← Ünite 11

Ünite 11: İflâsın Açılmasının Derdest Takip ve — Konu Anlatımı

1İflâsın Kaldırılması ile İflâsın Kapatılması Arasındaki Farklar

İflâsın kaldırılması kavramı ile iflâsın kapatılması kavramı hukuki sonuçları itibarıyla birbirinden tamamen farklıdır. İflâsın kapatılması, iflâs masasının tasfiyesi tamamlandıktan sonra iflâs idaresinin hazırlayacağı son raporla mahkemeye başvurması ve mahkemenin karar vermesiyle gerçekleşir (İİK. m.254). İflâsın kapatılmasına karar verilmiş olsa bile borçlunun 'müflis' sıfatı hukuken devam eder; bu sıfattan kurtulabilmek için İİK hükümlerine göre itibarın iadesi süreçlerinin işletilmesi zorunludur.

Buna karşılık, iflâsın kaldırılmasına karar verilmesi durumunda iflâs hukuken hiç açılmamış sayılır. İflâsın kaldırılması sebepleri İİK. m.182 maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda kanunda öngörülen üç halden ilk ikisinde iflâsın kaldırılmasını bizzat müflis isteyebilirken, üçüncü halde iflâs idaresi bu talepte bulunabilir.

Müflis, masaya kayıtlı bütün iflâs alacaklarının tamamen ödendiğini (itfa edildiğini) veya alacaklıların tamamının alacak kayıtlarını geri aldıklarını belgelendirdiği takdirde, bir aylık masaya kayıt süresinin geçmesinden iflâsın kapatılmasına kadar olan süreçte Ticaret Mahkemesine başvurarak iflâsın kaldırılmasını talep edebilir. Ayrıca müflis konkordato akdetmiş ve bu konkordato Ticaret Mahkemesince tasdik edilmişse, iflâs idaresi de mahkemeye başvurarak iflâsın kaldırılmasını isteyebilir.

2İflâsın Derdest Haciz Yoluyla Takipler ve Hukuk Davalarına Etkisi

İflâs kararı verilip iflâs açıldığında, müflis hakkındaki derdest haciz yoluyla takipler kanun gereği kendiliğinden durur (İİK. m.193/1). İflâs kararının kesinleşmesi ile birlikte evvelce durmuş olan bu takipler tamamen düşer (İİK. m.193/2). Ancak iflâs kararı henüz kesinleşmeden iflâsın kaldırılmasına karar verilirse, durmuş olan haciz takiplerine kaldığı yerden devam edilir; aksine karar kesinleştikten sonra kaldırılırsa düşen takipler canlanmaz.

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere ise iflâsın açılması doğrudan etki etmez. Eğer borçlu için üçüncü bir kişinin malı üzerinde rehin tesis edilmişse, borçlu iflâs etse bile takibe müflis borçluya karşı devam edilebilir çünkü bu mal masaya girmez. Borçlunun kendi malı üzerinde rehin varsa, alacaklı takibini iflâs idaresine yöneltmek zorundadır.

İflâsın açılmasıyla birlikte derdest hukuk davaları kural olarak ikinci alacaklar toplantısından 10 gün sonraya kadar durur (İİK. m.194/1). Bu duran davalara devam edilmesinde masanın menfaati olup olmadığı ikinci alacaklılar toplantısında kararlaştırılır. Ancak müstacel (acele) davalar, şeref ve haysiyete tecavüz, vücut bütünlüğüne zarardan doğan tazminat davaları, aile ve şasi halleri, nafaka davaları ile idari ve ceza davaları durmaksızın devam eder.

3İflâsın Müslisin Yapacağı ve Müslise Yapılacak Ödemelere Etkisi

Müflis, iflâsın açılmasından sonra masayı oluşturan malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisini kaybettiği için borçlarını da ödeyemez. İflâstan sonra masaya ait mallar üzerinde müflisin yapacağı her türlü tasarruf ve ödeme alacaklılara karşı hükümsüz ve geçersizdir (İİK. m.191/1).

Bu kuralın tek istisnası İİK. m.191/2 maddesinde yer alır: İflâsın açılmasından önce imzalanmış bono veya poliçenin, vadesinde, iflâsın açılmasından sonra fakat ilanından önce, durumu bilmeyen (iyiniyetli) hamile ödenmesi durumunda, lehtar ile son hamilin aynı şahıs olmaması (arada cirantaların bulunması) şartıyla bu ödeme geçerli sayılır. Eğer lehtar ile son hamil aynı kişi ise (arada ciranta yoksa) ödeme geçerli değildir.

İflâsın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul edemez; müflise borcunu ödeyen kimse ancak masaya giren para nispetinde borcundan kurtulur. Ancak iflâsın ilanından önce iflâstan habersiz (iyiniyetli) şekilde müflise ödemede bulunan borçlu, para masaya intikal etmese bile borcundan tamamen kurtulur (İİK. m.192).

4Hacizlerin Durumu ve Masa Malvarlığının Tasfiyesi

İflâsın açıldığı anda borçlu malları üzerinde bulunan ihtiyati hacizler ile henüz paraya çevrilmemiş kesin hacizler kalkar ve bu mallar doğrudan iflâs masasına girer (İİK. m.186/1). Mal iflâstan önce paraya çevrilmişse bedeli haciz koyduranlar arasında paylaştırılır, artan kısım masaya kalır.

Müflis malvarlığının tasfiyesi iflâs idaresi tarafından yürütülür. Masaya giren taşınır ve taşınmaz mallar kural olarak açık artırma yoluyla paraya çevrilir. Ancak ikinci veya sonraki alacaklılar toplantısında karar alınırsa taşınmazlar da pazarlık suretiyle satılabilir. Rehinli malların pazarlıkla satılması için rehin sahibinin rızası şarttır.

İflâs kapandıktan sonra tasfiye dışı kalmış bir mal sonradan çıkarsa, iflâs idaresinin görevi bittiği için bu mal iflâs dairesi tarafından herhangi bir usule tabi olmaksızın satılır ve elde edilen tutar alacağını eksik alanlara dağıtılır (İİK. m.255/1).

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250