Yönetmelik kapsamında 'çocuk işçi', 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişileri ifade eder. 'Genç işçi' ise 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını henüz bitirmemiş bireylerdir. Bu tanımlar, işçinin yasal statüsünü ve çalışma koşullarını belirleyen en temel kriterdir.
Çocuk ve genç işçilerin korunması amacıyla mevzuat, işverenler üzerinde sıkı bir denetim mekanizması kurmuştur. Bu kapsamda, bazı kişilerin çocuk ve genç işçi çalıştırması kesinlikle yasaklanmıştır. Bu yasak, çocukların istismar edilmesini önlemek ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak adına kritik bir öneme sahiptir.
Yönetmelik kapsamında 'gebe çalışan', gebeliğini sağlık raporuyla belgeleyip işverenine bildiren kişiyi ifade eder. 'Emziren çalışan' ise mevzuat gereği süt izni kullanan ve bu durumu işverenine bildiren çalışandır. 'Yeni doğum yapmış çalışan' ise doğum sonrası süreci yaşayan ve işverenini bilgilendiren kişidir.
İşverenlerin emzirme odası ve çocuk bakım yurdu kurma yükümlülüğü, işyerindeki kadın çalışan sayısına göre belirlenir. 100-150 arası kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işyerine en çok 250 metre mesafede bir emzirme odası kurulması zorunludur. Eğer kadın çalışan sayısı 150'den fazlaysa, 0-6 yaş arası çocukların bakımı ve emzirme faaliyetleri için bir çocuk bakım yurdu kurulması şart koşulmuştur.
Kadın çalışanların iş hayatındaki yeri ve korunması, sosyal hukuk devletinin en önemli önceliklerinden biridir. Bu kapsamda, kadın çalışanların gece postalarında çalıştırılmasına dair usul ve esaslar özel yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Mevzuata göre kadın çalışan terimi, on sekiz yaşını doldurmuş kadın çalışanları ifade etmektedir.
Dünyada bir milyardan fazla insan herhangi bir tür engellilik ile yaşamakta ve bu bireylerin yaklaşık 200 milyonu hayatlarını devam ettirme konusunda ciddi zorluklarla karşılaşmaktadır. Eğitim, istihdam ve ulaşım gibi temel hizmetlere erişimde engelli ve engelsiz bireyler arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır. OECD tarafından yapılan araştırmalar, çalışma yaşındaki engellilerin işgücü piyasasında dezavantajlı konumda olduklarını ve engelsiz bireylere kıyasla daha olumsuz sonuçlar elde ettiklerini göstermektedir.