← Ünite 2

Ünite 2: İkinci Dünya Savaşı ve Yeniden Yapılanma Dönemi — Konu Anlatımı

1II. Dünya Savaşı Sonrasında Türkiye’nin Uluslararası Konumu

İkinci Dünya Savaşı, tüm dünyada köklü siyasal, ekonomik ve toplumsal değişimlere yol açmış; dünyanın yeniden bölüşümü ve Doğu-Batı ayrışması ekseninde Soğuk Savaş dönemini başlatmıştır. Bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyetler Birliği (SSCB) iki ana blokun liderliğini üstlenmiş, müttefiklerini kendi sistemleriyle uyumlu hâle getirmeye çalışmıştır.

Türkiye, tarihsel tercihleri, Batı ile bütünleşme isteği ve SSCB'nin tehditkâr politikaları neticesinde Batı Bloku içerisinde yer almıştır. Bu durum, Truman Doktrini gibi dış politika hamleleriyle desteklenmiş ve Türkiye’nin iç politikasında çoğulcu demokrasiye geçişi tetiklemiştir.

Uluslararası konjonktürdeki bu değişim, çalışma hayatına da yansımış; örgütlenme hakkı tanınarak toplu çalışma ilişkilerinin önü açılmıştır. Aynı zamanda Türkiye'nin modernleşme modelinde de bir eksen kayması yaşanarak Kıta Avrupası (Fransız) modelinden Atlantik ötesi (Amerikan) modeline geçiş süreci hızlanmıştır.

2Batı’dan Daha Batı’ya: Yeni Batı’ya Yöneliş

Savaş sonrasında Hür Dünyanın liderliğini üstlenen ABD, pek çok Üçüncü Dünya ülkesi gibi Türkiye için de modernleşme ve sosyo-ekonomik hayatın düzenlenmesinde yeni model hâline gelmiştir. Tanzimat'tan beri benimsenen Fransa merkezli bakış açısı, Amerikan etkisiyle yer değiştirmeye başlamıştır.

Türkiye'de bürokratlar ve aydınlar arasında bir Avrupa-Amerika çekişmesi başlamış; askeri ve siyasi ilişkilerde ABD ağırlık kazanırken, coğrafi yakınlık, tarihsel bağlar, işgücü göçü ve AB süreci sayesinde ekonomik ilişkilerde Avrupa ön planda kalmaya devam etmiştir.

Eksen kayması en somut şekilde eğitim sisteminde ve bürokratik yapıda görülmüştür. ABD'de eğitim gören bürokratların artması, Fransa orijinli kamu yönetim yapısı ile Amerikan tarzı yönetim pratikleri arasında bir çelişki doğurmuş, bu durum günümüzdeki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tartışmalarına kadar uzanan bir dönüşüm süreci yaratmıştır.

31947-1960 Dönemi: İlk Sendikalar Kanunu ve Sendikacılığın Yapılandırılması

Demokratikleşme adımları kapsamında 10 Haziran 1946'da Dernekler Kanunu değiştirilerek sınıf esaslı örgütlenme yasağı kaldırılmış, ancak bu hızlı örgütlenme dalgası 21 Aralık 1946'da sıkıyönetim tarafından durdurulmuştur. Hemen ardından 1947 yılında ilk Sendikalar Kanunu çıkarılarak işçi örgütlenmelerine yasal zemin hazırlanmıştır.

1947-1960 dönemi, otoriter nitelikler barındıran, grev ve toplu pazarlık hakkının bulunmadığı bir dönemdir. Bu süreçte sendikalar, ekonomik hakları doğrudan savunmak yerine zorunlu tahkim, siyasi otoritelerden taviz koparma ve yardım sandıkları kurma gibi sınırlı faaliyetler yürütmüştür.

Soğuk Savaş dinamikleri doğrultusunda ABD, Türkiye'deki sendikal hareketin komünist etkilerden uzak, sınıf mücadelesini reddeden, merkezi ve iş birliğine dayalı bir yapıda (ekonomik sendikacılık) şekillenmesini istemiştir. Bu amaçla AFL-CIO temsilcisi Irwing Brown temaslarda bulunmuş ve 1954'te Türk-İş ile ortak işçi eğitimi projeleri başlatılmıştır.

4Endüstri İlişkilerinde Kurumsal Yapının Tamamlanması ve Sendikal Harekette Bölünmeler

1961 Anayasası ile sendikal örgütlenme, toplu pazarlık ve grev hakları güvence altına alınmış; 1963 yılında çıkarılan 274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu çalışma hayatının kurumsal çerçevesini tamamlamıştır.

Yasal güvencelerin artmasıyla sendikalaşma hızı yükselmiş, ancak ideolojik farklılıklar nedeniyle sendikal yapıda bölünmeler yaşanmıştır. 1967'de DİSK (sosyalist/sınıf sendikacılığı), 1970'te MİSK ve 1976'da HAK-İŞ kurularak farklı siyasi hareketlerle bağlar kurulmuştur.

Bu dönemde aidatların kaynaktan kesilmesi (chek-off) ve profesyonel yöneticilik imkânları sendikaları güçlendirmiş, ancak 'sendika ağalığı' gibi oligarşik tartışmaları da beraberinde getirmiştir. İşçilerin köyle bağlarını koparamaması ve bağımlı çalışmayı geçici görmesi ise rızaya dayalı muhafazakar bir tutumun sürmesine yol açmıştır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250