Ünite 13: Türkiye’de Siyasal Kültür ve Demokrasi — Önemli Kavramlar
Siyasal Kültür
Bir toplumun siyasal sisteminde bireylerin davranışlarına yön veren değerler, inançlar, tutumlar ve düşüncelerin oluşturduğu anlam çerçevesidir. Örneğin; demokratik bir rejim, bireylerin kendi yaşam dünyalarında demokratik değerleri içselleştirmiş olmasını gerektirir.
Kültürel Gecikme (Cultural Lag)
William Ogburn'e ait olan bu kavram, maddi kültür unsurlarındaki değişimin manevi kültür (değerler, normlar) değişiminden daha hızlı olmasından doğan uyumsuzluk durumunu ifade eder. Türkiye'de siyasal ve ekonomik kurumların dönüşüm hızı ile kültürel alışkanlıkların hızı arasındaki fark bu durumla açıklanır.
Anomi
Emile Durkheim tarafından ortaya atılan, hızlı toplumsal değişme dönemlerinde bireylerin kuralsızlık, boşluk ve yönünü kaybetme hissi yaşamasını ifade eden sosyolojik bir kavramdır. Türkiye'nin son iki yüzyıldaki geçiş sürecinde sıkça gözlenmiştir.
Mutlak Monarşi
Egemenliğin tek bir kişinin (padişah veya kral) elinde bulunduğu, halkın siyasal özne değil tebaa statüsünde olduğu yönetim biçimidir. Osmanlı toplumunun klasik çağında yönetim bu sistemle yürütülmüştür.
Nizam-ı Cedid
Padişah III. Selim tarafından askeri yenilgileri önlemek ve maliyeyi düzeltmek amacıyla Fransa örnek alınarak kurulan modern ordu sistemidir. Eski düzenin tutucu kesimleri tarafından tepkiyle karşılanmıştır.
Rantiyeciler (İratçılar)
Üretimden ziyade mevcut devlet imtiyazlarından, ulufe senetlerinden ve hazine ödemelerinden haksız kazanç elde eden, bu nedenle Osmanlı'daki yenilik ve reform hareketlerine direnç gösteren kesimdir.
Sened-i İttifak
Padişah II. Mahmut ile taşradaki güç odakları olan ayanlar arasında merkezi otoriteyi korumak amacıyla yapılmaya çalışılan ancak istenen başarıya ulaşılamayan bir uzlaşma girişimdir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Vaka-i Hayriye
II. Mahmut döneminde, devletin modernleşmesinin önünde engel teşkil eden ve verimsizleşen Yeniçeri Ocağı'nın kanlı bir şekilde ortadan kaldırılması olayına İstanbul ahalisi tarafından verilen addır.
Tanzimat ve Islahat Fermanları
19. yüzyılda Batı'nın baskısı ve iç zorunluluklar sonucu ilan edilen, can, mal ve namus güvenliğini yasal güvence altına alarak padişahın yetkilerini sınırlayan ve yasanın üstünlüğünü getiren fermanlardır.
Yeni Osmanlılar (Jön Türkler)
1860'lardan sonra basın-yayın yoluyla liberal, reformcu ve demokratik fikirleri savunan; Mithat Paşa, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi aydınların oluşturduğu, meşruti rejimi ve anayasayı savunan muhalif gruptur.
Kanun-u Esasi
1876 yılında ilan edilen ve Osmanlı Devleti'nin ilk yazılı anayasası olan belgedir. Padişahın yetkilerini anayasal sınırlara bağlamış ve iki meclisli bir parlamenter sistemi (Meclis-i Ayan ve Meclis-i Mebusan) getirmiştir.
31 Mart Vakası
II. Meşrutiyet'in ilanından sonra meşrutiyet karşıtı tutucu kesimlerin İstanbul'da çıkardığı ve Hareket Ordusu tarafından bastırılan gerici isyandır. Toplumdaki farklı okul sistemlerinin yarattığı değer çatışmalarını gözler önüne sermiştir.
Konvansiyon Sistemi
Devrim dönemlerinde görülen, yürütme gücünün yasama organının doğrudan kontrolünde ve birliğinde toplandığı yönetim yöntemidir. 1921 Anayasası döneminde BMM bu sistemi uygulamıştır.
Dörtlü Takrir
7 Haziran 1945'te Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından CHP Meclis Grubu'na verilerek çok partili demokratikleşme yönünde adımlar atılmasını talep eden önergedir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İkili Yapı (Dual Structure)
Cahit Tütengil'in kavramsallaştırmasıyla, geleneksel toplumun kalıntıları (tortuları) ile modern toplum kurumlarının bir arada ve eşit güçte varlığını sürdürmesi durumudur. Türkiye'nin geçiş toplumu olmasının bir sonucudur.
Çoğunlukçu Demokrasi
Seçim kazanarak parlamentoda çoğunluğu elde eden tarafın her türlü kararı tek başına alabileceğini ve denetlenmesinin gerekmediğini savunan anlayıştır. İttihat ve Terakki dönemi ve bazı sonraki dönemlerde bu yaklaşım görülmüştür.
Nispi Temsil
Partilerin seçimlerde aldıkları oy oranı kadar parlamentoda sandalye kazanmasını öngören, temsilde adaleti savunan seçim sistemidir.
Sosyal Devlet
Devletin vatandaşlarının refahını artırmak, sosyal adaleti sağlamak, yoksulluğu azaltmak ve eğitim, sağlık gibi temel hizmetleri güvence altına almakla yükümlü olduğu devlet modelidir.