FenomenolojiOlaylara birey perspektifinden bakan, gerçekliğin dışarıda nesnel bir doğa olayı olmadığını, toplumsal ilişkilerle ve insan bilinciyle yapılandırıldığını savunan felsefi ve sosyolojik yaklaşımdır. Örneğin suç ve aşk gibi kavramlar nesnel birer realite değil, tamamen insanların algılarına ve yükledikleri anlamlara bağlı olan fenomenlerdir.
Askıya Alma (Paranteze Alma)Bireyin öğrenmiş olduğu kültürel kavramları, geleneksel bilinç biçimlerini ve verili önyargıları geçici olarak bir kenara bırakıp sorgulaması yöntemidir. Örneğin bir turistin yabancı bir ülkeye gittiğinde her şeyi ilk defa görüyor gibi kalıp yargılardan arınmış bir şekilde dünyayı incelemesi bu yönteme dayanır.
DışsallaştırmaBerger ve Luckmann'a göre gerçekliğin sosyal inşası diyalektik sürecinin ilk basamağı olup, bireylerin kendi etkinlikleriyle kendi toplumsal dünyalarını yaratmalarıdır. Örneğin iki kişinin aralarında etkileşim kurarak daha önce var olmayan yeni bir arkadaşlık (bizlik) ilişkisini sıfırdan üretmesi dışsallaştırmadır.
NesnelleştirmeBireylerin gündelik hayatı, düzenli, önceden tertiplenmiş ve sanki insanlardan tamamen bağımsız bir nesnel gerçeklikmiş gibi algılama sürecidir. Örneğin iki kişi arasında kurulan arkadaşlığın zamanla o kişilerin karşısına bağımsız bir toplumsal kurum ve gerçeklik olarak dikilmesi nesnelleştirmedir.
İçselleştirmeNesnelleştirilmiş toplumsal gerçekliğin bireyler tarafından benimsenmesi, özümsenmesi ve kimliğin bir parçası haline getirilmesidir. Örneğin dışsallaştırılmış ve nesnelleşmiş bir kurum olan arkadaşlığın taleplerinin (arkadaş hastalandığında bakmak vb.) birey tarafından kabul edilip içselleştirilmesi bu süreçtir.
Bilgi StokuBireylerin dünyayı anlamlandırırken başvurduğu, önceki kuşaklardan miras kalan ve toplumsal düzenlemelerle aktarılan ortak kabuller ve bilgiler bütünüdür. Örneğin bireyin evler, arabalar veya elbiseler gibi nesneleri tanırken kullandığı toplumsal reçeteler bu stokun içindedir.
Çoğul (Çoklu) GerçekliklerFizik dünyadaki gibi herkes için tek ve değişmeyen mutlak bir gerçeklik olmadığını, bireylerin algı, anlama ve anlamlandırmalarına dayalı olarak farklı gerçekliklerin var olabileceğini ifade eden kavramdır. Örneğin çocukların, yaşlıların veya çiftçilerin dünyayı farklı biçimlerde algılayıp yaşamaları çoğul gerçekliktir.
Ayna BenlikCharles Horton Cooley'e göre insanların kendileri hakkındaki imgelerinin diğerlerinin kendi davranışlarına gösterdiği tepkilerle oluştuğu, yani bireyin kendini diğerlerinin aynasında okuyarak benlik bilinci geliştirdiği süreçtir. Örneğin bir kişinin ayna karşısında üstünü başını düzeltmesi gibi sosyal etkileşimde de benlik bu şekilde olgunlaşır.
Genelleştirilmiş DiğeriGeorge Herbert Mead'e göre bireyin davranışlarını düzenlerken başvurduğu, toplumun geniş kesimlerinin örgütlü tutumlarını, norm ve değerlerini temsil eden toplumsal referans çerçevesidir. Örneğin bireyin bir topluluk içine girdiğinde oradaki genel beklentilere göre davranması bu mekanizmayla açıklanır.
Reçete BilgiSosyal bilgi stokunun içinde yer alan, günlük rutindeki pragmatik becerilerle sınırlı ve sorunu çözmeye odaklı pratik bilgilerdir. Örneğin bireyin telefonun altındaki mühendislik detaylarını bilmeden sadece arama yapmayı veya telefon bozulduğunda kimi arayacağını bilmesi reçete bilgidir.
Verstehen (Öznel Anlayış)Max Weber'den miras alınan ve Alfred Schutz tarafından fenomenolojiye uyarlanan, bireyin günlük hayat durumlarına atfettiği öznel anlamı ve değerleri kavramaya çalışan yöntemdir. Sosyal bilimcinin dışsal yasalardan ziyade aktörün durum tanımını anlamasını sağlar.
BenMead'e göre benliğin hesap edilemez, yaratıcı ve diğerlerinin tepkilerine karşı verilen dolaysız ve spontane tepkiyi temsil eden yönüdür. Örneğin bireyin kendisini eylemleriyle şaşırtması ve değişim gerçekleştirmesi bu yönle ilgilidir.
BeniMead'e göre bireyin içselleştirdiği genelleştirilmiş ötekinin tutumlarını ve bilinçli sorumluluğu içeren, toplumun bireyi kontrol ettiği benlik aşamasıdır. Örneğin toplumun normlarına uyum sağlamaya odaklanan kısım 'beni'dir.
Sübjektiviteler ArasılıkGündelik yaşamın sadece kişinin özel zihni olmadığını, başkalarıyla paylaşılan ve ortaklaşa bilinen bir dünya olduğunu belirten durumdur. Örneğin rüyalarımızda tamamen yalnız olmamıza rağmen gündelik hayatın başkaları için de gerçek olduğunu bilmemiz bu kavramla ilgilidir.
Tipleştirme (İdeal Tipler)Yüz yüze etkileşimler sırasında bireylerin birbirlerini belirli kategoriler ve kalıplar üzerinden algılama ve kavrama mekanizmasıdır. Örneğin iki bireyin karşılıklı etkileşimde birbirini bir geveze, bir Amerikalı veya çalışkan biri olarak kodlaması tipleştirmedir.
Yaşam Dünyasıİnsan bilincini yapılandıran, bireyin dışarıda değil tam içinde yaşadığı, deneyimler ve pratiklerle örülü olan sosyal ve kültürel evrendir. Bu dünya doğal bilimlerin nesnesi gibi dışsal değil, bilinç süreciyle iç içedir.
Metinsel Analiz (Belgesel Yöntem)Dorothy Smith'in kadınlık olgusunu incelerken kullandığı, kurumsal düzeni yansıtan resmi beyanları ve görsel öğeleri birer metin olarak çözme yöntemidir. Örneğin kozmetik sergilerindeki pastel renkler ve dantellerin yumuşaklık mesajı vererek kadınlık söylemini üretmesi bu yöntemle analiz edilir.