← Ünite 5
Sosyoloji Tarihi

Ünite 5: Fransız Devrimi ve Muhafazakâr Tepki

Robert Nisbet'in Muhafazakârlık Tezi
Ünlü sosyolog Robert Nisbet (2013), modern muhafazakârlığın felsefi haliyle Sanayi ve Fransız devrimlerinin kahramanlarının niyetlenmediği, aksine nefret ettiği bir çocuğu olduğunu savunmuştur. Burke ve Bonald gibi figürler devrimlerin saldırdığı ortaçağ geleneklerini savunurken halk demokrasisine karşı çıkmışlardır.
Alman Romantizminin Arka Planı
15. yüzyılda Venedik üzerinden geçen ticaret yollarının deniz aşırı ulaşıma kayması Alman ekonomisini çökertmiş, burjuva sınıfı siyasal düzeni kuramadan yenilmiştir. Reform hareketleri, Otuz Yıl Savaşları ve küçük prensbikler nedeniyle merkezi otorite kurulamayan Almanya'da aydınlar sanata ve akıl karşıtı Romantizme yönelmiştir.
Edmund Burke ve Toplum Sözleşmesi Eleştirisi
Muhafazakârlığın en önemli isimlerinden Edmund Burke, toplumun sadece yaşayanların değil; ölmüşlerin, yaşayanların ve henüz doğmamışların ortaklığı olduğunu savunmuştur. Bu nedenle varsayımsal haklara ve rasyonel sözleşmelere dayalı düzen kurma çabalarına karşı çıkmıştır.
Herder ve Dil-Kültür İlişkisi
Romantik geleneğin önemli figürlerinden Herder (1744-1803), insanlar ile hayvanlar arasındaki en önemli farkın dil olduğunu belirtmiştir. İnsanların dil aracılığıyla düşündüğünü ve farklı dillerin farklı kültürler yarattığını savunarak Aydınlanma'nın evrensellik fikrini eleştirmiştir.

Anahtar Kavramlar

Muhafazakâr SosyolojiFeodal toplumun yıkılıp kapitalist sanayi düzeninin kurulduğu kargaşa döneminde, Fransız ve Sanayi devrimlerine tepki olarak doğan sosyolojik yaklaşım. Toplumun organik bir bütün olduğunu savunur; örneğin Robert Nisbet ve Edmund Burke bu geleneğin öncülerindendir.
Aracı BirliklerBirey ile devlet kurumları arasında arabuluculuk yapan aile, köy, lonca ve cemaat gibi gruplar. Muhafazakârlara göre bu birliklerin yok edilmesi atomlaşmış yığınların ve baskıcı merkezi iktidarların ortaya çıkmasına neden olur.
Organik Toplum AnlayışıToplumun bireysel yaratıcılığın yapay bir ürünü olmayıp, tıpkı yaşayan bir canlı organizma gibi kendi içinde uyumlu parçalardan oluşan doğal bir bütün olduğu düşüncesi. Örneğin aile, cemaat ve millet bu organizmanın dokularını oluşturur.
PaternalizmYönetenlerin, tıpkı bir babanın çocuklarını koruyup gözetmesi gibi, toplumdaki daha az şanslı veya eğitimsiz kesimlere rehberlik etmesi ve koruma sağlaması gerektiğini savunan muhafazakâr yönetim anlayışı.
PragmatizmSoyut ilkelere, teorik sistemlere ve akıl yürütmelere güvensizlik duyarak, eylemlerin pratik ve işleyen koşullar tarafından şekillendirildiğini savunan muhafazakâr zihin durumu. Teorik akıl yerine deneyim ve tarihe öncelik verir.
TarihsicilikGeçmişin mirasına, kurumlarına ve geleneklerine derin saygı duyarak bugünü anlamanın anahtarının geçmişte yattığını savunan yaklaşım. Muhafazakârlar bu sayede Aydınlanma'nın soyut insan ve toplum kurgusunu eleştirirler.
İlk Günah ÖğretisiHıristiyan teolojisinde insanların günahkâr bir dünyada yaşadığını ve doğuştan kusurlu olduğunu öne veren teolojik varsayım. Muhafazakârlar bu görüşten hareketle insan doğasının mükemmelleştirilemeyeceğini savunurlar.
Sınırlı KuşkuculukTeorik aklın kapsamını ve rasyonel ideallerin gerçekleştirilebilirliğini sorgulayan felsefi tutum. Muhafazakârlar tam kuşkuculuğu reddeder, insan eyleminin temelinin teorik akıl değil pratik akıl, önyargılar ve alışkanlıklar olduğunu savunurlar.
RomantizmAydınlanma'nın kuru akılcılığına ve nesnelci modernizmine karşı duyguları, hayal gücünü, yaratıcılığı ve doğa felsefesini ön plana çıkaran 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başı sanat ve düşünce akımı.
Hermeneutik (Yorumbilim)Doğa bilimleri gibi yasa koymak ve sadece açıklamak yerine, toplumsal dünyayı anlamaya çalışan ve Romantik çağda köklenen yöntem. Toplumsal olguları içeriden katılarak kavramayı hedefler.
Öznelci ModernizmAydınlanma'nın nesnelci ve rasyonalist modernizmine karşılık, Romantizmin duyguları, sezgileri ve bireysel yaratıcılığı merkeze alan modernlik yorumu.
Homo EconomicusKlasik iktisat ve liberalizmin savunduğu, rasyonel faydayı ve bireysel çıkarlarını azamiye çıkarmaya çalışan ekonomik insan modeli. Muhafazakârlar ve sosyalistler bu bencil insan modelini eleştirirler.
Doğal Haklar EleştirisiMuhafazakârların, bireylerin toplumdan bağımsız soyut doğal haklara sahip olduğu tezini reddetmesi. Onlara göre haklar bireye ait değil, toplumun veya siyasal topluluğun bahşettiği olgulardır.
Doğal Aristokrasi / Elitizmİnsanların doğuştan ve yetenek bakımından eşit olmadığını, entelektüel ve ahlaki bakımdan üstün olan doğal bir elit grubun yönetmek için doğduğunu savunan muhafazakâr ilke.
Kültürel Devrim (Alman Romantizmi)Almanya'da siyasi birliğin kurulamaması ve burjuvazinin zayıflığı nedeniyle siyasi devrim yerine felsefe, sanat ve edebiyat alanında gerçekleştirilen akıl karşıtı kültürel dönüşüm.

Diğer Önemli Bilgiler

William Blake'in Locke ve Newton Eleştirisi

İngiliz şair William Blake (1757-1827), Locke ve Newton'u yeniçağın düşmanları ve ruhu öldüren şeytanlar olarak nitelendirmiştir. Bu düşünürlerin gerçekliği matematiksel olarak hesaplayarak ruhu öldürdüğünü, gerçekliğin ancak matematik dışı canlı bir bütündür anlaşılabileceğini savunmuştur.

Gouldner'ın Sosyoloji Derin Yapıları Tezi

Alvin Gouldner (1973), Romantizm ve Klasisizmi sosyal bilimlerin derin yapıları olarak tanımlamıştır. Klasisizm yapısalcı geleneğe ve düzen vurgusuna temel oluştururken, Romantizm yorumcu sosyolojilere, çatışma analizlerine ve eleştirel teoriye ilham vermiştir.

Comte'un Liberal ve Muhafazakâr Sentezi

Pozitivist sosyolojinin kurucusu Auguste Comte, değişimi ve bireysel özgürlüğü savunurken, bu değişimin yeni bir düzen yaratmasını ve bireyin ortak çıkarlara tabi olmasını istemiştir. Görüşleri Adam Smith'in liberalizmi ile Maistre ve Bonald'ın muhafazakârlığının bir karışımıdır.

Protestan Ahlak ve Kapitalist Ruh İlişkisi

Max Weber'in analizine dayandırılan yaklaşıma göre, modern sanayi toplumunun merkezi bileşeni olan kapitalist ruh Protestan ahlakla ilişkilidir. Protestanlık dini kilise disiplininden kopararak laik ve bireysel boyuta taşımış, bu da Kartezyen saldırının yolunu açmıştır.

Alvin Gouldner'a Göre Alman Kültürel Dışavurumu

Gouldner'a göre Almanya'daki romantik hareketin kültürel dışavurumu üç bağlamda gerçekleşmiştir: Kant, Hegel, Schelling ve Fichte'nin idealist felsefeleri, tarihsicilik ile yeni tarih-yazımı ve sanat, estetik ile eleştirel edebiyattaki devrim.

Maistre'ye Göre Önyargı ve Alışkanlıklar

Joseph de Maistre'ye göre önyargılar ve alışkanlıklar küçümsenmemelidir; çünkü onların kökeni bireyin somut tarihsel ve toplumsal koşullarına dayanır ve toplumu ayakta tutan pratik aklın somutlaşmış halleridir.

Gadamer ve Hermeneutik Geleneğin Gelişimi

Filozof Hans-Georg Gadamer'e göre hermeneutik (yorumbilim), romantik çağda çiçek açmaya başlamış bir gelenektir. Romantik gelenek gibi hermeneutik de yasa koymak yerine toplumsal dünyayı anlama çabasını öne çıkarır.

Sınavda Dikkat Et

  • Muhafazakârlığın Fransız Devrimi ve Aydınlanma'ya karşı ilk kapsamlı saldırı olduğunu unutmayın; sınavda bu ideolojik konumlandırma sıkça sorulur.
  • Muhafazakârların insan doğasını kusurlu ve bencil gördüğünü, insanları mükemmelleştirilebilir veya rasyonel makineler olarak asla kabul etmediğini not edin.
  • Muhafazakârlıkta özgürlük ve mülkiyetin liberal anlamda soyut ve bireysel olmadığını; aksine toplumun/geleneğin sınırları içinde yasal birer hak olduğunu karıştırmayın.
  • Romantizmin ana vatanının Almanya olduğunu ve siyasi birlik kurulamadığı için felsefe ve sanat yoluyla kültürel bir devrime dönüştüğünü unutmayın.
  • Robert Nisbet'in 'aracı birlikler' kavramının devlet ile birey arasındaki çöküşün otokratik yığınlar yaratacağı argümanını sınavda gözden kaçırmayın.
  • Romantiklerin nesnel hakikat fikrini reddettiğini ve hakikatin hayal gücüyle yaratıldığını savunduklarını, bunun hermeneutik ve yorumcu sosyolojiye ilham verdiğini hatırlayın.
  • Muhafazakâr metodolojik üslubun Descartesçı tümdengelim değil, olgusal olarak gözlenebilen empirik ve tarihsel üslup olduğunu unutmayın.