← Ünite 5
Davranış Bilimleri

Ünite 5: Kültür ve Davranış İlişkisi

E. B. Taylor'ın Antropolojik Tanımı (1865)
Kültür kavramı antropolojideki teknik anlamıyla ilk defa 1865 yılında E. B. Taylor tarafından sistematik olarak ele alınmış ve temel bir kavram haline getirilmiştir. Taylor'a göre kültür; insanın bilgi, inanç, sanat, ahlâk, hukuk ve törelerle edindiği karmaşık bir bütündür.
Ziya Gökalp'in Millî Kültür Anlayışı
Türkiye'de kültür kavramını sistemli bir şekilde ilk inceleyen Ziya Gökalp olmuştur. Gökalp kültürü, bir milletin dinî, ahlâkî, hukukî, akli, estetik, lisanî, iktisâdi ve fennî hayatlarının ahenkli bir bütünü ve bireyleri birbirine bağlayan kurumlar toplamı olarak tanımlamıştır.
Voltaire ve 17. Yüzyıl Kültür Anlayışı
Kültür kelimesi yakın çağlarda ilk kez 17. yüzyılda Voltaire tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Bu tarihten günümüze kadar kültür kavramı pek çok farklı bilim dalında değişik biçimlerde tanımlanarak sosyal bilimlerin merkezine yerleşmiştir.
Japon Kültüründe Dil Ayrımı Örneği
Geleneksel Japon kültüründe yoğun bir kadın-erkek ayrımı bulunmaktadır. Öyle ki Japonca'da 'erkek dili' ve 'kadın dili' kesin çizgilerle ayrılmıştır; erkekler erkeksi bir dille konuşurken kadınların bu kelimeleri kullanması uygun görülmemektedir.

Anahtar Kavramlar

KültürBir toplumun tarihsel süreçte edindiği, kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi değerler, normlar, semboller ve inanç sistemlerinin tamamıdır. Örneğin Taylor'ın tanımına göre kültür; bilgi, inanç, sanat, ahlâk ve töreleri içeren karmaşık bir bütündür.
Maddî Kültürİnsanın doğayla mücadelesi sonucunda ortaya çıkardığı, fiziksel çevrede kullanılan her türlü gözle görülür araç gereç, bina, yol ve üretim teknolojileridir. Örneğin, çamaşır makineleri, otoyollar ve konutlar maddi kültür unsurlarıdır.
Manevî KültürBir milleti millet yapan, bireylerin psikolojik ve manevi ihtiyaçlarını karşılayan örf, adet, gelenek, din, ahlâk ve değer ölçüleri bütünüdür. Örneğin, büyüklere gösterilen saygı kalıpları manevi kültüre girer.
Alt KültürBir topluma hâkim olan genel kültürden tam bir kopuş yaşamadan, farklılaşma gösteren ve belirli azınlık gruplarca benimsenen alt sistemdir. Örneğin, Doğu Karadeniz bölgesindeki coğrafi alt kültür unsurları.
Karşı KültürHâkim kültürün genel özelliklerini ve normlarını reddederek onunla açıkça çatışmaya giren ve direnç gösteren toplumsal grupların kültürüdür. Örneğin, genel toplumsal düzenle çatışan bazı marjinal gençlik çeteleri.
Kültürleşme (Acculturation)Farklı kültürel yapılara sahip toplulukların veya bireylerin karşılıklı temasa geçmesi sonucunda birbirlerini etkileyerek değişime uğraması sürecidir. Örneğin, göç eden kişilerin yeni toplumdan etkilenmesi.
KültürlemeBireyin doğumundan ölümüne kadar içinde yaşadığı toplumun istek ve beklentilerine uyum sağlamak amacıyla kendini düzenlemesi ve uyum yönünde çaba göstermesidir. Örneğin, okul ve aile yoluyla bireyin toplumsallaşması.
KültürlenmeFarklı bir kültürel çevrede yaşamaya başlayan bireyin, kendi kültüründe bulunmayan yeni alışkanlıkları ve yaşam biçimlerini edinmesi durumudur. Örneğin, başka bir ülkede yaşayan bireyin oradaki yemek kültürünü benimsemesi.
NormBireyin nerede, ne zaman ve nasıl davranması gerektiği hakkında toplum ya da kurum tarafından oluşturulan ortak beklentiler ve kurallar bütünüdür. Örneğin, resmi toplantılarda uyulması gereken giyim ve hitap kuralları.
ArtifaktBir kurumda veya toplumda gözlemlenebilir, somut olarak algılanabilir ve işitilebilir her türlü dışsal davranış şekli ve kuraldır. Örneğin, bir şirketin çalışanlarının giydiği üniformalar ve ofis tasarımı.
AsimilasyonEgemen bir kültürün, daha zayıf olan başka bir kültürü baskı altında tutarak kendi içinde eritmesi ve yerli kültürel kimliği ortadan kaldırmasıdır. Örneğin, tarihi süreçte bazı baskıcı rejimlerin azınlık dillerini yasaklaması.
Prefigüratif KültürYaşlı nesillerin, hızla değişen dünyada genç nesillerin yarattığı yeni kültürel değerleri öğrenip benimsemesi durumudur. Örneğin, dijital çağda yaşlıların çocuklarından akıllı telefon kullanımını öğrenmesi.
Kültürel Görelilik (İzafiyet)Herhangi bir kültürdeki insan davranışlarının evrensel bir doğruya göre değil, sadece o kültürün kendi temel varsayımlarına ve değerler sistemine göre anlam kazanmasıdır. Örneğin, bazı kültürlerde göz temasının tehdit, bazılarında ise saygı sayılması.
Proxemics (Kişisel Alan)Kültürlerarası iletişimde bireylerin birbirleriyle aralarında bıraktıkları fiziksel mesafenin kültürel kurallarla belirlenmesidir. Örneğin, bazı Akdeniz kültürlerinde yakın durmak normal iken Kuzey Avrupa kültürlerinde mesafeli durulması.
Post Figüratif KültürKültürün atalardan ve yaşlı kuşaklardan çok yavaş bir biçimde, sonradan öğrenilerek aktarıldığı geleneksel toplumsal yapı türüdür. Örneğin, geleneksel tarım toplumlarında zanaatların babadan oğula aktarılması.

Diğer Önemli Bilgiler

Merdaneli Çamaşır Makinesi Örneği

Kültürel gecikme durumunda toplumlar yabancı maddi unsurları kendi yerel mantıklarına uydurabilirler. Örneğin, Anadolu'daki bazı köylerde merdaneli çamaşır makinelerinin çamaşır yıkamak yerine evlerde süt yayığı olarak kullanılması buna somut bir örnektir.

Margaret Mead'in Kültür Sınıflandırması

Kültürler öğrenilme zamanına göre üç gruba ayrılır. Post figüratif kültür atalardan yavaşça öğrenilirken, cofigüratif kültür çağdaşlarla eşzamanlı öğrenilir; prefigüratif kültürde ise yaşlılar gençlerin yarattığı değerleri benimser.

Malinowski’nin Fonksiyonel Kültür Tanımı

Kültürün fonksiyonel tanımını yapan Malinowski'ye göre kültür; aletlerden, tüketim mallarından, anayasal belgelerden, insana özgü düşünce ve becerilerden, aynı zamanda inanç ve törelerden oluşan işlevsel bir bütündür.

Mümtaz Turhan’ın Değerler Bütünü Tanımı

Mümtaz Turhan kültürün tanımını yaparken onun bireyleri diğer toplumlardan ayıran, ortak bir yaşama tarzı sunan maddi ve manevi değerlerden oluşan bir bütün olduğunu vurgulamıştır. Bu tanım, toplum üyelerinin çoğunluğunun ortak özelliklerini baz alır.

Coşkun Güvenç’in Dörtlü Kültür Grubu

Güvenç, kültür kavramının karmaşasını gidermek için onu bilim alanında uygarlık, beşeri alanda eğitim ürünü, estetik alanda güzel sanatlar, madde ve biyolojik alanda ise tarım ve ekin (üretme, çoğaltma) olmak üzere dört ayrı anlamda gruplandırmıştır.

Fichter’in Kültürün Dört İşlevi Sınıflaması

Fichter'e göre kültürün temel işlevleri şunlardır: Toplumları ayıran işaret ve semboller sunmak, toplum değerlerini yorumlamak, toplumsal dayanışma unsurlarını oluşturmak ve toplumsal gelişmeyi sağlayan faktörleri meydana getirmek.

Teknolojik Değişim ve Aile Yapısı Etkisi

Televizyon, cep telefonu ve otomobil gibi teknolojik araçların Türk aile ve toplum yaşamına girmesiyle birlikte geleneksel yapıda önemli dönüşümler yaşanmıştır. Bir teknolojik ürünü almak, onun kültürel etkilerini de beraberinde kabul etmek demektir.

Sınavda Dikkat Et

  • Kültürün genetik yolla değil, öğrenilirlik ilkesiyle kuşaktan kuşağa aktarıldığını unutmayın; AÖF sınavlarında bu detay sıkça çeldirici olarak sorulur.
  • Maddi kültür (binalar, aletler, teknoloji) ile manevi kültür (inançlar, töreler, değerler) arasındaki ayrıma dikkat edin; sorular bu iki kavramın karıştılması üzerine kurulur.
  • Kültürleşme (karşılıklı etkileşim), kültürleme (toplumsal uyum çabası) ve kültürlenme (yeni çevrede yeni alışkanlık edinme) terimlerinin ince ayrımlarını ezberleyin.
  • Kültürün rasyonel olmak zorunda olmadığını (töre cinayetleri örneğinde olduğu gibi) aklınızda tutun; 'kültürler her zaman rasyoneldir' önermesi yanlıştır.
  • Margaret Mead'in sınıflandırması olan post-figüratif (atalardan öğrenme), co-figüratif (çağdaşlarla öğrenme) ve pre-figüratif (yaşlıların gençlerden öğrenmesi) eşleştirmelerine dikkat edin.
  • E. B. Taylor'ın 1865 yılındaki antropolojik tanımı ile Ziya Gökalp'in millete özgü kurumlar vurgusunu karıştırmayın.
  • Karşı kültür ile alt kültür arasındaki en temel farkın, karşı kültürün hâkim kültürün özelliklerini reddedip açıkça çatışmaya girmesi olduğunu unutmayın.