← Ünite 13

Ünite 13: Kanun Yolları, Alternatif Uyuşmazlık Çözüm — Konu Anlatımı

1Kanun Yollarına Giriş ve Genel İlkeler

Kanun yolları, ilk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararların hatalı olabileceği ihtimaline karşı, adaletin tam tecellisi için öngörülmüş denetim mekanizmalarıdır. İlk derece mahkemesi kararının bir üst merci tarafından incelenmesi, maddi gerçeğe ulaşma ve hukuk birliğini sağlama gibi temel amaçlara hizmet eder.

Kanun yollarının temel etkileri 'erteleyici etki' ve 'aktarıcı etki' olarak ikiye ayrılır. Erteleyici etki, hükmün kesinleşmesini ve dolayısıyla icrasını durdurarak kararın nihai halini almasını engeller. Aktarıcı etki ise uyuşmazlığın incelenmek üzere bir üst mahkemeye taşınmasını ifade eder.

Türk hukukunda 6100 sayılı HMK ile üçlü bir yargılama sistemi (ilk derece, istinaf, temyiz) benimsenmiştir. İstinaf, maddi vakıalar ve hukuki denetim yaparken; temyiz, kural olarak sadece hukuki denetimle sınırlıdır. Bu sistem, kararların daha deneyimli hakimler tarafından denetlenerek adalet duygusunun zedelenmesini önlemeyi hedefler.

2İstinaf ve Temyiz Süreçleri

İstinaf, dar istinaf sistemi olarak kurgulanmıştır. İstinafa başvurabilmek için kararın nihai olması, parasal sınırın aşılması (manevi tazminatlarda sınır yoktur) ve süresi içinde dilekçe ile başvurulması gerekir. İstinaf başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

Temyiz ise bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı başvurulan bir yoldur. Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren bir aydır. Temyiz, kural olarak kararın icrasını durdurmaz; ancak nafaka gibi bazı istisnai durumlarda icra durdurulabilir.

Yargıtay, temyiz incelemesinde hukukun yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık veya karara etki eden yargılama hataları gibi sebepleri inceler. Bozma kararı üzerine dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Eğer yerel mahkeme direnirse, inceleme Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılır.

3Yargılamanın İadesi ve Karar Düzeltme

Yargılamanın iadesi (iade-i muhakeme), kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. HMK m. 375'te sınırlı sayıda sayılan hallerde (örneğin; sahte senet, yalan tanıklık, hileli davranışlar) başvurulabilir. Bu yol, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi veya yargılamada vekil olmayan birinin yer alması gibi ağır usul hatalarını gidermeyi amaçlar.

Karar düzeltme kurumu ise, HUMK döneminden kalan ve bölge adliye mahkemeleri tam faaliyete geçene kadar uygulanan bir yoldur. Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucu verdiği kararlara karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde başvurulabilir. Ancak bu kurum, yeni sistemde yerini büyük ölçüde istinaf ve temyiz süreçlerine bırakmıştır.

Yargılamanın iadesi talebi, kararı veren yerel mahkemeye yapılır. Mahkeme, talebin süresinde olup olmadığını ve kanuni nedenlere dayanıp dayanmadığını inceler. Eğer iddia sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak hüküm değiştirilebilir veya onanabilir.

4Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları: Tahkim ve Arabuluculuk

Tahkim, uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine hakem veya hakem kurulları tarafından çözülmesidir. Tahkim sözleşmesi yazılı olmalıdır. Taşınmaz üzerindeki ayni haklar veya tarafların iradesine tabi olmayan (boşanma gibi) konular tahkime elverişli değildir.

Hakem kararları temyiz edilemez, ancak 'iptal davası' açılabilir. İptal davası, tahkim yerindeki ilk derece mahkemesinde 1 ay içinde açılmalıdır. İptal sebepleri sınırlı olup, kamu düzenine aykırılık veya tahkim sözleşmesinin geçersizliği gibi hususları kapsar.

Arabuluculuk ise tarafların kendi iradeleriyle, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla uyuşmazlığı çözmeleridir. İhtiyari bir süreçtir ve arabuluculukta konuşulanlar delil olarak kullanılamaz. Amaç, mahkemelerin yükünü azaltmak ve daha hızlı/ekonomik sonuçlara ulaşmaktır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250