yeteneğinin cerrahi ya da kimyasal müdahaleler yoluyla kalıcı olarak ortadan kaldırılması işlemidir.
Tüm beyin fonksiyonlarının tam ve geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybını ifade eden, iki uzman hekimin oy birliğiyle karar verdiği klinik ölüm tanısıdır.
Tedavisi mümkün olmayan hastaların acılarını hafifletmek, semptomlarını kontrol altına almak ve yaşam sonu döneminde yaşam kalitesini artırmak amacıyla uygulanan bütüncül bakım yaklaşımıdır.
İyileşme umudu olmayan bir hastanın yaşamının, kendi talebi doğrultusunda icrai bir tıbbi müdahaleyle (örneğin ölümcül dozda ilaç enjekte edilerek) sonlandırılmasıdır.
Hastanın yaşamını devam ettirmek için gerekli olan tıbbi destek ve müdahalelerin uygulanmaması veya sonlandırılması suretiyle ölüm sürecinin hızlandırılmasıdır.
Tedavi edilemeyen ağır bir hastanın acılarını azaltmak amacıyla uygulanan yüksek doz ağrı kesici gibi tıbbi müdahalelerin, yan etki olarak hastanın yaşam süresini kısaltması durumudur.
Kişinin yaşamına son verme eylemini bizzat kendisinin gerçekleştirdiği, ancak bu süreçte hekim gibi bir başkasının ölümcül aracı veya ilacı temin ederek yardımcı olduğu uygulamadır.
Fonksiyonunu yerine getiremeyen bir organın yerine, ölü veya canlı bir vericiden alınan sağlam organın tedavi amacıyla alıcıya yerleştirilmesi işlemidir.
Biyoloji ve tıp alanındaki bilimsel gelişmelerin ortaya çıkardığı ahlaki, hukuki ve sosyal sorunları inceleyen disiplinler arası bir çalışma ve düşünce alanıdır.
Hastaya veya araştırma katılımcısına yapılacak müdahalenin amacı, riskleri ve sonuçları hakkında yeterli bilgi verilerek kendi özgür iradesiyle rızasının alınması sürecidir.
Bireyin kendi yaşamı, bedeni ve sağlık hizmetleri hakkında dış bir baskı altında kalmaksızın özgürce karar verebilme ve kendi kaderini belirleme hakkıdır.
6698 sayılı KVKK'ya göre kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Örneğin, bir hastanın adı, soyadı, T.C. kimlik numarası veya telefon numarası kişisel veri kapsamındadır.
İfşası durumunda kişinin ayrımcılığa veya mağduriyete uğramasına yol açabilecek, kanunda sınırlı sayıda sayılan hassas verilerdir. Sağlık verileri, cinsel hayat, biyometrik ve genetik veriler bu gruptadır.
Bir gerçek kişinin fiziksel veya zihinsel sağlığına ilişkin her türlü bilgiyi ve sağlık hizmeti sunumuna dair kayıtları kapsayan özel nitelikli veridir. Hastanın ameliyat notları ve reçete geçmişi bu veriye örnektir.
Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. Sağlık sektöründe bir devlet hastanesi veya özel klinik veri sorumlusudur.
Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişidir. Hastane bilgi yönetim sistemini işleten özel bir yazılım firması veri işleyen konumundadır.
Kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi ifade eder. Sağlık hukuku uygulamasında muayene olan veya tedavi gören hastanın kendisi en temel ilgili kişidir.
Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızadır. Hastanın, tedavi dışı bir araştırma için verilerinin kullanılmasına onay vermesi açık rızadır.
Hastanın tanı bilgileri, tedavi süreçleri, ilaç kullanım kayıtları, ameliyat notları ve hasta öyküsü gibi tıbbi süreçlerde doğrudan üretilen verilerdir.
Bireyin kalıtsal özelliklerini ortaya koyan, DNA ve RNA analizleri sonucunda elde edilen ve değiştirilemez nitelikte olan kişisel verilerdir.
Kişinin fiziksel, fizyolojik veya davranışsal özelliklerinin analiziyle kimliğini doğrulamaya yarayan parmak izi, retina taraması, yüz tanıma gibi verilerdir.
Akıllı saatler ve giyilebilir teknolojiler vasıtasıyla toplanan adım sayısı, kalp ritmi, uyku düzeni gibi sağlıkla ilişkili verilerdir.
Kişisel verilerin elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, aktarılması gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemdir.
Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilse dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hale getirilmesidir.
Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi olup, veri sorumlularının kişisel veri işleme faaliyetlerini kaydetmek ve şeffaflığı sağlamak amacıyla kurulan sicil sistemidir.
Hekimler ve diğer sağlık çalışanlarının, görevleri gereği öğrendikleri hastalara ait gizli bilgileri ve sağlık verilerini yasal zorunluluklar dışında ifşa etmeme yükümlülüğüdür.
Sağlık hizmetlerinin hekim ile hastanın fiziksel olarak aynı ortamda bulunmasını gerektirmeksizin, bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla uzaktan sunulmasıdır. Özellikle tanı koyma, tedavi planlama, hasta izleme ve klinik danışmanlık gibi doğrudan hasta bakımına ilişkin faaliyetleri kapsar.
Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızadır. Tele-tıp uygulamalarında hem tıbbi müdahale hem de kişisel verilerin elektronik ortamda işlenmesi bakımından zorunlu bir hukuki dayanak oluşturur.
Hekimlerin yapay zekâ ve algoritma önerilerine aşırı güven duyması sonucu bağımsız klinik değerlendirme yeteneklerinin zayıflaması durumudur. Bu durum, teşhis süreçlerinde hekimin eleştirel yaklaşımını azaltma riski taşır.
Veriye, model tasarımına veya öğrenme sürecine bağlı olarak yapay zekâ sisteminin yanlış ya da önyargılı sonuç üretmesidir. Teşhis hatalarında sorumluluğun yazılım geliştiricisine veya üreticiye yöneltilmesinde temel teşkil eder.
Tıbbi uygulama hatalarında hekimin davranışının makul ve dikkatli bir meslektaşının aynı koşullardaki davranışıyla karşılaştırılmasıdır. Yapay zekâ çağında bu ölçüt, dijital sistemleri seçme ve sorgulama yükümlülüğünü de kapsayacak şekilde genişlemiştir.
Yapay zekâ algoritmalarının karar verme süreçlerinin ve ara aşamalarının dışarıdan tam olarak anlaşılamaması veya açıklanamaması durumudur. Bu durum, ispat hukuku bakımından algoritmik kararların denetlenmesini zorlaştırır.
Fiziksel nesnelerin sensörler, yazılımlar ve ağ bağlantıları aracılığıyla birbirleriyle ve daha büyük sistemlerle veri paylaşmasını sağlayan teknolojidir. Sağlıkta giyilebilir cihazlar aracılığıyla uzaktan izlemeyi mümkün kılar.
Bireyin giyilebilir teknolojiler aracılığıyla kendi biyometrik verilerini sürekli ölçmesi, analiz etmesi ve yaşam tarzını bu verilere göre optimize etmesidir. Sağlığın bireysel bir performans ve risk yönetimi alanına dönüşmesini ifade eder.
KVKK kapsamında başkaları tarafından öğrenildiği takdirde ilgili kişinin mağdur olmasına veya ayrımcılığa maruz kalmasına yol açabilecek, sağlık ve cinsel hayat gibi en sıkı korunan veri kategorisidir. Kural olarak açık rıza olmaksızın işlenemez.
Zarar verenin kusuru aranmaksızın, tehlikeli bir faaliyetin yürütülmesi veya riskli bir ürünün piyasaya sürülmesi nedeniyle doğan zararları tazmin etme yükümlülüğüdür. Tıbbi cihaz üreticilerinin teknik arızalardaki sorumluluğu bu kapsamdadır.
İleri görüntüleme sistemleri, yapay zekâ destekli planlama ve yüksek hassasiyetli mekanik kollar aracılığıyla cerrahın hareketlerini milimetrik doğrulukla yansıtarak ameliyat yapılmasını sağlayan teknolojidir.
Bireyin genetik yapısı, biyolojik belirteçleri ve yaşam tarzı dikkate alınarak tanı, tedavi ve önleme stratejilerinin kişiye özgü biçimde uyarlanmasını öngören modern sağlık paradigmasıdır.
Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmeye odaklanan reaktif modelin aksine, sürekli veri akışı ve risk analizleri sayesinde hastalıkları henüz ortaya çıkmadan önlemeyi amaçlayan süreç odaklı yaklaşımdır.